Sinema

Fingernails: Aşk Ölçülebilirse Geriye Ne Kalır?

Fingernails 2023 yılında seyirciyle buluşan, Yunan yönetmen Christos Nikou’nun ilk uzun metraj filmi olma özelliğine sahip yapım. Aynı zamanda yönetmenin İngilizce çektiği ilk film olması dolayısıyla da ayrıcalığa sahip. Bu yazımda favori filmlerimden biri olan Fingernails’e yakından bakıyoruz.

Romantik dram ve bilim kurgu arasında gidip gelen bu yapım yaklaşık 113 dk. Başrollerde Jessie Buckley, Jeremy Allen White ve Riz Ahmed yer alıyor. Jessie Buckley’i tanıyanlar bilir ki kendisi derinlikli filmlerin vazgeçilmez karakterlerine hayat veren bir isim. Zaten filmin çıkış noktası yüzeysel bir konuyu değil. Aksine “aşk ölçülebilir mi?” gibi bir soru var filmin arka planında. Bu soru üzerinden ilişkilerde belirleyici olanın hisler mi, yoksa kanıtlar mı olduğuna yönelik sıra dışı bir konuyu tartışıyor.

Belki filmi ilk açtığınızda tempo olarak düşük gelebilir fakat film ilerledikçe izleyeni etkisi altına alıyor.

Fingernails Hakkında

Film, ilk olarak 2023 yılında Telluride Film Festivali’nde seyirciyle buluştu. Ardından özel bir platformda daha geniş kitleye ulaştı. Sanıyorum filmi izleyeli yaklaşık 2-2.5 yıl oldu. Ama gerçekten tadı damağımda kalan filmlerden biri oldu Fingernails.

Yakın gelecekte alternatif bir dünyada geçiyor film. Bu dünyada iki insanın birbirine gerçekten aşık olup olmadığı test aracılığıyla tespit edilebiliyor. Dolayısıyla topluluk bu teste sıkı sıkaya bağlı. Tabii fikri bile ürkütücü olan bu yaklaşım bu toplulukta normalleşmiş durumda. Bazılarınızın bu fikri sempatik de bulması da olası tabii. Ama hislerin ölçülebilir olduğunu söylemek, kulağa insani gelmiyor. Aksine mekanik geliyor.

Ayrıca buradan enteresan bir soru çıkıyor. Bir ilişkiyi gerçek kılan test sonucu mu, yoksa hisler mi?

Yakın Bakış

Bu çerçevede filmimizde Buckley’in hayat verdiği Anna mutlu bir ilişkinin içinde. Testler yapılmış ve doğrulanmış ne de olsa. Partneri ise The Bear ile kendisine hayran kaldığımız Jeremy Allen White’ın hayat verdiği Ryan isimli karakter.

Gel zaman git zaman sevgili Anna içinde bir boşluk hisseder. Bundan dolayı Anna için bir şeyler yolunda gitmez. Bu kuşku üzerine Anna çifler arasındaki ilişkileri güçlendirmeye yönelik çalışmalar yapan enstitüde işe girer. Burada çalışan Amir isimli adam ile tanışır. Bu tanışma sonrası Anna hislerini sorgular. Diğer bir yandan da daha önce yaptırdığı testin doğruluğunu sorgular.

Günümüzden Çok da Farklı Değil

Algoritma çağında yaşadığımız aşikar. Malumunuz alıp etmelerimiz, düşünce biçimlerimiz bile şu an algoritmalar tarafından belirlenmekte. Çünkü algoritma hangi müzikten hoşlanabileceğimizi, ne izlersek keyif alabileceğimizi biliyor. Buna göre de önerilerde bulunmakta hepimize. Ne sarın almamız gerektiği, ne izlememiz gerektiği, ne dinlememiz gerektiği…

Dolayısıyla insanların sezgilerini bile güvenmeyip duygularını da dışarıdan doğrulatmaya ihtiyaca olması fikrisi çok da uzak gelmiyor. Ki arkadaşlık uygulamalarına baktığımızda eşleşme mantığı bunu doğruluyor da. Açıkçası bu çerçevede düşününce, Fingernails’in rahatsız edici olduğunu söyleyebilirim. Çünkü çok da mümkün olmayan bir dünyadan konuşmuyor. Olası bir dünyanın içinden izleyene seslenmekte.

Jessie Buckley ve Jeremy Allen White Farkı

E tabii başrolde iki sevdiğim isim var. Bu nedenle iki oyuncunun da hakkını teslim etmezsek olmaz. Bir kere Jessie Buckley sürekli sorgulayıcı yapısıyla öne çıkan Anna karakteri için çok doğru bir seçim olmuş. The Bear’ın sevilen şefi White ise bambaşka bir karakterle çıkıyor filmde karşımıza. Duygularını ifade etmekte zorlanan biraz da tuhaf diyebileceğim bir karakteri canlandırmış. İki oyuncunun uyumu ise çok yerinde olmuş.

Herkese Hitap Ediyor mu?

fingernails

Dürüst olmak gerekirse Fingernails herkese hitap edebilecek türden bir film değil. Çünkü bu filmde büyük olaylar, büyük sahneler yok. Başta da belirttiğim gibi temposu, hareketli film sevenler için belki de düşük bulunacaktır. Yönetmen Nikou bu filmle seyirciyi karakterin iç dünyasında dolaştırmayı tercih etmiş. Bunu da sakin bir anlatım yolunu tercih ederek yapıyor.

Bununla beraber filmde başta yer verdiğim sorulara kesin cevaplar da yok. Baştan söyleyeyim ki hayal kırıklığı yaşamayın. Bunun yerine yepyeni sorular açıyor zihinde. Geriye bıraktığı, elimizde son kalan düşünce ise oldukça değerli. Belki de aşkı değerli kılan onu kanıtlamanın hiçbir yolu olmadığı ve bundan hiçbir zaman emin olamayacağımız gerçeği.

Bu açıdan Fingernails romantik dram kategorisinde değerlendirilecek olursa yer aldığı kulvardaki filmlere kıyasla samimi, özgün ve cesur sorular sormasıyla onlardan net olarak ayrışmakta.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir