<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tuğçe Kozak Arman, Kazan Kültür sitesinin yazarı</title>
	<atom:link href="https://www.kazankultur.com/author/tugce/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kazankultur.com/author/tugce/</link>
	<description>Burada Taşırmak Serbest!</description>
	<lastBuildDate>Fri, 19 May 2023 09:07:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>

<image>
	<url>https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-favicon1-32x32.png</url>
	<title>Tuğçe Kozak Arman, Kazan Kültür sitesinin yazarı</title>
	<link>https://www.kazankultur.com/author/tugce/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Film Önerisi: Fabelmanlar</title>
		<link>https://www.kazankultur.com/film-onerisi-fabelmanlar/</link>
					<comments>https://www.kazankultur.com/film-onerisi-fabelmanlar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tuğçe Kozak Arman]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 May 2023 09:07:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[FİLM ÖNERİSİ]]></category>
		<category><![CDATA[fabelmanlar]]></category>
		<category><![CDATA[filmönerisi]]></category>
		<category><![CDATA[thefabelmans]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edavet.com.tr/kazankultur/?p=17748</guid>

					<description><![CDATA[<p>Spielberg'ın yaşamına dair izler bulabileceğiniz usta yönetmenin kendi elinden çıkma Fabelmanlar!ı kaçırmayın! </p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/film-onerisi-fabelmanlar/">Film Önerisi: Fabelmanlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Film önerisi köşemizde <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Steven_Spielberg" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Steven Spielberg</a>’in son filmi <em>Fabelmanlar </em>(The Fabelmans) var. <em>Fabelmanlar</em> ödül sezonuna güçlü bir giriş yaptı. 2023 Altın Küre Ödülleri’nde de En İyi Film ve En İyi Yönetmen ödüllerini aldı.</p>



<p>Usta yönetmen Steven Spielberg’ün çocukluğunu konu alan film çokça otobiyografik öğeler barındırıyor. Filmin senaryosunu da Steven Spielberg ve <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Tony_Kushner" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Tony Kushner</a> beraber yazıyor. Filmde Steven Spielberg’in gençliğini Gabriel LaBelle canlandırıyor. Spielberg’in annesini ise Michelle Willliams, babasını Paul Dano canlandırıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-sinemayla-gecen-bir-omur">Sinemayla Geçen Bir Ömür</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2023/05/Adsiz-tasarim-52-1024x682.png" alt="Film önerisi" class="wp-image-17751" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/05/Adsiz-tasarim-52-1024x682.png 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/05/Adsiz-tasarim-52-300x200.png 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/05/Adsiz-tasarim-52-768x512.png 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/05/Adsiz-tasarim-52-720x480.png 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/05/Adsiz-tasarim-52-480x320.png 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/05/Adsiz-tasarim-52.png 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><em>Fabelmanlar</em>, bütünüyle ele alındığında bir tür <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/euphoria-buyumenin-isiltisi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">büyüme filmi</a> olarak adlandırılabilir. Film usta yönetmenin çocukluğunu, sinemaya olan ilgisinin başlama noktalarını anlatıyor. Aynı zamanda ailesi ile olan ilişkisini de anlatan film Spielberg’in çocukluğuna dair bir hatırlama olarak da görülebilir.  </p>



<p><em>Fabelmanlar</em>, 2. Dünya Savaşı yılları Arizona’sından başlıyor ve 70’ler California’sına kadar uzanıyor. Film, sinema tutkunu Sammy’nin Arizona’da geçen çocukluğunu merceğe alarak başlıyor. Sammy’nin ilk defa eline kamera aldığı anları ve kamera ile kurduğu ilişkinin büyüyüşünü izliyoruz. Aynı zamanda da çocukluktan ergenliğe geçen bir çocuğun yaşadıklarını ve ailesiyle olan ilişkinin de değişimini görüyoruz. </p>



<p>Son zamanlarda yönetmenlerin kendi hayatlarına, sinemaya olan ilgilerine dair çektikleri filmlerin örneklerini çok fazla görmeye başladık. Paolo Sorrentino’nun <em>Hand of God</em>’ı, Paul Thomas Anderson’ın <em>Licorie Pizza</em>’sı, Pedro Almodovar’ın <em>Pain and Glory</em>’si son zamanlarda çekilen bu türün iyi örneklerinden.  </p>



<p>Spielberg de filmin merkezine sinemaya olan tutkusunu koysa da aynı zamanda aile içi dinamikleri ve o dinamiklerin değişimiyle baş etmesini, zorbalıkları. Tüm bunların yanında da büyümesini anlatıyor. Bu büyüme içinde sinemaya olan ilgisinin nasıl başladığına da yer veriyor.  </p>



<p>Öncelikle Sammy&#8217;nin ilk izlediği film olan T<em>he Greatest Show on Earth</em>&#8216;e büyülenişini görüyoruz. Sonra filmdeki tren kazası sahnesinden ne kadar etkilendiğini anlıyoruz. Babasının ona aldığı tren setiyle filmde gördüğü o kaza sahnesini çekmeye çalışır. Sam o andan sonra sinemanın büyüsüne teslim olur. Aklında kurduğu sahneleri çekmeye başlar. Daha sonra da kısa filmler çeker. </p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-fabelmanlar-kendine-donus">Fabelmanlar: Kendine Dönüş</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2023/05/Adsiz-tasarim-54-1024x682.png" alt="film önerisi" class="wp-image-17750" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/05/Adsiz-tasarim-54-1024x682.png 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/05/Adsiz-tasarim-54-300x200.png 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/05/Adsiz-tasarim-54-768x512.png 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/05/Adsiz-tasarim-54-720x480.png 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/05/Adsiz-tasarim-54-480x320.png 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/05/Adsiz-tasarim-54.png 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Fabelmanlar, Spielberg filmografisi içerisinde çok farklı bir yerde duruyor. Spielberg kariyerinde <em>Saving Private Ryan</em>, <em>Jaws</em>, <em>E.T.</em> gibi farklı tarzlarda filmlere imza atıyor. Bu filmde kendi hayatında bugüne kadar kimseye anlatmadığı belli dönüm noktaları ile yüzleşmiş.  </p>



<p>Bunların en önemlisi de annesi ile kurduğu ilişki . Aynı zamanda o ilişkinin kırılma anlarına dair yüzleşme sahneleriydi. Kendisi de filmden sonra bir röportajında buna değinir. Annesi ile olan ilişkisine dair filmde yer verdiği şeylere ilişkin “Bunu herkese anlatmak benim için en zor şeylerden biriydi. Çünkü bunu keşfettiğim 16 yaşımdan bu yana annemle aramdaki en büyük sırdı. 16 yaş ebeveynlerinizin de insan olduğunu anlamak için çok genç bir yaş. Oonları bu yüzden suçlamak için de tabi.” şeklinde yorum yapıyor.</p>



<p>Filmde de sadece Spielberg’ü canlandırdığını düşündüğümüz Sam için değil. Tüm aile için ailenin kırılma anı çok hassas bir şekilde işleniyor. Çocuklar üzerindeki etkiler, baba üzerindeki etkiler tarafsız bir şekilde işleniyor.  </p>



<p>Bir yandan da ebeveynlerden kopuşun çocukların hayatında denk geldiği dönem Arizona’dan California’ya geçişle beraber değişen bir hayatın en önemli etmenleri haline geliyor. İşte Sam için de kendisinin sinemaya geçişi tam olarak bu dönemde sanki hayatından gitmeyen her şey için bir can kurtaran görevi görüyor.  </p>



<p>Bu yüzden de Spielberg kendi hayatında ve sinemasında önemli olan izlediği ilk filmin yanı sıra filmin kapanışında da John Ford’la olan görüşmesine yer vermiş. Şüphesiz bu anın kendi hayatında da kariyerinde de en önemli anlardan biri olduğu anlıyoruz.  </p>



<p><em>Fabelmanlar</em>&#8216;ın en güzel sürprizlerinden biri de John Ford rolünde David Lynch’i görmekti. Tüm bu açılardan bakıldığında Fabelmanlar hem Spielberg’ün çocukluğunu anlatması açısından hem de bir büyüme hikayesi açısından iyi bir seyir zevki sunmakta.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="The Fabelmans | Official Trailer [HD]" width="800" height="450" src="https://www.youtube.com/embed/D1G2iLSzOe8?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/film-onerisi-fabelmanlar/">Film Önerisi: Fabelmanlar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kazankultur.com/film-onerisi-fabelmanlar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dizi Önerisi: Succession</title>
		<link>https://www.kazankultur.com/dizi-onerisi-succession/</link>
					<comments>https://www.kazankultur.com/dizi-onerisi-succession/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tuğçe Kozak Arman]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 May 2023 21:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[FİLM ÖNERİSİ]]></category>
		<category><![CDATA[blutv]]></category>
		<category><![CDATA[diziönerisi]]></category>
		<category><![CDATA[neizlesem]]></category>
		<category><![CDATA[succession]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edavet.com.tr/kazankultur/?p=17034</guid>

					<description><![CDATA[<p>Muhakkak şans vermeniz gereken bir dizi önerisi ile karşınızdayız. Pişman olmayacaksınız!</p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/dizi-onerisi-succession/">Dizi Önerisi: Succession</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Dizi önerisi köşemizde son günlerin en çok konuşulan dizisi<em> Succession</em> var.</p>



<p><em>Succession</em> şu an itibariyle son sezonu ile seyirciyle buluşuyor. Bu diziyi bugüne kadar izlemediyseniz hemen şans vermenizi öneririm. Şimdiden sadece son yılların değil dizi tarihinin en iyi dizilerinden biri olarak yerini aldı.&nbsp;</p>



<p>Jesse Armstrong’un yaratıcısı olduğu dizinin eski sezonlarını Blutv’de yeni sezonunu ise Tod Türkiye arşivinde bulabilirsiniz. Gelin şimdi dizi önerisi olarak sunduğumuz yapıma daha yakından bakalım.&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-succession-ne-anlatiyor">Succession Ne Anlatıyor?&nbsp;</h2>



<p>Succesion, büyük bir medya devi olan Logan Roy ve onun çocukları arasındaki güç dengesini konu alıyor. Şirketin işleyişini kimin devralacağı çocuklar arasında bir anlaşmazlık yaratırken, <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/narsisizm-cagimizin-hastaligi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">narsist </a>bir ebeveynle yetişen çocukların kendi yetişkinliklerini ve kusurlarını da izliyoruz. </p>



<p>Aslında ne yazarsak yazalım,<em> Succession</em>’ı tam anlamıyla aktaramıyoruz. Çünkü yaratılan karakterler çok güçlü bir şekilde karşımıza çıkıyor. Daha önceden çok işlenen <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Güç_istenci" target="_blank" rel="noreferrer noopener">güç istenci</a> gibi bir kavramın, dizi önerisi olarak sunduğumuz bu yapımda çok farklı işlendiğine tanık oluyoruz.&nbsp;</p>



<p>Seyirci olarak bir karakterler özdeşleşmemiz en azından bir karaktere gönülden hak veriyor olmamız gerekirken <em>Succession</em> bu hakkı tamamen elimizden alıyor. Çünkü bir noktada tek tek her karakterden nefret etmemize neden olacak sahneler izliyoruz. </p>



<p>Baba ve çocuklar arasındaki duygusal çatışmanın içinde biz de kayboluyoruz. Tam anlamıyla sevgi ve taktirini hiçbir zaman çocuklarına verememiş bir babanın karşısında adeta dans eden yetişkinleri izliyoruz. Hepsi bir noktada içlerindeki boşluğu doldurmaya çalışan çocuklardan ibaretler.&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-nasil-anlatiyor">Nasıl Anlatıyor?</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="683" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2023/04/succession-1024x683.jpg" alt="dizi önerisi" class="wp-image-17115" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/succession-1024x683.jpg 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/succession-300x200.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/succession-768x512.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/succession-720x480.jpg 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/succession-480x320.jpg 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/succession.jpg 1500w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><em>Succession</em>’ı çok başarılı yapan detaylar sadece iyi karakter yaratımı, iyi diyalog yazımından ibaret değil. Aynı zamanda dizi çekim tekniği açısından çok özel bir yerde duruyor. Adeta bir <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/belgesel-film-onerileri-2022/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">belgesel</a> edasıyla çekimleri yapılmış. </p>



<p>Reji tercihlerini önceden planlı oluşturulmak yerine aktüel kameralar ile o an kim konuşuyorsa ona dönen kamera tercihleri planlanmış. Bu açıdan da izlediğimiz hiçbir şeye benzemiyor. Sizi sanki tam oradaymış gibi dizinin içine alıyor.&nbsp;</p>



<p>Aynı zamanda çok varlıklı bir aile ve onların yaşam tarzlarını izliyoruz. Normalde bu tarz yapımlarda bu hayat görkem üzerinden, daha aşağıda tutulan kamera tercihleri ile yansıtılır. Yönetmen bizi adeta o zenginlik ile büyülemeye çalışır. Fakat <em>Succession </em>için işler hiç öyle değil. </p>



<p>Karakterlerin hepsinin zaten alışkın oldukları bir hayat olduğu için dizi de bize bu yaşamı onların gözünden büyük bir sıradanlık ile sunuyor. Böylece tam anlamıyla onların yaşamlarının içinde yer alıyoruz. Bizi izleyici edilgenliğinde bırakmıyor.&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-son-olarak">Son Olarak</h2>



<p>Tüm bunlar ile Succession, dizi önerisi olarak sizlerle paylaşabileceğimiz müthiş bir seçenek. Aynı zamanda Nicholas Braun, <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Brian_Cox" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Brian Cox</a>, Kieran Culkin gibi müthiş isimlerin oyunculukları da diziye farklı bir seviye atlatıyor. </p>



<p>Hali hazırda son sezon da bütün hızıyla devam ederken siz de çok geç kalmadan bu ilginç ailenin hayatına dahil olun. Emin olun pişman olmayacaksınız.&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="Succession: Season 1 | Official Trailer | HBO" width="800" height="450" src="https://www.youtube.com/embed/OzYxJV_rmE8?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/dizi-onerisi-succession/">Dizi Önerisi: Succession</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kazankultur.com/dizi-onerisi-succession/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>The Banshees of Inisherin: Usta İşi</title>
		<link>https://www.kazankultur.com/the-banshees-of-inisherin-usta-isi/</link>
					<comments>https://www.kazankultur.com/the-banshees-of-inisherin-usta-isi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tuğçe Kozak Arman]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Apr 2023 21:15:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[filmönerileri]]></category>
		<category><![CDATA[thebansheesofinisherin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edavet.com.tr/kazankultur/?p=16724</guid>

					<description><![CDATA[<p>The Banshees of Inisherin, gerek konusu  gerek çekimleri ve oyuncu yönetimi ile geçen senenin en önemli filmlerinden biriydi. </p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/the-banshees-of-inisherin-usta-isi/">The Banshees of Inisherin: Usta İşi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><em>The Banshees of Inisherin</em>, <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Martin_McDonagh">Martin McDonagh</a>’ın dördüncü uzun metraj filmi. Başrollerinde Colin Farrell ve Brendan Gleeson rol alıyor. Daha önce yine Martin McDonagh’ın çektiği<em> In Bruges</em> filminde ikisini beraber izlemiştik.  </p>



<p>Filmin ilk tanıtımı yapıldığında çoğu kişi <em>In Bruges</em>’ın devamı olarak bile algıladı. Fakat bu defa çok farklı bir hikâye ile karşı karşıyayız. Gelin, şimdi bu seneye damgasını vuran filmlerden biri olan <em>The Banshees of Inisherin</em>’i inceleyelim.&nbsp;</p>



<p>Film prömiyerini Venedik Film Festivalinde yaptı. En İyi Senaryo (Martin McDonagh) ve En İyi Oyuncu (Colin Farrell) kategorilerinde iki ödül almayı başardı. Martin McDonagh’ın kariyerinin ilk üç filmi ABD’de geçmişti. Daha sonraki filmi ise Belçika’da geçiyordu. İrlandalı yönetmen <em>The Banshees of Inisherin</em> ile sonunda kendi ülkesinde geçen bir film çekti. İçinde büyüdüğü kültüre dair çektiği ilk film de Martin McDonagh’ın kariyerinin en iyi filmi oldu diyebiliriz.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-the-banshees-of-inisherin-hikaye-anlaticiligin-gucu">The Banshees of Inisherin: Hikâye Anlatıcılığın Gücü</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2023/04/Adsiz-tasarim-56-1024x682.png" alt="The Banshees of Inisherin" class="wp-image-16730" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/Adsiz-tasarim-56-1024x682.png 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/Adsiz-tasarim-56-300x200.png 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/Adsiz-tasarim-56-768x512.png 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/Adsiz-tasarim-56-720x480.png 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/Adsiz-tasarim-56-480x320.png 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/Adsiz-tasarim-56.png 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><em>The Banshees of Inisherin</em>, 2022 yılının en gözde filmlerinden biriydi. Türkiye’de ilk gösterimini Filmekimi’nde yaptı. Daha sonra da şubat ayı itibariyle vizyona girdi. Seyirci tarafından da çok sevilen bir film oldu.  </p>



<p>Ödül sezonunun başlaması ile çok fazla ödül adaylığında adı geçmeye başladı. BAFTA ve Golden Globes ve ile bütün büyük ödül törenlerinde kendinden söz ettirdi. Son olarak 95. Oscar Ödül Töreni’nde 8 dalda 9 adaylık kazandı. Böylece sadece seyirci nezdinde değil eleştirmenlerin gözünde de önemli bir yeri olduğunu ispat etmiş oldu.</p>



<p>Konu olarak, film İrlanda’nın açıklarında Inisherin adında bir adada geçiyor. Padraic ve Colm isimli iki dostun arkadaşlığının tekrardan kurmaya çalışmasını izliyoruz. Fakat burada basit bir dostluğu geri kazanım hikâyesi izlemiyoruz.  </p>



<p>Padraic, yıllardır yakın arkadaşı olan Colm’un kendisinden uzaklaştığını fark ediyor. Daha sonra da Colm’un yanına gidip onunla konuşmaya çalışıyor. Fakat Colm, kelimenin tam anlamıyla adeta Padraic’den kaçıyor. Sonunda Padraic, Colm’a sana yanlış ne yaptım sorusunu sorma fırsatı bulduğunda, Colm ona “<em>Artık seninle arkadaş olmak istemiyorum. Çünkü artık senden hoşlanmıyorum</em>.” diyor.&nbsp;&nbsp;Film de zaten tam olarak bu diyalogdan sonra başlıyor.</p>



<p>Padraic, bu duyduklarından sonra Colm ile olan arkadaşlığından vazgeçmiyor. Hatta hem kendisine hem de etrafa karşı bir sorgulama süreci geçiriyor. <em>The Banshees of Inisherin</em>, konu olarak çok basit gibi görünse de müthiş bir hikâye anlatıcılığı eseri.  </p>



<p>Martin McDonagh hikâye oluşturma ve anlatma konusundaki becerisini <em>The Banshees of Inisherin</em> ile herkese göstermiş oluyor. Filmin en büyük başarılarından biri de hikâye anlatımının gücü. Basit bir hikâye örgüsünü, güçlü bir hikâye haline getirmesi. Filmin sıradan ve tekdüze ilerleyen hikâyesi her saniye daha da güçleniyor.  </p>



<p>Karakter yaratımı, oyunculuklar ve atmosferi yazının devamında daha kapsamlı irdeleriz. Bunların hepsi de filme çok güzel bir etki sağlıyor. Fakat hikâye konusunun özellikle üzerinde durmak istiyorum. Müthiş bir yazar zekâsı ile karşı karşıyayız. Nerdeyse gösteriş yapan bir zekâ ile karşı karşıyayız. Diyalogların ve metnin gücü tamamen filmi ele geçiriyor.&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-artik-senden-hoslanmiyorum">“Artık senden hoşlanmıyorum.”</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2023/04/Adsiz-tasarim-58-1024x682.png" alt="The Banshees of Inisherin" class="wp-image-16732" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/Adsiz-tasarim-58-1024x682.png 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/Adsiz-tasarim-58-300x200.png 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/Adsiz-tasarim-58-768x512.png 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/Adsiz-tasarim-58-720x480.png 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/Adsiz-tasarim-58-480x320.png 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/Adsiz-tasarim-58.png 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><em>The Banshees of Inisherin</em>, birçok konuya değinen bir film. Bir kere filmin bir adada geçiyor olması, hikâye açısından önemli bir metafor. Çünkü filmin geçtiği yıl 1923. Yani İrlanda İç Savaşı’nın devam ettiği yıl. Zaten adanın karşısında da patlayan bombaları görebiliyoruz.  </p>



<p>Inisherin sakinleri de yer yer karşıda devam eden iç savaşa bakıyorlar. Savaş üzerinden de savaşın gereksizliği üzerinden de birçok sohbet geçiyor. Fakat adanın kendi işleyişinde savaşın çok da yeri yok. Zaten genel olarak ana karadan kopuk, kendi hallerinde ve kendi dünyasında yaşayan insanların yaşadığı bir yeri izliyoruz.  </p>



<p>Bu yüzden de Padraic ve Colm’un arkadaşlıklarının bitişi sadece ikisini değil tüm kasabayı etkiliyor. Etraftaki herkes bu küslükten kendi payına düşeni alıyor.&nbsp;</p>



<p><a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/romantik-partner-secimimizi-neler-etkiler/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Romantik ilişkiler</a>imizde alışkın olduğumuz, kolay bir şekilde söylediğimiz “<em>Artık seni sevmiyorum</em>.” cümlesini konu arkadaşlık olunca bu kadar rahat söyleyemiyoruz. Arkadaşlık bir kere hayatına aldığında devamlı olarak taşıman gereken bir ilişki gibi hayatımızın akışı ile devam ediyor.  </p>



<p>Arada vazgeçtiklerimiz ya da uzaklaştıkça hayatımızdan çıkan insanlar oluyor. Fakat bu ilişkileri bitirmek için bir konuşma yapmamıza gerek kalmıyor. İşte Colm da artık yaşlandığından ve kendi bestelerini yapmak istediğinden dolayı sıkıcı bulduğu Padraic ile ilişkisine daha fazla zaman ayırmak istemiyor.  </p>



<p>Padraic ile ilişkisini bitirmenin tek yolu ise bunu ona söylemek. Yine de Padraic, Colm’un peşini bırakmıyor. Kendisine şaka yaptığını dahi düşünüyor. Bir insanın sizden vazgeçmesinin ne demek olduğunu Padraic’in <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/psikoloji/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">psikoloji</a>si ile daha iyi gözlemliyoruz. Colm’a baktığımızda ise vakit geçirmekten hoşlanmadığımız biriyle vakit geçirmenin bizi nasıl parça parça öldürdüğünü görmüş oluyoruz.&nbsp;</p>



<p>Colm’un asıl motivasyonunun aslında ilerleyen yaşı ile dünyaya bir şeyler bırakmak, kalıcı olmak olduğunu anlamak zor değil. Bir yandan da Melville’in önemli eseri Kâtip Bartleby’in anakahramanı Bartleby gibi bir ruh hali içerisinde. Filmi izlerken aklıma çok defa bu kitap ve savundukları geldi. Tıpkı Colm da “yapmamayı tercih eden” Bartleby gibi bu arkadaşlığı sürdürmeyi tercih etmiyor. Bunun için de herhangi bir bahane de yaratmıyor.&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-kara-mizah">Kara Mizah</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2023/04/Adsiz-tasarim-60-1024x682.png" alt="The Banshees of Inisherin" class="wp-image-16734" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/Adsiz-tasarim-60-1024x682.png 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/Adsiz-tasarim-60-300x200.png 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/Adsiz-tasarim-60-768x512.png 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/Adsiz-tasarim-60-720x480.png 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/Adsiz-tasarim-60-480x320.png 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/Adsiz-tasarim-60.png 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><em>The Banshees of Inisherin</em>, başrolleri dışında diğer tüm karakterlerin özenle yazıldığı bir film. Kasabada kimsenin konuşmak istemediği adeta kasabanın içerisinde hoşlanılmayan bir karakter olan aylak Dominic. Onun aşırı sert ve oğluna sert davranan babası polis memuru Peader.  </p>



<p>Padraic’in onunla yaşayan, zeki olduğunu ve kasabadaki diğer herkesten farklı olduğunu anladığımız kız kardeşi Siobhan. Kasabanın adeta olup biten her şeyi bilen barmeni, Colm’un günah çıkarma sahnelerinde gördüğümüz ve şahsına münhasır olduğunu anladığımız kasabanın pederi. Tüm bu karakterlerin hem kendi içerisindeki hem de aralarındaki ilişki filmdeki absürtlüğü çok güzel bir şekilde yansıtıyor.</p>



<p>Filmin tamamında başarılı bir kara mizah izliyoruz. Martin McDonagh, genel anlamda hikâye anlatıcılığın bir unsuru olarak mizahı iyi kullanabilen bir yazar. Bu filmde de bunun çok iyi bir örneğini görmüş oluyoruz.  </p>



<p>Diyaloglar filmin en başarılı yanlarından, diyalogları bu kadar başarılı yapan şey de iyi yazılmış karakterler. Her karakteri daha gözüktükleri ikinci üçüncü sahneden tanımaya başlıyoruz. Kara mizah sadece yazılan diyaloglarda ya da hikâyede değil aynı zamanda yaratılan karakterlerin özelliklerine de sızmış.&nbsp;</p>



<p>Küçük bir yerde yaşamanın, nerdeyse kimsenin uğraşacak bir şeyinin olmamasıyla beraber kasabanın tamamında belli rutinlerin olduğunu anlıyoruz. Aslında bu küslüğün tüm kasabada yaşayan herkesi etkilemesinin bir sebebi de bu.  Beraber vakit geçiren iki arkadaşın küsmesi tüm kasabanın rutinini bozuyor.  </p>



<p>Colm’un köşe bucak Padraic’den kaçması, Padraic’in ise Colm’u asla kendi haline bırakmaması ile Colm’un parmaklarını kesip Padraic’in kapısına bırakması da herkesin üzerinde büyük bir etki yaratıyor.&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-the-banshees-of-inisherin-teknik-inceleme">The Banshees of Inisherin: Teknik İnceleme</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2023/04/Adsiz-tasarim-57-1024x682.png" alt="The Banshees of Inisherin" class="wp-image-16731" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/Adsiz-tasarim-57-1024x682.png 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/Adsiz-tasarim-57-300x200.png 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/Adsiz-tasarim-57-768x512.png 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/Adsiz-tasarim-57-720x480.png 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/Adsiz-tasarim-57-480x320.png 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/Adsiz-tasarim-57.png 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><em>The Banshees of Inisherin</em>’i izlerken belki de karakterler kadar önemli bir başrol daha var. O da İrlanda’nın müthiş doğası. İzlerken bir gözünüz hep doğada oluyor. Film bittikten sonra da karakterler ve olay kadar İrlanda’yı ve Inisherin’in o yeşil, mavi doğasını hatırlıyorsunuz.  </p>



<p>Kasaba, yollar ve kasaba içerisindeki mekanlar adeta Padraic ve Colm arasındaki küslüğü göstermek adına kurulmuş. Tüm kadrajlar da zaten filmin ortasındaki çatışmaya hizmet ediyor. Padraic ve Colm’un sıklıkla gittikleri meyhane film için inşa edilmiş. Gerekli izinleri olmadığı için de filmin bitmesine yakın yıkılmış.  </p>



<p>Aynı zamanda Padraic ve Colm’un kostümleri de yaşlı bir amca tarafından elde dikilmiş. Böyle bir filmde atmosferin ne denli önemli olduğunun yönetmen de farkında olarak tüm detayları en ince ayrıntısına kadar planlamış.&nbsp;</p>



<p>Filmin genelinde özellikle kapalı alan çekimlerinde ışık kullanımı çok başarılı bir şekilde yapılmış. İki karakterin gittiği pub, telgrafhane ve kasabanın içindeki tasarım hikâyeye ve atmosfere çok iyi bir şekilde hizmet ediyor.  </p>



<p>Aynı zamanda Padraic ve kız kardeşi Siobhan’ın yaşadığı evin tasarımı, Colm’un evi de karakterle özgü bir şekilde tasarlanmış.  </p>



<p>Gelelim, filmin belki de en başarılı yanına. O da tabii ki oyunculuklar. Colin Farrell ve Brendan Gleeson çok iyi performanslar sergiliyor. İki oyuncunun performansı adeta filmi sırtlıyor. İki kişinin arasındaki arkadaşlığı başrole koyduğu için de oyunculukların iyi olması ve arasındaki ilişkinin yansıtılması çok başarılı bir şekilde kurulmuş. Martin McDonagh’ın ilk filmi In Bruges’den alışkın olduğu iki oyuncu ile çalışması da yönetmen açısından iyi bir seçim olmuş.&nbsp;</p>



<p><em>The Banshees of Inisherin</em>, gerek konusu ile gerek de çekimleri ve oyuncu yönetimi ile geçen senenin en önemli filmlerinden biriydi. Bu film ile Martin McDonagh’ın bir sonraki projesini daha büyük bir merak ile bekliyoruz.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="THE BANSHEES OF INISHERIN | Official Trailer | Searchlight Pictures" width="800" height="450" src="https://www.youtube.com/embed/uRu3zLOJN2c?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/the-banshees-of-inisherin-usta-isi/">The Banshees of Inisherin: Usta İşi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kazankultur.com/the-banshees-of-inisherin-usta-isi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum: Bir Kaufman Filmi</title>
		<link>https://www.kazankultur.com/her-seyi-bitirmeyi-dusunuyorum-bir-kaufman-filmi/</link>
					<comments>https://www.kazankultur.com/her-seyi-bitirmeyi-dusunuyorum-bir-kaufman-filmi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tuğçe Kozak Arman]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Mar 2023 21:16:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[charliekaufman]]></category>
		<category><![CDATA[herşeyibitirmeyidüşnüyorum]]></category>
		<category><![CDATA[netflixfilmleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edavet.com.tr/kazankultur/?p=15884</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum, Charlie Kaufman’ın senaryosunu yazıp yönettiği üçüncü filmi üzerine konuşuyoruz!</p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/her-seyi-bitirmeyi-dusunuyorum-bir-kaufman-filmi/">Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum: Bir Kaufman Filmi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><em>Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum</em>, <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Charlie_Kaufman">Charlie Kaufman</a>’ın senaryosunu yazıp yönettiği üçüncü filmi. Daha önce Being John Malkovich, <em>Eternal Sunshine of the Spotlesss Mind</em>,<em>Adaptation</em> gibi filmlerin senaryosunu yazan Kaufmann kendi filmlerini de yönetmeye başladı.  </p>



<p>2008 yılında ilk filmi Synecdoche, New York ile başlayan kariyeri son uzun metraj filmi <em>Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum</em> ile devam ediyor. Film aslında Iain Reid isimli yazarın romanından uyarlama bir senaryo. Netflix yapımı bir film. Netflix Türkiye kataloğunda da bulunabiliyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-charlie-kaufman-sinemasi">Charlie Kaufman Sineması</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2023/03/Adsiz-tasarim-55-1024x682.png" alt="Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum" class="wp-image-15889" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/Adsiz-tasarim-55-1024x682.png 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/Adsiz-tasarim-55-300x200.png 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/Adsiz-tasarim-55-768x512.png 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/Adsiz-tasarim-55-720x480.png 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/Adsiz-tasarim-55-480x320.png 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/Adsiz-tasarim-55.png 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Kaufman, günümüz sinemasının önemli isimlerinden biri. Kariyerine senaristlik yaparak başlıyor. Spike Jonze ile çalıştığı filmleri kariyerinin en önemli filmleri arasında yer alıyor. Being John Malkovich ile aslında nasıl bir zihni olduğunu ve sinemayı nasıl algıladığını seyirciye ispat etmiş oluyor.  </p>



<p>Kaufman artık sadece yazarlığı ile bile bir Kaufman sinemasından bahsettirmeye başladı. Çünkü onun kafasından çıkan şeyler diğer izlediğimiz hiçbir şeye benzemiyordu. Bu yönüyle de artık Kaufmanvari tarzı terimleri dahi okumaya başlamıştık.  </p>



<p><em>Adaptation</em> gibi uyarlama eserlere dahi kendi yorumunu katmayı başarabilmiş bir senaristten söz ediyoruz. Her ne kadar onu ve senaryolarını sevsek de herkes Kaufman’ın kendi filmini yapmasını bekliyordu. Genel olarak çalıştığı yönetmenlerle iyi uyum sağlasa da sadece Kaufman’a ait bir film acaba nasıl olurdu?</p>



<p>Kaufman ile ilgili merak edilen bu sorular cevabını 2008 yılında buldu. Kaufman, 2008 yılında ilk yazıp yönettiği film olan <em>Synecodche</em>, New York isimli filmi çekti. Başrollerinde Philip Seymour Hoffman, Samantha Morton gibi isimler yer aldı.  </p>



<p>Gişede çok başarılı bir film olmasa da kendi seyircisini memnun eden bir film oldu. Fakat gişede istenilen başarıyı elde edemeyişi ile Kaufman bir sonraki projeleri için fon bulmakta epey zorlandı. Bu yüzden de stop motion projesi olan <em>Anomalisa</em> için Kickstarter başlatmak zorunda kaldı. </p>



<p>O yüzden de son filmini Netflix’e çekmesi bizi çok şaşırtmadı. Sinemanın aykırı çocuğu olan Kaufman, yapıbozumu iyi kullanan sanatçılardan biri. Belki de bu yüzden sineması hiçbir zaman çoğunluğa hitap edecek yapıtlar sunmuyor. </p>



<p><em>Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum</em> da bunun iyi örneklerinden biri. İzlemesi zor hatta çoğunlukla yarım bırakılan bir film. Bunlar tabii ki Kaufman’ın kendi şahsi tercihleri. Onun sineması hiçbir zaman çoğunluğa oynayan bir sinema olmadı.&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-her-seyi-bitirmeyi-dusunuyorum-zaman-ve-yol">Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum: Zaman ve Yol</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2023/03/Adsiz-tasarim-52-1024x682.png" alt="Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum" class="wp-image-15887" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/Adsiz-tasarim-52-1024x682.png 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/Adsiz-tasarim-52-300x200.png 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/Adsiz-tasarim-52-768x512.png 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/Adsiz-tasarim-52-720x480.png 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/Adsiz-tasarim-52-480x320.png 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/Adsiz-tasarim-52.png 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Kaufman’ın uyarlamak adına niye bu kitabı seçtiğini anlamak zor değil. Genel olarak daha önceki senaryolarında da sık sık karşımıza çıkan belli temaları bu filmde de görüyoruz. Aynı zamanda tam anlamıyla bir oyun ve bilinmezlik üzerine bir film desek yalan olmaz.  </p>



<p>Filmin başlarında aslında anakarakter olarak izlediğimiz kişinin bile film devam ettikçe anakarakter olmadığını görüyoruz. Hatta adını dahi bilemiyoruz. Film bu şekilde seyirci ile birçok oyun oynuyor.  </p>



<p>Jack’in ailesi ile tanışmak üzere çıkılan bir yolculuk ile başlıyor film. Bu sırada da <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/kadin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">kadın</a> karakterin sanki kendini <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/every-brilliant-thing-intihar-nostaljisi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">intihar</a>a ikna edermiş gibi devamlı olarak içinden tekrarladığı “Her şeyi bitirmek istiyorum. Nasıl gideceği belliyken bunu sürdürmenin anlamı ne?” gibi soruları içinden tekrarlıyor.  </p>



<p>Bu film de diğer filmleri gibi varoluşsal bir sinemanın ürünü. Kaufman kendi sorunlarını, düşündüklerini, bireyselliğini sinemaya yansıtmayı seven bir yönetmen. Bu film de bu alanlarda rahatça koşturabildiği bir film.</p>



<p><em>Her Şeyi Bitirmek İstiyorum</em> için bir <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/film-onerisi-303/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">yol filmi</a> diyebiliriz.&nbsp;&nbsp;Fakat bu yol tanımlı bir yol değil. Gidilen, varılan, dönülen yerlerin nerdeyse bir öneminin olmadığı bir yol. Çünkü burada yol dediğimiz durum aslında zaman. Filmin başrolü de Jack olduğu kadar aynı zamanda zaman.  </p>



<p>Bireyin zaman karşısında ne denli aciz olduğunu, film çok iyi yansıtıyor. Bunu zamanı filme yayarak daha doğrusal bir anlatım kurmak yerine tam tersi bir şekilde yapıyor. Zamanı eğip bükerek, en acımasızı da hızlı bir şekilde ekrana sunarak bize gösteriyor. </p>



<p>Böylece daha bir önceki sahnede genç ve hayatına dair, kendine dair ümitleri olan Jack’i bir sonraki sahnede yaşlanmış ve bir okulda hademelik yaparken görüyoruz. İşte hayat bu kadar hızlı ilerlemiş. Kendine dair oluşturduğun her düşünce de seninle birlikte çürüyor. Kaufman bu düşünceleri sertçe izleyicinin üzerine atıyor. Yenemeyeceğimiz bir düşmanla savaştığımızı bize bir kez daha hatırlatıyor.&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-modernizm-ve-postmodernizm">Modernizm ve Postmodernizm</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2023/03/Adsiz-tasarim-53-1024x682.png" alt="Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum" class="wp-image-15886" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/Adsiz-tasarim-53-1024x682.png 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/Adsiz-tasarim-53-300x200.png 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/Adsiz-tasarim-53-768x512.png 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/Adsiz-tasarim-53-720x480.png 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/Adsiz-tasarim-53-480x320.png 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/Adsiz-tasarim-53.png 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Mimesis, doğa ve insanın davranışının <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/sanat/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">sanat</a>ta ve edebiyatta taklide dayanan temsilidir. Aristoteles sanatın görevinin doğanın taklidi olduğunu savunur. Zira uzun yıllar boyunca sanat, doğayı ve insanı taklit etmenin ötesine geçememiştir. Fakat daha sonra resimde, mimaride, edebiyatta bu durum doğanın taklidinin ötesine geçmeye başladı.  </p>



<p>Philostratus taklidi ikinci plana atarak, sanatta hayal gücü ve yaratıcılığın daha önemli olduğunu savundu. İşte bu da bizi sanatta modernizme getirdi. Fakat 20. yy sonlarında ve 21. yy’da modernizm her ne kadar gücünü devam ettirse de yaşadığımız çağın getirdikleri ile birlikte yeni bir terim hayatımıza girdi. O da postmodernizm.  </p>



<p>Postmodernizm, kelime anlamı olarak modernizm sonrasını ifade etse de aslında sanatta modernizmin karşısında yer alan bir tür oldu. Edebiyatta; James Joyce, Franz Kafka, Virginia Woolf gibi önemli temsilcileri oldu. Sadece edebiyatta değil sanatın diğer alanlarında da güçlü temsiller buldu.</p>



<p>Kaufman’dan ve <em>Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum</em>’dan bahsetmişken postmodernizmden bahsetmemek olmazdı. Çünkü Kaufman sinemasını ancak bu şekilde açıklayabiliriz. Gerek uyarladığı eser gerekse bu eseri uyarlamayı seçtiği yöntem ile Kaufman postmodernist bir temsil meydana getirdi. Zaten kendi sinemasında baktığımızda da anlattığı konular her zaman Kaufman’ın kendi dertleri olmuştur.  </p>



<p>İşte bu yüzden de sinemasında her zaman bireyin kendine dair ve hayatı anlamaya dair dertlerini üst sıralara koymuştur. Filmleri genelde bir karakterin kafasının içinde geçer. Çok fazla iç konuşma kullanır. <em>Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum</em> da bu iç seslerin hiç durmadan konuştuğu, çeliştiği filmlerinden biri.  </p>



<p>Hatta bunu en iyi şekilde kullandığı filmi desek haksızlık etmiş olmayız. Aynı zamanda postmodern sinemanın bir diğer özelliği olan zaman ve mekânın film içerisinde sürekli geçirgen ve değişken olmasını da filmin içerisinde çok iyi bir şekilde kullanıyor. Seyirciyi de Kaufman filmlerinde zorlayan şeyler bu seçimler oluyor.&nbsp;&nbsp;</p>



<p>***Yazının devamı tat kaçırıcı detaylar içerebilir. ***</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-her-seyi-bitirmeyi-dusunuyorum-ve-zihin-sinemasi">Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum ve Zihin Sineması</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2023/03/Adsiz-tasarim-54-1024x682.png" alt="Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum" class="wp-image-15890" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/Adsiz-tasarim-54-1024x682.png 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/Adsiz-tasarim-54-300x200.png 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/Adsiz-tasarim-54-768x512.png 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/Adsiz-tasarim-54-720x480.png 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/Adsiz-tasarim-54-480x320.png 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/Adsiz-tasarim-54.png 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><em>Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum</em> tamamı sembollerin üzerine kurulmuş bir film. Bunu derken ne demek istediğime gelirsem, aslında filmin bize gerçek diye sunduğu hiçbir şey tam anlamıyla gerçek değil. Jack ve Lucy Jack’in ailesinin tenha bir yerdeki evlerine gitmek üzere yola çıkarlar. Buraya kadar her şey düz ilerlerken bir yandan filmin her yerine sinmiş olan soğuğu her yerde hissederiz.  </p>



<p>Peki, tüm bunlar o an olan gerçekler mi? Hava gerçekten soğuk mu? O an Jack’in arada farklı isimlerle seslendiği kişi kim gerçekten? Öyle bir yol, öyle bir dondurmacı var mı?  </p>



<p>İşte tüm bunların cevabı aslında aynı. Hayır. Tüm bu olanlar ne gerçek ne de Lucy diye biri var. Filmin oyuncu listesi de filme dair büyük bir şey söylüyor. Oyuncuların isimleri ve oyuncu isimlerinin yazdığı listede Lucy diye gördüğümüz karakterin karşısında “young woman” yazıyor. Yani aslında izlediğimiz her şey Jack’in artık yaşlanmış zihninin bir ürünü.&nbsp;</p>



<p>İzlediğimiz kadın, belki Jack’in eşi, belki de hayatına girmiş tüm kadınların toplamı olan bir karakter. Bu yüzden de adı dahi yok. O gidilen yolun, yol olmaması gibi. Ya da Jack’in tüm bunları düşündüğü ve hatırladığı yerin soğunun Jack’e işlemesinden sonra Jack’in tüm anıları bu soğukla hatırlaması gibi.  </p>



<p>Bu yüzden de izlediğimiz şeyde gerçeği değil bir zihnin hatırladıklarını ve imgeleri izliyoruz. Domuzları, çiftliği, köpeğini, annesini, babasını ve hayatına girmiş tüm kadınların Jack’in zihninde bıraktığı izleri izliyoruz.   </p>



<p>Yani tüm bu yolculuk aslında Jack’in zihninde yaptığı yolculuktan ibaret. Jack, ölmek üzere beklerken zihninin köşelerinde hayatına dair tüm bu detaylara dair bir yolculuk yapıyor. Biz de onun zihninin son yolculuğunu izliyoruz.&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-sonuc">Sonuç</h2>



<p><em>Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum</em>, bana iyi bir roman okuyormuşum hissini veren bir film oldu. Edebi yanını, sinematik yanlarına göre çok daha başarılı buldum. Yine de atmosfer oluşumu, sinematografik açıdan tekinsiz atmosferi de filmi besleyen en önemli etmenler.  </p>



<p>Filmin her yerine sinen bir tekinsizlik var. Kaufman, yönetmenlik tercihi olarak da bu tekinsizliğin üzerine giden bir yönetmenlik tercihi yapıyor. Film, her detayıyla inceleyen izleyicilere ancak kendisini açıyor. O açıdan da dikkatli izleyiciler için yapılmış bir film.  </p>



<p>Bu açıdan her izleyiciye tavsiye edebileceğim bir film değil. Fakat Kaufman’ın diğer eserlerine alışkın olan seyircisinin yine zevkle izleyeceği bir film olduğunu söyleyebilirim. Biraz emek isteyen bir film olsa da sonunda iyi bir film izlemenin verdiği zevki veren bir film.&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="her şeyi bitirmeyi düşünüyorum | bir Charlie Kaufman filmi | Resmi Fragman | Netflix" width="800" height="450" src="https://www.youtube.com/embed/JpuT7SNbOH8?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/her-seyi-bitirmeyi-dusunuyorum-bir-kaufman-filmi/">Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum: Bir Kaufman Filmi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kazankultur.com/her-seyi-bitirmeyi-dusunuyorum-bir-kaufman-filmi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aftersun: Hatırlama Sineması</title>
		<link>https://www.kazankultur.com/aftersun-hatirlama-sinemasi/</link>
					<comments>https://www.kazankultur.com/aftersun-hatirlama-sinemasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tuğçe Kozak Arman]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Jan 2023 21:19:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[aftersun]]></category>
		<category><![CDATA[aftersuninceleme]]></category>
		<category><![CDATA[aftersunkonusu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edavet.com.tr/kazankultur/?p=14764</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aftersun, Charlotte Wells’in ilk uzun metraj filmi. Başrollerinde Paul Mescal ve Frankie Cario yer alıyor. Aynı zamanda Frankie Cario’nun da</p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/aftersun-hatirlama-sinemasi/">Aftersun: Hatırlama Sineması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><em>Aftersun</em>, Charlotte Wells’in ilk uzun metraj filmi. Başrollerinde Paul Mescal ve Frankie Cario yer alıyor. Aynı zamanda Frankie Cario’nun da ilk oyunculuk performansı. Film açılışını <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Cannes_Film_Festivali" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Cannes Film Festivali’nde</a> Eleştirmenler Haftasında yaptı. Cannes’dan da &#8220;Jüri Özel Ödülü&#8221; ile döndü. Aftersun, şu günlerde Mubi’den izlenebiliyor. Gelin şimdi bu muhteşem filmi beraber inceleyelim.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-hafiza-sinemasi">Hafıza Sineması</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2023/01/Adsiz-tasarim-47-1024x682.png" alt="Aftersun" class="wp-image-14769" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/01/Adsiz-tasarim-47-1024x682.png 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/01/Adsiz-tasarim-47-300x200.png 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/01/Adsiz-tasarim-47-768x512.png 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/01/Adsiz-tasarim-47-720x480.png 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/01/Adsiz-tasarim-47-480x320.png 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/01/Adsiz-tasarim-47.png 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Aftersun, bir baba kızın beraber çıktığı Türkiye tatilini konu alıyor. Fakat bu lineer bir tatil anlatımı değil. Filmi kız çocuğu olan Sophie’nin hatırladığı haliyle izliyoruz. Bu anlamda da “hafıza sineması” dediğimiz sinemaya belki de bu konuda yapılmış en iyi filmlerden birini bırakıyor.  </p>



<p>Filmle beraber Sophie’nin yetişkin halindeki zihninde biz de dolaşıyoruz. Tıpkı hafıza gibi film de boşluklarla ilerliyor. Sophie’nin net bir şekilde hatırladığı anlarda ellerinde sürekli gezdirdikleri babasının ona hediyesi olan kameranın da etkisi büyük.  </p>



<p>Filmin içerisinde adeta kamera da başrol oyuncuları kadar önemli bir yere sahip. Kamera, adeta tüm o anılara tanık olarak orada duruyor.&nbsp;</p>



<p>Filmde geçmiş kadar önemli bir diğer mekân ise günümüzdeki Sophie’nin zihninin hayal mekânı ya da fantezi mekânı. Burada da ışıklandırmadan tahmin edeceğimiz üzere bir disko görüyoruz. Sophie o disko içerisinde dans ediyor. Yer yer de karşısında o tatilde bıraktığı haliyle bıraktığı babasını görüyor.   </p>



<p>Sophie, tüm o geçmişi ve tatili hatırlama anlarının arasında kendi zihnine kayıyor. O tatilde dans etmeye utanan kız çocuğunu, babasının yaşlarında dans ederken görüyoruz. Bu mekânın bu şekilde oluşturulması, bize filmin anlatımını güçlü kılan öğelerden birini veriyor. &#8220;Sophie’nin hayal dünyası&#8221; diyeceğimiz bu yer, filmin içinde bizim de sık sık sığınmak isteyeceğimiz yerlerden biri haline geliyor.&nbsp;</p>



<p><em>Aftersun</em>’ı bu kadar güçlü bir film yapan en önemli şey izleyici üzerinde kurduğu güç. Adeta seyirci olarak filmi angaje olarak izliyoruz. Sadece izler halde kalmamızı mümkün kılmıyor. Tam aksine bizi kendi tecrübelerimizi, kendi anılarımızı, tatillerimizi hatırlamaya itiyor.  </p>



<p>Film ekrandan taşarak, bizim zihnimizin kıvrımlarına da sızıyor. Seyirci olarak sizi izleme deneyiminin ötesine savuruyor. Ekrandaki imgeler, anlar ve hisler sizi kendi hayatınızda bir şeyleri hatırlamaya zorluyor.</p>



<p>*** Yazının bundan sonrası<strong> izlemeyenler</strong> için <strong>tat kaçırıcı detaylar </strong>içerebilir. ***</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-ayni-gokyuzunun-altinda">Aynı Gökyüzünün Altında</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2023/01/Adsiz-tasarim-49-1024x682.png" alt="Aftersun" class="wp-image-14767" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/01/Adsiz-tasarim-49-1024x682.png 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/01/Adsiz-tasarim-49-300x200.png 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/01/Adsiz-tasarim-49-768x512.png 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/01/Adsiz-tasarim-49-720x480.png 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/01/Adsiz-tasarim-49-480x320.png 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/01/Adsiz-tasarim-49.png 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Sophie ve Calum’un sıradan bir baba kız tatili gibi başlayan tatili, film devam ettikçe katman katman açılmaya başlıyor. İki karakteri de tanımaya, normal hayatlarını tahmin etmeye başlıyoruz. Her ne kadar aralarının çok iyi olduğunu anlasak da tanımlanamayan bir mesafe olduğunu da görüyoruz.  </p>



<p>Sophie’nin babasına karşı ne denli büyük bir sevgi duyduğunu her fırsatta göstermesi, Calum’un ise bu sevgi karşısında adeta ne yapacağını bilemez bir halde duruşu filmin çoğu yerine siniyor. İkisinin sahilde olduğu bir anda Sophie, gökyüzüne bakarak bazen babasının özlediğinde gökyüzüne bakınca rahatladığını söylüyor. İkisinin de aynı gökyüzünü paylaşıyor olmasının ona iyi geldiğini söylüyor. Bu sahne ile çok da görüşemediklerini anlamış oluyoruz.&nbsp;</p>



<p>Baba karakteri olan Calum’u biz de aslında Sophie’nin anlayabildiği kadar tanıyoruz. Hayatıyla ilgili çok fazla şeyi yola koyamadığını, bir nevi savrulduğunu fark ediyoruz. Film devam ettikçe de aslında Calum’un büyük bir depresyonla baş ettiğini kavrıyoruz.  </p>



<p>Calum kolundaki alçıyı çıkarmaya çalışırken Sophie, kolunu kırarken canının acıyıp acımadığını soruyor. Calum da hatırlamadığını söylüyor. Filmin ortalarında kırılma anı sayılabilecek o geceden sonra Sophie yine kolundaki çiziği sorduğunda Calum hatırlamadığını söylüyor.  </p>



<p>Hayatının belli yerlerinde hatırlamayacağı şeyler yaşayan ve belli ki bunu sık sık yaşayan biri olarak Calum’un hayatını tahmin etmemiz zor değil. İşte tüm bu boğuşmalar içinde sadece kızı için mutlu olmaya, dik kalmaya çalışan bir babanın hislerini anlıyoruz.&nbsp;</p>



<p>Sophie’nin babasına karşı olan yaklaşımında da büyük bir şefkat ve merhamet görüyoruz. Babasını acısının karşısında bir yanda çaresiz kalan bir yandan da sevgisiyle onu ayağa kaldırmaya çalışan bir tarafını görüyoruz.  </p>



<p>Filmin kırılma anı olan o gecede de Sophie ve Calum adeta rollerini değiştiriyor. Sophie, odaya girip babasının üzerini örtüyor. Daha sonra da Calum’un baba yatağı olarak kendisine ayırdığı yatağa yatıyor.  </p>



<p>Bu sahnede kamera yavaşça yere iniyor. Sonraki sahnede ise o tatilde babasının aldığı halıya basan yetişkin Sophie’yi görüyoruz. Ağlayan bebeğinin yanına gitmek için kalkıyor.&nbsp;Adeta kurgu harikası olan bir sahneydi. </p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-gamsiz-hayat">Gamsız Hayat</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2023/01/Adsiz-tasarim-48-1024x682.png" alt="Aftersun" class="wp-image-14768" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/01/Adsiz-tasarim-48-1024x682.png 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/01/Adsiz-tasarim-48-300x200.png 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/01/Adsiz-tasarim-48-768x512.png 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/01/Adsiz-tasarim-48-720x480.png 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/01/Adsiz-tasarim-48-480x320.png 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/01/Adsiz-tasarim-48.png 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Aftersun, sinemanın gücünü çok iyi kullanan bir film. Anlatımını kurduğu çoğu şeyi sadece kamerayı çevirdiği yerlerle, kamerayı tuttuğu açıyla kurabiliyor. Bu sahnelerin üzerine herhangi bir şey söylemeye gerek bile duymuyor.  </p>



<p>Filmin başında çekilen görüntülerin piksel piksel ayrılması ve daha sonra birleşimi filmin özeti gibi bir sahne aslında. Film boyunca çekilen tüm o videolar, çekilen fotoğraflar o anı sonsuz kılmaya çalışıyor. Tüm o videoların hüznü de tam olarak buradan geliyor. O anın bir daha geriye gelmeyecek olmasından.  </p>



<p>Ünlü yönetmen Andre Tarkovski “mühürlenmiş zaman” kavramını sinemayı anlatmak adına kullanılıyor.&nbsp;Sinema kendi anlatım diliyle adeta zamanı mühürlüyor. İşte film boyunca çekilen tüm o videolar da aynı şeyi yapıyor. O anı mühürlüyor. Hatırlamak istediğimiz her an bizi orada bekliyor.&nbsp;</p>



<p>Filmin belki de en etkileyici sahnelerinde biri, Sophie ve Calum’un polaroid fotoğraf çekildikleri ve arka planda <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/candan-ercetin-kaliplara-sigmayan-kadin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Candan Erçetin</a>’in <em>Gamsız Hayat </em>şarkısının çaldığı anlardı. Kameranın polaroid fotoğrafa olan odağı ile fotoğrafın gittikçe karardığı ve biraz önceki anın ortaya çıktığını izliyoruz.  </p>



<p>Bir yanda da o anın geçip gidişini o anki sohbetin değiştiğini izliyoruz. Elimizden kayıp giden, tutamadığımız o anı anlatan muhteşem bir sahne.</p>



<p>Filmin içerisine sinen Calum’u tek gördüğümüz her sahnede bir tekinsizlik hissi seyirciye geçiyor. Yalnız kaldığı her an, denize yürüdüğünde, balkonda ayağa kalktığında kendine bir şey yapabilirmiş gibi bir hisle doluyoruz. Calum’un başına her an bir şey gelebilirmiş gibi bir tedirginlik ile izliyoruz.&nbsp;</p>



<p>Sophie de babasından ayrı geçirdiği o gecede bir nevi büyümeyi keşfediyor. İlk öpücüğünü yaşıyor. İnsanları izliyor. Tüm bu sahnelerde diyalogsuz geçen birçok sahne ile Sophie, sadece mimikleri ve bakışlarıyla oynuyor.  </p>



<p>İlk oyunculuğu olan birinin bu derece iyi performans göstermesi gerçekten takdire şayan. Sophie, tüm sahnelerde resmen parlıyor. Her anıyla, tüm sahiciliği ile müthiş bir oyunculuk gösteriyor. Tüm o hisleri bazen sadece bakışları ile seyirciye aktarabiliyor.&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-aftersun-teknik-analiz">Aftersun: Teknik analiz</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2023/01/Adsiz-tasarim-50-1024x682.png" alt="aftersun" class="wp-image-14766" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/01/Adsiz-tasarim-50-1024x682.png 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/01/Adsiz-tasarim-50-300x200.png 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/01/Adsiz-tasarim-50-768x512.png 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/01/Adsiz-tasarim-50-720x480.png 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/01/Adsiz-tasarim-50-480x320.png 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/01/Adsiz-tasarim-50.png 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Film hikâye anlatımını etkileyici bir şekilde kursa da aslında sırtını görüntü yönetimi ve kurguya yaslıyor. Görüntü yönetmeni Gregory Oke, filmin parlayan yıldızların biri. Her sahne filmin diline çok iyi bir şekilde hizmet ediyor. Karakterlerin yansıtılması da hikâyeden çok görüntüler ile yapılıyor.  </p>



<p>Sophie’nin yakın plan sahnelerini görebilirken, Calum’u genelde uzak planlar ile görüyoruz. Bir yere kadar ona yakınlaşabilsek de genel olarak Calum’u hep uzak planlar ile izliyoruz. Devamlı olarak ona mesafeliyiz. Sophie’yi ise tüm hisleri ile anlamaya açık bir şekilde izliyoruz. Onun gözünden babasına baktığımız sahnelerde bile anlamlandıramadığımız çok şey oluyor.&nbsp;</p>



<p><em>Aftersu</em>n’ın yönetmenin ilk filmi. İlk filmlerde genelde odaklanılan hikâye ve geride kalan teknik kısımlar olur. Fakat bu filmde teknik açıdan kusursuz bir iş var. Özellikle kurgu, filmin hikayesine çok iyi bir şekilde yapılıyor. Kurgu açısından en önemli sahne de filmin son sahnesi. Filmin şüphesiz en iyi sahnesi.  </p>



<p>Hatta &#8220;ölüm&#8221; üzerine çekilmiş en iyi sahnelerden biri ve bu sahnede hiç kesme kullanılmadan bir anlatım oluşturulmuş. O yüzden de bütünlük açısından mükemmel bir sahne izliyoruz. Sophie’nin babasını son kez gördüğü ve babasının o sahneden sonra onun o zihnindeki yere gittiği sahne kapanışıyla bizi büyük bir duygu sağanağı ile yalnız bırakıyor.&nbsp;</p>



<p>Filmin renkleri ve sesleri tam olarak doksanların atmosferine uygun bir şekilde oluşturulmuş. O otelin içi, bahçesi, diğer oyuncular ile sanat yönetimi müthiş bir şekilde tasarlanmış. Ses kullanımı da filmin güçlü taraflarından biri. Atmosfer yaratımı açısından ses kullanımı hep büyük bir ustalıkla yapılmış.  </p>



<p>Aynı zamanda nostalji hissinden kaynaklı da mekanla kurulan ilişki de filmin içerisinde önemli bir yere sahip. Havuz ve odanın yerleşimi dahil zihinlerimize kazınacak şekilde tasarlanmış. Adeta kendinizi doksanlarda bir otelde hissediyorsunuz.&nbsp;&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-aftersun-sonuc">Aftersun: Sonuç</h2>



<p><em>Aftersun</em> son yılların en iyi filmlerinden biri. Sinemanın tüm imkanlarını mükemmel bir şekilde kullanan bir film. Bir baba kız hikâyesi bir tatili hatırlama üzerinden bir anlatım kursa da aslında insana dair çok şey söylüyor.  </p>



<p>Yarattığı duyguların sahiciliği film bittikten uzun süre sonra da sizinle yaşamaya devam ediyor. Filmin son sahnesi, sinema tarihinin en iyi sahnelerinden biri. Seyirciye filmin biriktirdiği tüm duygularla beraber adeta bir climax yaşatıyor. Yönetmenin bundan sonraki işlerini şimdiden çok merak ediyorum.<em> Aftersun</em>, her şeyiyle 2022’nin en iyi filmlerinden biriydi.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="AFTERSUN | Official Trailer | Now Streaming on MUBI" width="800" height="450" src="https://www.youtube.com/embed/vXKcWRu8K_U?start=13&#038;feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/aftersun-hatirlama-sinemasi/">Aftersun: Hatırlama Sineması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kazankultur.com/aftersun-hatirlama-sinemasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>White Noise: Baumbach&#8217;dan Bir Kara Komedi</title>
		<link>https://www.kazankultur.com/white-noise-baumbachdan-bir-kara-komedi/</link>
					<comments>https://www.kazankultur.com/white-noise-baumbachdan-bir-kara-komedi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tuğçe Kozak Arman]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 29 Dec 2022 21:57:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[adamdriver]]></category>
		<category><![CDATA[filminceleme]]></category>
		<category><![CDATA[netflix]]></category>
		<category><![CDATA[noahbaumbach]]></category>
		<category><![CDATA[sinema]]></category>
		<category><![CDATA[whitenoise]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edavet.com.tr/kazankultur/?p=14439</guid>

					<description><![CDATA[<p>79. Venedik Film Festivali ile açılışını yapan ve çokça beğenilen filmi bugün itibariyle Netflix'de izleyebilirsiniz. Ama öncesinde sizi tüm detayları ile ele alınan inceleme yazımıza bekliyoruz.</p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/white-noise-baumbachdan-bir-kara-komedi/">White Noise: Baumbach&#8217;dan Bir Kara Komedi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>White Noise, açılışını 79. Venedik Film Festivali ile yaptı. Aynı zamanda festivalin de açılış filmiydi. Bu filmle ilk defa bir Netflix filmi Venedik Film Festivali’nin açılış filmi oldu. <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Don_DeLillo" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Don DeLillo</a>’nun romanından Noah Baumbach tarafından sinemaya uyarlanan White Noise’in başrolünde ise Adam Driver ve <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Greta_Gerwig" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Greta Gerwig</a> oynuyor. Film, 30 Aralık itibariyle Netflix Türkiye kataloğunda yer almaya başladı. Gelin şimdi White Noise’ı beraber inceleyelim. </p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-white-noise-uyarlamak-mumkun-mu">White Noise: Uyarlamak mümkün mü?</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-55-1024x682.png" alt="white noise" class="wp-image-14442" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-55-1024x682.png 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-55-300x200.png 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-55-768x512.png 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-55-720x480.png 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-55-480x320.png 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-55.png 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Don DeLillo, Amerikan’ın en büyük ve ilgi çeken romancılarından biri. Her çıkan eseri dünya çapında büyük bir yankı uyandırıyor. White Noise de kendisinin büyük romanlarından biri. Ülkemizde de Siren Yayınları tarafından Beyaz Gürültü ismiyle yayımlandı. Postmodern bir edebi dünya ortaya koyduğu için de eserleri sinemaya uyarlama konusunda çok kolay seçimler değil. Tam da bu yüzden Noah Baumbach gibi bir yönetmen Don DeLillo’nun eserini sinemaya aktaracağı haberi geldiğinden beri heyecanla beklenen bir filmdi. Konu olarak, liberal bir üniversitede Hitler profesörü olan Jack Gladney (Adam Driver), eşi Babette (Greta Gerwig) ve dört çocuğu ile kendilerini havadan gelen toksik yağış ve kimyasal bir bulutla başlayan bir felaketin içerisinde bulurlar. Filmin tam ortasına oturmuş olan ölüm korkusu, bu felaketle beraber filmin devamında bir ölümle yüzleşme seyrine bürünür. White Noise, bir felaketten kaçış hikayesi değil. Tam tersi felaketi, filmin yan karakterlerinden biri gibi işleyen bir yapı kurmuş.&nbsp;</p>



<p>White Noise, çok boyutlu bir edebi metnin sinemaya aktarılışı. Noah Baumbach metni tam anlamıyla yansıtabilmek için filmin yapısını da sürekli değişen bir şekilde kurmuş. Sadece yapı olarak da değil. Aynı zamanda film farklı türleri de içinde barındırıyor. Yer yer kara film yer yer müzikal yer yerse western türüne ait yapıları izliyoruz. Bu film bir kere daha postmodern bir edebi yapıtı sinemaya uyarlamak ne kadar mümkün sorusunu da tekrar sordurtuyor. Edebi metnin içerisindeki katmanları ve alt metinleri sinemada anlatmaya çalışmak geleneksel sinema anlatısına uygun bir anlatım oluşturmuyor. O yüzden de yönetmeni belli yapı bozumlara zorluyor. Bu filmde de Noah Baumbach’ın bu yolu seçtiğini görüyoruz. White Noise, genel olarak sinemasını diyalog ve ilişki üzerinden kuran Baumbach’ın da sinemasında bambaşka bir yere oturuyor. Bana yer yer sanki Wes Anderson filmi izliyormuşum gibi bir his verdi. Yapı ve renk kullanımı açısından Wes Anderson sineması ile kesişen yerler göze çarpıyor.&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-olum-korkusu">Ölüm Korkusu&nbsp;</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-56-1024x682.png" alt="white noise" class="wp-image-14443" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-56-1024x682.png 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-56-300x200.png 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-56-768x512.png 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-56-720x480.png 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-56-480x320.png 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-56.png 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>White Noise, merkezini karakterlerin ölüm korkusu üzerinden kuruyor. Orta yaşlarda olan Jack Gladney, ölümden kaçmak adına her şeyi yapıyor. Bir yandan da tam seksenlere özgü bir anlatım kurularak eşi Babette’i histerik bir şekilde görüyoruz. Karakterler arasında en stabil izlediklerimiz ise çocuklar. Çocukların hepsi çok iyi karakterler. Filmin onların olduğu kısımlarının seyir zevki çok yüksek. Film tam anlamıyla bir felaket komedisi tarzında. Fakat bu metnin bir Don Delillo metni olduğunu unutmayalım. Filmin her yanına zamane kültürü üzerine taşlamalar serpiştirilmiş. Bence bu filmde romanda olduğu kadar iyi çalışmıyor. Romanda, katmanlara yedirilmiş haldeyken filmde bu bir şekilde seyircinin gözüne sokuluyor. Filmin bana göre işlemeyen taraflarından biri bu. İzlerken istemsiz olarak bazı şeyler araya sıkıştırılmış gibi hissettiriyor. Bu da yer yer filmi sekteye uğratıyor. Burada en büyük dezavantaj bir roman uyarlaması olması. Romandaki çoğu şeyi filme geçirmek filmin yapısını sekteye uğratıyor.</p>



<p>Karakterlerin ölüm korkusundan ve ölümün kendisinden kaçış olarak buldukları yöntem ise modernizm ve tüketim. Karakterler tüm ihtişamı ile kurulan tüketim merkezlerine adeta çekiliyorlar. Tüm bunların yanında filmde meydana gelen felaketin insanlar üzerindeki etkileri filmin seksenlerde geçmesine rağmen bugüne dair çok fazla şey söylüyor. Herhangi bir felaket karşısında insanların kolektif olarak gösterdiği tepkiler çok iyi bir şekilde ortaya konulmuş. Bambaşka bir felaket izliyor olsak da pandemide yaşadığımız hissin çok benzerini izliyoruz. İstemsiz olarak o anla büyük bir empati kuruyoruz. Herkesin aynı anda kaçma refleksi, düşünmeden başkaları yapıyor diye yapılan hareketler ve o bilinmezliğin verdiği korku o sahnelerde seyirciye çok iyi bir şekilde geçiyor. Bir anda sanki bir tür felaket filmi izliyormuşuz gibi bir yapının içine giriyoruz. Filmin devamı da bu şekilde geçecek sanarken bir anda yapıyı farklı bir yere kaydırıyor. Filmin alameti farikalarından biri de türler arasında geçişi kolay bir şekilde kurması.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-kampus-hitler-ve-elvis">Kampüs, Hitler ve Elvis</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-57-1024x682.png" alt="white noise" class="wp-image-14444" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-57-1024x682.png 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-57-300x200.png 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-57-768x512.png 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-57-720x480.png 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-57-480x320.png 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-57.png 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>White Noise’in eleştiri oklarından bir diğerini yönelttiği yer ise <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/the-chair-akademi-dunyasinda-kadin-olmak/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">akademi</a>. Başrolümüz Jack, filmin başında bir trafik kazası ve uçak kazası görüntüleri izletiyor. Tepedeki Üniversite diye geçen bu okulun içerisinde bir kampüs hicvi izliyoruz. Bir yanda tüm dünyanın üzerine konuşmaktan çekindiği, hassas bulunan konular arasında yer alan bir kişinin dersini veren Jack, diğer bir yanda ise Amerika’nın idollerinden biri olan Elvis dersi veren diğer Profesör Murray. Bu ikisinin Elvis ve Hitler’in annelerine düşkünlüğünü anlatıp, adeta bir şova dönen dersleriyle aslında ikonik insanlara dair halkın bakışı ve hayatlarının da altı çizilmiş oluyor. Tasarım açısından filmin güçlü sahnelerinden biri, adeta bir müzikal edası ile ilerliyor. Bir yerden sonra anlatılan kişilerden çok, anlatımdaki tutkuya esir düşüyoruz. Hipnoz olmuş bir şekilde iki kişiyi izliyoruz. Bu sahnede de gerek kostümler, gerek de mekan açısından yoğun bir renk kullanımı var. Film görsel dili yer yer bu şekilde kuruyor.</p>



<p>White Noise&#8217;in akademiye bakışı, bilgi kirliliği ve felaketlere olan bakışımızın da altını çiziyor. Filmin başında gösterilen o görkemli kaza sahnelerini izlemekten kendimizi alamıyoruz. Filmin devamında gerçek olarak gördüğümüz felaketten de. İnsanlık olarak felaketleri izlemeyi seviyoruz. Tüm o korkunçluğun yanında bir çeşit görkem de görüyoruz. Seyir zevki yüksek bambaşka bir şey. Kavga duyduğu an çıkıp izlemek gibi ya da bir apartmanın yıkılışını izlemek gibi. Belki de ortada dönen bir felakette seyirci olmanın verdiği rahatlıkla bundan keyif alıyoruz. Film de başta öne sürdüğü tezi kanıtlamak istercesine görkemli, sinematik felaket sahneleri ortaya koyuyor. Biz de tüm dikkatimizle izliyoruz. Kendi sunduğu fikirleri filmin içerisinde de tekrar kanıtlıyor. Market sahnelerinin tüm görkemiyle ve renkleriyle yansıtılması, bizim de adeta hipnotize olmuşçasına gözlerimizi alamamamız da filmin seyirci üzerinden kurduğu anlatımlardan bazıları.&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-white-noise-teknik-detaylar">White Noise: Teknik Detaylar&nbsp;</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-59-1024x682.png" alt="white noise" class="wp-image-14446" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-59-1024x682.png 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-59-300x200.png 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-59-768x512.png 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-59-720x480.png 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-59-480x320.png 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-59.png 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Noah Baumbach’ın filmografisine baktığımızda Frances Ha, Mistress America, Greenberg, <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/bosanma-ve-iletisim-eksikligi-marriage-story-ornegi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Marriage Story</a> gibi seyirci tarafından çok sevilen filmleri görüyoruz. Daha önce Frances Ha’da yine beraber çalışan Baumbach, Driver ve Gerwig üçlüsü bu filmde de beraberler. Zaten Baumbach genelde benzer oyuncularla çalışan bir yönetmen. Eşi Greta Gerwig’i de çoğu filminde görüyoruz. Alıştığı oyuncularla çalışmanın şüphesiz ki filmlerine olumlu bir etkisi var. Genel olarak filmleri karakter ve oyunculuk odaklı olduğu için oyuncular ile olan bu ilişkisi onun güçlü taraflarından biri. Bu filmde de Adam Driver ve Greta Gerwig yine iyi oyunculuklar sergiliyorlar. Yine de Marriage Story’deki kavga sahnesinin üzerine çıkamayan bir Adam Driver performansı vardı.&nbsp;</p>



