FİLM ÖNERİSİ

Film Önerisi: Materialists

Film önerisi köşemizde bu kez 2025 yapımı Materialists (Tam Bana Göre) yer alıyor!

Bildiğin gibi, sürekli değişime maruz kaldığımız bu dönemde romantik filmlerde form değiştirmeye başladı. Tabii bu biraz da artık zorunluluktu. Çünkü ilişkilerin kendisi ciddi anlamda bir kabuk değişimine girdi.

Peki, her şey salt bir matematikten ibaret olabilir mi? İlişkiler de bu matematiğe dahil midir? Past Lives ile odakları üzerine toplayan yönetmen Celine Song, Materialist ile bu sorular eşliğinde modern flört kültürünü masaya yatırıyor. Bildiğin gibi her şeyin algoritması var yaşadığımız dönemde. Veriler toplanıyor, işleniyor ve mükemmel mutluluklar sunuluyor (!)

Bu algoritmalardan biri de eşleşme algoritması. Dolayısıyla kaçınılmaz olarak günümüz ilişkileri büyük bir dönüşüme uğradı. İşte, film önerisi olarak yer verdiğimiz Materialist bu yeni ilişki formuna yönelik bir sorgulama yapıyor. Aşkın gerçekten ölçülebilir olup olmadığını modern ilişki dinamikleri içinde ele alıyor.

Film Önerisi Hakkında

Yaklaşık 117 dakikalık yapımın kadrosunda Dakota Johnson (Lucy) , Chris Evans (John) ve Pedro Pascal (Harry) gibi isimler yer alıyor. Filmi başta klasik bir aşk üçgeni gibi yorumlamanız çok olası. Ancak bunun böyle olmadığını filmin ilerleyen sahnelerin çok daha iyi anlıyoruz. Celine Song ikinci uzun metraj filminde aslında “işin matematiğinin kurulduğu durumda ideal partner gerçekten var mı?” sorusuna yanıt arıyor?

Past Lives’te izleyici ile etkileyici ama sade bir anlatım yoluyla iletişim kuran Song, bu filminde de aynı anlatımı sürdürüyor. Karakterlerin seçimleri ve çelişkilerini yine biz izleyenler için tartışmaya bırakıyor.

Dakota Johnson’ın hayat verdiği Lucy, New York’ta çalışan ve işini çok iyi yapan bir çöpçatan. Mesleğine uygun olarak o, insanları analiz ediyor ve vardığı sonuçlar doğrultusunda en iyi eşleşmeleri yapıyor. Lucy kişilerin gelir düzeylerini, fiziklerini, kariyerlerini ve yaşam hedefleri gibi kriterleri temele alıyor bu eşleştirmeleri yaparken. Dolayısıyla o aşkı adeta bir matematiksel denklemcesine ele alan ve bu düşünceye sıkı sıkıya bağlı olan biri.

Fakat kendi aşk yaşamında durumlar pek de iyiye gitmez. Önce onda çok derinden iz bırakmış olan eski erkek arkadaşı ile karşılaşır. Bu karşılaşmayla eş zamanlı olarak hayatına tesadüf sonucu giren Pedro ile tanışır. Sonuç olarak bir yanda duyguları, bir yanda ise mantığı arasında sıkışıp kalır.

İşte, seyirci film boyunca “kusursuz kişi doğru insan mıdır?” sorusu üzerine düşünmeye zorlanır. Filmin diğer bir güzelliği ise karakterlerin keskin bir şekilde birbirinden ayrılmayışları. Böylelikle her bir karakterin zayıf ve artı yönlerinin gösterilmesi yoluyla film yapaylıktan uzaklaşıyor. İzlemesi keyifli bir gerçekliğe dönüşüyor.

Neden İzlemelisin?

Modern flört kültürü seni de zaman zaman üzerine düşünmeye sevk eden bir konuysa mutlaka izlemelisin bir kere. Çevirim içi flört uygulamalarının çoğalmasıyla beraber “ideal partner” kavramı da şekil değiştirdi. Film en başta bu sorunun gerçekçiliğini sorguluyor.

Diğer bir yandan film karakterlerin hiçbirini haksız ya da haklı bulmuyor, onları yargılamıyor. Bence filmin izlemeye değer yanlarından biri de kesinlikle bu. Her karakterin bakış açısından bir şey dinliyoruz. Sally Rooney kitaplarındaki ilişkilere benzer bir yön var Celine Song filmlerinde. Bu durum da filmi salt bir romantik filmden çıkarıp gözleme dönüştürmesi bakımından daha da keyifli kılıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir