<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kumsal Kıvılcım, Kazan Kültür sitesinin yazarı</title>
	<atom:link href="https://www.kazankultur.com/author/kumsal/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kazankultur.com/author/kumsal/</link>
	<description>Burada Taşırmak Serbest!</description>
	<lastBuildDate>Mon, 07 Nov 2022 21:09:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>

<image>
	<url>https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-favicon1-32x32.png</url>
	<title>Kumsal Kıvılcım, Kazan Kültür sitesinin yazarı</title>
	<link>https://www.kazankultur.com/author/kumsal/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Spencer: Melankoli</title>
		<link>https://www.kazankultur.com/spencer-melankoli/</link>
					<comments>https://www.kazankultur.com/spencer-melankoli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kumsal Kıvılcım]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Nov 2022 22:04:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[spencer]]></category>
		<category><![CDATA[spencerfilminceleme]]></category>
		<category><![CDATA[spencerinceleme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edavet.com.tr/kazankultur/?p=11932</guid>

					<description><![CDATA[<p>Lady Diana'nın hayatı onlarca yapım ile meraklılarıyla buluştu. Ancak Spencer aralarında en dikkat çekicisi olabilir. Gelin 2021 yapımı bu filmi beraber inceleyelim!</p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/spencer-melankoli/">Spencer: Melankoli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Spencer, Steven Knight&#8217;ın senaryosunu yazdığı, Pablo Larrain tarafından yönetilen melankolik bir yapım. Filmde Lady Diana&#8217;nın boşanmaya karar verme sürecini anlatılıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-noel-arifesi">Noel Arifesi</h2>



<p>Spencer, 1991 yılının Noel&#8217;inde geçiyor. Noel arifesinde kraliyet ailesinin buluşacağı eve tek başına gelen Diana&#8217;nın ruh haline onu gördüğümüz ilk sahneyle birlikte hakim oluyoruz. Diana&#8217;yı yeşilliklerle dolu huzurlu bir yolda tek başına araba kullanırken görüyoruz. Kısa süre sonra arabasını durdurup insanlara yol soruyor.  </p>



<p>Bunu yaparken ise mahcup ve hüzünlü bir ifade var yüzünde. Fakat filmin başında Diana&#8217;yı böyle görmek bir seyirci olarak onu yadırgamama neden oluyor. Çünkü aklımdaki Lady Diana algısı birden bire darmadağın oluyor. Bu algının kırılmış olması filmin vuruculuğunu arttırıyor. Fakat seyircinin Diana&#8217;ya yakın hissetmesini de güçleştiriyor.</p>



<p>Spencer, Diana&#8217;nın çocukluğunu geçirdiği topraklara yaklaşmasıyla güzelleşiyor. Babasının ceketini bir korkuluğun üzerinde gören Diana canlanıyor. Ve ilk sahnede gördüğümüz buz gibi <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/kadin" target="_blank" rel="noreferrer noopener">kadın</a> koşarak korkuluğun yanında soluk alıyor. Ve tabii ki ceketi korkuluğun üzerinden çıkarıp arabasına geri dönüyor.</p>



<p>Noel&#8217;in kutlanacağı devasa saraya geldiğinde ise Diana&#8217;yı asık suratlı bir adam yanındaki tartıyla karşılıyor. Bunun bir Noel geleneği olduğunu söylüyor. Fakat Diana, kraliyetin esas amacının kendisinin yeme bozukluğundan kaynaklanan kilo kaybını ölçmek olduğunu düşünüyor. Ve buna rağmen tartıya oturmak zorunda kalıyor. Bunun üzerine oğulları William ve Harry merdivenlerden inip annelerini karşılıyorlar. Ve Diana onları sevgiyle kucaklıyor. Aralarındaki ilişkinin yakınlığı bu sahnede gözler önüne seriliyor.  </p>



<p>Bu sahnede başka bir unsur daha göze çarpıyor. Diana oğlu Harry&#8217;nin üzerindeki eski ceketin ne olduğunu soruyor. Ve Harry üşüdüğünü söylüyor. Bunun üzerine Diana yanında kim olduğunu önemsemeden kraliyeti eleştirmeye başlıyor. Ve koskoca kraliyet ailesinin bulundukları sarayı bile ısıtmamasından yakınıyor. Daha sonra akşam yemeği için hazırlanmaya gidiyor. Fakat içinde bulunduğu ruh hali hazırlanmasını güçleştiriyor. Bu sırada giyinmesine yardımcı olan Maggie ona mental destek veriyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-spencer-in-incisi">Spencer&#8217;ın İncisi</h2>



<figure class="wp-block-image aligncenter size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="684" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/10/spencer-3-1-1024x684.jpg" alt="Spencer" class="wp-image-12048" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/spencer-3-1-1024x684.jpg 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/spencer-3-1-300x200.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/spencer-3-1-768x513.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/spencer-3-1-1536x1025.jpg 1536w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/spencer-3-1-720x480.jpg 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/spencer-3-1-480x320.jpg 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/spencer-3-1.jpg 1600w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><em>Spencer</em>, metaforların oldukça yerinde kullanıldığı bir yapım olarak karşımıza çıkıyor. Filmin başından beri Diana&#8217;yı tetikleyen bir sorun olduğunu düşünüyoruz. Ve Diana&#8217;ya giymesi için verilen yeşil elbisenin üzerine takacağı inci kolyenin sorun teşkil ettiğini öğreniyoruz.  </p>



<p>Eşi Prens Charles kolyenin aynısını sevgilisine de almış ve Diana bunun farkına varıyor. Kocaman bembeyaz inci taneleri Diana için karanlık dışında bir anlam ifade etmiyor. Ve Diana kolyeden nefret etmesine rağmen onu boynuna takıyor.</p>



<p><em>Spencer</em>, Diana&#8217;nın yemek masasına oturmasıyla birlikte başka bir hal alıyor. Filmin hüzünlü ve melankolik atmosferi değişiyor. Ve<em> Spencer</em>&#8216;ın anlatım dili sertleşiyor. Filmin en önemli sahnelerinden biri olarak gördüğüm yemek masası sahnesi, Diana&#8217;nın yaşadığı sorunların büyük bir kısmını gözler önüne sermeyi başarıyor. Bu sahnede Diana masaya oturduğu andan itibaren herkes tarafından göz hapsine alınıyor. Fakat tüm hikâye Diana&#8217;nın bakış açısından ilerlediği için herkes gerçekten ona mı bakıyor yoksa Diana mı böyle olduğunu hissediyor sorusu akla geliyor. </p>



<p>Diana elbisesiyle aynı renk olan çorba önüne geldiğinde kaşığı eline alıyor ve yeniden masadaki herkesle bakışmaya başlıyor. Charles tarafından hediye edilen inci kolye boynunu sıkıyor. Ve Diana nefes alamayacak hale geliyor. Bunun üzerine yaşadığı panikle masayı hızla gözden geçiriyor. Bu sırada da sürekli biyografisini okuduğu Anne Boleyn&#8217;i masada görüyor. Yaşadığı panik kolyesini koparmasına neden oluyor. Ve kolyenin kopan parçaları çorbasının içine düşüyor. Bu sırada seyirci neler olduğunu anlamaya çalışıyor ve gergin hissediyor.</p>



<p>Kolyesinden dökülen inci tanelerini içen Diana, rahatsız edici bir portre çiziyor. Fakat bu rahatsızlık tam sonlanması gereken noktada bitiyor ve Diana&#8217;nın koşarak tuvalete gittiği görülüyor. Bu sırada boynunda duran inci kolyesi ise olanları özetliyor. İnci bu noktada Diana&#8217;nın boğazına düğümlenen duygularının ve söyleyemediklerinin sembolü olarak karşımıza çıkıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-bay-spencer-in-ceketi">Bay Spencer&#8217;ın Ceketi</h2>



<p><em>Spencer</em>&#8216;da Diana&#8217;nın babasına ait ceketi bulması ve onu tamir edip temizletmesi bir sürecin başladığını gösteren önemli bir metafor olarak karşımıza çıkıyor. Diana ceketi odasında bir mankenin üzerine astırıyor ve zaman zaman onunla dertleşiyor. Hatta bir sahnede delirdiğini ve bir ceketle konuşmaya başladığını dile getiriyor. Filmin sonuna doğru inci kolyenin de ceketle birlikte asılmış olması, yaşanan sıkıntıların özgürlüğe giden yolu açtığını gözler önüne seriyor. </p>



<p>Diana&#8217;nın çocuklarını alıp yeni hayatına başlarken üzerinde bu ceketin olması metaforun etkili bir şekilde kullanıldığının kanıtı oluyor. Film boyunca işlenen ve sonucunda bir yere bağlanan bu gibi metaforlar eserin akılda kalıcılığını ve duygusunu arttırıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-spencer-ve-anne-boleyn">Spencer ve Anne Boleyn</h2>



<figure class="wp-block-image aligncenter size-large is-resized"><img decoding="async" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/10/spencer-2-1024x617.jpg" alt="Spencer" class="wp-image-12051" width="843" height="508" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/spencer-2-1024x617.jpg 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/spencer-2-300x181.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/spencer-2-768x463.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/spencer-2-1536x925.jpg 1536w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/spencer-2-480x289.jpg 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/spencer-2.jpg 2000w" sizes="(max-width: 843px) 100vw, 843px" /></figure>



<p><em>Spencer</em>&#8216;da kullanılan en önemli metaforlardan biri şüphesiz ki Diana&#8217;nın Anne Boleyn&#8217;in biyografisini okumasıydı. <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/kralice-elizabeth-bir-devrin-kapanisi" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Kraliçe Elizabeth</a>&#8216;in görevlendirdiği eski bir askerin Diana&#8217;nın gözcüsü olması üzerine Diana kitabın bu adam tarafından odasına koyulduğunu fark ediyor. Bunun üzerine beklenenin aksine kitabı bir köşeye atmıyor. Çünkü Anne Boleyn&#8217;in hayatıyla kendi yaşamı arasında tüyler ürpertici benzerlikler olduğunu fark ediyor.</p>



<p>Anne Boleyn&#8217;in yaşadıklarına<em> Spencer</em>&#8216;da oldukça tadında değinildiğini düşünüyorum. Bir biyografik eserin içinde başka bir biyografiye yer vermek ve iki kişi arasında paralellik kurabilmek oldukça ustaca yapılmış. Anne Boleyn, Kral 8. Henry&#8217;nin başka bir kadına aşık olduğu için iftira atarak giyotine gönderdiği kraliçedir. Filmde Anne Boleyn&#8217;le karşılaşmak beni oldukça şaşırtmış olsa da 8. Henry ile Prens Charles arasında bazı benzerliklere dikkat çekilmesi de insanın kanını donduruyor.</p>



<p>Bir sahnede Prens Charles, Diana&#8217;nın Noel arifesine gecikmesini üstü kapalı bir şekilde de olsa başka bir erkeğe bağlıyor. Bu noktada devreye Diana&#8217;nın aklı giriyor. Her ne kadar ruhsal sorunları yüzünden bunalmış olsa da orada sağlıklı düşünebiliyor Lady Diana. Ve Prens Charles&#8217;ın yaptığı bu suçlamanın nedeninin yalnızca kendi suçunu örtpas etmek olduğunu biliyor.</p>



<p><em>Spencer</em>&#8216;da Charles ve Diana&#8217;nın çocuklarıyla ilgili almaları gereken kararları bile oturup konuşamadıklarını gözler önüne seriliyor. Charles&#8217;ın Diana&#8217;nın isteklerini göz ardı etmesi dikkat çekiyor. Üstelik Charles onun tüm sorunlarını bilmesine rağmen Diana&#8217;nın sıkıntılarını utanılacak bir şeymiş gibi lanse etmekten çekinmiyor. Kahvaltı masasında yumurtaları ve balları yapmak için uğraşan hayvanlara saygı göstermesini ve kiliseden dönene kadar onları tuvalete çıkarmaması gerektiğini söylüyor. Ve işte o sahnede seyirci Charles&#8217;a büyük bir nefret duyuyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-spencer-da-anne-cocuk-iliskisi">Spencer&#8217;da Anne-Çocuk İlişkisi</h2>



<figure class="wp-block-image aligncenter size-large"><img decoding="async" width="1024" height="456" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/10/spencer-1024x456.jpg" alt="Spencer" class="wp-image-12052" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/spencer-1024x456.jpg 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/spencer-300x133.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/spencer-768x342.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/spencer-480x214.jpg 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/spencer.jpg 1180w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><em>Spencer,</em> Diana, William ve Harry&#8217;nin ilişkisini hem sıcak hem de tüyler ürperten yönleriyle göz önüne seriyor. Diana oğullarıyla kendisi de bir çocukmuş gibi eğleniyor. Ve bunun yanında onların dertlerine ortak oluyor. Üstelik bunu yaparken onlara kraliyet ailesinin dışında normal bir insanın nasıl bir şey olduğunu da öğretiyor.  </p>



<p>Üşüyen küçük oğlu Harry&#8217;i sarmalıyor, çocuklarına hediye verdiği zaman normal insanlar gibi onları açmak için Noel&#8217;i beklemeleri gerektiğini tembihliyor. Bu da onu her şeyden önce tüm varlığıyla çocuklarını seven bir anne haline getiriyor.</p>



<p>Fakat filmin ilerleyen safhalarında Diana ve William&#8217;ın aralarındaki ilişki anne oğul ilişkisinden büyük ölçüde sapıyor. Ve Diana yalnızlığını büyük oğluyla dertleşerek gideriyor. Henüz küçük bir çocuk olmasına rağmen oğluna saçma bir şey yaptığı takdirde kendisini uyarmasını söylüyor. Ve bu da o yaştaki bir çocuk üzerinde ciddi <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/?s=travma" target="_blank" rel="noreferrer noopener">travma</a>ların oluşumuna sebebiyet verebilecek bir hareket gibi görünüyor. Özellikle Noel yemeği öncesi William, Diana&#8217;ya normal davranması için yalvarıyor ve çaresizlik içinde annesinin düzelmesini umut ediyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-spencer-evine-donuyor">Spencer, Evine Dönüyor</h2>



<p>Diana&#8217;nın çocukluğunun geçtiği eve çok yakın olması onda sürekli bir eve dönme arzusunu tetikliyor. Fakat evlerinin yıkılmak üzere olduğu, bu yüzden oraya gitmemesi gerektiği konuşuluyor. Diana karanlıkta bir kez evine gitmeyi denese de başarılı olamıyor.  </p>



<p>Bu durum onun ruhsal durumunu oldukça derinden sarsıyor. Ve en nihayetinden Noel gecesi herkesi hiçe sayarak evine gidiyor. Ve en büyük gözcüsü onu kendi haline bırakıyor. Diana&#8217;nın ve kraliyet ailesinin kurtuluşunun onun ölümüyle mümkün olabileceği izlenimini veriyor.</p>



<p>Diana sonunda Spencerların evine vardığında kendi içsel dönüşümünün ilk adımını atmış oluyor. Karanlık ve sahiden yıkılmak üzere olan bir evde kendi çocukluğunu ve gençliğini görüyor. Bu sahnelerin sinematografik olarak Diana&#8217;nın ruh halini en güzel anlatan sahneler olduğunu düşünüyorum. Bu sırada intihar etmeye karar veren Diana&#8217;yı ise sürpriz bir isim kurtarıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-mercek-altinda">Mercek Altında</h2>



<p><em>Spencer</em>, Diana&#8217;nın ruhsal durumunu mercek altına alırken Diana&#8217;nın kendisinin de dürbünle izlendiği hissini seyirciye olması gereken dozda hissettiriyor. Diana&#8217;nın hayatının hiç de kolay olmadığını, yaptığı her hareketin başka insanlar tarafından kontrol edildiğini yüreğimiz sızlayarak seyrediyoruz.</p>



<p>Filmin benim için en önemli sahnelerinden biri ise Diana&#8217;nın filmin başından beri buz gibi bir tavır sergileyen aşçıyla konuşması oluyor. Aşçı Diana&#8217;ya özellikle çalışanların her şeyi duyduğunu ve gördüğünü, bunlarla çekinmeden dalga geçtiklerini anlatıyor. Ve sözlerine ona gülmediklerini, yalnızca onun için endişelendiklerini ekliyor. Özellikle dostu olarak gördüğü Maggie&#8217;nin de ona sonsuz bir sevgiyle hatta aşkla bağlı olması Diana&#8217;ya güç veriyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-spencer-etkisi">Spencer Etkisi</h2>



<p>Spencer, biyografik bir eserden daha çok <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/psikoloji" target="_blank" rel="noreferrer noopener">psikoloji</a>k bir gelirim filmi olarak karşımıza çıkıyor. Bugüne kadar pek çok esere ilham olan Lady Diana&#8217;nın hayatının üç günü etkileyici bir şekilde gözler önüne seriliyor. </p>



<p>Özellikle soğuk kış gecelerinde içinizi daha da soğutacak, melankolinize hüzün katacak muhteşem bir yapım <em>Spencer</em>. Fakat uyarmadan geçemeyeceğim, <em>Spencer</em>, Diana olayına hakim olmayan seyircilerin anlayabileceği ve bilgi sahibi olabileceği bir film değil.  </p>