<p>White Noise, Baumbach filmografisinde tamamen farklı bir yerde duruyor. Öncelikle diğer filmleri gibi karakter üzerinden işleyen bir film izlemiyoruz. Onun yerine daha dinamik bir film izliyoruz. Filmin geçişleri ve renkleri Wes Anderson’ı andırıyor. Hatta onun filmlerinde görmeye alışkın olduğumuz belli sahneler de görüyoruz. Renk kullanımı da bu filmde filmin ana unsurlarından biri haline gelmiş. Sadece sahne üzerinden değil, karakterlerin kıyafetleri de o anki hislerine, kişiliklerine uygun şekilde bir anlatım kuruyor.</p>



<p>White Noise’in seksenler havasını oluşturan kostümleri, mekân dizaynları da çok başarılı. Bizi direkt o zamanlara ışınlıyor. Aynı zamanda birçok büyük ismi gördüğümüz oyuncu seçimleri de çok başarılıydı. Film genel olarak dinamik bir eksende ilerliyor. Bu yüzden de kurgu filmin önemli parçalarından biri haline gelmiş. Gayet başarılı bir kurgu izliyoruz. Müzik kullanımı ve ses tasarımı açısından da sahnelere ve türe uygun müzikler kullanılmış. Filmin müzikleri için birçok başarılı yapımda ismi olan Danny Elfman ile çalışılmış. Filmin görüntü yönetmeni ise daha önce Humans, Black Mirror, The OA isimli yapıtlardan tanıdığımız Lol Crawley. Crawley, bu tarz bir film için çok doğru bir görüntü yönetmeni olduğunu da bize bir kere daha gösteriyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-izlemeye-deger">İzlemeye Değer</h2>



<p>Kısacası Noah Baumbach’ın son filmi White Noise, alışık olduğumuz tarzından farklı olsa da seyir zevki yüksek bir film. Dol DeLillo’nun eserlerini ve taşlamalarını sevenler için de onun eserini sinemada izlemek adına bakılası bir film. Filmin, komedi unsuru da filmin çoğu yerinde iyi bir şekilde çalışıyor. Tüm bunların yanında ortaya koyduğu hikâyeyi açması ve nerdeyse her insanın baş etmeye çalıştığı şey olan ölüm düşüncesi ve korkusu üzerinden hikâyeyi açması birçok noktada kolay empati yapmamızı sağlıyor. Her şey bir yana Adam Driver’ın coşkuyla Hitler anlattığı o sahne için bile izlenebilir. Hazır Netflix’e de gelmişken bence kaçırmayın.&nbsp;&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="White Noise | Official Trailer | Netflix" width="800" height="450" src="https://www.youtube.com/embed/SgwKZAMx_gM?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/white-noise-baumbachdan-bir-kara-komedi/">White Noise: Baumbach&#8217;dan Bir Kara Komedi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kazankultur.com/white-noise-baumbachdan-bir-kara-komedi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kurak Günler : Bir Ülke Panoraması</title>
		<link>https://www.kazankultur.com/kurak-gunler-bir-ulke-panoramasi/</link>
					<comments>https://www.kazankultur.com/kurak-gunler-bir-ulke-panoramasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tuğçe Kozak Arman]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Dec 2022 21:45:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[kurak günler]]></category>
		<category><![CDATA[kurakgünlerinceleme]]></category>
		<category><![CDATA[kurakgünlerkonusu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edavet.com.tr/kazankultur/?p=13968</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son dönemlerin en çok konuşulan filmine yakından bakıyoruz bugün. Hala vizyonda olan Kurak Günler'i zaman kaybetmeden izlemenizi tavsiye ediyoruz.</p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/kurak-gunler-bir-ulke-panoramasi/">Kurak Günler : Bir Ülke Panoraması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kurak Günler, <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Emin_Alper" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Emin Alper’</a>in dördüncü uzun metraj filmi. Dünya prömiyerini Cannes’ın Belirli Bir Bakış bölümünde yaptı. Türkiye prömiyerini ise Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde yaptı. Film aynı zamanda Queer Palm’a seçilen tek Türkiye filmi özelliğine sahip.  </p>



<p>Gerek Cannes&#8217;da aldığı alkışla gerek Antalya’daki gösteriminden sonra gelen yorumlarla büyük bir ilgiyle beklenen bir filmdi. Beklentileri de sonuna kadar karşılayan bir filmle karşı karşıyayız. </p>



<p>Konusunu özetleyecek olursak: Emre, Yanıklar kasabasına yeni tayin olmuş genç bir savcıdır. Tayin olduğu kasabanın belediye başkanı ve diğer halk tarafından da büyük bir samimiyet ile karşılanır. Kasabada yer altı suları tüketildiği için kasaba halkı büyük bir susuzluk sorunu ile uğraşmaktadır.  </p>



<p>Savcı Emre, kasabada muhalif bir gazeteci olan Murat ile karşılaştıktan sonra kasabada dönen olayları öğrenir. Yakın zamanda yaklaşan seçimlerden dolayı Emre tarafsız bir konumda durmak istese de zamanla kendini bir tarafın içerisinde bulur. Gelin şimdi <em>Kurak Günler</em>’i etraflıca inceleyelim.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-sehre-biri-gelir">Şehre Biri Gelir</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-47-1024x682.png" alt="Kurak Günler" class="wp-image-13974" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-47-1024x682.png 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-47-300x200.png 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-47-768x512.png 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-47-720x480.png 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-47-480x320.png 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-47.png 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/edebiyat" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Edebiyatımızda </a>ve <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/sinema" target="_blank" rel="noreferrer noopener">sinemada </a>çokça örneğini gördüğümüz, şehirden taşraya gelen aydının oraya uyum sağlama uğraşını anlatan bir film daha diye düşünürken Emin Alper tüm formülleri ters düz ediyor. Bizi uzun süredir izlemediğimiz bir taşra anlatısı ile baş başa bırakıyor.  </p>



<p>Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun <em>Yaban</em>’ı, Reşat Nuri Güntekin’in <em>Çalıkuşu</em>’su, sinemadan örnek verecek olursak ise Atıf Yılmaz’ın çektiği <em>Mine</em>, Yusuf Kurçenli’nin çektiği <em>Raziye</em> ve Nuri Bilge Ceylan’ın <em>Bir Zamanlar Anadolu</em>’su ilk aklıma gelen örneklerden bazıları. </p>



<p><em>Kurak Günler</em>’de de Emre karakteri şehirden Yanıklar kasabasına tayin oluyor. Yönetmen Emin Alper bir röportajında, karaktere Emre ismini dönemin aydın ailelerinin oğullarına sık verdikleri bir isim olduğundan dolayı verdiğini belirtiyor.  </p>



<p>Film ise Emre’nin ailesini ve geldiği ortamı sadece bir dakikalık bir görüntülü görüşme ile anlatıyor. Annesinin kasabaya karşı küçümseyici tavrını hemen anlıyoruz. Bu tavır Emre’de de alttan da olsa film boyunca devam ediyor.</p>



<p>Filmin başında savcı Emre ile hâkim Zeynep’i bir obruğa bakarken görüyoruz. Her yönüyle müthiş bir estetik üzerine kurulmuş bir sahne. Aynı zamanda bir post- apokaliptik film izliyormuş gibi bir hisse sokuyor seyirciyi.  </p>



<p>Bu sahneden sonra ise kasabayı görüyoruz. Tüm gerçekliği ile çoluk çocuk herkes sokakta ellerinde tüfekler ile bir domuzu öldürmeye çalışıyor. Film zaten bu açılış sahnesi ile seyirciyi adeta koltuğuna çiviliyor. Bir domuz avı ve tüm kasabanın yolunu adeta bir şerit gibi ayıran domuz kanı filmin alegorik anlatımının başlangıcını yapıyor. </p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-kurak-gunler-ve-politik-sinema">Kurak Günler ve Politik Sinema&nbsp;</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-51-1-1024x682.png" alt="Kurak Günler" class="wp-image-13976" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-51-1-1024x682.png 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-51-1-300x200.png 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-51-1-768x512.png 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-51-1-720x480.png 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-51-1-480x320.png 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-51-1.png 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Türkiye sinemasında artık rastlamadığımız bir tür olan politik sinemanın en son örneklerini seksen öncesi dönemde gördük. Son yirmi yıldır ülkenin içerisinde bulunduğu siyasi atmosferi, üzerimizde hissettiğimiz gerilimi anlatan bir film izlememiştik.  </p>



<p><em>Kurak Günler</em>, tam olarak içinde yaşadığımız atmosferi yansıtan bir film. Bir siyasi gerilim filmi. Üstelik arkasını sağ popülist rejimlerin sıklıkla başvurduğu homofobiklik, azınlık düşmanlığı, kadın düşmanlığı gibi kavramlara dayıyor.  </p>



<p>Film söyleyeceği çoğu şeyi çeşitli imgeler üzerinden yapıyor. Fare kapanı, domuz avı ve filmin tam ortasında olan obruk bunlardan en önemlileri. Kasaba halkı ise bir yandan ahlakçılığı bir yandan da her türlü pisliği yapabilecek kötülükleri ile çok iyi bir temsil sunuyor. </p>



<p>Filmde yeraltı kaynakları tükendiği için susuzluk ile boğuşan bir kasaba görüyoruz. Belediye başkanı ise bu soruna günü geçirecek tehlikeli çözümler buluyor. Filmin arka planında devamlı olarak yaklaşan bir seçim ve o seçimden önce yapılan tüm kötülükleri unutan bir halk gösteriliyor.  </p>



<p>Susuzluk ve su üzerinden kurulan güç de aklımıza sinemamızın büyük filmlerinden biri olan <em>Susuz Yaz</em>’ı getiriyor. Film gücü elinde tutan zalimlerin neler yapabileceğini bir kere daha büyük bir gerçekçilik ile gösteriyor.  </p>



<p><em>Kurak Günler</em>, ülkenin temsilini ve siyasi atmosferini bir kasabaya indirerek anlatıyor. Kasabada da eski ve yeni adı altında iki kısım var. Kasabanın iklimine uygun yapılmış eski evlerin yerini apartman daireleri almış. Savcı da o eski evlerden birinde kalarak aslında tarafını bize göstermiş oluyor. </p>



<p>Savcının evine fare zehri koymaya gelen çocukla savcı arasında geçen konuşma da günümüzde iktidarı savunan kişilerin alışkın olduğumuz argümanların benzerlerini tekrarlıyor. Eskiden burası çok geriymiş, muhalefet yapan gazeteci Yanıklar’ın gelişmesini istemiyor tarzı cümleler kuruyor. Yani halk nezdinde de eski yeni ayrımının belirgin bir şekilde yapıldığını görüyoruz.</p>



<p>***Yazının devamı filmi izlemeyenler için <strong>tat kaçırıcı detaylar</strong> içerebilir. ***</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-av-avci">Av, Avcı&nbsp;</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-46-1024x682.png" alt="Kurak Günler" class="wp-image-13973" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-46-1024x682.png 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-46-300x200.png 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-46-768x512.png 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-46-720x480.png 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-46-480x320.png 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-46.png 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Filmin başlangıcında izlediğimiz av sahnesi aslında filmin gidişatına dair de çok şey söylüyor. O domuzu öldürüp tüm kasabada gezdiren kişiler daha sonrasında bir kadına tecavüz de ediyorlar. Yani toksik erkeklik dediğimiz şeyin tam anlamıyla canlı birer örneğini izliyoruz.  </p>



<p>Tahakküm kurabileceği her şeyin üzerinde tahakküm kuran, onları öldüren, tecavüz eden ve bunların hepsine hakkı varmış gibi davranan bir kötülük ile karşı karşıyayız. Fakat bu tecavüz olayıyla ilgili en büyük soru işareti de filmin başından beri kendimizi özdeşleştirdiğimiz Emre karakterinin de olayda suçu olabileceği karmaşası.  </p>



<p>Filmin bu kısımda yaptığı şey bence filmin en iyi yanlarından biri. Seyirci olarak biriyle özdeşleşiyoruz ve o kişinin suçlu olabilme ihtimali var. Bu da filmi klasik bir iyiler, kötüler çatışmasından çıkarıyor.</p>



<p><em>Kurak Günler</em>, bugüne kadar taşra anlatısı adı altında izlediğimiz birçok filmden daha farklı bir anlatım kuruyor. Adeta birçok formülü ters düz ediyor. Bu yüzden de şimdiden sinemamızın önemli filmlerinden biri haline geldi.  </p>



<p>Filmde kasaba halkı üzerinden kurulan öfke ve muhafazakarlık ülkenin içinde bulunduğu davranış reflekslerini anlatmak adına başarılı bir şekilde kurulmuş. Şehrin dışında çadırda yaşayan çingeneler yani azınlıklar tehdit olarak görülüyor. Kadınlar da tehdit olarak görülüyor.  </p>



<p>Zaten kasaba sokaklarında hiç <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/kadin" target="_blank" rel="noreferrer noopener">kadın</a> görmüyoruz. Hayvanlar tehdit olarak görülüyor ve tabi ki eşcinsellik tüm kasabanın değerlerine zarar verebilecek bir unsur olarak görülüyor. Tüm bunlar aynı zamanda şu an ülkede de tehdit altında olan her grubu temsil ediyor. Yani tüm bunların karşısında olan, kendi suçlu olabilme ihtimali ile soruşturma açan Emre karakteriyle seyirci istemsiz bir aynalama içerisine giriyor. </p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-hafiza-uzerine">Hafıza Üzerine&nbsp;</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-48-1024x682.png" alt="Kurak Günler" class="wp-image-13972" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-48-1024x682.png 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-48-300x200.png 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-48-768x512.png 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-48-720x480.png 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-48-480x320.png 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-48.png 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><em>Kurak Günler</em>’in yapısını üzerine kurduğu bir diğer kavram ise hafıza. Emre o gece yaşadığı şeyleri hatırlamıyor. Film boyunca da o hatırlamadıkları üzerinden bir ima zinciri kuruluyor. Tam anlamıyla Emre o gece ne yaptı hiçbir zaman bilemiyoruz.  </p>



<p>Filmin muhalif gazetecisi Murat’ı ilk olarak Emre gölde yüzerken görüyoruz. Bu sahnede sadece kamera açıları bile ikili arasındaki elektriği vermeye yetiyor. Filmde en iyi çalışması gereken şey de zaten ikili arasındaki cinsel gerilimdi ve bu çok iyi çalışıyor.  </p>



<p>O geceye dair olan şeylerin ne olduğu tahmin etmemizde bu cinsel gerilim iyi bir yol gösterici oluyor. Murat karakteri filmlerde çok sık gördüğümüz bir femme fatale karakteri. Bu yüzden de Murat’ın kasabada bu denli nefret edilmesinin en büyük nedeni sadece muhalifliği değil. </p>



<p>Murat ile Emre arasındaki ilişki ve o gece olanlara dair imalar çok başarılı sahneler ile yapılmış. Sözlerden ziyade ikisi arasındaki gerilim hep kamera açıları ile verilmiş. Bu tercih bir yandan da sinema perdesinde bir çeşit hatırlama hissi de uyandırıyor.   </p>



<p>Emre’nin içinde boğuştuğu o gece neler oldu hissiyle seyirci olarak biz de boğuşuyoruz. Filmin en büyük gerilimlerinden biri de bu aslında. Kara film türünün belli yanlarını çok başarılı bir şekilde kullanıyor. Bu da film boyunca hiç düşmeyen bir tempo yaratıyor. Sürekli ne olacak hissi ile izlemeye devam ediyoruz. Tabii ki burada en büyük başarılardan biri de kurgu. Kurgunun filmde bazı sahneleri daha da güçlü kıldığını fark ediyoruz. </p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-linc-kulturu">Linç Kültürü</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-52-1024x682.png" alt="Kurak Günler" class="wp-image-13977" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-52-1024x682.png 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-52-300x200.png 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-52-768x512.png 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-52-720x480.png 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-52-480x320.png 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-52.png 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Linç kültürü günümüzde en fazla karşılaştığımız kavramlardan biri haline geldi. Oldukça tehlikeli olan ve genel olarak bilgisi olmadan fikir sahibi olan insanlar üzerinde de çok işe yarayan bu kavrama biz zaten kendi ülke tarihimizden tanıdığız.  </p>



<p>Filmin en son sahnesinde savcının evine dayandıklarında seyirci olarak tüm salon nefesini tuttu. Tüm yobazlığı ile sinirli bir kalabalığın ellerinde ateşler ile neler yapabileceğini biz Sivas Katliamı’ndan biliyoruz çünkü.  </p>



<p>İşte o sahne bir anda tüm bunları tekrar hatırlattı. Emin Alper, bu sahnede karamsarlığı, korkuyu göstermek yerine cesarete sarılmış. Emre ve Murat dışarıda bekleyen tüm kalabalığı umursamadan başları dik bir şekilde evden çıkıp arabalarına biniyorlar. Kalabalığın o bir anda sessizleşmesi de bize aynı şeyi gösteriyor. Güçlü değiller. Cesaret karşısında ne yapacaklarını bilmiyorlar. </p>



<p>Filmin en sonunda ise gerçek kötü karakterler ile bir kaçma kovalama sahnesi izliyoruz. Bu kovalama sahnesi her açıdan mükemmel bir sahne ile bitiyor. Benim için şimdiden sinema tarihinin unutulmaz son sahnelerinden biri haline geldi. Sahne hiç yapay ışık kullanılmadan çekilmiş.  </p>



