<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>psikopatoloji arşivleri - Kazan Kültür</title>
	<atom:link href="https://www.kazankultur.com/tag/psikopatoloji/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kazankultur.com/tag/psikopatoloji/</link>
	<description>Burada Taşırmak Serbest!</description>
	<lastBuildDate>Wed, 12 Oct 2022 19:52:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-favicon1-32x32.png</url>
	<title>psikopatoloji arşivleri - Kazan Kültür</title>
	<link>https://www.kazankultur.com/tag/psikopatoloji/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Psikopatolojinin Resme Etkisi-II</title>
		<link>https://www.kazankultur.com/psikopatolojinin-resme-etkisi-ii/</link>
					<comments>https://www.kazankultur.com/psikopatolojinin-resme-etkisi-ii/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Psk. Arzu Nur Özkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Oct 2022 21:26:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[psikopatoloji]]></category>
		<category><![CDATA[psikopatolojinedir]]></category>
		<category><![CDATA[psikopatolojininresmeetkisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edavet.com.tr/kazankultur/?p=10650</guid>

					<description><![CDATA[<p>"Psikopatolojinin Resme Etkisi" konu başlıklı yazımızın II. bölümü sizlerle...</p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/psikopatolojinin-resme-etkisi-ii/">Psikopatolojinin Resme Etkisi-II</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Psikopatolojinin resme etkisi, ünlü ressamların hayatları ve eserlerinin incelenmesi ile birçok araştırmaya konu olmuştur. Biz insanlar, yaşadıklarımız karşısında farklı düşünceler ve hisler biriktiririz. Bu birikimi bazen konuşarak bazense yazıp çizerek anlatırız.</p>



<p>Zihnindekileri resimlere döken ünlü ressamların hayatları, psikolojik sorunları ve eserlerini inceleyeceğim yazımın ikinci bölümü sizlerle. (Yazının birinci bölümüne <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/psikopatolojinin-resme-etkisi-unlu-ressamlarin-zihninden-dokulenler" target="_blank" rel="noreferrer noopener">buradan</a> ulaşabilirsiniz.)</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-michelangelo-michelangelo-di-lodovico-buonarroti-simoni">Michelangelo (Michelangelo di Lodovico Buonarroti Simoni)</h2>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/09/michelangelo.jpg" alt="psikopatolojinin resme etkisi" class="wp-image-10654" width="841" height="550" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/michelangelo.jpg 800w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/michelangelo-300x196.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/michelangelo-768x502.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/michelangelo-480x314.jpg 480w" sizes="(max-width: 841px) 100vw, 841px" /></figure>



<p>Michelangelo, tabloları ve heykelleri ile dünyaca tanınan ve <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/sanat" target="_blank" rel="noreferrer noopener">sanat</a> tarihinin en önde gelen yetenekli isimlerinden biri. 16. yüzyıl Floransa&#8217;sından Batı kültürünü zenginleştiren sanatçılardan biriydi.</p>



<p>6 Mart 1475 yılında Toskana&#8217;daki Caprese adlı bir kasabada dünyaya geldi. Ailenin ikinci çocuğu olan Michelangelo, çocukluğu ve sonraki yaşamında acı ve kederle yüzleşmek zorunda kalmıştır.</p>



<p>İlk travmatik deneyimi anne karnında yaşadı. Annesi Francesca del Sera, hamileyken, bindiği atta ayakları üzengiye takılı şekilde sürüklenmiş ve erken doğum gerçekleşmiştir. Daha sonra, ünlü ressam ve heykeltıraş, 5 yaşındayken annesini kaybetti ve onu bir sütanne tarafından büyütüldü.</p>



<p>Okula başladığı senelerde resim yeteneği, öğretmeni Francesco da Urbino tarafından keşfedildi. Fakat ailesi resim yapmasına karşıydı. Bırakmasını isteseler de, bırakmadı sanatı Michelangelo.</p>



<p>Daha sonra ise Lorenzo de&#8217; Medici ile tanışır. Yanında eğitim gördüğü, çalıştığı ve kendisinden oldukça destek gördüğü Medici’nin ölümü Michelangelo’nun hayatında bir dönüm noktası olmuştur.</p>



<p>Hayatının sonuna kadar sanattan vazgeçmeyen ve sürekli üreten biriydi. Fiziksel güzelliğe önem veren yaratıcı ve mükemmelliyetçi bir kişiliği vardı. Zor bir insan olarak tanımlanırdı. Her zaman tek başına çalışır, eserlerini imzalamazdı.</p>



<p>Çalışmak ve üretmek için günlerce kendini dünyaya kapatan, yemek yemeyi veya kıyafet değiştirmeyi unutan biriydi. Bu gibi durumlar,<a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/depresyon-soluk-hayatlar" target="_blank" rel="noreferrer noopener"> depresyon</a> ve kaygı belirtilerini göstermekte.</p>



<p>Rönesans döneminin en önemli sanatçılarından biri olan Michelangelo’nun birçok yapıtında psikolojik durumuyla ilgili yansımalar olduğu söylenmekte. California Üniversitesi’nde eğitim veren Dr. Paul Wolf, bazı eserlerinde melankolinin altında yatan depresif bir eğilim ve <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/bipolar-bozukluk-sessiz-cigliklarin-disa-vurumu" target="_blank" rel="noreferrer noopener">bipolar bozukluğun</a> belirtilerinin görüldüğünden bahseder.</p>



<p>Babasına yazdığı bir mektupta hayatını şöyle anlatıyor ünlü sanatçı:</p>



<p class="has-text-align-center">“<em><strong>Sefil bir yaşam sürüyorum ve bu dünyaya ait ne yaşamı ne de onuru umursuyorum; Muazzam işlerden yorulmuş ve binlerce endişeyle kuşatılmış olarak yaşıyorum. Ve böylece yaklaşık on beş yıldır yaşıyorum ve bir saatlik mutluluğum hiç olmadı.</strong></em>&#8220;</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-michelangelo-eserleri">Michelangelo Eserleri</h2>



<p>Onlarca estetik ve yaratıcı eseri, geçmişten günümüze ulaştı Michelangelo’nun. O eşsiz eserleri birçoğumuzun dakikalarca baktığı ve düşündüğü eserler.</p>



<p>Yapıtlarında fiziki güzelliğin yanı sıra, canlılık ve biçim oldukça önem taşımakta. Huzur ve sakinliğin aksine; huzursuzluk ve güç ön planda.</p>



<p>Michelangelo’nun iç dünyasına ait izler barındıran eserleri, soyut bir anlatımın temellerini atmıştır. Sahip olduğu karmaşık ruhsal durum, duygu ve düşünceler söz konusudur. Diğer bir deyişle, psikopatolojinin resme etkisi, Michelangelo’nun yapıtlarında görünür bir biçimdedir.</p>



<p>Bazı araştırmacılar, eserlerindeki titizliği ve mükemmelliyetçiliği nedeniyle <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/obsesif-kompulsif-bozukluk-benden-bu-kadar" target="_blank" rel="noreferrer noopener">obsesif-kompulsif bozukluğu</a> belirtilerine sahip olduğunu da düşünmekte.</p>



<h3 class="wp-block-heading" id="h-sistina-sapeli-tavanindaki-resimleri">Sistina Şapeli Tavanındaki Resimleri</h3>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img decoding="async" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/09/michelangelo2.jpg" alt="psikopatolojinin resme etkisi" class="wp-image-10655" width="838" height="559" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/michelangelo2.jpg 700w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/michelangelo2-300x200.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/michelangelo2-480x320.jpg 480w" sizes="(max-width: 838px) 100vw, 838px" /></figure>



<p>Michelangelo’nun büyük bir ustalıkla duvar ve tavanını ilahi tasvirlerle süslediği Sistina Şapeli… En büyük mirası olabilecek Sistina Şapeli’nin tavanındaki eserleri, Michelangelo’nun ciddi psikolojik sıkıntılarının belirtilerini yansıttığı düşünülmekte.</p>



<p>Büyük bir titizlikle ayrıntılı bir şekilde resmetmiş ünlü sanatçı ilahi tasvirlerin olduğu sahneleri. İnsan anatomisi hakkındaki bilgisini ustaca kullanmış ve ideal insan formunu çizmiştir. Çizimlerinin mükemmel olabilmesi için büyük bir özveriyle çalıştı.  </p>



<p>Bu mükemmeliyetçilik, birçok araştırmacı tarafından obsesif bir bozukluğun belirtisi olarak tanımlandı. Aynı zamanda Michelangelo, bu tasvirleri çizerken tamamen yalnız olmak istemiş ve yalnız çalışmış. Bu durum onun içekapanık bir tutum sergilediğini göstermekte.</p>



<p>Tavandaki resimdeki figürlerin neredeyse hepsinde şaşkın bakışlar bulunur. Figürlerin yüzlerinde pişmanlık ve korku, ölüm kalım mücadelesi, acizlikleri net bir şekilde okunmakta. Bu gibi özellikleriyle resimler, Michelangelo’nun hayata, varoluşa bakışı ve yaşadığı melankoliyi yansıtmakta.</p>



<p>Başka bir deyişle, psikopatolojinin resme etkisi, Michelangelo’nun Sistina Şapeli’nin tavanına özenle çizdiği resimlere ve bu resimlerin çizilişine baktığımızda anlam kazanmakta.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-francisco-goya-francisco-jose-de-goya-lucientes">Francisco Goya (Francisco José de Goya Lucientes)</h2>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img decoding="async" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/09/francisco-goya.jpg" alt="psikopatolojinin resme etkisi" class="wp-image-10656" width="838" height="548" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/francisco-goya.jpg 800w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/francisco-goya-300x196.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/francisco-goya-768x502.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/francisco-goya-480x314.jpg 480w" sizes="(max-width: 838px) 100vw, 838px" /></figure>



<p>1746 senesinde doğan <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Francisco_Goya" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Francisco Goya</a>, İspanyol saltanatının saray ressamı olarak çalışan ünlü İspanyol ressam. Resim yapmaya doğduğu topraklarda Zaragoza’da başladı. 13 yaşındayken ise bir ressamın yanında çırak olarak çalıştı. İlerleyen yaşlarında İtalya, Roma ve Milano’ya giden Goya, ressam arkadaşının kız kardeşi Josefa Bayeu ile evlendi.</p>



<p>Eserlerini görüp beğenen soyluların portrelerini yapmaya başladı. Böylece sarayda çalışan bir ressam oldu. Bu sıralarda, kendisini İspanya’da çıkan iç savaşın ve ölümlerin ortasında buldu. İşgal edilen Madrid’de yaşayan Goya, eserleri ile o dönemin toplumsal olaylarına tepki gösterdi.</p>



<p>Bir süre sonra Francisco Goya, ciddi şekilde hastalandı. Baş ağrısı, baş dönmesi, kulak çınlaması, işitme kaybı, görme sorunları ve sağ kolda parezi gibi şikayetleri vardı. Bu şikayetleri halüsinasyonlar ve kademeli kilo kaybı ile birlikte bir depresyon durumu izledi. Hastalığının nedeni bulunamadı ve ilerleyen dönemlerde işitme yetisini tamamen kaybetti.</p>