<p>Bilinen tarihsel gerçeklerin mercek altına alındığı bir film hiç değil. Yalnızca bir <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/kadin" target="_blank" rel="noreferrer noopener">kadın</a>ın psikolojisi üzerinden olayları değerlendiren bir yapım. Bu nedenle biyografi türüne yeni bir soluk getiriyor. Filmi izlemek isteyenler Netflix&#8217;ten ulaşabilirler. Şimdiden iyi seyirler.</p>



<p></p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/spencer-melankoli/">Spencer: Melankoli</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kazankultur.com/spencer-melankoli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Andropoz: Bir Değişim Hikâyesi</title>
		<link>https://www.kazankultur.com/andropoz-bir-degisim-hikayesi/</link>
					<comments>https://www.kazankultur.com/andropoz-bir-degisim-hikayesi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kumsal Kıvılcım]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Oct 2022 21:37:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[andropozdizi]]></category>
		<category><![CDATA[andropozdiziinceleme]]></category>
		<category><![CDATA[netflixandropoz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edavet.com.tr/kazankultur/?p=11327</guid>

					<description><![CDATA[<p>Netflix yapımı Andropoz dizisini sizler için inceledik. Bu dizi sizi hem çok güldürecek hem de düşünmeye sevk edecek. Keyifli okumalar...</p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/andropoz-bir-degisim-hikayesi/">Andropoz: Bir Değişim Hikâyesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yağmur Taylan ve Durul Taylan&#8217;ın yönettiği <em>Andropoz</em>, 7 Ekim&#8217;den beri Netflix&#8217;te izleyicisiyle buluşuyor. Dizinin baş rolünü ise Engin Günaydın ve Derya Karadaş paylaşıyorlar. Güldürürken düşündüren bu dizinin senaristi ise Engin Günaydın. Oynadığı karakterlere hayat verme konusundaki başarısını yazarlıkta da gözler önüne seriyor<em> Andropoz</em>&#8216;la. Bölüm sayısı 6 olan bu dizi, bölüm sürelerinin de makul olması nedeniyle sürükleyip götürüyor seyircisini. Marmaris sokaklarında bir adamın kendini bulma çabasını heyecanla seyrediyoruz.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-andropoz-nasil-gorunur">Andropoz Nasıl Görünür?</h2>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/10/andropoz-1.jpg" alt="andropoz dizi incelemesi" class="wp-image-11335" width="838" height="472" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/andropoz-1.jpg 640w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/andropoz-1-300x169.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/andropoz-1-480x270.jpg 480w" sizes="(max-width: 838px) 100vw, 838px" /></figure>



<p>Dizi 50 yaşında bir adam olan Yusuf&#8217;un yaşlanma fikriyle mücadelesini anlatıyor. Yusuf Andropoz&#8217;un etkisiyle saçlarını boyuyor, kıyafetlerini renklendiriyor. Bunların yanında etrafındaki herkese en önemli düşmanının zaman olduğunu anlatıyor. Ve kaybettiğini düşündüğü yılların acısını çıkarmak için yollar arıyor.  </p>



<p>Marmaris&#8217;in büyüleyici bir öğleden sonrasında ise motoruyla evinin kapısına dayanıp karısı Meryem&#8217;i bira içmeye götürüyor. Bunu yapmasını hayretle karşılıyor Meryem. Böylesine güzel bir teklifi bile falında çıkan kara bulutlarla özdeşleştiriyor. Meryem belli etmese de Yusuf&#8217;un değişimi onu korkutuyor.  </p>



<p>Yıllardır sıradan bir aile babası olan Yusuf, Meryem&#8217;e &#8221;happy hour&#8221; kavramından bahsediyor ve bu hayata yaşamaya geldiklerini vurguluyor. Meryem ise midesinin bulandığını söyleyerek içmeyi reddetse de atlıyor kocasının arkasına. Yusuf yol boyunca belki de hayatı boyunca hiç söylemediği gibi &#8220;seni seviyorum&#8221; diye haykırıyor karısına. Meryem ise utanıp gülerek Yusuf&#8217;un ağzını kapatıyor. Türk aile yapısını özetleyen bu sahne, değişimin temel olarak nereden başladığını vurguluyor. Seyircide tatlı bir tebessüm bırakıyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading" id="h-taslar-yerinden-oynuyor">Taşlar Yerinden Oynuyor</h3>



<p>İskelede sarılıp biralarını yudumlayan çiftimiz gelecekleri ve geçmişleri hakkında konuşuyorlar. Meryem Yusuf&#8217;un değiştiğini ima edince Yusuf artık mutlu olmaya karar verdiğini söylüyor. Ve Meryem&#8217;in gözleri doluyor. O kadar yıl onun yanında mutlu olmadığı fikriyle sarsılıyor.  </p>



<p>En nihayetinde Yusuf, Meryem&#8217;i derinden sarsan teklifini yapıyor. Yani evlendiklerinden beri yaşadıkları evi ve baba yadigarı dağ evini satmayı teklif ediyor. Tüm bunların parasıyla da iskelenin dibindeki deniz gören evi almak istediğini söylüyor. Bu konuşmanın sonucunda Meryem, Yusuf&#8217;un hasta olduğundan ve öleceğinden şüpheleniyor. Fakat bu fikrini Yusuf dışında herkese söylüyor.</p>



<p>Andropozunu doruklarında yaşayan Yusuf dünyaya iz bırakmak istiyor. Bu nedenle sevdiği insanlara sıkı sıkıya sarılıyor. Ve ailesiyle neredeyse hiç fotoğrafı olmadığını fark ediyor. Yusuf sevdiklerine yeterince sevgi gösteremediğini düşünüyor. Fakat yıllardır eksik bıraktığı her şeyi bir anda tamamlamaya çalışınca işler sarpa sarıyor. Ve bu durum Meryem&#8217;in psikolojisini altüst ediyor.  </p>



<p>Yusuf&#8217;un çocuklarıyla fotoğraflar çekildiğini gördüğünde donuk bir yüzle onlara katılsa da içi kan ağlıyor, uykuları kaçıyor. Bir de bunun üzerine Yusuf&#8217;un banyoda gizli gizli fotoğraflar çektiğini gören Meryem gözünü karartıyor. Ve Yusuf&#8217;u takip etmeye başlıyor. Böylece onun hastaneye geldiğini görüyor ve dünyası başına yıkılıyor.</p>



<p><em>Andropoz</em>, toplumun pek çok problemine başarıyla parmak basan bir yapım. Bunlardan en önemlisi ise <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/bosanma-ve-iletisim-eksikligi-marriage-story-ornegi" target="_blank" rel="noreferrer noopener">iletişimsizlik</a>. Ve konuşmak yerine varsayımlarda bulunmak. Meryem tam olarak bunu yapıyor. Ve yas tutmaya başlıyor. Hatta çocuklarını karşısına alıp babalarının çok hasta olduğunu anlatıyor. Fakat bundan kimseye bahsetmemeleri gerektiğini söylüyor. Ama tabii ki çocuklar onu dinlemiyorlar ve tüm arkadaşlarına anlatıyorlar.  </p>



<p>Kulaktan kulağa hızla yayılan bu bilgi Yusuf&#8217;un kardeşi Fadime&#8217;yi perişan ediyor. Zaten evliliğinde sorun olduğunu gördüğümüz Fadime&#8217;nin en büyük dertlerinden biri abisinin hastalığı oluyor. Bunun üzerine kocası Halit duruma el atmakta gecikmiyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading" id="h-babalar-yalnizdir">&#8221;Babalar Yalnızdır.&#8221;</h3>



<p>Andropoz&#8217;un benim için en etkileyici sahnelerinden biri Halit&#8217;in Yusuf&#8217;u rakı içmeye götürdüğü sahne oldu. Bu sahnede bildiğimiz ama kendimize bile itiraf edemediğimiz bir gerçekle yüzleşiyoruz. Halit, Yusuf&#8217;un hasta olduğunu itiraf etmesi için onu konuşturmaya çalışırken hayatta herkesin bir psikoloğu olduğunu söylüyor. &#8221;<em>Çocuklar arkadaşlarıyla, kadınlar komşularıyla konuşur her şeyi fakat babalar yalnızdır.</em>&#8221; diye bitiriyor cümlesini. Bu cümle bir dakika boyunca tavanı izlememe neden oluyor ve düşünüyorum. Özellikle babaların dertleşmek konusunda ne kadar çekingen olduğunu fark ediyorum. </p>



<p>Tüm bunların yanında insanların birbirlerine &#8220;seni seviyorum&#8221; diyemediklerini fark ediyoruz. İlk bölümde özellikle değiniliyor bu konuya. Yusuf karısına onu sevdiğini söylediğinde Meryem bunu abes karşılıyor. Hatta kocasının öleceğini bile düşünüyor. Sonraki sahnelerden birinde ise Halit, sarhoşken Yusuf&#8217;a onu sevdiğini söylüyor ve Yusuf&#8217;un tepkisi beni şaşırtıyor. Senelerdir tanıdığı arkadaşının o kelimesi Yusuf&#8217;un homofobisini tetikliyor. Ve onu sevdiğini söyleyen dostuna beklenmedik bir tepki veriyor. Daha sonra da Halit&#8217;in içinden gelerek söylediği o masum cümle başına bela oluyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-andropoz-toplumu-korkusuzca-elestiriyor">&#8221;Andropoz&#8221; Toplumu Korkusuzca Eleştiriyor</h2>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/10/andropoz-4.jpg" alt="" class="wp-image-11336" width="839" height="429" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/andropoz-4.jpg 800w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/andropoz-4-300x153.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/andropoz-4-768x393.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/andropoz-4-480x245.jpg 480w" sizes="(max-width: 839px) 100vw, 839px" /></figure>



<p><em>Andropoz</em>, karakter yaratımı bakımından oldukça başarılı bir dizi olarak çıkıyor seyircisinin karşısına. Toplumsal sorunlara karakterlerin yaşayış şekliyle parmak basıyor. Bu sorunlardan bazıları aile içinde bireysellik. Bununla birlikte gelişen çıkar ilişkileri bir tokat gibi seyircinin yüzüne vuruluyor. Başlangıçta babalarının öleceğini düşünerek üzülüyor çocuklar. Fakat bu üzüntü kısa süre sonra yerini çıkarcı tavırlara bırakıyor.  </p>



<p>Özellikle zenginliğe karşı zaafı olan ailenin kızı Akya, kardeşiyle mal paylaşımı üzerine konuşuyor. Hatta sevgililerini seçerken bile mal varlıklarıyla değerlendiriyor. Fakat ailesi onun bu tavırları karşısında yalnızca onu görmezden geliyorlar. Bu noktada da iletişimsizlik göze çarpan en önemli faktör oluyor. </p>



<p>Karakterler üzerinden yapılan eleştiriler bununla da sınırlı kalmıyor. Mesela <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/cinsellik-psikolojik-ve-sosyokulturel-bakis" target="_blank" rel="noreferrer noopener">cinsel </a>yönelimlere halkın bakış açısı oldukça doğru bir noktadan eleştiriliyor. Halit karakteri oldukça erkeksi ve maço bir imaj çiziyor. Fakat içki masasında Yusuf&#8217;a gençliğinde yaptıklarıyla ilgili verdiği sır ortalığı karıştırıyor. Hatta kardeşi gibi gördüğü Yusuf&#8217;a onu sevdiğini söylediğinde yanlış anlaşılıyor. Bu olay ön yargıların ve dedikodunun insan hayatını mahfeden olaylara yol açabileceğinin göstergesi oluyor. </p>



<p>Karısına olayları çarpıtarak anlatan Yusuf, Halit&#8217;in eşi Fadime tarafından yanlış anlaşılmasına, hatta terk edilmesine neden oluyor. Fakat terk edilmesinin nedeninin altında ise başka sorunlar yatıyor.<a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/aile-ici-siddet-toplumun-aci-rengi" target="_blank" rel="noreferrer noopener"> Şiddet </a>eğilimi olan ve bir alkolik olan Halit&#8217;in terk edilebilmesi kadınlara güç veriyor. Bu noktada Fadime bir değişim geçiriyor ve hayatını yaşayabilmek için kararının arkasında duruyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading" id="h-donusum">Dönüşüm</h3>



<p><em>Andropoz</em>, değişim geçirmenin hikâyesi. Halit ise değişimini tamamlayamamaktan yakınan bir karakter. Dışarıdan çok güçlü göründüğünü zanneden Halit değişip istediği gibi bir hayat yaşarsa gücünü kaybedeceğine inanıyor içten içe. Ve değişiminin temeli Fadime onu terk ettikten sonra ölümle burun buruna geldiğinde atılıyor. En nihayetinde de hayat dolu ve herkese sevgiyle yaklaşan bir karakter karşımıza çıkıyor.</p>



<p>Aile ilişkilerinde erkek çocuğun babayla olan ilişkisi irdeleniyor. Bu noktada Yusuf başarılı bir ebeveyn olmaya çalışırken zaman zaman baltayı taşa vuruyor. Hem oğlu ona her şeyini anlatsın istiyor hem de korkularına yenik düşüp zaman zaman onu daraltıyor. Bir ilişkisi olması konusunda ona destek oluyor gibi davransa da paranoyası sevincinin önüne geçiyor. Fakat oğlu Velihan bu durumun da üstesinden sevgiyle geliyor.  </p>



<p>Yusuf zaman zaman  işleri çığırından çıkarıyor. Hatta bir sahnede oğlunun sigara içtiğine adı gibi emin olan Yusuf ona zorla sigara ikram ediyor. Çocuk gerçeği söylüyor fakat babasını inandıramıyor. Sigaradan sonra öksürük tutmasıyla birlikte Yusuf oğlunun sigara içmediğini anlıyor. Zaman içinde oğluna güvenmeye başlıyor. Fakat fazla güven de başına büyük dertler açıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-merak-unsurlari">Merak Unsurları</h2>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/10/andropoz-5.jpg" alt="andropoz dizi incelemesi" class="wp-image-11337" width="839" height="472" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/andropoz-5.jpg 640w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/andropoz-5-300x169.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/andropoz-5-480x270.jpg 480w" sizes="(max-width: 839px) 100vw, 839px" /></figure>



<p><em>Andropoz</em>, bir ceset görüntüsüyle açılıyor. Happy yazılı bir boxer giyen bu ceset orta yaşlı bir adama ait. Fakat adamın yüzü görünmüyor. Bu noktada akla ilk olarak ana karakterin birini öldürmüş olabileceği fikri geliyor. Bir nakış gibi işlenen senaryosuyla <em>Andropoz</em>, birkaç bölüm içinde kimin ölmüş olabileceğine dair tahmin yürütmemizi sağlıyor.</p>



<p>Ölü bir adamla ilgili söylentiler dizinin ilk bölümünden itibaren başlıyor. Fadime&#8217;nin Meryem&#8217;e baktığı falda ölen birini görmüş olması Meryem&#8217;in de Fadime&#8217;nin de dilinden düşmüyor dizi boyunca. Batıl bir inancın metafor olarak kullanılması da dizinin mizah seviyesinin kalitesini arttıran önemli bir unsur oluyor. </p>



<p><em>Andropoz</em>, özellikle halk arasında erkeklerin en çok eşlerini aldattığı dönem olarak biliniyor. Ve bu yapım ilk dakikalarından itibaren Yusuf&#8217;un Meryem&#8217;i aldatıp aldatmayacağını merak ettiriyor seyircisine. Özellikle Ahu isimli bir kadının Yusuf&#8217;u parmağında oynatmaya çalışması, klişe bir aldatma hikayesinin başladığını hissettiriyor. Fakat bu olay da klişeleşmiş bir olay örgüsüyle sonlanmıyor. Bu da dizinin akılda kalıcılığını arttırıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-denizi-gormek">Denizi Görmek</h2>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="840" height="470" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/10/andropoz-2.jpg" alt="andropoz" class="wp-image-11338" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/andropoz-2.jpg 840w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/andropoz-2-300x168.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/andropoz-2-768x430.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/andropoz-2-480x269.jpg 480w" sizes="(max-width: 840px) 100vw, 840px" /></figure>



<p><em>Andropoz</em>&#8216;un ilk bölümünde Yusuf&#8217;un söylediği bir cümle aklıma kazındı. Yusuf Meryem&#8217;e senelerdir Marmaris&#8217;te yaşadıklarını fakat hayat akıp giderken denizi bile görmediklerini söylüyordu. Aslında hepimiz güzelliklerin içinde yaşasak bile bunu fark etmeyecek kadar ciddiye alıyoruz yaşamayı. Bu cümle beni etrafıma daha dikkatli bakmam konusunda teşvik etti. Ayrıca diziyi izlerken yaşanan onca sıkıntının ardından bu ailenin denizi görebileceğine inandım her sahnede. Ve bizler için de denizi görmeyi, hayallerimize kavuşmayı diledim. </p>



<p>Bir denize kavuşma hikâyesi Andropoz. Çılgınca işlenen, seyirciyi sürükleyip götüren anlamlı bir dizi. Tıpkı <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/uysallar-ben-kimim" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Uysallar</a> gibi bir solukta bitirebileceğiniz ve ardından zihninizde birkaç cümle bırakacak bir Netflix yapımı. </p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/andropoz-bir-degisim-hikayesi/">Andropoz: Bir Değişim Hikâyesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kazankultur.com/andropoz-bir-degisim-hikayesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaparsın Şekerim!: İlham Veren Bir Belgesel</title>
		<link>https://www.kazankultur.com/yaparsin-sekerim-ilham-veren-bir-belgesel/</link>
					<comments>https://www.kazankultur.com/yaparsin-sekerim-ilham-veren-bir-belgesel/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kumsal Kıvılcım]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Sep 2022 21:59:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[haldundormenkimdir]]></category>
		<category><![CDATA[yaparsınsekerim]]></category>
		<category><![CDATA[yaparsınsekeriminceleme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edavet.com.tr/kazankultur/?p=10591</guid>

					<description><![CDATA[<p>Usta tiyatrocu Haldun Dormen'in hayatını konu alan Yaparsın Şekerim! hakkındaki yazımız sizlerle... Keyifli Okumalar!</p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/yaparsin-sekerim-ilham-veren-bir-belgesel/">Yaparsın Şekerim!: İlham Veren Bir Belgesel</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><em>Yaparsın Şekerim!</em> yapımcılığını ve yönetmenliğini Selçuk Metin&#8217;in yaptığı, senaryosunu Zeynep Miraç&#8217;ın yazdığı muhteşem bir Haldun Dormen belgeseli. Daha ilk sahnesinde insanın tüylerini diken diken eden belgeselin görüntü yönetmenliğini ise Uğur İçbak yapıyor. Ve ortaya çıkan görüntüler Haldun Dormen&#8217;in hayatını anlatan yağlı boya bir tabloyu andırıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-tiyatro-hayali-yaparsin-sekerim">Tiyatro Hayali&#8230; &#8221;Yaparsın Şekerim!&#8221;</h2>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/09/2879025_e0185f50b3d4659f1c7849cce558dfde.jpg" alt="yaparsın şekerim" class="wp-image-10637" width="840" height="840" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/2879025_e0185f50b3d4659f1c7849cce558dfde.jpg 687w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/2879025_e0185f50b3d4659f1c7849cce558dfde-300x300.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/2879025_e0185f50b3d4659f1c7849cce558dfde-150x150.jpg 150w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/2879025_e0185f50b3d4659f1c7849cce558dfde-480x480.jpg 480w" sizes="(max-width: 840px) 100vw, 840px" /></figure>



<p>Sanata ilgiyle yaklaşan bir ailenin oğlu Haldun Dormen. İş adamı olan babası Sait Ömer Dormen onunla ilgili ticarete atılacağı yönünde hayaller kuruyor olsa da küçük Haldun&#8217;un düşleri oyunlarıyla kendini gösteriyordu.  </p>



<p>Küçük yaşlarda edindiği ilk oyuncağının bir kukla tiyatrosu olması ise geleceğinin şekillenmeye başladığının emaresini veriyordu. Hal böyle olunca çocukluğunun en sevdiği oyunu hikâyeler uydurup bunları arkadaşlarını toplayarak sergilemek oluyordu. Hatta onları sandalyelere oturtup bilet kesiyor gibi yaptığı bile oluyordu.</p>



<p>Ortaokul yıllarında sahneye adım atmasıyla birlikte hayallerine sıkı sıkıya bağlanan Haldun Dormen, sonunda düşlerine giden yola kesin ve kararlı bir adım atıyor. Yale Üniversitesi&#8217;nden kabul alıyor. Bu güzel haberi bir mektupla babasına bildiriyor Haldun Dormen. Babasından alacağı tepkiyi beklerken de daha sonra pek çok sanatçı adayına yapacağı şeyi kendisine yapıyor. Yüreklendiriyor kendini. Yaparsın şekerim! diyor. Ne olursa olsun yaparsın!  </p>



<p>Hayalleriyle değil hakikatlerle babasının karşısına çıkan Haldun Dormen, yazdığı mektupta &#8220;<em>Bir gün muvaffak olacağıma kat&#8217;iyetle eminim.</em>&#8221; diyerek, hayallerine duyduğu güveni babasına da hissettiriyor. Buna karşılık aldığı cevap ise Haldun Dormen&#8217;in hayatında bir dönüm noktası oluyor. &#8220;<em>İstediğin şeyi ol. Ama en iyisi olacağına söz ver.</em>&#8221; İşte bu cümleyle hayallerini destekliyor babası. Ve Haldun Dormen sözünü tutuyor. Türk Tiyatrosu&#8217;na yeni bir soluk getiriyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-haldun-dormen-ve-tiyatro">Haldun Dormen ve Tiyatro</h2>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/09/yaparsin-sekerim-2.jpg" alt="yaparsın şekerim" class="wp-image-10638" width="836" height="651" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/yaparsin-sekerim-2.jpg 1000w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/yaparsin-sekerim-2-300x234.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/yaparsin-sekerim-2-768x598.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/yaparsin-sekerim-2-480x374.jpg 480w" sizes="(max-width: 836px) 100vw, 836px" /></figure>



<p>Yale Üniversitesi&#8217;nde eğitimine devam eden Haldun Dormen, Amerika&#8217;daki arkadaşlarıyla küçük bir<a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/eylul-bildiginiz-hikaye" target="_blank" rel="noreferrer noopener"> tiyatro</a> ekibi kuruyor. Ve bu, atacağı büyük adımların ilk ayak sesleri oluyor. Amerika&#8217;da kurduğu tiyatro topluluğu onun üzerinde ekip işinin nasıl yürütüleceğine dair önemli izler bırakıyor.  </p>



<p>Her şey yolunda giderken bile Amerika&#8217;da kalmayı hiç düşünmeyen Dormen nihayet ülkesine dönüyor. Ve döner dönmez Türk Tiyatrosu&#8217;nun öncü isimlerinden Muhsin Ertuğrul ile görüşüyor. Ona sahneye koyduğu oyunda rol almasa bile tiyatrosunda çalışmak istediğini söylüyor.  </p>



<p>Nitekim öyle de oluyor ve sergilenecek oyunda rolü olmasa bile her provaya muhakkak katılıyor. Bu sırada <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/sevgili-arsiz-olum-dirmit-tavsandaki-sapka" target="_blank" rel="noreferrer noopener">tiyatro</a> çevresi tarafından da ön yargıyla karşılanıyor Haldun Dormen. Hem zengin bir ailenin çocuğu olduğu için hem de Amerika&#8217;da eğitim gördüğü için dışlanıyor. Fakat kendine &#8220;<em>kapat kulaklarını, önüne bak</em>&#8221; diyerek bir kez daha &#8220;<em>Yaparsın Şekerim!</em>&#8221; diyor ve nihayetinde tüm dedikoduların yerini Dormen&#8217;in karakterini ve oyunculuğunu öven sözler alıyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading" id="h-dormen-ekolu">Dormen Ekolü</h3>



<p>Tüm bunlar olurken Haldun Dormen&#8217;in içindeki tiyatro ateşi, Muhsin Ertuğrul&#8217;un sahneye koyduğu oyunlarla yetinemeyecek kadar harlanıyor. Ve Türk Tiyatrosu&#8217;nda öncülük ettiği devrimlerin ilki gerçekleşiyor. Haldun Dormen birkaç tanınmayan arkadaşıyla birlikte Cep Tiyatrosunu kuruyor. Bu tanınmayan arkadaşlarından bazıları ise Metin Serezli, Erol Keskin ve Erol Günaydın&#8230;  </p>



<p>Her gören bu tanınmayan isimlerle ne yapacağını, nasıl başarı yakalamayı düşündüğünü sorsa da Haldun Dormen&#8217;in içindeki inancı kimse baltalayamıyor. Bunlara rağmen tüm tiyatro hayatını, ışığının parladığını hissettiği insanlara &#8220;<em>Yaparsın Şekerim!</em>&#8221; diyerek geçiriyor. Ve bu sayede işini hakkıyla yapan pek çok sanatçıyı kazandırıyor ülkemize.</p>



<p>Haldun Dormen&#8217;in tiyatro anlayışı, Türkiye&#8217;de durağanlaşan <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/uc-maymun-sokratesin-planli-olumu" target="_blank" rel="noreferrer noopener">tiyatro </a>sektörüne yeni bir soluk getiriyor. Onun sahneye koyduğu metinler, klasik metinlerden uzak komediler, farslar ve vodviller oluyor. Hareketli mizansenlerle seyirciyi tiyatroya bağlayan Haldun Dormen&#8217;in sahneye koyduğu oyunlar sayesinde seyirciler gülerken sandalyeleri kırıyorlar. </p>



<p>Bunlarla birlikte oyuncuların da tiyatroya bakışını değiştiren Haldun Dormen&#8217;in altın kuralları, Dormen oyuncularının tamamı için geçerli olan ve sanatlarına nüfus eden bir yaşam biçimi haline geliyor. Bu kurallardan en önemlisi şüphesiz ki oyun sırasında verilen sufleyi kaldırması. Bu sayede oyuncular sahneye gerekli hazırlığı yaparak çıkıyorlar ve yaptıkları işin disiplinine uygun çalışıyorlar. </p>



<p>Bunların yanında oyundan önce alkol alınmasını yasaklaması, ikili ve geçici olduğu düşünülen ilişkilere izin vermemesi tiyatronun birliğini sağlaması açısından oldukça önemli adımlar oluyor. Bunun yanı sıra, oynanan her oyunun bir kostüm tasarımcısının olması tiyatronun ciddi bir <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/sanat" target="_blank" rel="noreferrer noopener">sanat </a>olarak ele alınması gerektiğini gösteriyor. Bunlara ek olarak tuluat geleneğinin tiyatro metninin önüne geçmesine de ciddiyetle karşı duruyor Haldun Dormen. Oyuncuların oynadıkları oyunun metnine, birlikte yaptıkları provalara saygı duymasını sağlıyor.</p>



<p>Ayrıca Haldun Dormen oyuncuların da seyirciyle ilişkisinin güçlenmesi için önemli adımlar atıyor. Haldun Dormen selamın oyuncuyla seyirciyi yaklaştırdığını bildiği için tüm oyuncuların selama durması gerektiğini düşünüyor. Ve oyuncularına selam mizansenleri yaratarak tiyatroculara duyulan saygının artmasına neden oluyor. </p>



<h3 class="wp-block-heading" id="h-muzikaller">Müzikaller</h3>



<p>Yeniliklerin adamı Haldun Dormen&#8230; Yenilik deyince de akla ilk gelen cesurca sahneye koyduğu müzikaller oluyor. <em>Sokak Kızı İrma</em>&#8216;sından<em> Pasifik Şarkısı</em>&#8216;na pek çok müzikali seyircinin unutamayacağı bir sükseyle sahneye koyuyor.  </p>



<p>Başarısızlıkları denemeleri olsa da müzikle tiyatroyu birlikte harmanlamaktan çekinmiyor. Yaygara 70 müzikalinin bestelerini Cemal Reşit Rey&#8217;e yaptıracak kadar cesurca kucaklamış tiyatronun bu dalını&#8230; Egemen Bostancı&#8217;nın da desteğiyle unutulmaz müzikallerle perde açıyor. <em>Hisseli Harikalar Kumpanyası</em> bu müzikallerden yalnızca biri. Kaç yaşında olursanız olun duyduğunuzda eşlik ettiğiniz melodiler kazıyor hafızamıza:  </p>



<p class="has-text-align-center has-medium-font-size"><em><strong>&#8221;Lüküs hayat, Lüküs hayat yan gel de yat keyfine bak&#8230;&#8221; </strong></em></p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-bizim-tiyatromuz-ve-yaparsin-sekerim">&#8221;Bizim Tiyatromuz&#8221; ve &#8221;Yaparsın Şekerim!&#8221;</h2>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/09/yaparsin-sekerim-4-1024x576.jpg" alt="Haldun Dormen kimdir" class="wp-image-10674" width="838" height="471" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/yaparsin-sekerim-4-1024x576.jpg 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/yaparsin-sekerim-4-300x169.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/yaparsin-sekerim-4-768x432.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/yaparsin-sekerim-4-480x270.jpg 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/yaparsin-sekerim-4.jpg 1280w" sizes="(max-width: 838px) 100vw, 838px" /></figure>



<p>Haldun Dormen&#8217;in tiyatrosunun iki kez kapanmak zorunda kalmış olmasına rağmen bir efsane oluşunun nedeni şüphesiz ki Dormen&#8217;in <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/every-brilliant-thing-intihar-nostaljisi" target="_blank" rel="noreferrer noopener">tiyatro</a> aşkı dışında etkenlere de bağlı. Bu etkenlerden en önemlisi şüphesiz ki aidiyet duygusu.  </p>



<p>Birlikte çalıştığı insanların tamamına Dormen Tiyatrosu&#8217;nun bir yuva olduğunu hissettirmesi, ışıkçısından, oyuncusuna, sesçisinden kamyon şoförüne kadar herkesin bu aidiyeti hissedebilmiş olması. Bunu sağlayan da Haldun Dormen&#8217;in bir kez bile Dormen Tiyatrosu&#8217;ndan &#8221;benim&#8221; kelimesiyle bahsetmemesidir.  </p>



<p>Onun için Dormen tiyatrosu bir ailedir ve bu yuva &#8221;bizim&#8221;dir. Hal böyle olunca bir kez o aileye katılan, birlikte çalışma fırsatı olan insanlar ömür boyu kopmayacak bir bağ ile birbirlerine bağlanmışlardır. Göksel Kortay&#8217;ın &#8220;<em>Birbirimizi seneler sonra sokakta görsek içimiz titrer. Birinin bir derdi olduğu zaman herkes seferber olur, koşup gelir.</em>&#8221; cümleleri bu bağın ispatı niteliğindedir.</p>



<p>Aidiyeti oluşturan en önemli etmenlerden biri de insanın bir birey olarak değerli olduğunu hissetmesidir. Turnelere giderken başrol oyuncusundan dekorcusuna herkesin aynı arabaya binmesi, aynı otelde konaklaması, insanların eşit olarak bir arada olması bunun sağlandığının kanıtıdır.  </p>



<p>Haldun Dormen gelecek kuşaklara iyi oyuncular yetiştirmek adına adımlar atan bir tiyatrocudur. Şüphesiz ki efsane olmasının nedeni de budur. Çünkü o bir çift hevesli ve yetenekli göz gördüğünde onu bir anda tanır ve sahneye iter. Oyuncu ne kadar kendinden şüphe ederse o kadar alkışlar bir o kadar da &#8220;<em>Yaparsın Şekerim!</em>&#8221; diye seslenir. Kuliste, okuma odalarında, tiyatro sahnesinde ve evinde oyuncularını, yazarlarını cesaretlendirir. Kendi gücünü ve hayat enerjisini diğer insanların hayatına dokunmasına borçludur. </p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-bir-belgesel-olarak-yaparsin-sekerim">Bir Belgesel Olarak Yaparsın Şekerim!</h2>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/09/yaparsin-sekerim-5.jpg" alt="yaparsın şekerim" class="wp-image-10676" width="840" height="438" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/yaparsin-sekerim-5.jpg 637w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/yaparsin-sekerim-5-300x156.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/yaparsin-sekerim-5-480x250.jpg 480w" sizes="(max-width: 840px) 100vw, 840px" /></figure>



<p>Atmosferiyle seyirciyi büyüleyen bir belgesel Yaparsın Şekerim! Haldun Dormen&#8217;in Duygu Sağıroğlu&#8217;yla birlikte seneler önce yeniden topluma kazandırdığı Ses Tiyatrosunun atmosferi seyirciyi oyun öncesi sohbet eden bir havaya sokuyor.  </p>



<p>Bunun yanı sıra, belgeselde yer verilen sanatçıların anlatım dili belgeselin bir su gibi akmasını sağlıyor. Böylesine güzel ve vefa dolu bir projeyi seyrediyor olmak insana &#8220;iyi ki&#8221; dedirtiyor. İyi ki bu topraklarda yaşıyoruz&#8230; İyi ki yaşayan değerlerimizin kıymetini biliyoruz&#8230;</p>



<p><em>Yaparsın Şekerim</em>&#8216;in beni en çok etkileyen özelliklerinden biri Metin Serezli ve Güler Yiğit&#8217;le karşılaşmak oldu. Bir tiyatrosever olarak Metin Serezli&#8217;nin konuşmaya başladığı an göz pınarlarımda yaşlar birikti. Belgeselin yaratımında emeği geçenlerin Haldun Dormen&#8217;e bu kadar yakın insanlara vefat etmiş olmalarına rağmen yer vermeleri takdire şayandı. Geçmişin ve geleceğin buluştuğu bu belgesel kurgusu ve tekniğiyle de büyüleyici olmayı başarıyor.</p>



<p><em>Yaparsın Şekerim</em>&#8216;le ilgili söylemeden geçemeyeceğim bir nokta var. Lütfen belgesel biter bitmez kapatmayın! Çünkü kamera arkası görüntülerinde bolca kahkaha atacaksınız!</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-sira-bizde-yapariz-sekerim">Sıra Bizde! &#8221;Yaparız Şekerim!&#8221;</h2>



<p><em>Yaparsın Şekerim</em>, uzun zamandır seyrettiğim en ilham verici yapım. İnsanın her şeyden önce içine bakması gerektiğine ışık tutuyor bu belgesel. Kırmadan, incitmeden, birilerinin üzerine basıp geçmeden başarıya ulaşılabileceğini gözler önüne seriyor. Sevdiğin iş ne olursa olsun onu yapman gerektiğinin altını çiziyor. </p>



<p>Her insanın içinde taşıdığı bir cevher olduğunu vurguluyor <em>Yaparsın Şekerim!</em> Belgesel bittikten sonra düşünmeye itiyor seyircisini. Haldun Dormen bu belgesel sayesinde yalnızca gözlerinde ışığı gördüğü insanlara değil, göremediği pek çok seyircisinin de imdadına yetişiyor ve &#8220;Yaparsın Şekerim!&#8221; diyor. Başarının yolunun insanlık, inanç ve sevgiden geçtiğini ispatlıyor. </p>



<p>Netflix&#8217;te seyredebileceğimiz bu belgesel sayesinde ruhumuza dönüp ne istediğini soruyoruz yeniden. Ve aldığımız cevap her neyse &#8220;<em>Yaparız Şekerim!</em>&#8221; diyerek gülümsüyoruz. Hayata dokunan, insanın ruhuna işleyen bu belgeseli sakın kaçırmayın!</p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/yaparsin-sekerim-ilham-veren-bir-belgesel/">Yaparsın Şekerim!: İlham Veren Bir Belgesel</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kazankultur.com/yaparsin-sekerim-ilham-veren-bir-belgesel/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gönül: Bir Aşk Hikâyesi</title>
		<link>https://www.kazankultur.com/gonul-bir-ask-hikayesi/</link>
					<comments>https://www.kazankultur.com/gonul-bir-ask-hikayesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kumsal Kıvılcım]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Sep 2022 21:29:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[gönül]]></category>
		<category><![CDATA[gönülfilm]]></category>
		<category><![CDATA[gönülfilmiinceleme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edavet.com.tr/kazankultur/?p=9964</guid>

					<description><![CDATA[<p>BKM'nin yapımcılığını üstlendiği Gönül'ü olumlu/olumsuz yönleriyle ele aldığımız incelememiz sizlerle...</p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/gonul-bir-ask-hikayesi/">Gönül: Bir Aşk Hikâyesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><em>Gönül</em>; BKM&#8217;nin yapımcılığını üstlendiği, Soner Caner tarafından yazılan ve yönetilen bir aşk filmi. Filmin baş rollerini Erkan Kolçak Köstendil, Hazar Ergüçlü ve Bülent Emin Yaralar paylaşıyor. Hayatın keşmekeşinden sıkılan ve farklı bir film izlemek isteyenler Netflix&#8217;ten <em>Gönül</em>&#8216;e ulaşabilirler.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-ask-her-dilde-aynidir">Aşk Her Dilde Aynıdır</h2>



<p>Gönül filminde Hindistan&#8217;dan Orta Doğu&#8217;ya göçen çingene bir grup olan Domların masalsı yaşantısı anlatılıyor. Filmimiz Domların bir düğüne çalgıcılık yapmaya gitmesiyle başlıyor. Domların yakışıklı fakat bir o kadar da deli olan Piroz&#8217;u, Sümbül&#8217;üyle bu düğünde karşılaşıyor.  </p>



<p>Peki, Sümbül kim dersiniz? Düğünün gelini. Zorla evlendirilen, muhtemelen evlendirildiğinin farkında bile olmayan bu uçuk kaçık kız bir melodiyle tüm gerçekliğe göğüs geriyor film boyunca: Na nigi nigi na nigi na na&#8230;  </p>



<p>Gelinliğini giymek üzere odasında yalnız bırakılan Sümbül bu melodiyi mırıldanırken pencereden onu duyan Piroz da melodinin devamını getiriyor ve perde aracılığıyla birbirleriyle oynuyorlar. Ve böylece birbirlerine melodiyi mırıldanarak aşklarını ilan etmiş oluyorlar. Keyifle mırıldandıkları melodinin kaderlerini değiştireceğini bilmeden&#8230;</p>



<p>Odaya birinin gelmesiyle ayrılan, birbirinin ismini bile bilmeyen bu iki deli, ilk görüşte aşık oluyorlar. Bunun üzerine Piroz arkadaşlarına birine aşık olduğunu bile söylüyor. Bu sırada Sümbül de evlenmek üzere olduğu adamdan bu melodiyi mırıldanmasını istiyor ve onunla dalga geçiyor. Buna karşılık ise bir <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/nihan-kaya-klasik-cocuk-masallari-ve-degisim" target="_blank" rel="noreferrer noopener">masal</a> aleminde yaşamadığını hatırlatıyor ona. </p>



<p>Sümbül&#8217;ün düğün alanına gelmesiyle kısa süre içinde bir kavga çıkıyor. Tüm bunlar olurken de Piroz ve Sümbül kavgaya aldırmadan birbirlerine uzun uzun bakıyorlar.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-gonul-surprizleri">Gönül Sürprizleri</h2>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/09/gonul1.jpg" alt="" class="wp-image-10020" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/gonul1.jpg 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/gonul1-300x169.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/gonul1-768x432.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/gonul1-480x270.jpg 480w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Yazının bu bölümünde <strong>spoiler </strong>bulunmaktadır.</p>



<p>Gönül, tam işler çığırından çıktı derken yaptığı sürprizlerle insanı gülümseten bir film. O kavganın ardından ne yaşandığını merak ediyor seyirci. Ve at arabasına bağlı eşeğin üzerinde Sümbül ve müstakbel kocasını görüyoruz. At arabasını ise Piroz kullanıyor. Onları kendi yollarına uğurluyoruz ve Piroz hayatının en mutlu haberini alıyor. Sümbül&#8217;ün baba evine bakire olmadığı için geri götürüldüğünü öğreniyor. Ve başlıyor düğün alayı. Bundan sonra aralarında evlenmek için hiçbir engel kalmadığını düşünüyor Piroz.</p>



<p>Köylerine varır varmaz kaçarak eski sevgilisini aramaya giden baba Mirze&#8217;yi bağladıkları sandalyeden çözüyorlar. Ve ona kız istemeye gidecekleri haberini veriyorlar. Mirze ise bu durumu büyük bir heyecan ve mutlulukla karşılıyor. Bunun üzerine ahali hazırlanıyor, renkli dünyaları bir düğün alanına dönüşüveriyor. Ve kızımız Sümbül&#8217;ü Allah&#8217;ın emri peygamberin kavliyle oğlumuz Piroz&#8217;a istemeye gidiyoruz.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-muzik-silahtan-ustundur">Müzik Silahtan Üstündür!</h2>



<p>Yazının bu bölümünde <strong>spoiler </strong>bulunmaktadır.</p>



<p><em>Gönül</em>&#8216;de kız isteme merasiminde de hiçbir şey beklediğimiz gibi gitmiyor. İstemeye gelirken özenle giyinip hazırlanan Domların normal bir şekilde kız isteyeceğini düşünüyoruz. Fakat onlar bir şarkı tutturuyorlar. Ve dünya bir anda güzelleşiyor.  </p>



<p>Buna rağmen Sümbül&#8217;ün babası olan Ağa&#8217;nın yüzünde mimik bile oynamıyor. Ve nihayetinde onları evinden kovuyor. Bu sırada ahıra kapatılan Sümbül ise olanlardan habersiz samanları havaya serpiştirip duruyor. Ta ki Piroz ona yoldaşlık etmek için ahırın damındaki pencereyi kendisine mesken edinene kadar.</p>



<p>Her zamanki gibi ahırın damının penceresinden konuştukları bir günde Sümbül&#8217;ün ailesi ahıra geliyor ve onu öldüreceklerini konuşuyorlar. Bunu duyan Piroz irkiliyor ve elindeki müzik aletinden çıkan ses Sümbül&#8217;e zarar vermek üzere olan abisini korkutuyor. Böylece müziğin tüfekten daha güçlü bir silah olabileceği ihtimaliyle karşılaşıyoruz. </p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-saraydan-kiz-kacirma">Saraydan Kız Kaçırma</h2>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="790" height="527" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/09/gonul-3.jpg" alt="" class="wp-image-10021" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/gonul-3.jpg 790w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/gonul-3-300x200.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/gonul-3-768x512.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/gonul-3-720x480.jpg 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/gonul-3-480x320.jpg 480w" sizes="(max-width: 790px) 100vw, 790px" /></figure>



<p>Yazının bu bölümünde <strong>spoiler </strong>bulunmaktadır.</p>



<p><em>Gönül</em> bu olaydan sonra başka bir boyut kazanıyor. Ve Piroz, Sümbül&#8217;ü kurtarmak için Hogir&#8217;den yardım istiyor. O sesin ardından Sümbül&#8217;ün cinli olduğuna inanan ailesi, cini çıkarması için Hogir&#8217;den yardım istiyor. Ve Hogir yaptığı oyun sayesinde Sümbül&#8217;ün ölmüş gibi görünmesini sağlıyor. Bunun üzerine ailesi tarafından gömülen Sümbül, Piroz tarafından toprak altından kurtarılıyor. Ve kefeniyle Domların arasına katılıyor.</p>



<p>Eğlenceli ve rengarenk bir nikah töreni karşılıyor bizleri Gönül&#8217;ün bu bölümünde. Özellikle nikahtan sonra dua okuma sahnesi seyirciyi hem güldürüyor hem de düşündürüyor. Fakat bu mutluluk pek de uzun sürmüyor. Ve Sümbül&#8217;ün ailesi mezarı boş bulunca onu kaçıranların Domlar olduğunu anlıyor. Bunun üzerine kızlarının peşine düşüyorlar.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-olumsuz-ask">Ölümsüz Aşk </h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/09/gonul--1024x682.jpg" alt="gönül" class="wp-image-10097" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/gonul--1024x682.jpg 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/gonul--300x200.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/gonul--768x512.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/gonul--720x480.jpg 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/gonul--480x320.jpg 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/gonul-.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Yazının bu bölümünde <strong>spoiler </strong>bulunmaktadır.</p>



<p>Gönül, yalnızca bir aşkı değil aşkın genelini farklı bir bakış açısıyla anlatan bir film. Bu özelliğini ailenin en yaşlı üyesi Mirze&#8217;nin unutamadığı aşkı Dilo&#8217;yu bulma ümidiyle seyirciye ispatlıyor. Sevdiği kız olan Dilo yerine başka bir kadınla evlendirilen Mirze ömrü boyunca Dilo&#8217;sunu unutmayan bir adam.  </p>



<p>Mirze, karısı öldükten sonra Dilo&#8217;nun peşine düşüyor ve bu nedenle sürekli at arabasıyla topluluktan uzaklaşıyor. Gittiği yeri ise hiç kimse bilmiyor. Babalarının bu umutsuz aşkın pençesine düşmüş olması onları endişelendiriyor. Ve buna kendilerince bir çözüm buluyorlar.</p>



<p>Dilo&#8217;nun geldiğini fakat yakalandığı hastalık nedeniyle kimseye yaklaşmaması gerektiğini babalarına anlatıyorlar. Ve kurdukları, özel olarak aydınlattıkları bir çardağa insan boyunda samandan bir bebek koyuyorlar. Babalarını ise sınırı aşmaması gerektiğini söyleyerek uyarıyorlar. Bu noktada devreye Bülent Emin Yarar&#8217;ın muhteşem oyunculuğu giriyor. Akıl almaz sesiyle öyle bir şarkı söylemeye başlıyor ki onun gözünden akan her yaş yüreğimize serpiliyor.</p>



<p>Aşkın ne olduğunu bilen, onu iyi tanıyan bu adam, Piroz ve Sümbül&#8217;ün en büyük destekçisi oluyor. Ta ki sevgilisi Dilo&#8217;nun yalnızca samandan bir bebek olduğunu anlayana kadar&#8230; Mirze o anın etkisiyle çardağı ateşe veriyor. Ve sabah olduğunda ailesi çaresizce onun küllerini çardakta arıyor. Fakat bu sırada Mirze sevgilisi olarak gördüğü samandan Dilo ile aşk yuvalarına doğru yola çıkıyor.  </p>



<p>Yuvaları ise Mirze&#8217;nin özel olarak onlar için kazdığı iki mezar. Üstelik aralarında birbirlerini görebilecekleri bir boşluk bile var. Mezarda yan yana uzandıkları sahnede Mirze&#8217;nin yüzündeki buruk mutluluğu görmek insana aşkın nasıl bir şey olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-gonul-un-karakterleri">Gönül&#8217;ün Karakterleri </h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/09/gonul-filmi-inceleme-1024x576.jpg" alt="gönül filmi inceleme" class="wp-image-10094" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/gonul-filmi-inceleme-1024x576.jpg 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/gonul-filmi-inceleme-300x169.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/gonul-filmi-inceleme-768x432.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/gonul-filmi-inceleme-480x270.jpg 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/gonul-filmi-inceleme.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><em>Gönül</em> filminin insanın aklını soru işaretleriyle dolduran pek çok yönü var. Bunlardan biri de karakter derinliği. Gönül&#8217;ün seyirci üzerinde bıraktığı hissiyat çok yoğun. Fakat karakterlerin yeterince tanıtılmamış olması bu yoğunluğun bir nebze de olsa azalmasına neden oluyor. Mesela Sümbül&#8217;ün ve Piroz&#8217;un neden bu kadar uçarı olduklarına dair küçük bir işaret bile yok. Ayrıca Sümbül&#8217;ün evlenme aşamasına nasıl geldiğini, neden bakire olmadığını da bilmek istiyor seyirci. Mirze&#8217;nin Dilo&#8217;yla evlenememesi ise başka bir merak konusu&#8230;</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-seytan-ayrintida-gizlidir">Şeytan Ayrıntıda Gizlidir</h2>



<p><em>Gönül</em>&#8216;ün istenen başarıya ulaşamadığını düşünmemin nedenlerinden biri olay örgüsü içerisinde boş bırakılan alanlar. Filmin çatısı giriş, gelişme ve sonuç üzerine kurulmuş olsa da gelişme bölümündeki detay eksikleri ve aksaklıkları seyirciyi filmin atmosferinden alıkoyuyor.  </p>



<p>Bu eksiklerden biri Piroz&#8217;un ahırın damında ayakta dururken insanlara görünmemesi. Herhangi bir temele oturmayan bu mantık hatası seyirciye &#8220;ben ne izliyorum&#8221; diye sorgulatıyor. Bunun yanında Mirze&#8217;nin vurulduktan sonra taşınırken vücudunda hiç kan olmaması gibi detay eksiklikleri filmin büyüsüne ağır bir darbe indiriyor.  </p>



<p>Ayrıca Sümbül&#8217;ün toprağın altından gelen sesi &#8220;Bu kız nasıl oldu da o kadar zaman nefessiz kaldı? Toprağın altından ses bu kadar berrak gelebilir mi?&#8221; sorularının sorulmasına neden oluyor. Filmin ana hatları dışında detaylarının da çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle <em>Gönül</em>&#8216;ü izlerken karşılaştığım bu eksikler özellikle dikkatimi çekti. Ve kısa süreliğine de olsa beni filmin büyülü atmosferinden uzaklaştırdı ne yazık ki. </p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-gonul-filminde-muzikler-ve-atmosfer">Gönül Filminde Müzikler ve Atmosfer</h2>



<p><em>Gönül,</em> Vedat Özdemir&#8217;in görüntü yönetmenliğini yaptığı muhteşem bir tablo&#8230; İnsan Vedat Özdemir sayesinde kendini Domları anlatan bir resmin içinde hissediyor. Sarı, turuncu ve kırmızının tonları insanın ruhunu okşuyor. Böylesine büyülü bir atmosferde renk ve mekan derinliğinin kullanımı çok etkileyici bir rol oynuyor. Bunların yanında alışık olmadığımız plonje kullanımları insanda filmi durdurup bir süre görüntüyü izleme isteği uyandırıyor.</p>



<p><em>Gönül</em>&#8216;de kullanılan müzikler kimi zaman insanın içini ısıtıyor kimi zaman ise yüreklerimize derin bir hüzün oturtuyor. Özellikle kültürel müziklere yer verilmesi filmin duygusunu arttırıyor. Bunun yanında Vedat Yıldırım ve Cansun Küçüktürk tarafından hazırlanan özgün müzikler de filme ayrı bir değer katıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-umut-isigi">Umut Işığı</h2>



<p><em>Gönül</em>, Türkiye&#8217;deki her oyuncunun aynı rolü oynaması sorununa güneş gibi doğuyor. Özellikle başrol oyuncularının daha önce buradaki karakterlere benzer hiçbir karaktere can vermemiş olması seyirciye heyecan veriyor.  </p>



<p>Her oyuncunun hayali olan bu fırsatı Erkan Kolçak Köstendil, Hazar Ergüçlü ve Bülent Emin Yaralar oldukça iyi değerlendirmiş. Can verdikleri karakterler biraz olsun itici gelmiyor seyirciye. Üstelik anlatılması zor bir topluluk onlar sayesinde ete kemiğe bürünüyor. </p>