<p>Teknik açıdan mükemmel bir iş çıkmış ortaya. Bıraktığı his ise bambaşkaydı. Uçurumun diğer tarafında duran iki adam ve arkaları karanlık. Sanki biraz da ışık olsa arkalarında kendimizi de görebilecekmişiz gibi hissettim. Yalnız görünüyoruz ama ne kadar da kalabalığız ve ne kadar güçlüyüz. Sinema salonundan bu hisler ile ayrılmak müthişti.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-kurak-gunler-ve-gercekler">Kurak Günler ve Gerçekler</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-53-1024x682.png" alt="Kurak Günler" class="wp-image-13978" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-53-1024x682.png 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-53-300x200.png 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-53-768x512.png 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-53-720x480.png 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-53-480x320.png 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-53.png 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Emin Alper, <em>Kurak Günler</em> için 2018 yılında Kültür Bakanlığı’na başvuruyor. Filmi fon almak için uygun bulunuyor ve fonu alıyor. Bu fon Türkiye’de bir film yapmak isteyen herkes için çok önemli. Çünkü bu fonu almadan yurt dışındaki çoğu fona da başvuru yapamıyorsunuz.  </p>



<p>Emin Alper daha sonra senaryo birkaç revizyon geçirince son değişiklikleri de 2021 yılında Kültür Bakanlığı’na sunuyor. Bu paranın büyük çoğunluğunu da o zaman alıyor. Fakat filmin çıkmasına sayılı günler kala Kültür Bakanlığı bu parayı faizi ile geri istediğini belirtiyor. Gücü elinde barındıran baskısı bu filmin de konularından biriydi. İşte her zaman sanat hayatı değil bazen de hayat sanatı taklit ediyor.</p>



<p>Son olarak, <em>Kurak Günler </em>oyuncu seçimi açısından mükemmel bir işi kotarmış. Oyuncuların her biri çok iyi oynamış. Özellikle Selahattin Paşalı ve Erdem Şenocak benim favorilerim oldu. Diğer çok başarılı olan şey ise kurguydu.  </p>



<p>Filmin kurgusunu yapan ve yakın zamanda da ödül alan Eytan İpeker ve Özcan Vardar da filmin başarısında büyük emekleri olan kişilerden. Son olarak da görüntü yönetmeni Hristos Karamanis, bakmaya doyulmayan planlar yaratmış. Bu kişileri anmadan geçmek istemedim. Film hala vizyonda, sinemada izlemenin keyifli olacağı filmlerden biri. O yüzden rahatlıkla herkese tavsiye ediyorum.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="Kurak Günler | Fragman" width="800" height="450" src="https://www.youtube.com/embed/mkS8BUyP9ew?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/kurak-gunler-bir-ulke-panoramasi/">Kurak Günler : Bir Ülke Panoraması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kazankultur.com/kurak-gunler-bir-ulke-panoramasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>House of the Dragon: 9. ve 10. Bölüm İncelemesi </title>
		<link>https://www.kazankultur.com/house-of-the-dragon-9-ve-10-bolum-incelemesi/</link>
					<comments>https://www.kazankultur.com/house-of-the-dragon-9-ve-10-bolum-incelemesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tuğçe Kozak Arman]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 11 Dec 2022 21:25:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[houseofthedragon]]></category>
		<category><![CDATA[houseofthedragoninceleme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edavet.com.tr/kazankultur/?p=13578</guid>

					<description><![CDATA[<p>10 bölümden oluşan sezonun sonuna geldik. İkinci sezonu heyecanla bekleyeceğiz anlaşıldı. Gelin son iki bölümü beraber değerlendirelim.</p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/house-of-the-dragon-9-ve-10-bolum-incelemesi/">House of the Dragon: 9. ve 10. Bölüm İncelemesi </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>House of the Dragon, tüm sezon boyunca bizi duygudan duyguya sürükledi. Sonunda son iki bölümün incelemesine geldik. <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/?s=house+of+the+dragon" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Tüm sezon boyunca</a> işlenen karakterlerin motivasyonlarını anladıktan sonra bu iki bölüm artık olayların başlangıcına tanık olacağımız anlamına geliyor.  </p>



<p>9. ve 10. bölüm ayrı iki bölüm olarak tasarlanmış. 9. bölüm yeşillerin tarafını gösterirken 10. bölüm siyahların tarafını gösteriyor. Son sahne ile de savaşa giriş yapılmış oluyor. Haydi şimdi House of the Dragon’ın birinci sezonunun son iki bölümüne geçelim.&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-house-of-the-dragon-the-green-council">House of the Dragon: The Green Council</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-20-1024x682.jpg" alt="House of the Dragon" class="wp-image-13591" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-20-1024x682.jpg 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-20-300x200.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-20-768x512.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-20-720x480.jpg 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-20-480x320.jpg 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-20.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><em>House of the Dragon</em>’ın 9. bölümü olan The Green Council, tamamı yeşillerin tarafında geçen bir bölüm. Kralın ölümüyle başlayan bölüm, seyirciyi tekinsiz bir atmosferin içerisine sokuyor. Alicent ile Kral Viserys arasında geçen son konuşmada, Kral Viserys Aegon’ın kehanetinden bahsederken Alicent bunu oğulları olan Aegon’ın tahta geçmesini istiyorum şeklinde anlıyor.  </p>



<p>Bu yanlış anlaşılma ile aslında seyirci nezdinde Alicent’ın motivasyonu da değişmiş oldu. <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Ateş_ve_Kan" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Kitapta</a> ve daha önceki bölümlerde Alicent’a, Rhaenyra tahta çıkarsa tüm çocuklarını öldürür gibi bir yerden motivasyon sağlanmıştı. Fakat bu konuşmayla birlikte Alicent Kral böyle istedi. Onun son arzusu buydu gibi bir yerden konuşmaya başladı.  </p>



<p>Bu da aslında karakterini olduğundan daha iyi biri gösteren detaylardan biri oldu. Belli ki senaristler iyiler ve kötüler gibi bir ayrım yaratmaktan kaçmak adına böyle bir seçime gidilmiş. İki taraf da empati yapılabilir bir konuma koyulmuş. Yine de yanlış anlaşılma üzerinden bir motivasyon kurmak bana göre çok iyi bir anlatım yöntemi olmadı.&nbsp;</p>



<p>Alicent, Kral Viserys’in ölümünden sonra konseye geldiğinde babasının ne zamandır bugünü organize ettiğini anlıyor. Kendisinin hiç haberi olmadan Otto Hightower, Rhaenyra’yı öldürmek üzerine ve Aegon’ın tahta geçmesi üzerine planlar yapmış. Kraliçe Alicent’ın bu duruma bozulduğunu görüyoruz. Yine de dizinin başından itibaren babasının maşası dışında bir şey olamadığını biliyoruz.  </p>



<p>Böyle olsa da Alicent’ın motivasyonu, Kral’ın isteğini yapıyorum gibi bir duyguyla hareket ediyor. Babasının kendisine haber dahi vermeden bu şekilde hareket etmiş olması onu hayal kırıklığına uğratıyor. Kral Viserys’in ölümünü planlar işleyecek konuma gelene kadar saklıyorlar.&nbsp;</p>



<p>Criston Cole, Kral Viserys’in ölümüyle kral muhafızların komutanı oluyor. Konseyde Rhaneyra’ya karşı ihanet etmek istemediğini söyleyen Lord Beesburry, Criston Cole tarafından öldürülüyor. Geçen bölüm fark ettiğimiz Kral Şehri’nde Targaryen işaretlerinin yerini yedi inancının simgelerinin aldığının bu bölümde de altı çiziliyor. Zaten Hightower ailesinin inanç ile çok iyi ilişkileri olduğunu biliyoruz. Zaten devamlı olarak ahlakçılık yapan bir aile ve müritleri ile karşı karşıyayız.&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-tac-giyme-toreni">Taç Giyme Töreni</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-21-1024x682.jpg" alt="House of the Dragon" class="wp-image-13594" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-21-1024x682.jpg 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-21-300x200.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-21-768x512.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-21-720x480.jpg 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-21-480x320.jpg 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-21.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Aegon en baştan itibaren aslında hiç de kral olmak isteyen biri değil. Tam aksine böyle bir sorumluluk altına girmek istemiyor. Bir yandan da buna uygun olmadığı da çok belli. Aegon’ın Kral Viserys’in ölümünden sonra bir anda sarayda bulunamaması üzerine Aemond ve şövalyeler onu aramaya çıkıyorlar.  </p>



<p>Bu sahneden sonraki sahneler aslında Aegon’ın ne kadar pis biri olduğunu çok iyi gösteriyor. Aegon’ın Kral Şehri’nde birçok piçi olduğunu öğreniyoruz. Aynı zamanda Aegon çocukların dişlerini sivriltip dövüştürüldüğü yerlere çok gittiğini, çocukların birbirine ölümüne dövüşmesinden zevk aldığını öğreniyoruz.   </p>



<p>Daha önceki bölümlerde Aegon’ı sarayda bir hizmetçiye tecavüz ettiğini de görmüştük. Tüm bunlar aslında ailesinin tüm ahlakçılığını, Aegon’a karşı yöneltmeyip sadece onun yaptığı kötü şeyleri temizlemek üzerinden kurduğunu görüyoruz. Aemond’ın da ne kadar fazla tahtı istediğini de Aegon ile karşılaştığı anda daha iyi anlıyoruz.</p>



<p><em>House of the Dragon</em>’ın birinci bölümünde asıl krallığı hak eden kişinin Prenses Rhaenys olduğunu öğrenmiştik. Fakat insanların krallığı bir <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/kadin" target="_blank" rel="noreferrer noopener">kadın</a>ın yönetmesine razı gelmediğini de öğrenmiştik. Kral Viserys’in ölümünden sonra Prenses Rhaenys odasına kilitlendi.  </p>



<p>Bir tehdit olduğu düşünülmesinin en büyük nedeni ise Rhaenys’in henüz kimin tarafında yer alacağına karar vermemesiydi. Prenses Rhaenys ve Alicent arasında geçen konuşma da bölümün en iyi anlarından biriydi. Rhaenys söyledikleri ile Alicent tam anlamıyla bir piyon olduğunu daha iyi kavrıyor.&nbsp;</p>



<p>Taç giyme töreninde ise tahta geçmek istemeyen Aegon bir anda halkın alkışlarıyla kelimenin tam anlamıyla gaza geliyor. Ta ki Prenses Rhaenys ejderhasıyla ortaya çıkana kadar. Aegon’ın krallığı için ilk hareketi korkuyla annesinin arkasına sığınmak oluyor.  </p>



<p>Prenses Rhaenys, yeşilleri öldürmek yerine adeta bir gövde gösterisi yaparak Kral Şehri’ni terk ediyor. Aslında tabi ki öldürmemesi mantıklı bir hareket çünkü savaş onun savaşı değil. Böyle bir savaşı başlatacak kişinin de kendisi olmasını istemiyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-house-of-the-dragon-the-black-queen">House of the Dragon: The Black Queen</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-22-1024x682.jpg" alt="" class="wp-image-13595" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-22-1024x682.jpg 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-22-300x200.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-22-768x512.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-22-720x480.jpg 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-22-480x320.jpg 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-22.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Geldik <em>House of the Dragon</em>’ın birinci sezonunun son bölümüne. Bu bölüm en başta belirttiğim gibi tamamı siyahların tarafında geçen bir bölüm. Bölümün ilk sahnesinde Prenses Rhaenyra ile oğlu Luke’u görüyoruz. Luke’un Driftmark varisi olması üzerine konuşuyorlar. Luke bu varisliği çok da istemediğini, kendini bu konuda yeterli görmediğini söylüyor.  </p>



<p>Bir anda içeriye Prenses Rhaenys giriyor. Babasının ölümünü ve sonrasında olanları anlatıyor. Bunun üzerine de altıncı çocuğuna hamile olan Rhaenyra’nın kasılmaları başlıyor. Hemen doğuma alınan Rhaenyra’nın çektiği acılar ve çığlıkları ejderhası Cyrex’in çığlıklarına karışıyor. Bu sahne ile de ejderhaların sahipleri ile olan bağlarını daha iyi anlıyoruz. Bebeğinin ölü doğması ile Rhaenyra’yı büyük bir acı içerisinde görüyoruz.&nbsp;</p>



<p>Dizide bu kadar doğum sahnesinin olmasının tesadüf olduğunu düşünmüyorum. Hiçbiri öylesine konulmuş sahneler değil. Aksine doğum denen şeyin aslında ne denli acı olduğunu dizi çok iyi bir şekilde gösteriyor.  </p>



<p>Aynı zamanda da varis yapmak, çocuk doğurmak denilen şeyin erkekler açısından değeri ile kadınların yaşadıkları arasındaki oksimoronluğu çok iyi bir şekilde yansıtıyor. Rhaenyra’nın çığlıklarının Daemon ve şövalyelerin savaş planı yaptığı yere kadar gelmesi de akla Rhaenyra’nın annesi Aemma’nın ona söylediği “Doğum bizim savaşımızdır.” cümlesini getiriyor.</p>



<p><em>House of the Dragon</em>’ın dokuzuncu bölümünde Aegon’u ararken ikiz şövalyeleri görmüştük. Bu ikisinin önemli bir rolü olacağını biliyorduk. Onuncu bölümde de ikizlerden Erryk Cargyll, kralın tacını alıp Rhaenyra’ya getiriyor.  </p>



<p>Sonrasında da ona bağlılık yemini edip diz çöküyor. Aynı tacı daha önce abisine giydiren Daemon, bu sefer tacı Rhaenyra’ya giydiriyor. Kraliçe Rhaenyra tacını giyerken herkes diz çöküyor, bir kişi hariç. O da tabi ki Prenses Rhaenys. Buradan da Rhaenys’in hala taraf seçmediğini anlıyoruz. Bu sahne bence dizinin en etkileyici anlarından biriydi. Bu sahnedeki müzik kullanımı da çok başarılıydı.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-ejderhalarin-dansi">Ejderhaların Dansı</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-18-1024x682.jpg" alt="house of the dragon" class="wp-image-13593" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-18-1024x682.jpg 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-18-300x200.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-18-768x512.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-18-720x480.jpg 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-18-480x320.jpg 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/Adsiz-tasarim-18.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Daemon, şövalyeleri etrafında toplayıp konsey masasının etrafına geçiyor. Burada masanın aydınlatılmış olması çok güzel bir detaydı. Umarım bundan sonra da masayı o şekilde gösterirler. Daemon savaş planları yaparken, Kraliçe Rhaenyra bu duruma itiraz ediyor. Savaşı başlatanın o olmayacağını söylüyor.  </p>



<p>Bu sahneden sonra Daemon herkesi dışarı çıkarıyor ve o sırada Rhaenyra Daemon’a Buz ve Ateşin Şarkısı kehanetini anlatıyor. Bu kehanetten sonra Daemon sinirleniyor ve Rhaenyra’nın boğazını sıkıyor. Daemon burada muhtemel olarak sinirleneceği iki şey var.  </p>



<p>Birincisi, abisinin onu hiç varis olarak görmediğini anlıyor. İkincisi de Rhaenyra’nın da abisi gibi zayıf bir kraliçe olacağından korkuyor. Daemon ve Rhaenyra aşkını her ne kadar beğensek de Daemon’ın çok stabil bir karakter olmadığını biliyoruz.&nbsp;</p>



<p>Bölümün diğer süprizi ise Corlys Velaryon’un çıkıp gelmesi oldu. Corlys Velaryon artık ölüm eşiğine gelmiş, ölümlerden döndüğü için artık bu işlerin arasına karışmak istemiyor. Fakat bu sefer rol değişikliği yaparak Prenses Rhaenys, Rhaenyra’nın tarafında savaşma kararı alıyor.  </p>



<p>Bu bölümde zaten büyük aileleri yanına çekmenin savaş içinde ne kadar önemli olduğunu da görüyoruz. O yüzden de Velaryon’ların Targaryen’lerin tarafına geçmesi siyahlar açısından büyük bir güç diyebiliriz. Kraliçe oğullarını da desteğini istediği diğer ailelerin yanına gönderiyor.</p>



<p>Luke gittiği yerde Aemond ile karşılaşıyor. Dönüşte ise Aemond’ın Vhagar ile Luke’un ejderhası Arrax’ı korkutmaya çalışıyor. Arrax bu korkutmalardan sonra kendini korumak adına saldırıya geçiyor. Bu sahnede Luke’un ejderhasını çok da iyi kontrol edemediğini görüyoruz.  </p>



<p>Daha sonra Vhagar saldırıya geçiyor. Aemond bunu engellemeye çalışsa da Vhagar, Arrax’ı ve Luke’u paramparça ediyor. Bu sahneden sonra Aemond’ın bakışlarında büyük bir korku ve telaş görüyoruz. Çünkü savaş başlamış oluyor. Oğlunun ölüm haberini alan Kraliçe Rhaenyra’nın son sahnedeki kameraya bakışını biz daha önce Game of Thrones’da görmüştük diyor ve olacakları tahmin bile edemiyorum.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-house-of-the-dragon-1-sezon-genel-bakis">House of the Dragon 1. Sezon Genel Bakış</h2>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="House of the Dragon | Official Trailer | Max" width="800" height="450" src="https://www.youtube.com/embed/DotnJ7tTA34?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p>Şüphesiz <em>House of the Dragon</em>, bu senenin en büyük işlerinden biriydi. <em><a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/?s=g%C3%BC%C3%A7+y%C3%BCz%C3%BCkleri" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Lord of the Power</a></em>’ın izleyenler tarafından çok sevilmemesiyle bu yılın en büyük ve sevilen işi <em>House of the Dragon</em> oldu. Benim de her şeyiyle çok beğendiğim bir sezondu.  </p>



<p>Oyuncu seçimleri, soundtrackleri, reji seçimleriyle büyük bir seyir zevki sunuyor. İtiraf edin bu tekinsiz dünyada dolaşmaktan hepimiz hoşlanıyoruz. Matt Smith ve Emma D’Arcy’i bu rollerde izlemek büyük bir keyifti. İkisi de ağızları açık bırakacak performanslar sergilediler.&nbsp;</p>



<p><em>House of the Dragon</em>’ın son bölümüyle aslında ejderhaların dansı dediğimiz iç savaşa da giriş yapılmış oldu. Son sahnedeki iki ejderhanın kontrol dışı hareketleri bize dizinin başında Kral Viserys’in Rhaenyra’ya söylediği “Ejderhalara hükmettiğimiz düşüncesi bir yanılsamadan ibaret.” Cümlesini hatırlattı. Şimdiden ikinci sezon için çok heyecanlıyım. İki yıl sonra kaldığımız yerden devam ederiz. Umarım ki aynı kalitenin devam ettiği bir sezon olur.&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/house-of-the-dragon-9-ve-10-bolum-incelemesi/">House of the Dragon: 9. ve 10. Bölüm İncelemesi </a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kazankultur.com/house-of-the-dragon-9-ve-10-bolum-incelemesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>House of the Dragon: 7. ve 8. Bölüm İncelemesi</title>
		<link>https://www.kazankultur.com/house-of-the-dragon-7-ve-8-bolum-incelemesi/</link>
					<comments>https://www.kazankultur.com/house-of-the-dragon-7-ve-8-bolum-incelemesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tuğçe Kozak Arman]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 27 Nov 2022 21:57:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[houseofthedragon]]></category>
		<category><![CDATA[hpuseofthedragon]]></category>
		<category><![CDATA[hpuseofthedragonincelemesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edavet.com.tr/kazankultur/?p=13000</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sezon finaline doğru ilerlerken Targaryen ailesinde sular daha da ısınıyor. 7. ve 8 bölümün detaylı incelemesi için yazımıza davetlisiniz... </p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/house-of-the-dragon-7-ve-8-bolum-incelemesi/">House of the Dragon: 7. ve 8. Bölüm İncelemesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>House of the Dragon, artık senaryo ivmesini arttırıyor. Beşinci bölümden sonra olayların içerisine daha fazla girmeye başlıyoruz. Dizinin gidişatı açısından daha etkileyici bölümlerle baş başayız. <em>House of the Dragon</em>, ülkemizde Bein Connect’den izlenebiliyor. Şimdi gelin, geride bıraktığımız <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/?s=hous+of+the+dragon" target="_blank" rel="noreferrer noopener">önceki bölümler</a>in ardından yedinci ve sekizinci bölümü konuşalım.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-house-of-the-dragon-driftmark">House of the Dragon: Driftmark&nbsp;</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/11/Adsiz-tasarim-48-1024x682.png" alt="House of the Dragon" class="wp-image-13007" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/Adsiz-tasarim-48-1024x682.png 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/Adsiz-tasarim-48-300x200.png 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/Adsiz-tasarim-48-768x512.png 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/Adsiz-tasarim-48-720x480.png 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/Adsiz-tasarim-48-480x320.png 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/Adsiz-tasarim-48.png 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><em>House of the Dragon</em>’un yedinci bölümü Driftmark, dizinin en iyi bölümlerinden biriydi. Bunda en büyük etken de artık karakter motivasyonlarının tam anlamıyla verilmesiydi. Dizinin bu aşamasından sonra iyi bir şekilde tanıdığımız karakterlerin olaylara verdiği tepkileri ve onlara karşı davranışlarını izleyeceğiz. Bu da seyir zevkini arttıran detaylardan biri.  </p>



<p>Aynı zamanda bu bölümle beraber yeşiller ve siyahlar diye anacağımız iki tarafın da artık tam anlamıyla oluştuğunu söyleyebiliriz. O yüzden de bu bölüm dizinin hikâye açısından önemli bölümleri arasında yerini aldı. İleride de olaylar büyüdükçe bu bölümde geçen olaylardan çokça bahsedeceğiz gibi duruyor.&nbsp;</p>



<p>Bölümden bahsedecek olursak, herkesin Driftmark’ta toplandığını görüyoruz. Laena Velaryon’un cenazesi için herkes orada buluşmuş. Cenaze sekansı çok etkileyici bir biçimde kurulmuş. Velaryon’ların &#8220;denizden gelir, denize döneriz&#8221; cümlesi ile Laena’nın cesedi denize bırakılıyor.  </p>



<p>Aynı zamanda bu cenaze ile tüm ejderhaları Driftmark’ta bir arada görüyoruz. Uzak planlarda ejderhalar ile yaratılan kadrajlar çok başarılı bir şekilde kurulmuş. Aslında bu sahne ile iki ailenin eski evleri olan Valyria’ya bir gönderme yapılmış. Velaryon’ların ve Targaryen’lerin evi olan Valyria kitapta da sürekli üzerinde ejderhaların uçtuğu bir yer olarak tasvir ediliyor.&nbsp;</p>



<p>Cenaze sahnesinde Corlys Velaryon’un kardeşini Vaemond Velaryon’u da görüyoruz. Kendisi Rhaenyra’nın çocuklarının Valyria kanı taşımadığını ima eden bir konuşma yapıyor. Nerdeyse tüm karakterlerin bu konuyla alakalı fikirleri belirtilmesinin belki de en önemli nedeni ilerde oluşacak tarafların da biraz bu düşünceye göre şekillenecek olması. Bu sahnede Daemon’ın gülerek bir anda dikkati kendi üzerine çekmesi de Rhaenyra’nın üzerindeki gerginliği azaltmaya yönelik bir hareketti.&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-ates-ve-kan">Ateş ve Kan</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/11/Adsiz-tasarim-47-1024x682.png" alt="House of the Dragon" class="wp-image-13008" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/Adsiz-tasarim-47-1024x682.png 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/Adsiz-tasarim-47-300x200.png 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/Adsiz-tasarim-47-768x512.png 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/Adsiz-tasarim-47-720x480.png 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/Adsiz-tasarim-47-480x320.png 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/Adsiz-tasarim-47.png 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><em>House of the Dragon</em>’ın bir iç savaşı anlatacağından daha önce de bahsetmiştik. Bu bölümde çocuklar arasında geçen kavga da ilerisi için bir ön hazırlık niyetinde. Çünkü bu iç savaş aslında tam da bu çocuklar arasında geçiyor.  </p>



<p>Daemond’ın Vhagar’ı çalmaya gittiği sahne herkes tarafından aşırı karanlık çekildiği için eleştirilse de ben bu tercihi çok başarılı buldum. Nefesimizi tutarak izlediğimiz bir sahne oldu. Aynı zamanda Vhagar’ın ne kadar heybetli olduğunu da görmüş olduk. Sahnenin devamında çocukların kavgasıyla Aemond’un gözünü kaybetmesi de bize kız kardeşini Helaena’nın bir tür görü sahibi olduğunu kanıtladı.&nbsp;</p>



<p>Kavganın bir anda çocuklardan yetişkinlere sıçramasıyla dizinin en kritik sahnelerini izlemiş oluyoruz. En baştan beri Alicent’ın öfkesini saklayıp giydiği sakin ve anlayışlı <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/kadin" target="_blank" rel="noreferrer noopener">kadın</a> maskesini nasıl düşürdüğünü görmüş oluyoruz.&nbsp;&nbsp; </p>



<p>Alicent, en baştan itibaren içinde tuttuğu her şeyi haykırmaya başlıyor. &#8220;Bana denilen her şeyi yaptım yine de iyi olamadım&#8221; haykırışı aslında Rhaenyra’nın hayatını özgürce yaşamasına karşı bir sitem olarak okunabilir. </p>



<p>Alicent’ın kendi oğlunun gözüne karşılık Rhaenyra’nın çocuklarından birinin gözünü almak istemesi bunu yapamayınca da Rhaenyra’nın kolunu kesmesi onun da artık kontrolünü kaybettiğini bize gösteriyor. Bu sahnenin tam anlamıyla yeşilleri ve siyahları gösterdiğini fark ediyoruz. Çünkü hem Alicent’ın hem Rhaenyra’nın arkasına geçen insanlar, sahne içerisinde de sembolik olarak bize gösterilmiş oluyor.&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-olum-ve-dugun">Ölüm ve Düğün</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/11/Adsiz-tasarim-49-1024x682.png" alt="House of the Dragon" class="wp-image-13006" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/Adsiz-tasarim-49-1024x682.png 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/Adsiz-tasarim-49-300x200.png 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/Adsiz-tasarim-49-768x512.png 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/Adsiz-tasarim-49-720x480.png 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/Adsiz-tasarim-49-480x320.png 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/Adsiz-tasarim-49.png 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Rhaenyra ve Laenor arasında geçen diyalog aralarındaki ilişkinin aslında ne denli sevgi ve saygı içerisinde olduğunu aynı zamanda da çocuklarının neden olmadığını bize göstermiş oluyor. Baştan beri sanılanın aksine Laenor ve Rhaenyra çocuk yapmayı denemiş. Fakat çocukları olmamış. Aynı zamanda Laenor Rhaenyra’ya sana bir koca lazım diyor.  </p>



<p>Bu sahneyle beraber artık Daemon ve Rhaenyra’nın evlenmesi için bir engel kalmadığını fark ediyoruz. Rhaenyra ve Daemon’ın yaptığı plan ve sonrasında Laenor’un öldüğünü sandığımız o on dakika boyunca aslında içimizden o kadar gaddar olabilirler mi diye de düşünüyoruz. Sonuç itibariyle Daemon’ın, kendi karısını büyük bir soğukkanlılıkla öldürdüğünü biliyoruz. Laenor’ın aslında ölmediğini ve sevgilisiyle kayıkla kaçtığını fark etmemizle büyük bir rahatlama anı yaşanıyor.</p>



<p>Daemon ve Rhaenyra’nın düğün sahnesi çok etkileyici bir şekilde oluşturulmuş. İkisi de en baştan beri aralarında Valyria dili konuşmaları ile zaten Valyria genlerine olan bağlarını ifade ediyorlardı. Düğün de tam Valyria geleneklerine uygun bir şekilde yapılıyor. Bu çiftin en başından beri evlenmesini bekleyen büyük bir izleyici kitlesi var. Şahsen ben de onlardan biriydim. Daemond&#8217;ın en başından beri planı olmasının yanı sıra ikisinin de bundan sonrası için ellerini güçlendirecek bir evlilik gerçekleşmiş oldu.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-house-of-the-dragon-the-lord-of-the-tides">House of the Dragon: The Lord of the Tides</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/11/Adsiz-tasarim-52-1024x682.png" alt="House of the Dragon" class="wp-image-13003" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/Adsiz-tasarim-52-1024x682.png 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/Adsiz-tasarim-52-300x200.png 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/Adsiz-tasarim-52-768x512.png 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/Adsiz-tasarim-52-720x480.png 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/Adsiz-tasarim-52-480x320.png 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/Adsiz-tasarim-52.png 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><em>House of the Dragon</em> sekizinci bölümüyle, olağanüstü bir iş çıkarmış diyebiliriz. Beşinci bölümle birlikte her geçen bölüm çıtasını biraz daha arttırıyor. Yedinci ve sekizinci bölüm de benim şahsi favorilerim arasına girdi. Yedinci bölümden sonra altı senelik bir zaman atlaması ile karşı karşıyayız.  </p>



<p>Bu altı yıl boyunca Daemon ve Rhenyra Dragonstone’da kalmış. Aegon ve Viserys adında iki çocukları olmuş aynı zamanda Rhaenyra üçüncü çocuklarına hamile. Daemon’ın ve Rhaenyra’nın hayatları gayet sakin ve mutlu bir şekilde devam ediyor. Derken Corlys Velaryon’un ağır yaralı olduğu ve ölebileceği haberi geliyor. Bu haber ile Velaryon’ların bir varis seçmesi gerekiyor. Bölümün kırılmasını yaratan an tam da bu an oluyor.</p>



<p>Vaemond Velaryon, Rhaenyra’nın çocuklarının piç olduğunu düşündüğü için tahtta kendisinin varis olması gerektiğini söylüyor. Rhaenys de Rhaenyra’nın çocuklarının varis olması konusunda çok sıcak yaklaşmıyor. Bununla beraber Rhaenyra en iyi bildiği şeyi yapıyor, Rhaenys’e bir teklif götürüyor. Eğer kendisini desteklerse Daemon’ın çocukları olan torunları ile kendi oğullarını evlendirebileceğini söylüyor. Rhaenyra burada iyi bir politika yapıyor. Kendi çocuklarını piç olarak değerlendirse bile bu evlilik ile kendi torunları da varis olarak Driftmark’ı yönetebilecekler.&nbsp;</p>



<p>Rhaenyra ve Daemond Kral Şehri’ne geldiklerinde biz de Kral Viserys’in hastalığının ne kadar ilerlediğini görüyoruz. Viserys artık hayatının sonlarına gelmiş. Artık kendi başına hareket dahi edemiyor. Viserys’in kızının adını duyduğunda “tek çocuğum” demesi çok duygusal bir sahneydi.  </p>



<p>Zaten bu bölümde, Viserys’in çıktığı her sahnede gözlerimiz doldu. <em>House of the Dragon</em>&#8216;ın dramatik yoğunluğu en yüksek bölümüydü. Rhaenyra ve Daemond’ın Kral Şehri’ne döndükleri sahnede kimse onları karşılamıyor.  </p>



<p>Geçen bölümde Kral Eli’nin ölümünden sonra Otto Hightower’ın tekrardan Kral Eli olduğunu görmüştük. Artık şehir tam anlamıyla yedi inancının simgeleriyle donatılmış. Targaryen simgelerinin yerini Yedi inancının simgeleri almış. Yani şehirde büyük bir değişim söz konusu. Bunun sebebi de tam olarak Hightower’lar.&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-son-aksam-yemegi">Son Akşam Yemeği</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/11/Adsiz-tasarim-51-1024x682.png" alt="" class="wp-image-13004" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/Adsiz-tasarim-51-1024x682.png 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/Adsiz-tasarim-51-300x200.png 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/Adsiz-tasarim-51-768x512.png 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/Adsiz-tasarim-51-720x480.png 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/Adsiz-tasarim-51-480x320.png 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/Adsiz-tasarim-51.png 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><em>House of the Dragon</em>’ın en etkileyici sahnesi diyebileceğim sahne bu bölümde gerçekleşiyor. Rhaenyra’nın çocuklarının gayrimeşru oluşu,<a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/House_of_the_Dragon" target="_blank" rel="noreferrer noopener"> Drfitmark</a>’a varis seçilmesi gibi detaylar Rhaenyra’nın üzerindeki baskıyı iyice arttırıyor. Kral’ın yatağından kalkmak için bile enerjisi yok. Çok fazla acısı var. Buna rağmen Rhaenyra için tahtına yürüyor. Bu sahne belki de tüm <em>Game of Thrones</em> evreni içinde mükemmel bir sahneydi. Tacını düşürüp Daemon’ın ona geri takması da izleyen herkesin gözlerini doldurmaya yetti.</p>



<p>Daemond’ın her hareketinde başarılı bir aks kuruluyor. Vaemond’ın Rhaenyra’yı ve çocuklarını açıkça suçlamasından sonra bir anda Daemond’ın Vaemond’ın kafasını kestiği sahne tam Daemond’lık bir sahneydi. O sahneyle alakalı iki detaya değinmek istiyorum.  </p>



<p>Birincisi, Aemond’ın bu sahnede hayranlık içerisinde Daemond’a bakıyor. Zaten kendisi Daemond’ın gençliği gibi bir enerji yayıyordu. Bu sahne ile Daemond’a olan hayranlığını görmüş oluyoruz. Diğer detay ise Daemond’ın Vaemond’a saldırmadan önce Rhaenyra’ya bakıp onay istemesiydi. Rhaenyra kafasıyla onay verdikten sonra Daemond gidip saldırıyor.&nbsp;</p>



<p>Gelelim Kral Viserys’in son akşam yemeğine. Tüm ailesini etrafında topluyor ve büyük bir ziyafet veriyor. Kendisinin ne denli barışçıl olduğunu da bu yemek sahnesinde daha iyi anluyoruz. Müthiş bir konuşma yapıyor. Bu konuşma sayesinde de aslında Alicent ve Rhaenyra da birbirine az bir süreyle de olsa yakınlaşıyor.  </p>



<p>Fakat Kral gittikten sonra bir anda ortam geriliyor. Aemond’ın konuşmasından sonra herkes birbirine saldıracak noktaya geliyor. Bu yemek sahnesinde kadrajlar çok başarılı bir biçimde oluşturulmuş. Müthiş bir seyir zevki vardı.&nbsp;Aynı zamanda House of the Dragon&#8217;ın ele alındığı konuyu da özetleyen bir sahne olmuş. </p>



<p>Viserys’in öldüğü sahne de çok etkileyici biçimde kurgulanmış. Yapayalnız yatağında ölüyor. Ölmeden de yapacağını yapıyor ve Alicent’ı Rhaenyra sanıp ona kehanetten bahsediyor. Alicent da bu söylediği cümleyi oğlu olan Aegon, kral olsun dediğini düşünüyor. Ya da öyle işine geliyor bunu izleyip göreceğiz. Viserys&#8217;in ölmeden önce son kelimesi &#8221; aşkım&#8221; oluyor ve kaybettiği çok özlediği kapısına kavuşuyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-sona-dogru">Sona Doğru</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/11/Adsiz-tasarim-50-1024x682.png" alt="" class="wp-image-13005" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/Adsiz-tasarim-50-1024x682.png 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/Adsiz-tasarim-50-300x200.png 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/Adsiz-tasarim-50-768x512.png 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/Adsiz-tasarim-50-720x480.png 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/Adsiz-tasarim-50-480x320.png 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/Adsiz-tasarim-50.png 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Hightowerlar en başından beri yobaz bir aile olarak resmediliyor. Zaten Alicent’ı Rhaenyra’dan koparan ilk hareket onun evlenmeden biriyle beraber olmasıydı. Sonrasında da gayrimeşru çocuk yapmasıyla yine onun karşısında durmaya devam etti. Tabi burada Otto’nun, Rhaenyra tahta çıkarsa tüm çocuklarını öldürür demesi de etkiliydi. Bu kadar dinlerine bağlı bir hayat sürerken Alicent’ın oğlu Aegon’ın hizmetçilere tecavüz eden biri haline dönüşmesi ve pisliklerini sürekli Alicent’ın temizlemesi ve saklaması ailenin çirkinliğini bir kere daha bize gösteriyor. </p>



<p>Önümüzde iki bölüm kaldı. Bu iki bölümle beraber artık birinci sezona veda ediyoruz. Kral Viserys’in ölümünden sonra zaten ortamın ne denli gerilebileceğini şimdiden tahmin edebiliyoruz. Bizi neler bekliyor izleyip göreceğiz.&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="Season 1 Episode 9 Preview | House of the Dragon (HBO)" width="800" height="450" src="https://www.youtube.com/embed/edxq-h-gGQI?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/house-of-the-dragon-7-ve-8-bolum-incelemesi/">House of the Dragon: 7. ve 8. Bölüm İncelemesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kazankultur.com/house-of-the-dragon-7-ve-8-bolum-incelemesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>House of the Dragon: 5. ve 6. Bölüm İncelemeleri</title>
		<link>https://www.kazankultur.com/house-of-the-dragon-5-ve-6-bolum-incelemeleri/</link>
					<comments>https://www.kazankultur.com/house-of-the-dragon-5-ve-6-bolum-incelemeleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tuğçe Kozak Arman]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Nov 2022 21:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edavet.com.tr/kazankultur/?p=12158</guid>

					<description><![CDATA[<p>House of the Dragon, bütün ihtişamı ile gittikçe daha iyiye gidiyor. İşte 5.ve 6. bölüm incelemeleri sizlerle...</p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/house-of-the-dragon-5-ve-6-bolum-incelemeleri/">House of the Dragon: 5. ve 6. Bölüm İncelemeleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><em>House of the Dragon</em>, bütün ihtişamı ile gittikçe daha iyiye gidiyor. Her geçen bölüm kafamızdaki acaba kötü bir dizi mi olacak korkumuzu boşa çıkarmaya devam ediyor. Gerek senaryo yapısı gerek çekimleri ile yine dört dörtlük bir diziyle karşı karşıyayız. <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/?s=house+of+the+dragon" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Daha önceki bölümler</a>e kıyasla, beşinci ve altıncı bölümdeki zaman atlamaları ile artık olayların içine girmeye başladığımız zamanlara geliyoruz. O yüzden de her bölüm heyecanımız biraz daha artıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-house-of-the-dragon-we-light-the-way">House of the Dragon: We Light the Way</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/10/Adsiz-tasarim-29-1024x682.png" alt="house of the dragon" class="wp-image-12256" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/Adsiz-tasarim-29-1024x682.png 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/Adsiz-tasarim-29-300x200.png 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/Adsiz-tasarim-29-768x512.png 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/Adsiz-tasarim-29-720x480.png 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/Adsiz-tasarim-29-480x320.png 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/Adsiz-tasarim-29.png 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><em>House of the Dragon</em>’ın beşinci bölümüyle beraber artık herkesin kişiliklerini ve motivasyonları anlıyoruz. Dizinin karakter tanıtma bölümünü geride bırakmış oluyoruz. Böylece olayların içine dalmaya başlayabiliriz.  </p>



<p>Bölümün başında Daemon’ın karısı Lady Rhea’yı görüyoruz. Lady Rhea at binerken yolda eşi Daemon ile karşılaşıyor. Daemon ile aralarında geçen gergin konuşma ile Lady Rhea’yı son kez görmüş oluyoruz. Daemon’ın karısını öldürmesiyle aslında karakterin ne kadar ileri gidebileceğini de görmüş oluyoruz. Daemon’ın istemeden evlendiği karısını denklemden çıkarmasına neden olan planı az çok tahmin edebiliyoruz. Yine de Daemon’ın tekinsiz yanını iyi gösteren bir sahne olduğunu söyleyebiliriz.</p>



<p>Sahnenin devamında Targaryen gemisini Driftmark’a giderken görüyoruz. Kral, kızını Laenor Velaryon ile evlendirmek adına resmen Velaryon’ların ayağına gidiyor. Driftmark’a indiğinde ise onu kimse karşılamıyor. Bu sahne ile kralın Velaryon’ların kızı yerine Alicent ile evlenmesiyle Targaryen’ler ile Velaryon’ların arasının hala açık olduğunu anlıyoruz.  </p>



<p>Aynı zamanda Kral Viserys’in de hastalığı ilerliyor. Kral yavaş yavaş gücünü kaybetmeye başlıyor. Driftmark’a vardıklarında Prenses Rhaenyra ile Laenor Velaryon arasında geçen konuşma ile evliliklerin formalite olacağını, ikisinin de bu süreçte özgür olacakları konusunda anlaşıyorlar. Böylece sevgilisi Joffrey Lonmouth ile gördüğümüz Laenor’un eşcinsel olduğunu anlıyoruz. İkisi de bu evlilik konusunu bu şekilde halledebileceklerine inandıkları için son derece mutlular.&nbsp;</p>



<p>Kings Landing’e baktığımızda ise Otto Hightower’ı şehri terk ederken görüyoruz. Alicent, babasını yolcu ederken Otto kızına büyük bir öğüt veriyor. Bu öğüt, dizinin devamında Alicent’ın motivasyonunu anlamak için önemli bir öğüt:</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>&#8220;<em>Viserys bir gün öldüğünde savaş çıkacak. Tahtta bir kadın istemeyecekler. Rhaenyra tahtta iddiasını güçlendirmek için çocuklarını kılıçtan geçirecek. Aegon’u hazırla.</em>&#8220;</p>
</blockquote>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-kraliyet-dugunu">Kraliyet Düğünü</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/10/Adsiz-tasarim-24-1024x682.png" alt="house of the dragon" class="wp-image-12253" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/Adsiz-tasarim-24-1024x682.png 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/Adsiz-tasarim-24-300x200.png 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/Adsiz-tasarim-24-768x512.png 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/Adsiz-tasarim-24-720x480.png 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/Adsiz-tasarim-24-480x320.png 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/Adsiz-tasarim-24.png 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><em>Game of Thrones</em> ve <em>House of the Dragon</em> ile anlıyoruz ki Westeros’da bir düğüne çağrılırsak gitmiyoruz. Bu diyarın düğünleri hiç de iyi sonuçlanmıyor. Uyarımı yapıp, düğünü incelemeye başlayalım. Öncelikle düğün sahnesinin çok iyi çekilmiş olduğuna değinmeden geçemeyeceğim. Hem karakter duruşları hem dekorlarıyla gerim gerim gerildiğimiz bir düğün oluyor.  </p>



<p>Velaryon’ların sahneye girişi de çok görkemli tasarlanmış bir sahneydi. Aslında tüm diyar için ne kadar büyük bir aile olduklarını da görmüş oluyoruz. Daemon, geçen bölümdeki dedikodulardan sonra hiçbir şey olmamış gibi düğüne geliyor. Viserys her ne kadar Daemon’ı görünce gerilse de yine de sorun çıkarmadan onu düğüne buyur ediyor. Bu sahne, Driftmark’a gidince karşılanmaması karşısında sakin kalması gibi sahnelerle Viserys’in ne kadar barışçıl bir kral olduğunu da görmüş oluyoruz.&nbsp;</p>



<p>Düğünde Hightower’ların yemyeşil kıyafetleri ile orada olması, aynı zamanda Daemon’ın ölen karısının akrabalarının orada olması gibi detaylar bölüm içindeki gerilimi arttıran detaylardan. <em>House of the Dragon</em>’ın en önemli sahnelerinden birini de bu bölümde izliyoruz.  </p>



<p>Kral konuşmasını yaparken, bir anda kapı açılıyor ve yemyeşil elbisesi ile Alicent Hightower içeriye giriyor. <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/kralice-elizabeth-bir-devrin-kapanisi" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Kraliçe</a>’nin elbise renklerinin öneminden geçen bölümde bahsetmiştik. Bölümün ismini de tekrar hatırlayacak olursak “We Light the Way”. Bu sözün, Hightower ailesinin sloganı olduğunu da hatırlayalım. Yani Alicent’ın yeşil elbisesi ile salona girmesi ile ilk kalkan Hightower ailesi, Alicent’ın yeşil elbisesi ile aydınlattığı yolun arkasından gideceği metaforunu bize göstermiş oluyor.&nbsp;</p>



<p>Tüm düğünün bir dans sahnesi etrafında kurgulanması da yine metaforik bir anlatımdı. Bildiğiniz gibi <em>House of the Dragon</em> bir iç<a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/savasin-golgeleri-gercek-bir-trajedi" target="_blank" rel="noreferrer noopener"> savaş</a>ı anlatıyor. Bu iç savaşın adı da Ejderhaların Dansı. Prenses, Laenor’a ben dans etmeyi hiç beceremem derken, Laenor da savaştan bir farkı yok diyor. Siz de yaklaşan savaşın ayak seslerini duyuyor musunuz? Bu bölümle beraber artık tarafları netleştirdiğimiz bir savaşa daha da yaklaşmış oluyoruz.&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-taraflar-olusuyor">Taraflar Oluşuyor</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/10/Adsiz-tasarim-33-1024x682.png" alt="house of the dragon" class="wp-image-12260" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/Adsiz-tasarim-33-1024x682.png 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/Adsiz-tasarim-33-300x200.png 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/Adsiz-tasarim-33-768x512.png 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/Adsiz-tasarim-33-720x480.png 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/Adsiz-tasarim-33-480x320.png 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/Adsiz-tasarim-33.png 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Laenor’un sevgilisi olan Joffrey, Prenses’in üzerinden gözlerini ayırmayan Criston Cole’u fark ediyor. Onun yanına gidip Prenses’in sevgilisi olduğunu anladığını söylüyor. Criston Cole zaten Prenses Rhaenyra’ya ettiği evlenme teklifinin reddedilmesinden dolayı beyaz pelerinine olan sadakatsizliğinden dolayı gergin bir de üzerine böyle bir cümle duyunca tam anlamıyla kontrolünü kaybediyor.  </p>



<p>Düğünün tam ortasında Joffrey’i öldüresiye dövmeye başlıyor. Sonrasında da öldürüyor. Bu sahnenin sonrasında gelen nikah sahnesinde hem Prenses’in hem de Laenor’un ağlamaları ile nikahın kıyıldığını görüyoruz. İkisi de işlerin bu kadar kolay ilerlemeyeceğini fark etmişe benziyor.&nbsp;</p>



<p>Beşinci bölüm ile görevden alınan Otto Hightower’ın yerini Lyonel Strong’un aldığını görüyoruz. <em>House of the Dragon</em>’un başından itibaren Lyonel Strong’u, mantıklı fikirleriyle görüyorduk. El görevi için ne kadar iyi bir seçim olacağını şimdiden biliyoruz.  </p>



<p>Aynı zamanda Lyonel Strong’un oğlu Larys Strong’u da Kraliçe Alicent ile bahçede görüyoruz. Alicent’a tüm çiçekler içinde farklı olan o çiçeği gösteriyor. Burada Alicent’ı o çiçeğe benzettiğini anlıyoruz. Aynı zamanda tekinsizliğinin bir gücü olduğunu bilidiğimiz Larys Strong&#8217;un, Alicent’ın tarafında olduğunu da anlamış oluyoruz. Savaşa kadar olan bölümler tarafların oluşması için önemli bölümler. Larys Strong’un <em>Game of Thrones</em>’daki Lord Baelish’e benzediğine de değinmeden geçmeyeyim.&nbsp;</p>



<p>Dizinin son sahnesinde hem beyaz pelerinine ettiği ihanet hem de düğünün ortasında birini öldürmesinden sonra intihar etmeye karar veren Criston Cole’u görüyoruz. Dizinin ortasında bir anda her şeyi Kraliçe Alicent’a itiraf eden Criston Cole, dengesiz bir karakter olduğunu bize göstermeye başlamıştı. Düğündeki cinayetinden sonra da bunu kanıtlamış oldu. Fakat Criston Cole’un intiharını engelleyen biri var. O da Alicent. Tarafların oluşmaya başladığını söylemiştik. Alicent kendi ekibine birini daha eklemiş oluyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-house-of-the-dragon-the-princess-and-the-quenn">House of the Dragon: The Princess and the Quenn</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/10/Adsiz-tasarim-32-1024x682.png" alt="house of the dragon" class="wp-image-12257" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/Adsiz-tasarim-32-1024x682.png 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/Adsiz-tasarim-32-300x200.png 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/Adsiz-tasarim-32-768x512.png 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/Adsiz-tasarim-32-720x480.png 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/Adsiz-tasarim-32-480x320.png 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/Adsiz-tasarim-32.png 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Altıncı bölümle beraber eski Prenses ve Kraliçe’ye veda ediyoruz. Yeni bölümle beraber Rhaenyra’yı <a href="https://en.wikipedia.org/wiki/Emma_D%27Arcy" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Emma D’arcy</a>, Alicent’ı ise Olivia Cooke canlandırıyor. Bu bölümde tam on yıllık bir zaman atlaması ile karşı karşıyayız. Kraliçe Alicent’ın çocukları büyümüş. Rhaenyra üçüncü çocuğunu doğuruyor. Fakat ne hikmet ki çocukların hiçbiri meşhur Valeryon saçlarına sahip değil.  </p>



<p>Kraliçe Alicent’ın doğumdan sonra hemen bebeği görmek istemesi ile Prenses Rhaenyra, doğumunu bitirir bitirmez bebeğini alıp Kraliçe’nin yanına gidiyor. Kraliçe bebeği görür görmez bir sonraki sana benzer umarım diyerek Laenor’a laf sokuyor. Kral ise burnu aynı babası diyerek yine ortada olan bir durumu görmezden geliyor.&nbsp;</p>



<p>Rhaenyra’nın Laenor ile anlaşmasının on yıldır devam ettiğini görüyoruz. Biz seyirci olarak bu anlaşmadan haberdar olsak da saray içinde çocukların Laenor’dan olmadığına dair bir söylenti var. Bebek doğduktan sonra bebeği görmeye gelen Harwin Strong ile çocukların kime ait olduğunu anlıyoruz. Laenor da Rhaenyra ve Harwin Strong’u yalnız bırakmak için odadan çıkıyor. Çocuklar siyah kıvırcık saçları ile şüphe götürmez Strong çocukları. </p>



<p>Alicent’ın büyük çocuklarını oynayan oyuncu seçimleri de çok başarılı olmuş. Özellikle Aegon’u oynayan oyuncu tüm tekinsizliği ile tam anlamıyla bir Targaryen. Alicent ve Kral’ın kızları Helaena’nın ise biraz &#8220;garip&#8221; olduğunu fark ediyoruz. Böceklerle oynayan Helaena, ejderhası olmayan Aemond’a ejderhası olması için bir gözünü kapatması gerektiğini söylüyor.&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-taraflar-olusuyor-1">Taraflar Oluşuyor</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/10/Adsiz-tasarim-30-1024x682.png" alt="house of the dragon" class="wp-image-12258" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/Adsiz-tasarim-30-1024x682.png 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/Adsiz-tasarim-30-300x200.png 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/Adsiz-tasarim-30-768x512.png 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/Adsiz-tasarim-30-720x480.png 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/Adsiz-tasarim-30-480x320.png 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/Adsiz-tasarim-30.png 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Bölüm tam anlamıyla bir geçiş bölümüydü. Karakterlerin on yıl sonrasındaki duruşlarını göstermek adına iyi bir seçim olmuş diyebilirim. Diğer büyük bir değişiklik gördüğümüz karakter ise Daemon&#8217;dı. Daemon, Prenses’in düğününde bakıştığı Laena Velaryon ile evlenmiş. İki tane de kızları olmuş.  </p>



<p>Aynı zamanda Laena da hamile. Pentos’lu Reggio Haratis, Daemon ve eşini Pentos’a davet ediyor. Daemon gitmeyi kabul etse de Laena ejderha binicisi gibi ölmeyi yeğlerim diyor. Öyle de oluyor. Laena, zorlu bir doğum yaşıyor. Ejderhası Vhager’ın yanına gidiyor ve intihar ediyor. Dramatik yoğunluğu fazla bir sahne olsa da Vhager&#8217;ın görkemini görmüş olduk. </p>



<p>Artık taraflar tam olarak Yeşiller ve Siyahlar olarak ikiye ayrılıyorlar. Alicent’ı oynayan Olivia Cooke’a seçmelerde Cersei Lannister’ın sahnesi verilmiş. Bununla da anlıyoruz ki Alicent’ın Cersei Lannister tarzı bir anne rolünde olması istenmiş. Fakat Alicent, Cersei kadar kendi plan yapıp ilerleyebilen bir karakter değil. Tam tersi, dolduruşlarla hareket eden bir karakter. Alicent, çocuklarına karşı son derecede korumacı olsa da tek başına çok fazla enrtrika döndürebilen bir yapısı yok. </p>



<p>Alicent’ın yalnızlık çektiğini ve tek dostunun Criston Cole olduğunu görüyoruz. Rhaenyra’nın çocuklarının kimden olduğu konusuyla kafayı bozan Alicent, Rhaenyra konusunda Criston Cole ile dedikodu yapıyor. Bu konuda Criston Cole’un da tam anlamıyla Kraliçe Alicent’ın tarafına geçtiğini ve nasıl bir kişiliği olduğunu da görüyoruz.&nbsp;&nbsp;</p>



<p>Önceki bölümlerde gördüğümüz Larys Strong, bu bölümle beraber artık ne kadar tehlikeli olabileceğini göstermiş oluyor. Görüyoruz ki Alicent ile konuşmalarından sonra abisi ve babasını yakarak öldürecek kadar cani biri. Dedikoduların çok fazla artmasıyla Rhaenyra kral topraklarını terk ediyor. İlerde siyahlar ve yeşiller diye bol bol bahsedeceğimiz bu iki grup da yavaş yavaş oluşmaya başlıyor.&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/house-of-the-dragon-5-ve-6-bolum-incelemeleri/">House of the Dragon: 5. ve 6. Bölüm İncelemeleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kazankultur.com/house-of-the-dragon-5-ve-6-bolum-incelemeleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