<p>Goya yavaş yavaş <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/depresyon-soluk-hayatlar" target="_blank" rel="noreferrer noopener">depresyon </a>gibi psikolojik bozukluklarla kendini gösterdi ve hastalığının etkisiyle çekingen bir hale geldi. Francisco Goya, 1828 senesinde Fransa’da 82 yaşında hayatını kaybetti. Geride beş yüze yakın yağlı boya tablo ve yüzlerce çizim bırakmıştır.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-francisco-goya-eserleri">Francisco Goya Eserleri</h2>



<p>Francisco Goya, hayatı boyunca çağının yansımalarını taşıyan yüzlerce eser üreten ünlü bir sanatçı.</p>



<p>Araştırmacılar sanatçının resimlerini hastalığı öncesi ve sonrası olarak iki döneme ayırırlar. Hastalığından önceki dönem neşe ve ışıkla; sonraki dönem ise korku ve hayaletler ile karakterize edilmekte.</p>



<p>İlk zamanlarda ışık ve canlı renklerin hakim olduğu resimleri, sonrasında karanlık ve koyu renkler barındırmakta. Hastalığından sonra iç dünyasında yaşadıklarını, hislerini ve düşüncelerini böyle aktardı tuvallere.</p>



<p>Bu nedenlerle psikopatolojinin resme etkisi de en net görülen sanatçılardan biri Francisco Goya.</p>



<h3 class="wp-block-heading" id="h-kara-resimler">Kara Resimler</h3>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/09/francisco-goya-2.jpg" alt="psikopatoloji" class="wp-image-10657" width="839" height="265" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/francisco-goya-2.jpg 759w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/francisco-goya-2-300x95.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/francisco-goya-2-480x152.jpg 480w" sizes="(max-width: 839px) 100vw, 839px" /></figure>



<p><em>Kara Resimler,</em> Francisco Goya’nın evinin iki katında duvarlara yağlı boya ile çizdiği 14 tablodan oluşan bir resim serisi.</p>



<p>Ünlü ressam bu resimlerinde hayaletlere, cadılara, iblislere ve yaratıklara yer vermiştir. Bu rahatsız edici imgelere yer vermesi, onun psikolojik bunalımının ve korkusunun bir yansıması.</p>



<p>Ürkütücü resimlerde özellikle koyu ve kasvetli renkler, korkan insan figürleri yer almakta. Koyu renklerin hakimiyeti, Goya’nın ışığının söndüğü ve umutsuzluğa kapıldığını göstermekte.</p>



<p>Yalnızlık, korku, ıstırap, kaygı, hüzün ve umutsuzluğunu bu karanlık tema ile evinin duvarlarına haykırdı adeta. Psikopatolojinin resme etkisi, evinin duvarlarındaki bu resimlerin her bir köşesinde hissedilmekte.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-frida-kahlo">Frida Kahlo</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/09/frida-kahlo-1024x682.jpg" alt="psikopatoloji" class="wp-image-10658" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/frida-kahlo-1024x682.jpg 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/frida-kahlo-300x200.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/frida-kahlo-768x512.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/frida-kahlo-720x480.jpg 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/frida-kahlo-480x320.jpg 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/frida-kahlo.jpg 1420w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>1907’de Meksika’da doğan Frida Kahlo, 1954 senesinde hayatını kaybedene kadar şanssızlık ve acı dolu bir hayat hikâyesi olan ünlü feminist, politik aktivist ve ressam.</p>



<p>Hayatının başlarında, henüz 6 yaşındayken çocuk felcine yakalanan ve bundan dolayı sağ bacağında derin izler kalan Frida Kahlo, on sekiz yaşında ölümcül bir tramvay kazası geçirdi.</p>



<p>Kazada rahmini delen demir çubuk, çocuk doğurma yeteneğini elinden alarak, onu duygusal ve zihinsel olarak derinden etkiledi. Aynı zamanda kaza nedeniyle onlarca ameliyat geçirmesine sebep olan omurgasında ciddi zedelenmeler meydana geldi.</p>



<p>Talihsizlikler ve acıların yanında, bir darbe de eşi Diego Rivera’nın kız kardeşiyle ilişkisi nedeniyle yaşadı. &nbsp;Evlilikleri hep kötü giden eşiyle olan ilişkisini şöyle anlattı ünlü sanatçı:</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><em>Hayatımda iki büyük kaza oldu. Biri tramvay, diğeri Diego&#8217;ydu. Diego açık ara en kötüsüydü.</em></p></blockquote>



<p>Tüm bu travmatik deneyimler ve artan kronik ağrılar, onun depresyon, anksiyete, alkol ve ilaç bağımlılığı ve kimlik sorunları yaşamasına sebep oldu. Belirli dönemlerde intihar girişimleri de oldu.</p>



<p>Bunlara ek olarak Frida Kahlo, <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/kolektif-travma-kusaklararasi-yara-izleri" target="_blank" rel="noreferrer noopener">travma sonrası stres bozukluğu</a>, bipolar bozukluk ve dissosiyatif kimlik bozukluğu belirtileri de göstermekteydi.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-frida-kahlo-eserleri">Frida Kahlo Eserleri</h2>



<p>Yaşamı boyunca çektiği acı ve bunalımı eserlerinde görmek mümkün Frida Kahlo’nun. Fiziksel, duygusal ve psikolojik travmaların sanatıyla üstesinden gelmeye çalıştı. Kahlo’nun günlük ve mektuplarının yanında resimlerinde de zorlu tıbbi geçmişinin izlerini ve ona hissettirdiklerini görebiliyoruz.</p>



<p>Sanatında acıyı resmeden sanatçının şu sözleri bu kanıyı doğrulamakta:</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><em>Resmim acı mesajını da beraberinde getiriyor.</em></p></blockquote>