<p>Eksikleri gedikleri olsa da masalsı yönüyle diğer Türk filmlerinden kolaylıkla ayrılan bir <a href="https://www.youtube.com/watch?v=UheQKi0Hc3c" target="_blank" rel="noreferrer noopener">film</a><em> Gönül</em>. Sinema sektöründe böylesine farklı bir iş yapmış olmanın çok kıymetli olduğunu düşünüyorum ve bunu önemli bir adım olarak görüyorum. Bu gelişme bir seyirci olarak oldukça heyecanlandırıyor beni. Umuyorum ki denemeye ve daha iyilerini yapmaya devam ederiz. Filmsiz tek bir gününüz bile geçmemesi dileğiyle.</p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/gonul-bir-ask-hikayesi/">Gönül: Bir Aşk Hikâyesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kazankultur.com/gonul-bir-ask-hikayesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Masal Bitti, Ben Büyüdüm: Eğlenceli Bir Serüven</title>
		<link>https://www.kazankultur.com/masal-bitti-ben-buyudum-eglenceli-bir-seruven/</link>
					<comments>https://www.kazankultur.com/masal-bitti-ben-buyudum-eglenceli-bir-seruven/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kumsal Kıvılcım]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Aug 2022 00:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[masalbittibenbüyüdüm]]></category>
		<category><![CDATA[masalbittibenbüyüdümfilm]]></category>
		<category><![CDATA[masalbittibenbüyüdüminceleme]]></category>
		<category><![CDATA[netflixtürkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edavet.com.tr/kazankultur/?p=9043</guid>

					<description><![CDATA[<p>Netflix kataloğunda yer alan Masal Bitti, Ben Büyüdüm hakkındaki incelememiz sizlerle! </p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/masal-bitti-ben-buyudum-eglenceli-bir-seruven/">Masal Bitti, Ben Büyüdüm: Eğlenceli Bir Serüven</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><em>Masal Bitti, Ben Büyüdüm</em>, Netflix&#8217;te seyredebileceğiniz, Kristoffer Karlsson Rus’ın yönettiği muhteşem bir aile filmi. Senaryosunu Agnieszka Dabrowska&#8217;nın kaleme aldığı film, peri masallarını andıran anlatımıyla gerçekliğe ışık tutuyor. Güldürürken düşündüren Masal Bitti, Ben Büyüdüm, çağın sorunlarını on bir yaşında bir çocuğun gözünden aktarıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-gercek-dunya-ile-tanisma">Gerçek Dünya İle Tanışma</h2>



<p><em>Masal Bitti, Ben Büyüdüm</em> on bir yaşında bir çocuğun e-sporcu olma hayali ekseninde yaşadıklarını anlatıyor. Hayalleri annesi tarafından desteklenen Waldi, rahat bir hayat yaşıyor. Ta ki büyük teyzesi Mariolka gelene kadar.</p>



<p>Annesi Tereska’nın rahatsızlığı nedeniyle evden ayrılmasıyla Mariolka ile Waldi’nin serüveni başlıyor. Mariolka, eğlenceli ve sivri dilli bir karakter. İşe önce kilolu bir çocuk olan Waldi’nin sağlığına el atarak başlıyor. Ona zorla sağlıklı yiyecekler yediriyor, spor yaptırıyor. Bilgisayar oyunlarından başka hiçbir şey düşünmeyen Waldi&#8217;yi gerçek yaşamla teyzesi tanıştırıyor. Mariolka sayesinde Waldi, yemekleri yapıyor ve tüm ev işleriyle tek başına ilgileniyor. On bir yaşında olmasına rağmen annesi tarafından okula götürülen Waldi, teyzesinin gelişiyle birlikte okula bile tek başına gidiyor. Annesi gitmeden önce sürekli rüyalara dalan karakterimiz, hayal bile kuramayacak kadar yorgun düşüyor. Kısacası masal bitiyor ve Waldi büyüyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading" id="h-waldi-nin-sorunlari">Waldi&#8217;nin Sorunları</h3>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/08/masal-bitti-1024x576.jpg" alt="" class="wp-image-9066" width="805" height="452" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/08/masal-bitti-1024x576.jpg 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/08/masal-bitti-300x169.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/08/masal-bitti-768x432.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/08/masal-bitti-1536x864.jpg 1536w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/08/masal-bitti-480x270.jpg 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/08/masal-bitti.jpg 1920w" sizes="(max-width: 805px) 100vw, 805px" /></figure>



<p>On bir yaşındaysanız ve en sevdiğiniz şey bilgisayar oyunu oynamaksa ihtiyacınız olan tek şey anlayışlı bir anne. Oyun oynamanın saati yok, sorumluluk yok&#8230; Yalnızca arkanıza yaslanıp dikdörtgen kutunun içinde olup bitenlere sığınabilirsiniz. Tabii hayatın iki tuşa indirgenemeyecek kadar kayda değer olduğunun farkında değilseniz.</p>



<p><em>Masal Bitti, Ben Büyüdüm</em>&#8216;ün başında, Waldi&#8217;nin hayatın ne olduğuna dair bir fikri yoktu. Karşıdan karşıya annesi tarafından geçirilen, gece boyu bilgisayar oynayan bir çocuğun hayatında kötü giden tek bir şey vardı. O da en yakın arkadaşının ergenliğe girmesi. Steszek&#8217;in kızları fark etmesi, Waldi&#8217;yle aralarındaki iletişim ağının incelmesine neden oldu. Fakat onların arkadaşlığını her şeye rağmen ayakta tutan şey bilgisayar oyunuydu. </p>



<p> Peki ya içlerinden biri bilgisayardan  da uzak kalmak zorunda olsaydı? Bu noktada devreye Waldi&#8217;nin büyük teyzesi Mariolka&#8217;nın onun hayatına bir balyoz gibi inmesi karşımıza çıkıyor. Waldi&#8217;nin hiçbir zaman doğru telaffuz edemediği öncelik kelimesi artık hayatında gerçek bir boyut kazanıyor. Mariolka&#8217;nın tavırları ve istekleri Waldi&#8217;yi küçük bir çocuk olmaktan alıkoyuyor ve onu yalnız yaşayan bir adam haline getiriyor.</p>



<p>Peki, Waldi&#8217;nin buna karşı tepkisi ne oluyor? Tabii ki sessiz bir isyan. Hayatını alt üst eden büyük teyzesi Mariolka&#8217;ya karşı cephe alıyor Waldi. Fakat bunu tahmin edebileceğiniz üzere ona pek de belli etmeden yapıyor. Çünkü tanımadığı hatta deli olarak nitelendirdiği bu kadından fazlasıyla çekiniyor. İstediği her şeyi harfi harfine yapmasına rağmen onu atlatmanın yollarını arıyor.  </p>



<p>Başaramayınca da çözümü onu sessizce rahatsız etmekte buluyor. Şişme yatağını patlatıyor, ona surat asıyor ve yüzünden tamamen nefret okunuyor. Film boyunca Waldi&#8217;nin iç sesini duyuyor olmamız da onun içinde bulunduğu durumu daha rahat kavramamızı sağlıyor. Peki, bu durumda Mariolka ne yapıyor? Görmezden geliyor. Çünkü Waldi&#8217;nin böyle hissetmesinin ve ona karşı tavır almasının normal olduğunu çok iyi biliyor. </p>



<p>((Yazının devamı yapımın sonu hakkında <strong>-spoiler-</strong> içermektedir.)</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-masal-bitti-ve-waldi-buyudu">Masal Bitti ve Waldi Büyüdü</h2>



<p>Üç Kral Takımı Waldi&#8217;nin hayatta en önem verdiği bağlardan birini oluşturuyor. E-spor turnuvalarına katıldığı bu takımda Waldi ve Steszek dışında bir de Rudy bulunuyor. Rudy çok iyi bir oyuncu olduğu için onlara tepeden bakıyor ve bu takımın bir parçası olmayı onlara bir lütufmuş gibi hissettiriyor.<em>  </em></p>



<p><em>Masal Bitti,Ben Büyüdüm</em> filminin başından itibaren Waldi ve Steszek&#8217;in ona olan hayranlığını görüyoruz. Fakat Waldi bir gece tüm gün iş yapmaktan yorgun düşünce olanlar oluyor ve bilgisayar başında uyuyakalıyor. Hem de tam birlikte oyun oynayacakları saatte. Bu durum karşısında en yakın arkadaşı anlayış gösterse de Rudy takımı terk ediyor ve  başka bir takımda oynamaya başlıyor. Üstelik iki yakın arkadaş bunu internette Rudy&#8217;nin paylaştığı bir videodan öğreniyorlar. </p>



<p>Takımın dağılmasıyla sonuçlanan bu uyku durumu üzerine ise Waldi, büyük teyzesiyle konuşuyor ve Mariolka&#8217;nın uyuduğunu fark etmesine rağmen onu uyandırmadığını öğreniyor. Bu konuşmanın üzerine ise büyük teyzesinin kendisini tavandan sallandırıp, eve getirdiği bitkilere tepeden baktığını görüyor. Ve Waldi büyük teyzesinin deli olduğunu düşünerek evden kaçıp annesinin kaldığı hastaneye gitmeye karar veriyor.</p>



<p>Zor bir yolculuğun ardından ulaştığı hastane odasının kapısında annesinin peruğunu çıkarmasıyla birlikte Waldi gerçeklerle yüzleşiyor. Masal Bitti, Ben Büyüdüm&#8217;ün belki de en can alıcı noktası olan bu sahne insanın yüreğini burkuyor. Seyirci Waldi&#8217;nin kapıyı açıp annesinin boynuna atlayacağını düşünürken, o ağlayarak eve dönüyor. On bir yaşında bir çocuk büyümeyi reddediyor. Korku ve acıyla yüzleşmekten kaçıyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading" id="h-masal-bitti-ve-yuzlesme-basladi">Masal Bitti ve Yüzleşme Başladı</h3>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="427" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/08/masal-bitti-1.jpg" alt="" class="wp-image-9067" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/08/masal-bitti-1.jpg 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/08/masal-bitti-1-300x125.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/08/masal-bitti-1-768x320.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/08/masal-bitti-1-480x200.jpg 480w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><em>Masal Bitti, Ben Büyüdüm</em>, gerçek bir büyüme öyküsü. On bir yaşındaki Waldi, ilk defa boyundan büyük bir acıyla yüzleşiyor ve bunu tek başına göğüslemeye karar veriyor. Hiç kimseye derdini anlatmadan usulca kabuğuna çekiliyor. Bu acı onun gözünde kalan her şeyi önemsizleştiriyor. En yakın arkadaşıyla yaptığı tartışma da grubunun dağılmış olması da büyük teyzesinin ona yaptıkları da bir anda kül oluyor Waldi&#8217;nin yüreğinde. Çünkü baş edemeyeceği tek şey olan ölüm korkusuyla erken yaşta yüzleşmek zorunda kalıyor. </p>



<p>Waldi&#8217;nin içinde yaşadığı acıyı ilk önce en yakın arkadaşı fark ediyor. Fakat Waldi öyle kalın bir duvar örüyor ki dış dünyayla arasına, Steszek ona ulaşamıyor. Ve nihayetinde Steszek, endişesini büyük teyze ile paylaşıyor. Bu noktadan sonra Mariolka, acısının farkında olduğunu hissettirmeden Waldi&#8217;yi mutlu etmenin yollarını buluyor. Bisiklete binerken sürekli kontrol altında tuttuğu çocuğu biraz olsun serbest bırakıyor. Fakat yine de içindeki çocuğa karşı gelemiyor ve Waldi&#8217;ye bir oyun oynayarak Steszek&#8217;in evinin önündeki bisikleti çalıyor. </p>



<p> Waldi bu durum karşısında hayal gücünü kullanarak büyük bir yalan uyduruyor büyük teyzesine. Mariolka ise bu yalanı sonuna kadar dinleyip en sonunda kahkahayı patlatıyor. Mariolka&#8217;nın onunla oyun oynadığını fark etmesi Waldi için bir patlama noktası oluyor. Ve teyzesinin her gün kendini tavana bağladığı ipleri kesiyor. Bunun üzerine sinirle Waldi&#8217;nin odasına giden Mariolka, onu annesinin sabahlığına sarılarak pencereden bakarken görüyor. Ve durumun ciddiyetini kavrıyor ve bir barış nişanesi olarak ona çikolata getiriyor. Fakat Waldi çikolatayı kabul etmiyor. </p>



<p>Evdeki işlerini aynı düzen ve tertiple yapmaya devam eden Waldi <em>Masal Bitti, Ben Büyüdüm</em>&#8216;ün kalan kısmında bir dönüşüm geçiriyor. Gerçeklerden kaçmaya çalışarak annesinin telefonlarını açmıyor ve bu konu üzerine asla konuşmuyor. Arkadaşıyla birlikte yeniden takım kurmaya karar vererek hayatın normal seyrine kendini adapte etmeye çalışıyor. Tüm bunlar olurken de ilk aşkı tadıyor. </p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-dugum">Düğüm</h2>



<p>Cevap alamadığı telefonlar annesine kendini çok kötü hissettiriyor. Bunun üzerine oğluyla konuşmak için hastaneden çıkıp eve geliyor. Fakat Waldi bu durumda bile konuşmaktan kaçıyor ve annesine hiçbir şey yokmuş gibi çay demliyor. Annesi ise tüm hastalığını unutarak oğlunun çay demlemesini tedirginlikle karşılıyor. Sıcak suyun on bir yaşındaki bir çocuk için büyük bir tehlike olduğunu düşünüyor. Fakat Mariolka sayesinde hiçbir şey söylemeden oğlunun çay yapmasına izin veriyor. Oğlu, konuşmayı reddedince Teresca hastaneye geri dönüyor.</p>



<p>Waldi&#8217;nin hayatında ise her şey yolunda gitmeye başlıyor. Arkadaşının cinsiyetçi tavırlarını kırıp takıma aşık olduğu kızı, Delfina&#8217;yı alıyor. Güzel bir arkadaş grubu olma yolunda ilerlerken ise Waldi bir hayal kırıklığı daha yaşıyor. En yakın arkadaşının, sevdiği kıza çıkma teklif ettiğini öğreniyor. Bunun üzerine ise gemileri yakıyor ve onlardan habersiz birlikte katılacakları turnuvanın başvuru kağıdını yırtıp çöpe atıyor.</p>



<p>Annesi bir kez daha eve döndüğünde ise onu büyük bir olgunlukla karşılıyor Waldi. Daha önce bilgisayarını götüremediği için görmeye gitmediği dedesinin yanına gitmeyi teklif ediyor annesine. Teyzesi ise evine dönecekken ona ihtiyacı olduğunu söylüyor. Böylece <em>Masal Bitti, Ben Büyüdüm</em>&#8216;ün bu bölümünde mutlu bir aile portresi çıkıyor karşımıza.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-dugumler-cozuluyor">Düğümler Çözülüyor</h2>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/08/masalbitti-1024x576.jpg" alt="" class="wp-image-9068" width="830" height="467" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/08/masalbitti-1024x576.jpg 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/08/masalbitti-300x169.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/08/masalbitti-768x432.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/08/masalbitti-480x270.jpg 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/08/masalbitti.jpg 1280w" sizes="(max-width: 830px) 100vw, 830px" /></figure>



<p>Araları çok iyi olan Waldi ile dedesi birlikte zaman geçiriyorlar, aşk ve dostluk üzerine konuşuyorlar. Waldi, annesinin dedesinden hastalığını gizlediğini fark ediyor ve buna göz yummuyor. Fakat dedesi ona yalanın çeşitli nedenlerden söylenmiş olabileceğini anlatarak Waldi&#8217;nin bakış açısını değiştiriyor. Dedesinin yanında geçirdikleri birkaç günün ardından hem Mariolka&#8217;nın sırlarını öğreniyor hem de kocaman bir insana dönüşüyor. Cebinde dedesinin ona verdiği notları taşıyıp teyzesi ve annesine bu sır dolu zarfları uzatıyor. Ve Masal Bitti, Ben Büyüdüm, buruk bir sevinçle son buluyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-yapamadiklarimiz">Yapamadıklarımız</h2>



<p><em>Masal Bitti, Ben Büyüdüm</em> çağın sorunlarına ışık tutuyor. Bir <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/the-lost-daughter-anneligin-imkansizligi" target="_blank" rel="noreferrer noopener">annenin</a> çocuğunu korumak için onun sorumluluklarını üstlenmesinin ne kadar yanlış olabileceğini gösteriyor bizlere. Bunların yanında sporun bedeni ve zihni çalıştırmak olduğunu güzellikle anlatıyor. Hepimizi hapsolduğumuz bilgisayar ekranlarından başlarımızı kaldırmaya teşvik ediyor<em> Masal Bitti, Ben Büyüdüm</em>. </p>



<p>Kaçtığımız her şeyi sevgiyle kucaklamayı ve derin bir nefes almayı bize hatırlatan bu film hoşça vakit geçirmek isteyenler için izlemeye değer. </p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/masal-bitti-ben-buyudum-eglenceli-bir-seruven/">Masal Bitti, Ben Büyüdüm: Eğlenceli Bir Serüven</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kazankultur.com/masal-bitti-ben-buyudum-eglenceli-bir-seruven/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mezarlık: Kadınların Sesi</title>
		<link>https://www.kazankultur.com/mezarlik-kadinlarin-sesi/</link>
					<comments>https://www.kazankultur.com/mezarlik-kadinlarin-sesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kumsal Kıvılcım]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 Aug 2022 21:15:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[mezarlık]]></category>
		<category><![CDATA[mezarlıkdizi]]></category>
		<category><![CDATA[mezarlıkdiziinceleme]]></category>
		<category><![CDATA[mezarlıkinceleme]]></category>
		<category><![CDATA[netflixtürkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edavet.com.tr/kazankultur/?p=8307</guid>

