Don’t Worry Darling: Kusursuz Yaşam mı, yoksa Distopya mı?
Don’t Worry Darling, Türkçe çevirisiyle Dert Etme Sevgilim 2022 yılında vizyona giren ve ses getiren psikolojik gerilim film hakkındaki incelememiz seninle!
Tabii film ülkemizde ne kadar ses getirdi orası tartışılır. Fakat Amerika’da gerek oyuncu kadrosu ve kamera arkası gerekse de konusuyla epey gündemde kaldı. Truman Show tadı veren ve yönetmen koltuğunda Olivia Wilde‘ın oturduğu filmi ilk başta izlemeyenler için önermek isterim.
Genel hatlarıyla filme baktığımızda, modern toplumun mutluluk anlayışına yönelik tatlı ama yeterli mi olduğu tatışılır bir eleştiri olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Tabii bunun yanında cinsiyet rolleri ve gerçekliği sorgulama çabasıyla da gönülleri fethetmiyor değil hani. 🙂
Don’t Worry Darling, 1950’lerin Amerikan banliyösünden bozma bir dünyada geçiyor. Filmin asıl gücü de bu resmedilen mükemmel yaşamın çatlaklarından sızan gerçeklerde yatıyor. Oyuncuların kusursuz oyunculuklarıyla, filmin gücü ikiye katlanıyor. Filmde başrolleri Florence Pugh, Harry Styles, Chris Pine, Olivia Wilde, Gemma Chan, KiKi Layne ve Nick Kroll birlikte paylaşıyor.
Film Hakkında
İlk olarak görsel estetiğiyle filmin dikkatleri üstüne toplandığını söylemek istiyorum. Filmde karşımıza çıkan pastel renklerin yanında, mükemmel peyzajlı evler, gıcır parlayan eski otomobiller… Adeta görsel bir şölene davet ediyor film izleyeni. Ama aynı zamanda bu kusursuzlukta rahatsız edici bir yan da var. İlerleyen sahnelerde bu kusursuzluk ister istemez izleyeni rahatsız ediyor. En azından bir yerden sonra beni çok germişti.
Bu dünyada kadınlar, ne iş yaptıklarını tam olarak bilmedikleri kocalarını her gün yüzlerindeki tebessümle işe yolluyorlar. Kendileri ise ev temizliyor, yemek pişiriyor, banliyo yaşamının tadını çıkarıyorlar. Burada hayat bir yandan da hep tatil gibi.
Dediğim gibi, bu rahatsız edici düzen ilerleyen sahnelerde küçük detaylar eşliğinde izleyeni rahatsız etmeye başlıyor. Olivia Wilde bu rahatsızlığı büyük büyük olaylardan ziyade tekrar eden küçük rutinler, açıklanamayan rahatsız edici olaylar ve sessizlikle sağlıyor.
Don’t Worry Darling Konusu

Filmimizin odak merkezinde Alice (Florence Pugh) ve Jack (Harry Styles) isimli çiftimiz var. Bu çift, Victory isimli deneysel bir projenin içinde yaşar. Çiftimiz filmde ideal bir çift olarak selamlar seyirciyi. Alice yemekler yapar, temizlik yapar ve akşam olduğunda kocasını büyük bir mutlulukla karşılar. Aynı şekilde Harry içinde bulunduğu vaziyetten oldukça memnundur. Gel zaman git zaman derken, Alice bu kusurusuzluk içindeki küçük detaylardan rahatsız olmaya başlar. Bir şeylerin ters gittiğinin farkındadır.
Seyirci devamında gelen sahneler boyunca “burada ne yaşanıyor?” sorusuyla baş başa kalıyor. Bir gizemi çözmeye çalışan kadın anlatısından çok daha fazlasıyla sunuluyor.
Peki, Asıl Anlatılan Ne?
Özünde filmin temel konusu insan ilişkileri. Teknoloji ve psikolojik gerilim asıl konuyla harmanlanmış şekilde karşımıza çıkıyor. Film boyunca iki kişinin ilişkisi üzerinden “ideal hayat” fikri sorgulanmakta. Çünkü yaşamda bize toplum tarafından çizilen tabloda iyi bir iş, iyi bir aile, mutlu bi yaşam gibi kavramların içi doldurulmuş durumda ve idealize edilen hayat herkesin dilinde. Peki bireyler bu tanımlar uğruna hayatta nelerden vazgeçebilir? Film tam da bu sorunun cevabına yönelik “özgür irade” kavramı üzerine de düşündürüyor.
Diğer öne çıkan konulardan biri ise kadınların toplumsal rolleri. Bu dünyada kadınların hepsi birbirine benziyor,. Giyimleri, saçları, makyajları, hobileri… Günün sonunda ise tek bir amaçları var eşlerini mutlu etmek. Bu açıdan filmin kadınlardan bekelenen rutinleşmiş kalıplara gönderme yaptığını rahatlıkla söyleyebilirim.
Florence Pugh Etkisi
Açıkçası filmi başından sonuna kadar soluksuz izleten Alice karakterine hayat veren Florence Pugh oluyor. Alice’ın yaşadığı kaygı, korku, şüphe gibi duygudurumlarını tüm samimiyetiyle aktarıyor. Bunu yaparken de üstün doğallığı izleyenleri filmde tutan büyük nedenlerden biri.
Partneri Harry Styles ise filmdeki performansıyla yer yer eleştiriler almış olsa da yine de karakterin donuk ve soğukkanlı yapısını aktarmayı başarıyor.
Eksi ve Artılar

Elbette film mükemmel ya da kusursuz değil. 🙂 Ki zaten filmin eleştirisi kusursuzluk üzerine. Film üzerine okumalar yaptığımda en çok da final sahnesinin soru işaretleriyle kalmış olması yönünden eleştiri almış. Çünkü filmde büyük fikirler var fakat sonuca bağlanma konusunda gerçekten de yeteri kadar iyi değil. Daha çok izleyene kalan birçok soru işareti bırakıyor gerisinde. Beni çok da rahatsız etmedi açıkçası.
Fakat buna rağmen başlangıç yapılan harika atmosferin ilerleyen sahnelerde kendisini oldukça tekinsiz bir ortama bırakması ve bunu izleyene hissettirmesi gerçekten de başarılı. Bununla beraber ele alınan temalar filmin başarlı yönlendirinden biri. Zaten her soruya cevap veren her film de her zaman iyi olmuyor bildiğin gibi. Bu nedenle bazı soruların cevapsız kalması şahsi olarak benim hoşuma giden bir durum. Sonrasında da o film üzerine düşünmek sevdiğim detaylardan.
Son…
Filmin tadı kaçmaması için olay örgüsüne pek girmek istemedim. Başta da dediğim gibi Truman evrenine göz kırpan cinsten bir tarzı var filmin. Tartışmaya açtığı konular ve cevapsız kalan sorular ise üzerine konuşmaya değer. Toplumsal yapılar ve insan psikoloji üzerine düşündüren yapımları seviyorsan, Don’t Worry Darling keyif alacağın

Tbk ler fevkalade