<h3 class="wp-block-heading" id="h-otoportreleri">Otoportreleri</h3>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/09/frida-kahlo-2-721x1024.png" alt="psikopatoloji" class="wp-image-10659" width="839" height="1192" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/frida-kahlo-2-721x1024.png 721w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/frida-kahlo-2-211x300.png 211w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/frida-kahlo-2-768x1091.png 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/frida-kahlo-2-480x682.png 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/frida-kahlo-2.png 850w" sizes="(max-width: 839px) 100vw, 839px" /></figure>



<p>Frida Kahlo’yu özellikle otoportreleri ile tanıyoruz. Atlattığı büyük ve ölümcül kaza sonrasında çizdiği otoportrelerinde çektiği fiziksel ve psikolojik acı güçlü bir şekilde görünmekte.</p>



<p>Ayrıca bazı araştırmalara göre, bu otoportreler dissosiyatif bozukluğun bir dışa vurumu olabilmekte. Disosiyasyon, genellikle travmatik bir olayın ardından oluşan, gerçeklikten zihinsel bir kopuşu temsil eder.</p>



<p>Travmatik deneyimlerinden sonra o stresli gerçeklikten uzaklaşmaya çalışarak kendisini farklı bir şekilde çizmeyi amaçlamış olabilir Frida Kahlo. Diğer bir ifadeyle, geçmiş ve şimdiki travmatik deneyimlerin temsillerini oluşturmaya odaklanmak, stres ve psikolojik acıdan ayrılmak için bir araç olarak kullandı.</p>



<p>Bunu en net şu sözünden anlıyoruz ünlü sanatçının:</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><em>Kendimi çiziyorum çünkü çok sık yalnızım ve en iyi bildiğim konu benim.</em></p></blockquote>



<p>Belki de en ilginç otoportrelerinden biri <em>Kırık Sütun</em> adlı eseri. Bu eserinde sanki vücudunu bir arada tutan tek şey bir korseymiş gibi çizmiş kendisini. Bedeninin içi paramparça, birçok sivri maddeyse vücudunu deliyor. Yüzünde üzgün ve gözyaşlarıyla dolu bir ifade…</p>



<p>Dolayısıyla psikopatolojinin resme etkisi, Frida Kahlo’nun otoportrelerinde güçlü bir şekilde görünmekte.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-yasananlarin-disa-vurumu">Yaşananların Dışa Vurumu</h2>



<p>İnsanların yaşadığı fiziksel, duygusal ve psikolojik sorunlarını anlatma yolları değişiklik gösterir. Hayatlarına değindiğim Michelangelo, Francisco Goya ve Frida Kahlo gibi ünlü ressamların deneyimledikleri hastalık, kaza ve ölüm gibi travmatik olayların dışa vurumunu ise eserlerinde görüyoruz.</p>



<p>Onlarca yıl geçmesine rağmen resimlerinden, mektup veya güncelerinden onların hayatlarını ve psikolojik durumlarını anlayabiliyoruz. Psikopatolojinin resme etkisi, bu anlamda açıklığa kavuşan bir konu.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-kaynakca">Kaynakça</h2>



<p>Kromm, J. (1980). Psychological states and the artist: The problem of Michelangelo. <em>Studies in Visual Communication</em>, 6(1), 69-76.</p>



<p>Salderay, B. (2014). Psikolojik temelli zihinsel rahatsızlık, sanat ve yaratıcılık. <em>International Refereed Journal Of Design And Architecture</em>, 1(2), 10-26.</p>



<p>Felisati, D., &amp; Sperati, G. (2010). Francisco Goya and his illness. <em>Acta Otorhinolaryngologica Italica</em>, 30(5), 264.</p>



<p>Courtney, C. A., O&#8217;Hearn, M. A., &amp; Franck, C. C. (2017). Frida Kahlo: portrait of chronic pain. <em>Physical therapy</em>, 97(1), 90-96.</p>



<p>DiGiovanni, J. F., &amp; Lee, R. R. The art and sufferıng of Frida Kahlo 1907-1954.</p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/psikopatolojinin-resme-etkisi-ii/">Psikopatolojinin Resme Etkisi-II</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kazankultur.com/psikopatolojinin-resme-etkisi-ii/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Psikopatolojinin Resme Etkisi: Ünlü Ressamların Zihninden Dökülenler</title>
		<link>https://www.kazankultur.com/psikopatolojinin-resme-etkisi-unlu-ressamlarin-zihninden-dokulenler/</link>
					<comments>https://www.kazankultur.com/psikopatolojinin-resme-etkisi-unlu-ressamlarin-zihninden-dokulenler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Psk. Arzu Nur Özkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Sep 2022 21:23:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[psikopatoloji]]></category>
		<category><![CDATA[psikopatolojinedir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edavet.com.tr/kazankultur/?p=9972</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir insanın psikolojik durumunu yaptığı resimlerden nasıl anlarız? Bir tablo, bütünüyle ressamın iç dünyasından izler barındırır mı? Bir fırça darbesi, hissedilen duyguyu nasıl aktarır?</p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/psikopatolojinin-resme-etkisi-unlu-ressamlarin-zihninden-dokulenler/">Psikopatolojinin Resme Etkisi: Ünlü Ressamların Zihninden Dökülenler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Psikopatolojinin resme etkisi, özellikle son zamanlarda merak edilen ve üzerine araştırmalar yapılan bir konu haline gelmekte. Psikopatoloji; bireylerin duygu, düşünce ve davranış bozukluğunu, anormal/uyumsuz davranışlarını araştırır.</p>



<p>Peki, bir insanın psikolojik durumunu yaptığı resimlerden nasıl anlarız? Bir tablo, bütünüyle ressamın iç dünyasından izler barındırır mı? Bir fırça darbesi, hissedilen duyguyu nasıl aktarır?</p>