					<description><![CDATA[<p>Netflix'in yeni projelerinden Mezarlık incelemesi sizlerle. Adeta "kadınların sesi" olan yapım büyük bir alkışı hak ediyor. Keyifli okumalar!</p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/mezarlik-kadinlarin-sesi/">Mezarlık: Kadınların Sesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><em>Mezarlık</em>, yapımcılığını Abdullah Oğuz ve Evren Oğuz’un yaptığı, yönetmenliğini Abdullah Oğuz’un üstlendiği bir Netflix dizisi. Dizinin senaryosunu ise Özden Uçar, Onur Böber ve Evren Oğuz bir nakış gibi örüyor. 2022 yapımı olan <em>Mezarlık</em> yalnızca bir polisiye değil, kadının toplumda karşılaştığı tüm baskıları detaycı bir perspektiften ele alan muhteşem bir yapım. 4 bölümden oluşan ve her bölümü bir film uzunluğunda olan <em>Mezarlık</em>, konuların birbirinden bağımsız olması ve bölüm sayısının az oluşu nedeniyle seyirci üzerinde başlayıp bitirme isteği uyandırıyor. İlk bölümü açtıktan sonra ise dizi bitene kadar ekran başına çakılıp kalıyoruz.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-genel-bir-bakis">Genel Bir Bakış </h2>



<p>Türkiye’de dizi sektörünün geldiği konuma bakıldığında, umut vadeden bir iş olarak karşımıza çıkıyor <em>Mezarlık</em>. Bu dizinin duygusal entrikaların bulunmadığı bir yapım olması özellikle dikkat çekiyor. Kadının erkek egemen toplumdaki yerini neşterle deşen bir senaryosu var <em>Mezarlık </em>dizisinin. Senaryo, karakter yaratımı ve olay örgüsü bakımından da oldukça kuvvetli.</p>



<p>Emniyet’in yeni açtığı Özel Suçlar Birimi’nin başına bir kadın başkomiser getirilir. Birce Akalay’ın hayat verdiği Önem Özülkü karakteri, yaşadıklarına rağmen duruşundan taviz vermeyen güçlü bir kadın portresi çiziyor. Karakterin nasıl bir baskı altında olduğu ilk sahnede yapmak zorunda kaldığı konuşmayla bir tokat gibi çarpıyor yüzümüze.</p>



<p>Olaylar birbiriyle anlaşmakta zorluk çekeceği belli olan üç karakterin küçük bir arşiv odasında çalışmaya başlamasıyla başlıyor. Arşivin karanlık koridorlarına ilk defa giren Önem başkomiser, ekibin önemli bir parçası olan Hasan Bey’in arşivi neden mezarlık olarak adlandırdığını bir bakışta hissediyor. Ortamın atmosferi ve Önem Hanım’ın attığı her adımda duyduğu acı dolu sesler bizlere de mezarlığın uçsuz bucaksız karanlığında hissettiriyor kendimizi.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-karakter-derinligi">Karakter Derinliği </h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/08/mezarlik_400-1024x576.jpg" alt="Mezarlık İnceleme" class="wp-image-8361" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/08/mezarlik_400-1024x576.jpg 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/08/mezarlik_400-300x169.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/08/mezarlik_400-768x432.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/08/mezarlik_400-480x270.jpg 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/08/mezarlik_400.jpg 1200w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Başarılı bir polis ve kızı için elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışan bir anne, Önem Özülkü. Dizinin ilk sahnesinden itibaren merakla neler yaptığını takip ediyoruz bu karakterin. İnsanlarla konuşurken takındığı tavırdan güçlü duruşuna, kızının yaptığı hatalara verdiği tepkilerden dostlarına karşı davranış şekillerine kadar her şeyi irdelenemeye çalışıyoruz. Seyircinin sevgi ve merakla mercek altına aldığı Önem Başkomiser davranışlarıyla hayranlık uyandırmayı başarıyor. İlk filmin ilerleyen dakikalarında ise Önem Özülkü’nün yaralarına daha yakından bakıyor ve göz yaşlarımızı tutamıyoruz.</p>



<p>Toplumda genellikle &#8220;erkek mesleği&#8221; olarak nitelendirilen polisliği hakkıyla yaptığını görüyoruz Başkomiser Önem Özülkü’nün. Başarılarına rağmen baskı altında tutuluyor, tanımadığı insanlar tarafından laf aralarında cinsiyetçiliğe maruz kalıyor ana karakterimiz. Bu küçük detaylar, her yerde yaşanabilen ve görmezden gelinmesi için uğraşılan gerçekleri bir tokat gibi yüzümüze çarpıyor.</p>



<p>Yıllarını arşivde geçiren, diğerlerinden yaşça büyük, sabırlı bir polis Hasan Bey. İnsana uzun yıllardır onu tanıdığını düşündürecek kadar samimi ve babacan bir tavrı var. Bu tavır eski Türk filmlerindeki babacanlığın aksine, daha çok sessizliği ve sakinliğinden kaynaklanıyor. Cinayetler çözülmeye çalışılırken kendi halinde çalışan bu adamın fikirlerini merak ediyor seyirci. Çatışmalarla başa çıkma yöntemi ve bazı olaylara verdiği tepkiler Hasan Bey&#8217;in hikayesinin içine çekiyor bizleri.</p>



<p>Grubun çatışmasına neden olan esas karakter ise Serdar. Emniyet Müdürü&#8217;nün oğlu olan ve başka bir birimden buraya sürülen bir adam. Başlangıçta hırçınlığının nedeninin yalnızca sürülmüş olmasıyla ilgili olduğunu düşündürülüyor seyirciye. Babasının gölgesinde kalan ve onun koruması altında bir şeyler becerebilen biri olduğu vurgulanıyor ilk bölümlerde. Fakat sonrası tam bir ters köşe.  </p>



<p>Bu nefret ettiğimiz, uyumsuz ve geçimsiz adamın daha derin bir sızısı var yüreğinde. Güven sorunu da geçimsizliği de işte bu yüzden. Bu sorunu da Başkomiserimiz Önem Özülkü tatlı diliyle açığa çıkarıyor. Böylece grup içinde güven ortamı sağlanmış oluyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading" id="h-gizlenen-karakterler">Gizlenen Karakterler  </h3>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="841" height="476" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/08/mezarlik-3.jpg" alt="Mezarlık" class="wp-image-8365" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/08/mezarlik-3.jpg 841w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/08/mezarlik-3-300x170.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/08/mezarlik-3-768x435.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/08/mezarlik-3-480x272.jpg 480w" sizes="(max-width: 841px) 100vw, 841px" /></figure>



<p><em>Mezarlık</em> dizisinde yalnızca cinayeti kimin işlediği değil, karakterlerin özel yaşamları da merak ediliyor. Olay yeri incelemenin dâhi çocuğu Berk, özel hayatını merak ettiğim karakterlerden biri oldu. Çok konuşması ve gereksiz bilgileri ardı ardına sıralaması zaman zaman ona sinir olmama neden oldu. Fakat ekibin de aynı anda benimle aynı tepkiyi vermesi su serpti içime. Berk&#8217;in bilgilerle dolu zihninin derinliklerini merak ettim dizi boyunca.</p>



<p>Merak ettiğim bir diğer karakter ise Sofia oldu. Asıl adı Nergis olan bu kadına yazının ilerleyen bölümlerinde kendi seçtiği isimle hitap edeceğim. Sofia: Ekibin serseri ve isyankâr kadını. Aslında polis olmayan, hatta polislere karşı bir ön yargısı olan bir kadın Sofia. Önem Hanım sayesinde ekibe katılarak teknoloji bilgisi gerektiren işleri kolaylıkla hallediyor. Ve bunu yalnızca hayatını kaybeden kadınlara duyduğu vicdani sorumlulukla yapıyor. Göründüğü ilk sahneden itibaren &#8221;Vay be!&#8221; dedirten bu kadının gerçekte kim olduğunu merak ediyor seyirci. Fakat merakımızı gideremeden dizi bitiyor ve bu iki gizlenen karakterin tadı damağımızda kalıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-gunesten-daha-sicak">Güneşten Daha Sıcak</h2>



<p><em>Mezarlık</em> dizisinin ilk dakikaları tek kelimeyle büyüleyici. Başkomiser Önem Özülkü&#8217;nün yaptığı konuşmanın arasına giren cinayet görüntüleri ilk sahneden yerine çiviliyor seyirciyi. <em>Mezarlık</em>, kurgusu, atmosferi ve anlatım diliyle diğer bölümlerde ilk dakikalarda yarattığı heyecanı koruyor.</p>



<p>Küle dönen bir arabanın içinde yanmış bir cesedin bulunmasıyla başlıyor ilk bölüm. Üstlerinin verdiği konuşmayı yapmak zorunda kalan başkomiser ise ergenlik çağındaki kızına hesap veriyor bu dakikalarda. Kadının hayatı boyunca nasıl zorluklarla karşılaşabileceğini bir iğne gibi batırıyor rahat koltuklarda oturan seyircisine. Kim olursan ol, hangi konuma gelirsen gel iş yerinde de evde de zorluklar yaşanabildiğini gösteriyor.</p>



<p>İlk bölümünün başlangıcında kurgu tekniği ve muhteşem senaryosuyla katili bulduğunu düşünüyor izleyici. Fakat sıkı polisiye izleyicileri yalnızca gördükleriyle tatmin olmuyor tıpkı ekibimiz gibi. Hikâyenin derinliklerine indikçe ölen kızımızın aile ilişkilerine çevriliyor gözler. Bu noktada da töre sorunuyla baş başa bırakılıyoruz.  </p>



<p>Bölümün ilerleyen dakikalarında defalarca kez katili bulduğumuzu düşünüyoruz. Fakat sürekli yenilenen ihtimaller seyir zevkinin doruklara çıkarılmasını sağlıyor. Ustaca yazılmış senaryosu sayesinde katile ulaştığımız sırada derin bir oh çekiyoruz. Bölümün sonunda ise katarsisi tüm iliklerimizde hissediyoruz.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-bir-nefes-kadar-yakin">Bir Nefes Kadar Yakın</h2>



<p><em>Mezarlık </em>dizisinin bu bölümünde Türkiye&#8217;nin çarpıcı bir portresi çıkıyor karşımıza. Bu portrenin ilk fırça darbesi, savcının olay yerinde başkomiserle yaptığı tartışma oluyor. Savcı, tartışma sırasında bir kadının öldürülmüş olmasından çok başkomiserin neden geciktiğiyle ilgileniyor. Bu <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/mobbing-is-yerindeki-siddet" target="_blank" rel="noreferrer noopener">mobbing</a>e kısa bir ışık tutulduktan sonra esas olaya geçiyoruz.  </p>



<p>Gencecik bir kızın ölümünü araştıran ekibimiz, olay yerinde edindikleri bir ipucunun peşinden gidiyorlar. Maktulün ailesiyle yapılan görüşme sırasında öldürülen kadının nasıl bir evde büyüdüğü gözler önüne seriliyor. Dini bütün bir aileyle büyüyen Nefise, ilahiyat fakültesinde okuyan bir kız. Fakat ilerleyen dakikalarda Nefise&#8217;nin aslında ilahiyat okumadığı, konservatuvarda müzik bölümünde okuduğu öğreniliyor. Aynı anda iki farklı hayat yaşayan Nefise, özel hayatında da Nefes ismini kullanıyor. Bu noktada karşımıza tek bir soru çıkıyor. &#8221;Nefise&#8217;yi mi, yoksa Nefes&#8217;i mi öldürdüler?&#8221; </p>



<p>Bu sorular eşliğinde bir barda sahne alan Nefes&#8217;in sürükleyici hikâyesinin içinde buluyoruz kendimizi. İki farklı çevrenin bir düzlemde anlatıldığı bu bölüm, sürükleyiciliğiyle etkisi altına alıyor seyirciyi. İlerleyen dakikalarda seyirciyle buluşan diğer karakterler hem hüzünlendiriyor hem de şaşırtıyor bizleri. Bölümün sonunda ise görünenle gerçek arasındaki ince çizgide donup kalıyoruz.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-goldeki-kadin">Göldeki Kadın</h2>



<p><em>Mezarlık</em>&#8216;ın bu bölümünde ilk kez öldürülme anından hemen önce bir kadın görülüyor. Eşinden ayrıldıktan sonra yeni evine taşınan İlayda, başına geleceklerden habersiz kapıyı açıyor. Ve ekibimiz İlayda&#8217;nın cansız bedenini gölden çıkarıyor. Bu bölüm <em>Mezarlık</em>&#8216;ın benim için en nefes kesici bölümü oldu. Çünkü İlayda üzerinde incelemeler sürerken gölden beş ceset daha çıkarıldı. Böylece tüm oklar bir seri katili işaret etti. </p>



<p>Bölümün genelinde şüphelilerin tamamı bir kadının gerçek hayatta karşılaştığı tipler oldu. Sosyal medyadan ve fiziksel olarak kadınları taciz eden bu kişi insana sinir krizi geçirtiyor. Bunun yanı sıra, tüm sapıklığıyla cinayetleri üstlenen bir deli insanda başını duvarlara vurma isteği uyandırıyor. Fakat aradığımız katil bu kez tahmin edilmesi fazlasıyla güç bir şekilde ortaya çıkıyor. </p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-dugum">Düğüm</h2>



<p><em>Mezarlık</em>, son bölümünde seyircisine &#8221;İyi ki bu diziyi izledim.&#8221; dedirtiyor. Özellikle bu bölüm, sistem eleştirisinin hakkıyla yapılmış olmasıyla göze çarpıyor. İlk bölümde işlenen cinayetin katilinin aldığı hafif ceza Önem başkomiser gibi hepimizin sinirlerini bozuyor. Ve bu cezaların hafifletilmesinin toplumda ne kadar alışılagelen bir durum olduğunu düşünmeye sevk ediyor izleyicisini. </p>



<p>Bu bölüm fazlasıyla şaşırtıcı başlıyor. Yıllardır tanıyormuşuz gibi hissettiğimiz Önem başkomiserin bir adamla buluşmasına tanık oluyoruz. Bu durumda Önem Hanım&#8217;ın adamın evine gitmesi olanları yadırgamasına neden oluyor seyircinin. Fakat daha sonra bunun çok mantıklı bir nedeni olduğu anlaşılıyor. Ve bir seri katilin işlediğine inanılan cinayet birden bire faili meçhul oluyor. Ve heyecan dolu bir bölümle karşı karşıya kalıyoruz. </p>



<p>Gelişen teknolojiyle birlikte yeni sorunlar gündeme geliyor. Bu sorunlardan biri de tanışma uygulamaları. Uygulamaların yaratabileceği tehlikeye kısa bir bakış atıyor bu bölüm. Ve senaryonun kıvraklığıyla bambaşka bir sorunu daha gözler önüne seriyor. Bu sorun güçlü bağlantıları olan şirketlerle ilgili. </p>



<p>Türk yapımı bir <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/uysallar-ben-kimim" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Netflix dizisinin</a> her bölümünde, konuşulması tabu olan pek çok soruna yer verilmesi bir izleyici olarak bana çok iyi hissettirdi. Her şeyden önce bir kadın olarak yapılan işi takdir ediyor ve mezarlık dizisini ayakta alkışlıyorum.</p>



<p></p>



<p></p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/mezarlik-kadinlarin-sesi/">Mezarlık: Kadınların Sesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kazankultur.com/mezarlik-kadinlarin-sesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kızımın Katili: Mücadele</title>
		<link>https://www.kazankultur.com/kizimin-katili-mucadele/</link>
					<comments>https://www.kazankultur.com/kizimin-katili-mucadele/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kumsal Kıvılcım]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 31 Jul 2022 21:15:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[kızımınkatili]]></category>
		<category><![CDATA[kızımınkatiliinceleme]]></category>
		<category><![CDATA[mydaughterskiller]]></category>
		<category><![CDATA[netflixbelgesel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edavet.com.tr/kazankultur/?p=7843</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kızımın Katili (My Daughter's Killer) 2022 yapımı suç belgeseli. Kanınızı donduracak cinsten olan belgesel hakkındaki yazımız sizlerle. Hiçbir şey göründüğü gibi değil!</p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/kizimin-katili-mucadele/">Kızımın Katili: Mücadele</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><em>Kızımın Katili</em>; Antoine Tassin tarafından yönetilen 2022 yapımı bir <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/tinder-avcisi-sakali-mavi" target="_blank" rel="noreferrer noopener">suç belgesel</a>i hakkındaki incelememiz sizlerle. Daha önce pek çok kısa filmin yapımcılığını, yönetmenliğini ve senaristliğini üstlenen Tassin, bu belgeselde görünenin ardındaki gerçeği gözler önüne seriyor. </p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-surukleyici-bir-belgesel">Sürükleyici Bir Belgesel   </h2>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="My Daughter’s Killer Review |Netflix|" width="800" height="450" src="https://www.youtube.com/embed/BCk4kb1xc1o?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p>Herkes tarafından saygı duyulan ve yetenekli bir doktorun evinde yaşanan bir kayıp her şeyi değiştirebilir mi? Hayat kurtaran bir adam nasıl olur da bir katil zanlısına dönüşür? </p>



<p>Bu soruların cevaplarını bir dedektif gibi aradığımız sürükleyici bir belgesel <em>Kızımın Katili</em>. Suç belgesellerinde genellikle güçlükle çözülen olaylar anlatılmakta. Böylelikle seyirci olacaklar hakkında tahmin yürüterek belgeselin sürükleyiciliğine kapılıyor.<em>  </em></p>



<p><em>Kızımın Katili</em>, işlenişi bakımından diğer belgesellerden ayrılıyor. Seyirci ekran başına oturduğu dakika itibariyle yaşanan ölümün bir cinayet olduğunu biliyor. Sonunu bildiğimiz bir filmi en başından izliyor olmak teorik olarak sıkıcı görünse de gerçeklerin ortaya çıkış hikâyesini seyretmek ekran başına kilitliyor insanı. <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/belgesel-film-onerileri-2022" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Belgesel</a>in başından beri işlendiğine emin olduğumuz cinayetin tüyler ürpertici detaylarının ortaya çıkışını nefeslerimizi tutarak seyrediyoruz. </p>



<h2 class="wp-block-heading">Olay Örgüsüne Kısa Bir Bakış  </h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/07/kizimin-katili-1024x576.jpg" alt="kızımın katili" class="wp-image-7896" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/07/kizimin-katili-1024x576.jpg 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/07/kizimin-katili-300x169.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/07/kizimin-katili-768x432.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/07/kizimin-katili-480x270.jpg 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/07/kizimin-katili.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Telefonda tanımadığımız bir sesin, yüzü gözü dağılmış ve sokağa bırakılmış birini tarif etmesiyle başlamakta <em>Kızımın Katili</em>. Ölmek üzere olan birinin anlatıldığı bu tarif, kurbanın ölüm anından bir kesit gibi hissettiriliyor. Bu başlangıcı, ilk bakışta olay örgüsüne hızlı bir atlayış olarak yorumlamak mümkün. Fakat belgeselin ilerleyen dakikalarında telefon konuşması seyirci tarafından unutulmakta.&nbsp;Olaylar son bulduğunda ise taşlar yerine oturuyor. Nitekim belgeselin başındaki tarif başka bir boyut kazanıyor seyircinin belleğinde. </p>



<p>10 Temmuz 1982’de Almanya’nın Lindau kentinde ambulansın çağırılmasıyla başlıyor esas hikâye. Her gün defalarca kez ambulans istenmesine rağmen, bu kez sağlık görevlileri bir terslik olduğunu hissediyorlar. Çünkü bu kez o telefon Lindau’nun saygın bir doktorunun evinden aranıyor. Eve vardıklarında henüz 18 yaşında bile olmayan talihsiz bir kızın cansız bedeni karşılıyor sağlık görevlilerini.  </p>



<p>Ölümün etkisiyle sertleşen bir ceset ve kolundaki enjeksiyon izi… Güneş çarpması nedeniyle öldüğü söylenen Kalinka Bamberski’nin. Kızın kolundaki izin ise doktor olan üvey babası tarafından kurtarılmak için yapılan masum bir kalsiyum iğnesi olduğu söylenmekte. Fakat kızın morgdaki üzeri kapalı cesediyle karşı karşıya kaldığımızda bunun “doğal bir ölüm olmadığı’’ açıkça gözler önüne seriliyor.  </p>



<p>Bu durumda seyirci ilk olarak şunu düşünüyor: Katilinden bile emin olunan bir cinayette çözülmesi gereken ne olabilir ki?  </p>



<p>(Yazının devamı belgesele dair &#8211;<strong>spoiler</strong>&#8211; sürprizbozan içermekte.)</p>



<h2 class="wp-block-heading">Buzdağı  </h2>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/07/images.jpg" alt="my daughter's killer" class="wp-image-7898" width="838" height="580"/></figure>



<p>Dünya’nın neresinde olursanız olun saygın bir adam hakkında söylenen her şey iki kez düşünülmekte. Aynı zamanda, buzdağının görünmeyen kısmındaki gerçekler insanların geneli tarafından reddedilmekte. Peki, hayatlarını bir adamın ellerine emanet eden insanlar onun en yakınındakine zarar verebilme ihtimalini nasıl karşıladılar? Cevap çok basit. Sessiz kaldılar. </p>



<p>Bu cesaretten yoksun tavrın karşısında bir adam duruyordu. Fransa’nın Pechbusque kentinde yaşayan ve kızının ölüm haberiyle derinden sarsılan bir baba. Andre Bamberski. </p>



<p>Kızının ölüm haberini alan Andre Bamberski bu olayın doğal bir sürecin sonucu olmadığını çok iyi bilmekteydi. Kızını defnettiği gün ise duyduğu dedikodular bir babanın kanını dondurmaya yetecek türden. Küçücük kızı aşırı dozdan mı ölmüştü? Ya üvey babasının ona esmerleşmesi için iğne yaptığı doğru olsaydı? Bizim izlerken bile kanımızın donduğu bu ihtimallere yüreği paramparça olan bir baba daha fazla soruyla göğüs gerdi. Ve yapılması gerekeni yaparak kızının otopsi sonuçlarını istedi. Sonrasında ne mi oldu dersiniz? Sonuçlar babanın eline ulaştırılmadı. </p>



<p>Andre Bamberski aylar boyunca kızının otopsi raporunu görmek için savaştı. Ve Ekim 1982’de amacına ulaştı. Üstünkörü yazılan rapor karşısında dudağı uçuklayan baba raporun ardında gizlenen gerçeklerin peşine düştü. Bamberski, olanları detaylarıyla öğrenmek için ilk olarak eski eşiyle iletişime geçiyor. Ve telefonun ucundaki buz gibi ses otopsi raporunu okumadığını söyledi Andre Bamberski’ye. Yüreğinde kızının acısı ve aklındaki tonlarca soru işaretiyle savaşmaya başladı Bamberski. Kızının katilini elini kolunu sallayarak ortalıkta dolaşmaya devam etmemesi için. </p>



<h2 class="wp-block-heading">Deli mi, Yoksa Dâhi mi?  </h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/07/kizimin-katili-1-1024x682.jpg" alt="kızımın katili" class="wp-image-7902" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/07/kizimin-katili-1-1024x682.jpg 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/07/kizimin-katili-1-300x200.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/07/kizimin-katili-1-768x512.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/07/kizimin-katili-1-720x480.jpg 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/07/kizimin-katili-1-480x320.jpg 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/07/kizimin-katili-1.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Adalet arayışıyla yanıp tutuşan bir babanın çarptığı ilk sert kaya çocuklarının annesinin mesafeli tavrı oluyor belgeselin başında. Bu tavrı hak ettiği düşünülmekte eski eşi Daniele Gonnin tarafından. Gözlerinin önünde kaybettiği kızını hayata döndürmeye çalışan yeni kocasına akıllara durgunluk veren bir güven duyuyor Kalinka’nın annesi. </p>



<p>Bu tavır karşısında bizlerin aklına “Neden?’’ sorusundan başka bir şey gelmiyor. Neden göz ardı ediyor çocuklarının babasının söylediği ihtimalleri? Bu sorunun cevabı ilişkilerindeki güvensizliğe yani cinayetten yıllar önceye dayanıyor. </p>



<p>Karısını seven Andre Bamberski evde gördüğü sıradan parçaları birleştirerek Daniele’nin onu aldatıyor olabileceği ihtimaliyle yüzleşiyor. Bu ihtimalin üzerine giderek gerçekleri açığa çıkaran Andre, yeri geldiğinde çok iyi bir dedektif olabileceğini gözler önüne seriyor. Fransa’daki evlerinde bulduğu Almanca kitapları ona komşusuyla karısının bir ilişkisi olabileceğini düşündürüyor. Peki komşusu kim dersiniz? Saygın ve herkes tarafından sevilen Alman bir doktor, Dieter Krombach. Kızının gelecekteki katili. </p>



<p>Geçmişte yaşanan bu kuyruk acısı, çocuklarının annesine Andre’nin attığı her adımı sorgulatıyor. Terk edilmişliğinin Andre’yi delirttiğini düşünmekte Daniele. Belki de bu olayla birlikte eski kocasının yeni eşinden intikam aldığını düşünmesi de olası. Tabii ihtimallerden biri de Andre’nin terk edilmenin ve küçük kızı Kalinka’yı kaybetmenin acısıyla delirmiş olabileceği. </p>



<p>Tüm bunlar Dieter Krombach’ın ekmeğine yağ sürüyor. Böylelikle Andre Bamberski’nin adalet arayışını soğukkanlılığıyla geri püskürtüyor. Öyle kendine güveniyor ki Krombach ifadesini bile yazılı olarak veriyor. Çünkü Almanya’da kimse onu sözlü görüşmeye çağırmıyor. Zaman ayırıp ifade vermeye bile gelmemesinin nedenini ise hayat kurtarmak zorunda olduğu ve çok yoğun çalıştığı yalanlarıyla süslüyor. </p>



<p>İşte bu hukuksuzluk acılı bir babayı mücadeleci bir savaşçıya dönüştürüyor. Delilik ile dâhilik arasındaki ince çizgide bir cambaz gibi yürüyen Andre Bamberski, kızının katilinin o olduğunu ispatlayabilmek için yıllarca çalışıyor. Evine çağırdığı gazeteciler Andre’nin hazırladığı dosyaları şaşkınlıkla karşılıyor. Öyle ki yüreği paramparça olan babanın zeki bir dedektife dönüşmesini hayranlıkla seyrediyorlar. </p>



<h2 class="wp-block-heading">Soğukkanlı Bir Katilin Anatomisi </h2>



<p>Andre Bamberski’nin adalet arayışı süresince insana izlerken sinir krizleri geçirten bir soğukkanlılıkla yaşamına devam ediyor Krombach. <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/ted-bundy-amerikan-seri-katillerinin-oncusu" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Etrafındaki insanların sonsuz güvenini kazanan katil</a> tüm sapıklıklarını sürdürüyor. Suçlamaları kesin ve iğreti edici bir dille reddediyor Krombach. Gazetecilere &#8220;ne yazarsanız yazın&#8221; cevabıyla umursamazlığını gözler önüne seriyor.  </p>



<p>Yalnızca işiyle ilgileniyor gibi görünen ve suçlamalara saçmalık gibi yaklaşan bu adamın bir sapık olduğuna kim inanır ki? Bu tavırları çevresindeki insanların ona daha çok güven duymasına neden oluyor. Çünkü insanlar inanmak istediklerine inanıyorlar. Karanlığın orta yerinde gizlenen gerçekler Kalinka’nın yaşadıklarının pek çok kız tarafından defalarca yaşanmasına neden oluyor. </p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-adaleti-kim-saglayacak">Adaleti Kim Sağlayacak?  </h2>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="960" height="640" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/07/justice-2060093_960_720.jpg" alt="my daughter's killer" class="wp-image-7904" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/07/justice-2060093_960_720.jpg 960w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/07/justice-2060093_960_720-300x200.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/07/justice-2060093_960_720-768x512.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/07/justice-2060093_960_720-720x480.jpg 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/07/justice-2060093_960_720-480x320.jpg 480w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></figure>



<p>Belgeselde hukukçuların röportajlarına yer verilmesi adalet kavramı üzerine düşündürüyor bizleri. Birkaç saygın adamın suçlamalara verdiği tepkiler, kan donduran adalet anlayışlarını bir tokat gibi yüzümüze çarpıyor. Karartılan deliller, olay anında ordaymış gibi kesin konuşan avukatlar&#8230; Vatandaşını sonsuz bir güven duygusuyla koruyan Alman hükümeti… </p>



<p>Andre Bamberski’nin kararlı adalet arayışı kızının vatandaşı olduğu Fransa hukuk sisteminde beklenen ilgiyi görüyor. Nihayetinde küçük kızlara tecavüz eden Krombach&#8217;a Fransa’da ağırlaştırılmış bir ceza verilmekte. </p>



<p>Fakat ne oluyor dersiniz?  </p>



<p>Almanya vatandaşını teslim etmiyor. Gerekçeleri ise kendi ülkelerinde Krombach gibi saygın bir doktorun temize çıkarılmış olması. Ne kadar acı değil mi? İnsanların sonsuz bir güvenle girip hayatlarını emanet ettikleri odada kaç küçük kız, kendilerine yapılan felç edici iğnenin etkisiyle seslerini çıkaramadan, hareket dahi edemeden tecavüze uğramış. Üstelik yapılan iğnenin yalnızca bir demir veya kalsiyum iğnesi olduğunu düşünmüşler. Ayrıca bu korkunç varlık, adalet temsilcisi gibi görünen insan müsveddeleri tarafından yıllarca korunuyor da. Bu koruma çemberini gören küçük kızlar, ona duyulan güvenin altında ezilerek başlarına geleni en yakınlarına bile anlatamamışlar. </p>



<p>Böylesine korkunç şeylerin yaşandığı bu dünyada adaleti kim sağlayacak? </p>



<h2 class="wp-block-heading">Elbet Bir Gün&#8230;</h2>



<p>Yaşanan tüm adaletsizliği kendi adaletiyle çözen bir babanın portresiyle karşı karşıyayız bu belgeselde. Kızının katilinin bir sapık olduğunu bilen ve pek çok kıza aynı işkenceleri yaptığından emin olan Andre Bamberski bir ilan veriyor. Bu ilanda Almanya’dan Fransa’ya gerçek adaletin karşısına çıkması için götürülmesi gerektiğini anlatıyor kızının katilinin. Ve kız babası olan ve Andre’nin yaşadığı acıyı kendi, yüreğinde hisseden bir barmen bu teklifi kabul ediyor. Bir gece yarısı evinden alıp Fransa’ya götürüyorlar caniyi.  </p>



<p>İşte o zaman gün yüzüne çıkıyor gerçekler. Belgeselin başında anlam veremediğimiz telefon konuşmasında yüzü gözü dağılan ve kaldırımda bekletilen kurbanın sapık bir katil olduğu çarpıyor yüzümüze. Serin bir suyu yüzümüze çarpmış gibi içimiz ferahlıyor bu gerçekle birlikte. Belgeselde gelinen bu nokta, arkamıza yaslanıp derin bir nefes almamızla sonuçlanmakta. </p>



<h2 class="wp-block-heading">Yeryüzünün Solan Kalinkaları </h2>



<p>Belgeselin başında Andre kızının adının anlamını yutkunarak söylüyor. Kalinka. Bir çiçek adı. Ömür boyu açmasını dileyerek dünyaya getirilen bir kız çocuğunun tomurcukken solup gitmesinin hikâyesi <em>Kızımın Katili</em>. </p>



<p>Polisiye bir suç belgeselinden çok matem havasında geçen bir atmosfere sahip bu belgesel. Tıpkı<a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/keep-sweet-pray-and-obey-inceleme" target="_blank" rel="noreferrer noopener"> <em>Keep Sweeet: Pray and Obey</em></a> gibi. İnsanlar yalnızca birer siluet olarak görünmekte. Ayrıca kana ve vahşet görüntülerine yer verilmiyor bu belgeselde. Çünkü bir saygı söz konusu.  </p>



<p>Belgeselde anlatılan bir caninin öyküsü değil. Solup giden bir çiçeğin toprağının öyküsü. Ondan başka çiçekler solmasın diye tüm benliğini suyla dolduran baba toprağının. </p>



<p><em>Kızımın Katili</em> bittikten sonra bir süre kapatamadım ekranı. Kimselerin haberi yokken, onlar için savaşacak birileri yokken solup giden tüm kalinkaları düşündüm. Gözlerini ve kulaklarını açıp toprağı dilemeli insan. Bir çiçeğin solmaya başladığını fark ettiği ilk anda harekete geçmeli. Bir kızın ağzından dökülen tek bir kelime, gözlerinden süzülen tek bir damla yaş karanlığın içindeki bir ışık olabilir hepimize. Ve bir kalinkayı kurtarmak tüm ormanı kurtarmaktır çoğu zaman. </p>



<p>Hiçbir çiçeğin solmaması umuduyla…</p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/kizimin-katili-mucadele/">Kızımın Katili: Mücadele</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kazankultur.com/kizimin-katili-mucadele/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Av: Avlanırken Avcıya Dönüşen Bir Kadının Hikâyesi</title>
		<link>https://www.kazankultur.com/av-avlanirken-avciya-donusen-bir-kadinin-hikayesi/</link>
					<comments>https://www.kazankultur.com/av-avlanirken-avciya-donusen-bir-kadinin-hikayesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kumsal Kıvılcım]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Jul 2022 21:10:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[avfilminceleme]]></category>
		<category><![CDATA[avfilmkonusu]]></category>
		<category><![CDATA[thehauntinceleme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edavet.com.tr/kazankultur/?p=7451</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ava giden avlanır mı? Uluslararası festivallerde boy gösteren ve şimdilerde Netflix üzerinden erişime açılan Av hakkında detaylı bir değerlendirme sizleri bekliyor.</p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/av-avlanirken-avciya-donusen-bir-kadinin-hikayesi/">Av: Avlanırken Avcıya Dönüşen Bir Kadının Hikâyesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><em>Av</em>; yönetmenliğini <em>Küçük Bir Hakikat</em> ve <em>Kırmızı Alarm</em> gibi kısa filmleriyle ödül almış Emre Akay’ın yaptığı 2020 yapımı bir film. Yapım yakın zamanda Netflix üzerinden de izleyicisiyle buluştu. Filmin senaryosunu Emre Akay ve Deniz Cuylan yazdı.  </p>



<p><em>Av</em>, namus cinayetine kurban gitmek üzere olan Ayşe’nin hayatta kalma mücadelesini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Reykjavik, Nightsream USA ve Fright Fest gibi festivallerde boy gösteren film, Birmingham Cine-Excess festivalinde &#8220;En İyi Film Ödülü&#8221;nü alarak özellikle kadın sorunlarının ele alındığı bir film olması nedeniyle gururlandırıyor seyircisini.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-filmin-konusuna-genel-bir-bakis">Filmin Konusuna Genel Bir Bakış   </h2>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="AV: The Hunt - Teaser No.1 (08.03.2020)" width="800" height="450" src="https://www.youtube.com/embed/xqmq7CcSPHE?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p>Ayşe sevmediği bir adamla evlendirilen ve onunla birlikte olmayı reddeden bir kadın. Aynı zamanda Fırat isimli bir gençle de aşk yaşamakta. Bu aşktan haberdar olan kocası Sedat ve Ayşe’nin ailesi için namuslarını temizlemenin tek yolu var. Bu yol da Ayşe’nin hayatına son vermek. Bu çerçevede <em>Av</em>, Ayşe’nin Fırat’la olan ilişkisiyle başlıyor. Bir polis olan Sedat’ın derme çatma bir evde sevgilileri basmasıyla olaylar zinciri devam ediyor. Bu hızlı başlangıçla birlikte film tüm sürükleyiciliğiyle seyircisini içine hapsediyor. Bunun sonucunda bizler de Ayşe’yle birlikte av oluyoruz.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Oyunculuklar Üzerine Kısa Bir Övgü  </h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/07/av--1024x682.jpg" alt="the haunt" class="wp-image-7483" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/07/av--1024x682.jpg 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/07/av--300x200.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/07/av--768x512.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/07/av--720x480.jpg 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/07/av--480x320.jpg 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/07/av-.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Billur Melis Koç’un muhteşem oyunculuğundan bahsetmezsem eksik olacağını düşündüğüm bir inceleme yazısı bu. Yalnızca arkanıza yaslanın ve onunla ağlamayı, onunla av olmayı, onunla korkmayı bekleyin. Ahmet Rıfat Şungar’ın hayat verdiği karakterden korkmayı ve ondan iliklerinize kadar tiksinmeyi sakın ihmal etmeyin.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Teknik Bir Değerlendirme </h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/07/av-1-1024x682.jpg" alt="av film inceleme" class="wp-image-7478" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/07/av-1-1024x682.jpg 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/07/av-1-300x200.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/07/av-1-768x512.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/07/av-1-720x480.jpg 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/07/av-1-480x320.jpg 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/07/av-1.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Ayşe’nin Fırat’la ilişkisi sırasında loş, kirli ve soluk renklerle bezenmiş bir ortamda olmalarına rağmen ara sıra bir ışık huzmesi olarak görünen gök kuşağı renkleri&#8230; Adeta seyircinin içini umutla doldurmakta. <em>Av</em> başladıktan kısa süre sonra eve gelen Sedat’la birlikte bu renkli ışık huzmesi kayboluyor. Bu kaybolan renkler gizlenen fakat göz önünde olan gerçekleri ve duygu durumunu temsil ediyor. Sinematografik anlatımın sihri niteliğindeki bu teknik unsur, Ayşe’nin duygularıyla filmin ilk birkaç saniyesinde bile bütünleşmemizi sağlıyor. </p>



<p>Öyle ki film boyunca aktarılmak istenen hisler ve atmosfer birbirini kucaklıyor. Ayşe’nin içinde bulunduğu karanlığı temsil eden atmosfer yaratımı ve kurtulma mücadelesi sırasında kullanılan ortamlar, seyirciye Ayşe’nin yaşadığı gerilimi doruklarda hissettiriyor. <em>Av </em>gibi karanlık bir atmosferde geçen filmlerin loş ortamlarda seyredilmesi izleyicilere naçizane tavsiyemdir. Aksi takdirde loş ortamlarda gizlenen detayları görmek zorlaşacaktır. </p>



<p>Filmde kullanılan renklerin özellikle tercih edilmiş olması, film yapımı süresince üzerine çokça düşünülmüş olduğunun bir göstergesi. Işık huzmeleri gibi gizlenmeyen, aksine anlatılmak isteneni açıkça gösteren renkler, seyirciyi hikâyenin ciddiyetinin farkında olmaya davet ediyor. Özellikle kırmızı rengin ani kullanımları oldukça dikkat çekici. Çünkü filmin en sürükleyici anlarında ölümün hakikatiyle buz gibi bir karşılaşmayı sağlıyor. </p>



<p>Kamera açılarının belirlenmesi konusu bu gibi sürükleyici filmlerde özellikle dikkatimi çekiyor. Ayşe’nin hislerini merak ettiğimiz planlarda onun yakınında olmamız, Ayşe’yi kimi zaman bir avcı gibi uzaktan seyretmemiz filmde yaratılan atmosfere kolaylıkla ayak uydurmamızı sağlıyor. Bunların yanı sıra, Ayşe’nin bir avcıya dönüştüğü sahnenin çekim açıları, Ayşe’nin zihninden geçenleri önceden tahmin etmemizi sağlayarak bizi de avcıya dönüştürüyor. Filmin kırılma noktasından sonra değişen kamera açıları bizi kaçan değil kovalayan konumuna getiriyor.</p>



<p>(Yazının bir sonraki bölümünde <strong>–spoiler&#8211; </strong>bulunmaktadır.)</p>



<h2 class="wp-block-heading">Detaylarla Örülen Bir Hikâye  </h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="429" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/07/MV5BMDcwMzdkZjMtNTVmNC00MThlLTgxZDEtZDRjNDliMDViZGU5XkEyXkFqcGdeQXVyOTQ2MjU2Mg@@._V1_-1024x429.jpg" alt="av film inceleme" class="wp-image-7479" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/07/MV5BMDcwMzdkZjMtNTVmNC00MThlLTgxZDEtZDRjNDliMDViZGU5XkEyXkFqcGdeQXVyOTQ2MjU2Mg@@._V1_-1024x429.jpg 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/07/MV5BMDcwMzdkZjMtNTVmNC00MThlLTgxZDEtZDRjNDliMDViZGU5XkEyXkFqcGdeQXVyOTQ2MjU2Mg@@._V1_-300x126.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/07/MV5BMDcwMzdkZjMtNTVmNC00MThlLTgxZDEtZDRjNDliMDViZGU5XkEyXkFqcGdeQXVyOTQ2MjU2Mg@@._V1_-768x322.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/07/MV5BMDcwMzdkZjMtNTVmNC00MThlLTgxZDEtZDRjNDliMDViZGU5XkEyXkFqcGdeQXVyOTQ2MjU2Mg@@._V1_-1536x644.jpg 1536w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/07/MV5BMDcwMzdkZjMtNTVmNC00MThlLTgxZDEtZDRjNDliMDViZGU5XkEyXkFqcGdeQXVyOTQ2MjU2Mg@@._V1_-480x201.jpg 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/07/MV5BMDcwMzdkZjMtNTVmNC00MThlLTgxZDEtZDRjNDliMDViZGU5XkEyXkFqcGdeQXVyOTQ2MjU2Mg@@._V1_.jpg 2048w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Sürükleyiciliğiyle seyirciyi hapseden <em>Av</em>, ilk sahnesinden itibaren yer verilen detaylarla ilgiyi üzerinde topluyor. Terk edilmiş bir evde sevişmek üzere olan Ayşe ve Fırat’ın yalnızca parasızlık yüzünden değil bir şeyden kaçtıkları için orada oldukları, Ayşe’nin ses yapması üzerine Fırat’ın sessiz ol ikazından anlaşılıyor. Ayşe’nin sinirlenerek duşa girmesi üzerine Fırat’ın ilerleyen dakikalarda seyircinin de kabusuna dönüşecek olan kırmızı arabayı görmesi ile gerilim başlıyor.  </p>



<p>Seyirci kısa süre içerisinde bir kaçış hikâyesine hapsolur. Böylelikle seyircinin bile fark edemeyeceği detaylar filmde belirleyici birer unsura dönüşmekte. Ayşe’nin duştan çıkıp balkona saklandığı sırada gerilimin doruklarında olan izleyici, Sedat’ın ıslak ayak izlerini takip etmesi ve yatağı koklamasıyla birlikte zekice örülen bir senaryonun içinde olduğunu anlar.</p>



<p>Özellikle <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/her-sey-yok-olur" target="_blank" rel="noreferrer noopener">gerilim film</a>lerinde sıklıkla yapılan ve kimi zaman fark edilmeyen hatalardan biri seyircinin olayın heyecanıyla kaçırılan detayları fark etmeyeceğinin düşünülmesidir. <em>Av</em> bu hatanın hiç yapılmadığı ender filmlerden biri. Sedat’ın Fırat’ı vurduktan sonra ayağını iz bırakmaması için geri çekmesi, Ayşe’nin camdan atlayabilmek için pencereyi hafifçe hareket ettirmesine rağmen, ışık değişiminin Sedat’ın üzerine yansıması bu detaylara verilebilecek örneklerden bazıları.  </p>



<p>Aksiyon filmlerinde sıklıkla rastlanan, ana karakterin bir süper kahramanmış gibi oradan oraya burnu bile kanamadan atladığı hatalarla dolu sahnelerin aksine, Ayşe balkondan atladıktan sonra geride bıraktığı ise yalnızca kan lekesi. Bir insanın o yükseklikten atlayarak alabileceği yarayı Ayşe’nin bacağında görürüz.</p>



<p>Olağan seyrinde ve tüm doğallığıyla ilerleyen film boyunca kısa planlarda yer verilen önemsizmiş gibi görünen detayların filmin gidişatını etkiliyor olması yukarıda söz ettiklerimle sınırlı kalmıyor. Ayşe’yi çeviren polisin cüzdanında Ayşe’nin babasının kartının bulunması, polis arabasında oturan Ayşe’nin daha önce yalnızca tek planda gördüğümüz kırmızı arabayı gördüğünde harekete geçmesi, senaryonun dikkatle yazıldığının göstergesidir. Böylesine dikkatli yazılan bir senaryo, izleyicinin seyir zevkini arttırmaktadır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Hayatın Temposunda  </h2>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/07/AAAABasvVpdGVmp-4D6mafFDCDFBJx1Nl6DPhNJJ6VB258A2_NI-Axj_LQuBai47xZC3IkElfaHBfA9DsyPkNVcZ6b57ZaxSm8uz_GvX.jpg" alt="av film inceleme" class="wp-image-7480" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/07/AAAABasvVpdGVmp-4D6mafFDCDFBJx1Nl6DPhNJJ6VB258A2_NI-Axj_LQuBai47xZC3IkElfaHBfA9DsyPkNVcZ6b57ZaxSm8uz_GvX.jpg 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/07/AAAABasvVpdGVmp-4D6mafFDCDFBJx1Nl6DPhNJJ6VB258A2_NI-Axj_LQuBai47xZC3IkElfaHBfA9DsyPkNVcZ6b57ZaxSm8uz_GvX-300x169.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/07/AAAABasvVpdGVmp-4D6mafFDCDFBJx1Nl6DPhNJJ6VB258A2_NI-Axj_LQuBai47xZC3IkElfaHBfA9DsyPkNVcZ6b57ZaxSm8uz_GvX-768x432.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/07/AAAABasvVpdGVmp-4D6mafFDCDFBJx1Nl6DPhNJJ6VB258A2_NI-Axj_LQuBai47xZC3IkElfaHBfA9DsyPkNVcZ6b57ZaxSm8uz_GvX-480x270.jpg 480w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Bir sürecin anlatıldığı filmler kimi zaman fazla durağan kimi zaman hızına yetişilemeyecek kadar hızlı ilerleyebilmektedir. <em>Av</em>, bu konuda da kararını tutturarak seyirciyi kendine bağlayan bir film. Hızlı bir tempoyla başlayan film, özellikle gerilim unsurunu yavaş tempolu sahneleriyle arttırıyor. Bu durum Ayşe karakteriyle bütünleşmemizi kolaylaştırmakta. Diğer bir yandan da ondan önce yapması gerekeni tahmin etmemiz için bize düşünme fırsatı vermekte.  </p>



<p>Kaçış yollarını kendimizin bulduğu bir hikâyeyi seyrediyor olmak, bulmaca çözmenin verdiği tatmin olma hissini yaşatır bizlere. Ayşe’yle zorla ava getirilen ve aslında kendisi de bir av olan Engin’in karşılaştığı an, aksiyonun hızla sürdüğü bir sahne olmasına rağmen yavaş tempoludur. Hayatta olduğu gibi, bu filmde de hızın ortasında bile nefesimizi tutarız. Tıpkı korkuyla nefesimizi tuttuğumuz saniyelerin daha yavaş geçmesi, kalp atışlarımızı daha derinden hissettiğimiz anlar gibi.</p>



<p>(Yazının bir sonraki bölümünde <strong>–spoiler&#8211; </strong>bulunmaktadır.)</p>



<h2 class="wp-block-heading">Ava Giden Avlanır mı?   </h2>



<p>Kaçış sürecini anlatırken hem av hem avcı gibi hissettiren bu filmde şu temel soru karşımıza çıkıyor: Ava giden avlanır mı?  </p>



<p>Öyle olmasını isteriz değil mi? Sinemanın büyüsü gerçek hayatta yaşayamadığımız katarsisleri yaşatabilmesidir bizlere. Kötülerin cezalandırıldığı, iyilerin kazandığını hepimiz görmek isteriz. Gerçek hayata dönüp baktığımızda, özellikle konu namussa bunu görebildiğimiz hikâyeler bir elin parmaklarını geçmiyor ne yazık ki. Peki bizi bu filmi izlemeye iten temel duygu nedir? Bu basit bir soru. </p>



<p>Böylesine hassas bir konuda çekilen bu filmde görmek istediğimiz Ayşe’nin bir avcıya dönüşmesi ve ona kötülük yapan herkese hak ettiğini vermesidir. Gerçek hayatta pek çok kadının yapamadığını yapması&#8230; </p>



<p>Öncelikle sizleri uyarmak istediğim bir konu var. Bu film hayal âleminde geçmemektedir. Bunun böyle olduğunu Ayşe’nin uzattığı ellerin geri çekilişinden anlamak mümkün. Onun çevresinde de kendisiyle aynı durumda olan fakat susmak zorunda kalan birçok <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/kadin" target="_blank" rel="noreferrer noopener">kadın</a> var. Bu kadınların bir kısmı Ayşe’ye kendilerine zarar vermeyecek şekilde yardım etmeye çalışır. Kalan kısmı ise “bizim gibi olsaydın başına bunlar gelmeyecekti’’ nin altını çizer. “Bunu sen istedin! Böyle olacağını biliyorduk.’’ Ne kadar tanıdık ve ağır cümleler değil mi?  </p>



<h4 class="has-text-align-center wp-block-heading">Hayatı gerçekten yaşayabilmek için nefes almaktan vazgeçen bir kadının tek başına hayatta kalma mücadelesini anlatıyor <em>Av</em>. Ayrıca bu mücadelenin tüm gerçekliğiyle önümüze serildiğini söylemek mümkün. </h4>



<p>Ayşe’nin bir avcıya dönüşebileceğinin ilk izlenimi şüphesiz ki kendi hayatını kurtarmak için savaşmasıyla veriliyor. Fakat ava gidenin avlanacağını düşündürecek en önemli ibare, ormanda bir tavşanla karşılaşan Ayşe’nin babasıyla ilgili gördüğü kısa bir rüya. Elinde ölü ve derisi yüzülmüş bir tavşan tutan küçük Ayşe babasının takdirini kazanıyor. Bunu yine yapabileceğini bu rüya sayesinde içgüdüleriyle hissediyor Ayşe.  Hislerine yenilmeyerek avcı olmak için doğru zamanı bekliyor. </p>



<p>Doğru zamanda mağarada karşısına çıkan Sedat’ı öldürmesi Ayşe için bir dönüm noktasıdır. Bundan sonra onun avı başlayacaktır. Av sırasında yaptığı akıllıca hareketler onu hayatta tutmuş ve gitmek istediği yolun kapılarını ona aralamıştır. Fakat hesap etmediği bir şey vardır. Bu da her avın bir gün öldürülmemek için avcıya dönüşebileceği ihtimali.  </p>



<p><em>Av</em>&#8216;ın sonunda bir avcıya dönüşerek Ayşe’yi avlatan, Ayşe’nin canını bağışladığı Engin olmuştur. Bu sahne bize insanın canını kurtarmak uğruna neler yapabileceğini göstermektedir. Engin eli boş bir şekilde evine döndüğünde öldürülme korkusuyla karşılaşır. Fakat bu kez karşısındakiler Ayşe kadar vicdanlı değillerdir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Avın Memleketi Yoktur   </h2>



<p><em>Av</em>&#8216;da çok kısa bir planda yer verilen 90 alan kodlu plaka gerçekliği bir tokat gibi yüzümüze çarpar. Dünya’nın hiçbir yerinde bulunmayan bu plaka numarası av olmanın memleketi olmadığının altını çizer. Üstelik av olmanın konumu da yoktur. İnsan parasını kaptırdığında da kandırıldığında da canıyla tehdit edildiğinde de avdır.  </p>



<p>Bu film gerçeklerle yüzleşmekten korkanların değil, hayatta neler olabileceğini bilenlerin filmidir!</p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/av-avlanirken-avciya-donusen-bir-kadinin-hikayesi/">Av: Avlanırken Avcıya Dönüşen Bir Kadının Hikâyesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kazankultur.com/av-avlanirken-avciya-donusen-bir-kadinin-hikayesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