<p>Tarihten bugüne birçok ünlü ressam, eserlerini ortaya koyduğu zamanlarda psikolojik rahatsızlıklar yaşamış. Yaşadıklarını, hissettiklerini ve düşündüklerini resimlerine aktarmış ve o benzersiz eserler ortaya çıkmıştır. Gelin, bazı ünlü ressamların eserlerine yansıttıklarına ve zihinlerindekileri görmeye çalışalım.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-vincent-van-gogh">Vincent Van Gogh</h2>



<p>1853 senesinde doğan <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/sanatta-ev-imgesi-aksamlari-eve-kac-kisi-donuyoruz" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Vincent Van Gogh</a>, altı çocuklu bir ailenin en büyük çocuğuydu. 37 senelik hayatı boyunca yaşadığı hüznü, mutsuzluğu, acıyı ve çaresizliği tuvallere döktü.</p>



<p>Hayatı kayıplarla geçti Van Gogh’un. Kardeşlerinin yaşadığı psikolojik rahatsızlıkların yanında bir kardeşi de ölü doğmuştu. Babasının ölümünden sonra ise, ilk büyük tablosunu yaptı.</p>



<p>Yaşadığı bunalım ve ataklara daha fazla dayanamayan Van Gogh, Auvers’te resimlerini çizdiği tarlalardan birinde intihar etti.</p>



<p>Çeşitli araştırmalarda Van Gogh’un <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/bipolar-bozukluk-sessiz-cigliklarin-disa-vurumu" target="_blank" rel="noreferrer noopener">bipolar</a>, şizofreni gibi bozukluklara sahip olduğu ve <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/kolektif-travma-kusaklararasi-yara-izleri" target="_blank" rel="noreferrer noopener">travma </a>sonrası stres bozukluğu yaşadığı öne sürülmekte.</p>



<p>Bipolar bozukluğun tanı kriterlerinde yer alan mani döneminde Van Gogh, uyku düzeninin bozulduğu aşırı bir heyecanla birlikte oldukça üretken bir dönem geçirdi. Bunun ardından, iki uzun süreli ve ağır depresyon dönemi yaşadı.</p>



<p>Bunlara ek olarak, aşırı bir sinirlilik ve saldırganlık hali mevcuttu. En şiddetli belirtiler arasında ise görsel ve işitsel halüsinasyonlar vardı.</p>



<p>İntiharından iki yıl önce, belirtileri çok daha şiddetlendi ve yaşadığı psikotik ataklar çoğaldı.</p>



<p>Bu dönemlerde ressam arkadaşı Gaugin ile eve çıktı ve aralarındaki anlaşmazlığın arttığı bir gün Gaugin’in üstüne yürüyüp kendi kulağını kesti. Bu olaydan sonra ise Van Gogh hastaneye yatırıldı.</p>



<p>Kardeşi Theo, tüm bu yaşadıklarının yanında Van Gogh’un en büyük desteğiydi. Theo’ya yazdığı bir mektupta yaşadıklarına anlam veremediğini ise şöyle anlatıyor Van Gogh:</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><em>Bana ne olduğunu tam anlamı ile tanımlayamıyorum. Şimdi ve daha sonrasında, hep korkunç bir kaygı yaşıyorum. Açıkçası nedensiz bir şey. Diğer taraftan, kafamda bir boşluk ve yorgunluk hissi yaşıyorum… Bu aralar, melankoli ve iğrenç pişmanlık ataklarım var.</em></p></blockquote>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-vincent-van-gogh-eserleri">Vincent Van Gogh Eserleri</h2>



<p>Van Gogh, onlarca eserinde hayatı boyunca yaşadığı kayıpları, yalnızlığı ve acıyı resmetmiş bir ressam. &#8220;Van Gogh&#8221; dendiğinde, hepimizin zihninde en az bir resmi canlanır.</p>



<p>Psikopatolojinin resme etkisi, çok net bir şekilde görülüyor Van Gogh’un eserlerinde. Psikolojik rahatsızlıklar yaşadığı dönemde, çizdiği resimlerde, dünya genişliyor, bulutlar delice dönüyor, ağaçlar öfkeyle savruluyor adeta.</p>



<p>Hastanede kaldığı odayı tuvale aktarırken yalnızlığını telafi etmek için objeleri çift resmediyor Van Gogh. Hastaneden çıktıktan sonraki iki ay içinde 60 tablo yapıyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading" id="h-otoportreleri">Otoportreleri</h3>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/09/0005570_750.jpeg" alt="vincent van gogh" class="wp-image-9981" width="842" height="842" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/0005570_750.jpeg 750w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/0005570_750-300x300.jpeg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/0005570_750-150x150.jpeg 150w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/0005570_750-480x480.jpeg 480w" sizes="(max-width: 842px) 100vw, 842px" /></figure>



<p>Özellikle büyük bir gerilim durumunu yansıtan otoportreleri ön plana çıkmakta.</p>



<p>Ağzı ve dudakları sımsıkı kapalı, bakışları sinirli, kaşları çatık, gözleri dalgın, yüzü heyecansız ve keder içinde resmetmiştir kendisini Van Gogh. Hissettiği huzursuzluk ve melankoliyi böyle döktü tuvale.</p>



<p>Son otoportresini annesi için yaptı. Ona sağlıklı ve iyi olduğunu göstermekti amacı. Fakat yine resimde yaşadığı hüzün, kayıp ve acı gözlerinden okunuyordu. Belki de, o zamanlardaki duygu durumunu en iyi yansıtma yöntemiydi onun için.</p>



<h3 class="wp-block-heading" id="h-yildizli-gece-adli-eseri"><em>Yıldızlı Gece</em> Adlı Eseri</h3>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/09/starry-night.jpg" alt="yıldızlı gece" class="wp-image-9982" width="839" height="630" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/starry-night.jpg 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/starry-night-300x225.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/starry-night-768x576.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/starry-night-480x360.jpg 480w" sizes="(max-width: 839px) 100vw, 839px" /></figure>



<p>Van Gogh’un en ünlü eseri, başyapıtı… Hepimizin bir yerlerde karşısına çıkmıştır. İnsanı içine çeken, uzun uzun baktıran ve düşündüren etkileyici bir eser <em>Yıldızlı Gece</em>.</p>



<p>Bu eseri Van Gogh, hastanede kaldığı dönemde, 1889 senesinde yaptı. Sessiz sakin bir köy, dramatik ve çılgınca dönen bulutlarla kaplı bir gökyüzü görüyoruz resimde.</p>



<p>Bu eserdeki dönen çizgiler, fiziksel ve zihinsel kırılmalarına eşlik eden baş dönmesini, hatta görsel halüsinasyon fenomeninin temsili olabileceği düşünülmekte.</p>



<p>Kullandığı cansız, mavi renk ve koyu tonlar da onun depresyon ataklarının bir dışa vurumu gibi görünüyor.</p>



<p>Psikopatolojinin resme etkisi, Van Gogh’un bu eserinde çizgilerinde ve renk tonlarında açık bir şekilde görünmekte.</p>



<h3 class="wp-block-heading" id="h-auvers-te-cizdigi-eserleri">Auvers&#8217;te Çizdiği Eserleri</h3>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="505" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/09/firtina-bulutlari-arasinda-bugday-tarlasi-1024x505.jpg" alt="fırtına bulutları altında buğday tarlası" class="wp-image-9983" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/firtina-bulutlari-arasinda-bugday-tarlasi-1024x505.jpg 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/firtina-bulutlari-arasinda-bugday-tarlasi-300x148.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/firtina-bulutlari-arasinda-bugday-tarlasi-768x379.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/firtina-bulutlari-arasinda-bugday-tarlasi-1536x758.jpg 1536w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/firtina-bulutlari-arasinda-bugday-tarlasi-2048x1011.jpg 2048w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/firtina-bulutlari-arasinda-bugday-tarlasi-480x237.jpg 480w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Yaşamının son dönemlerinde Auvers’te yaşadı Van Gogh. Burada birkaç manzara resmetti. Bu döneme ait resimlerinde yoğun bir depresyon ve yalnızlık ön planda.</p>



<p>Yaşadığı derin duygusal çöküntüyü kırsal alanları resmederek haykırmaya çalıştı. <em>Fırtına Bulutları Altında Buğday Tarlası</em> adlı eserini “acı bir çığlık” olarak tanımladı ünlü ressam.</p>



<p>İçinde, zihninde kopan fırtınaları yansıttı eserlerinde. Buradaki eserlerinde de yine soluk mavi tonları ön planda. Birçok araştırmacının ortak fikri, mavi rengin depresyonu temsil ettiği yönünde olduğunu düşünürsek; Van Gogh’un depresyonda olduğu dönemlerinde mavi rengi oldukça fazla kullandığını söyleyebiliriz.</p>



<p>Auvers’te kardeşi Theo’ya yazdığı bir mektupta ise Van Gogh, yaşadığı depresyonu ve eserleri hakkındaki düşüncelerini şöyle anlatıyor:</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><em>“Ve halen dayanılmaz depresyon nöbetleri beni yeniyor; ve bununla birlikte sağlığım düzeldikçe beynim daha sağlıklı oluyor. Masrafını karşılamayan ve çok pahalıya mal olup hiç bir getirisi olmayan resim çalışmalarım da aptalca geliyor. İşte o zaman kendimi çok mutsuz hissediyorum ve en kötüsü de bu yaşta başka bir şeye başlamak inanılmaz derece de zor.”</em></p></blockquote>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-louis-wain">Louis Wain</h2>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/09/louis-wain.jpg" alt="louis wain" class="wp-image-9984" width="842" height="474" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/louis-wain.jpg 640w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/louis-wain-300x169.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/louis-wain-480x270.jpg 480w" sizes="(max-width: 842px) 100vw, 842px" /></figure>



<p>Ailenin en büyük çocuğu olarak 1860 yılında Londra’da doğan <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Louis_Wain" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Louis Wain</a>, özellikle kedi formu konusunda uzmanlaşmış ünlü bir ressam. Onu diğer ressamlardan ayıran özelliği, insani vasıfların başka bir varlığa atfedilmesiyle kedi temsillerini oluşturması.</p>



<p>Wain’in beş kız kardeşi vardı. Etrafındakiler tarafından fiziksel olarak zayıf görüldü ve akademik performansı da düşüktü.</p>



<p>Bir dönem resim öğretmenliği yaptı fakat sonrasında resim öğretmenliğini bırakıp illüstratör oldu.</p>



<p>Bir süre sonra Emily Richardson ile evlendi. Mutlu ve güzel giden evlilikleri, Emily’nin meme kanserini yenemeyip hayatını kaybetmesiyle son buldu. Emily’nin hastalığı sırasında siyah beyaz bir sokak kedisi sahiplendiler. Peter adını verdikleri kedi, Emily için büyük bir destek kaynağı olmuştu. Wain ise, Emily hasta yatağında yatarken Peter’ı sık sık çizmeye başladı. Kedileri resmetmeye ilk kez bu şekilde ilgi duydu.</p>



<p>Eşi Emily’nin ölümünden sonra ise kedi çizimleri onun için neredeyse bir saplantı haline geldi.</p>



<p>Daha sonra yaşadığı kedisi Peter’ın ve kız kardeşlerinden birinin ölümü gibi travmatik olaylar, psikolojik sağlamlığını olumsuz etkileyerek zihinsel çöküşüne neden oldu. Şizofreni onu etkisi altına aldı.</p>



<p>Psikopatalojinin resme etkisi, Wain’in hayatına ve eserlerine baktığımızda büyük bir anlam kazanmakta.</p>



<p>Gittikçe daha fazla paranoya yaşayan Wain, şiddetli psikoz yaşadı. Çevresindeki insanlara karşı güvensizlik ve düşmanlık duymaya başladı.</p>



<p>Kız kardeşlerine saldırganlık ve öfke gösterdikten sonra ise psikiyatri kliniklerine yatırılmış ve 1939 senesinde ölümüne kadar burada kalmıştır.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-louis-wain-eserleri">Louis Wain Eserleri</h2>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="538" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/09/scalewain-min.webp" alt="louis wain" class="wp-image-9985" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/scalewain-min.webp 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/scalewain-min-300x158.webp 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/scalewain-min-768x404.webp 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/scalewain-min-480x252.webp 480w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Louis Wain’in eserlerine kronolojik bir sırayla bakıldığında, sahip olduğu şizofreninin onu nasıl etkisi altına aldığı net bir şekilde görülmekte.</p>



<p>Psikopatolojinin resme etkisi için belki de en iyi örnek Louis Wain. Günler geçtikçe yaptığı resimlerin geçirdiği değişim bunun kanıtı niteliğinde.</p>



<p>Örnek resimlerde gördüğünüz gibi, başlarda normal kabul edilebilecek kedi resimleri, giderek çok daha farklı formlar almıştır.</p>



<p>Değişen bu kedi formları, Wain’in yaşadığı zihinsel bozulmayla güçlü bir şekilde bağlantılı.</p>



<p>Eserlerindeki kedilerin ifadeleri, deneyimlediği duygusal yükü, dehşeti ve gerçeklikten uzaklaşmasını göstermekte.</p>



<p>Şizofreninin tanı kriterlerinin en önemlisinin gerçeklikten kopma olduğu düşünüldüğünde; Wain, deneyimlediği bu kopuşu açıkça resmetmiştir. Diğer bir deyişle, dış dünyayı deneyimlemenin ve yorumlamanın alışılmamış yolları çizimlerinde yankılanmıştır.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-edvard-munch">Edvard Munch</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/09/m736-9-1024x576.jpg" alt="edvard munch" class="wp-image-9987" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/m736-9-1024x576.jpg 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/m736-9-300x169.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/m736-9-768x432.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/m736-9-480x270.jpg 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/m736-9.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/edvard-munch-bir-baska-madonna" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Edvard Munch</a>, 1863 senesinde Norveç’te doğan ünlü ressam. Akıllı ve zeki bir insandı. Akademik hayatında da başarılıydı. Mühendislik okumak için girdiği üniversiteyi bir sene sonra ressam olma arzusuyla bıraktı.</p>



<p>Birçok kayıp yaşadı Munch. Önce annesi ve bir kız kardeşini kaybetti. Bir diğer kız kardeşine şizofreni teşhisi kondu ve o da bir süre sonra zatürreden dolayı hayatını kaybetti. Hastalıklar ve ölümler ile travmatik deneyimler, Edvard’ı hastalıkların kendisi için de kaçınılmaz olduğu korkusuna kapılmasına neden oldu.</p>



<p>Korkularını babasının ölümünden sonra şu cümlelerle anlattı:</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><em>&#8220;Babam mizaç olarak gergin ve saplantılı bir şekilde dindardı &#8211; psikonevroz noktasına kadar. Deliliğin tohumlarını ondan miras aldım. Korku, keder ve ölüm melekleri doğduğum günden beri yanımdaydı.”</em></p></blockquote>



<p>Hayatı boyunca yaşadığı dönemin acılarına tanıklık etmesi ve hastalıklarla mücadele eden yakınlarının acılarına ortak olması onda derin izler bırakmıştı.</p>



<p>Şiddetli anksiyete atakları, insanlardan korkma, halüsinasyon ve paranoya, Munch’ın hastaneye yatmasına neden oldu.</p>



<p>Yaşadıklarından sonra Edvard Munch’a<a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/depresyon-soluk-hayatlar" target="_blank" rel="noreferrer noopener"> depresyon</a>, anksiyete ve <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/bipolar-bozukluk-sessiz-cigliklarin-disa-vurumu" target="_blank" rel="noreferrer noopener">bipolar bozukluk</a> teşhisleri kondu.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-edvard-munch-eserleri">Edvard Munch Eserleri</h2>



<p>Edvard Munch, psikolojik, zihinsel ve duygusal durumunu yaptığı resimlere aktaran bir ressam. Psikopatolojinin resme etkisi, Munch’ın eserlerinde açıkça görünmekte.</p>



<p>Resimlerinde kullandığı renk tonları, figürlerin ve ifadelerin tasviri Munch’ın acıları ve korkuları hakkında oldukça fazla ipucu vermekte.</p>



<p>Eserlerinin çoğunda karamsar temalar hakim. Resmen kaygı, ölüm ve korkuyu resmetmiş Edward Munch.</p>



<h3 class="wp-block-heading" id="h-hasta-cocuk-adli-eseri"><em>Hasta Çocuk</em> Adlı Eseri</h3>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/09/sick-child.png" alt="hasta çocuk" class="wp-image-9988" width="839" height="870" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/sick-child.png 563w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/sick-child-289x300.png 289w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/sick-child-480x498.png 480w" sizes="(max-width: 839px) 100vw, 839px" /></figure>



<p><em>Hasta Çocuk</em> adlı eseri, Edvard&#8217;ın 1877&#8217;de kız kardeşinin tüberkülozdan ölmesinden önceki anı canlandırdığı bir eser.</p>



<p>Hayatı boyunca tekrar tekrar bu eserinin üzerinde çalıştı. Sevdiği birini kaybetmenin yıkıcı sonuçlarından biriydi bu. Takıntılı bir şekilde aynı resim üzerinde defalarca çalışması, psikolojik yıkımının bir belirtisiydi.</p>



<p>Derin duygular barındıran bir eser <em>Hasta Çocuk</em>. Solgun ve hasta bir kız çocuğu, ona bakamayacak kadar üzgün bir kadın.</p>



<p>Koyu ve cansız renkler, psikolojik durumunu yansıtmakta. Hissettiği üzüntü, korku ve acıyı böyle tasvir etti belki de.</p>



<p>Bu resmin sonraki çalışmalarına ilham kaynağı olduğunu düşünen Munch, hayatının o dönemlerini şöyle anlatıyor:</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><em>Ölümün bu kadar kaçınılmaz, bu kadar yakın olduğuna inanamadım. Gerçekten ölecek miydi?</em></p></blockquote>



<h3 class="wp-block-heading" id="h-ciglik-adli-eseri"><em>Çığlık </em>Adlı Eseri</h3>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/09/Edvard-Munch-Ciglik.jpg" alt="çığlık" class="wp-image-9992" width="840" height="1070" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/Edvard-Munch-Ciglik.jpg 728w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/Edvard-Munch-Ciglik-236x300.jpg 236w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/Edvard-Munch-Ciglik-480x611.jpg 480w" sizes="(max-width: 840px) 100vw, 840px" /></figure>



<p>Edvard Munch’ın neredeyse hepimizin gördüğü, etkilendiği en ünlü resmi.</p>



<p>Norveç’te yaşarken sanatını icra etmekte zorlanmaya başladı Munch. Takdir görmemek ve maddi sıkıntılar çekmek, onu kırdı ve Almanya’ya taşındı.</p>



<p>Bu sırada eserleri ölüm temasından uzaklaştı ve endişe ve kaygı duygularına yoğunlaştı. Bu endişe ve kaygıyı en net ve belirgin görebildiğimiz eseri ise <em>Çığlık</em> adlı eseri.</p>



<p>Munch, bu ünlü eseri hakkında şu cümleleri sarf ediyor:</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><em>Güneş batmaya başladı, birden gökyüzü kan rengine döndü, anksiyete ile titreyerek orada durdum ve dosdoğru geçen sonsuz bir çığlık hissettim. Hastalığımda olduğu gibi; yaşam korkum, benim için gereklidir. Onlar benden farksız değildir, onların imhası benim sanatımı da yok edecektir.</em></p></blockquote>



<p>Resim, Munch’ın yürüyüşte gün batımını izlerken yaşadığı bir deneyimi anlatmakta. Bütün doğanın çığlık attığını hissettiğini ifade eden Munch’ın duyduğu endişenin dışavurumunu görüyoruz.</p>



<p>Başka bir ifadeyle<em> Çığlık</em> eseri, psikolojik durumunun dünyayı ona nasıl gösterdiğinin bir yansıması.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-kendini-ifade-etme-araci">Kendini İfade Etme Aracı</h2>



<p>İnsanların psikolojik ve zihinsel durumu kendini ifade etme şekillerini etkiler. Kimisi konuşarak anlatır içindekileri, kimisi yazarak, kimiyse resmederek. Öyle ya da böyle, geçmişten günümüze<a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/sanat-terapisi-renklere-burunmus-kelimeler" target="_blank" rel="noreferrer noopener"> sanat </a>bir kendini ifade etme aracı olmuştur.</p>



<p>Vincent Van Gogh, Louis Wain ve Edvard Munch, hayatlarında birçok acı kayıp ve zorluk yaşamış ünlü ressamlar.</p>



<p>Psikopatolojinin resme etkisi, onların yaşamlarına ve eserlerine baktığımızda daha da anlam kazanmakta. Hissettiklerini, düşündüklerini, mücadelelerini ifade etme yöntemiydi onlar için resimler. Zihinlerinden dökülenler tuvalde yerlerini aldı. Yıllar sonra hala onların duygu durumlarını anlayabilmemiz için…</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-kaynakca">Kaynakça</h2>



<p>Kireç, D. Psikanalitik kuram çerçevesinde psikolojik rahatsızlıkların yaratıcılığa ve sanat eserlerine yansıma biçimleri. <em>Kesit Akademi Dergisi</em>, (18), 258-271.</p>



<p>Mota, P. (2021). Creativity and Mental Illness: Vincent van Gogh as the Archetypal Figure. <em>Journal of Psychohistory</em>, 49(2).</p>



<p>McGennis, A. (1999). Louis Wain: his life, his art and his mental illness. <em>Irish Journal of Psychological Medicine</em>, 16(1), 27-28.</p>



<p>Azeem, H. (2015). The art of Edvard Munch: a window onto a mind. <em>BJPsych Advances</em>, 21(1), 51-53.</p>



<p>Salderay, B. (2014). Psikolojik temelli zihinsel rahatsızlık, sanat ve yaratıcılık. <em>International Refereed Journal Of Design And Architecture,</em> 1(2), 10-26.</p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/psikopatolojinin-resme-etkisi-unlu-ressamlarin-zihninden-dokulenler/">Psikopatolojinin Resme Etkisi: Ünlü Ressamların Zihninden Dökülenler</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kazankultur.com/psikopatolojinin-resme-etkisi-unlu-ressamlarin-zihninden-dokulenler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
