Liste

Felsefe Kavramları: Sosyal Medyada En Çok Duyduklarımız

Felsefe kavramları üzerine derlememiz sizlerle…

Bilgi akışının sosyal medya aracılığıyla arşa çıkmasıyla yanlış doğru fark etmeksizin birçok disiplin konusunda neredeyse uzman durumundayız (!) Sosyal medyadan sağladığımız hap bilgilerle yeri geliyor adeta bir doktor, psikolog veya avukat bile olabilmemiz mümkün gibi. 🙂 Hepimizin her şeye dair bir fikri var. Benim de olduğu gibi. 🙂 Anlayamadığım bir konu ise hepimiz bu kadar aydınlanıyor gibi görünüyorken nasıl oluyor da daha da kötüye gidebiliyoruz. Enteresan!

Ama tabii konumuz bu değil, tıpkı psikoloji kavramları konulu yazımızdaki gibi burada da birlikte felsefe kavramlarına bakacağız. Tabii böyle deyince bütün bir külliyata bakacağımız anlaşılmasın. 🙂 Daha çok sosyal medyada karşımıza çıkan felsefe kavramları üzerine konuşacağız bu yazımızda.

Hazırsanız, başlayalım!

Nihilizm

Felsefe kavramları deyince ilk akla gelen kavramlardan biri elbette nihilizm. Sosyal medya paylaşımlarında da sık sık karşımıza çıkıyor. Fakat çoğu zaman “hayat boş” ya da “umutsuzluk” gibi durumlara indirgendiğini görüyoruz nihilizmin. Oysa ki nihilizm gündelik ruh hallerimizden çok daha fazlasını temsil etmekte. Kısaca da yaşamın anlamı ve değerler üzerine geliştirilen bir felsefi yaklaşım olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Bu yaklaşım doğrultusunda evren, insan, dünya ne derseniz bunların oluşunda hiçbir amaç ya da anlam yoktur. Bu nedenle de din, ahlak ya da toplumsal kuralların hepsi insanlar tarafından oluşturulmuştur. Bunların herhangi bir evrenselliğinden söz etmek mümkün değildir.

Niçe’ye saygılar…

Stoacılık

Eğer stoacılık deyince “duyguları bastırmak” ya da “hissetmemek” canlanıyorsa kafanda bil ki sosyal medya tarafından aldatıldın. Stoacı düşünceyi “duyguların farkında olup sağlıklı yönetimini yapabilmek” olarak düşünmek daha doğru olur.

MÖ 3. YY’a götürebildiğimiz bu anlatı, mutluluğun enerjimizi kontrol edebileceğimiz olaylara yönelttiğimizde ortaya çıkabileceğini savunur. Özetle; stoacılık dışsal etkilerin değil, bu etkilere yaklaşım şeklimizin mutluluk noktasında belirleyici olduğunu söyler.

Varoluşçuluk (Egzistansiyalizm)

Felsefe kavramları denildiğinde, nihilizm gibi ilk akla gelen ve “hayat anlamsız” düşüncesiyle özdeşleşen bir yaklaşım varoluşçuluk. Oysa ki varoluşçuluk yaşamın anlamanın olmadığından ziyade yaşamın özne tarafından kurulduğuna işaret eder.

Varoluşçuluğun öncüsü olarak kabul edilen Sartre’ın da ileri sürdüğü haliyle, yaşam denilen yol insanın seçimleri ve deneyimleriyle oluşur. İnsan o kadar özgürdür ki bu özgürlük ona beraberinde ciddi bir sorumluluk getirir. Çünkü bu haliyle yapıp etmelerimizden hiçkimse sorumlu değil, tercih tamamen bize aittir.

Determinizm

Bir diğer kavramımız determinizm. Sıklıkla kadercilikle karıştırılan determinizm, neden-sonuç ilişkisini temele alan ilke üzerine kuruludur. Yani bir olayın olması onun öncesinde yaşanan olaylarla sıkı sıkıya bağlıdır. Evrende meydana gelen olaylardan tutun da insan davranışlarına kadar her şey bir neden-sonuç ilişkisine dayalıdır.

Hedonizm

Felsefe kavramları arasında en yanlış anlaşılmaya müsait olanlardan hedonizm, sıklıkla maddi hazlardan doğan mutluluk olarak algılanıyor. Bu nedenle de lüksü seven ya da eğlenceden hoşnut olan insanlar için kullanılan yakıştırmalardan en entelektüeli. 🙂 Fakat böyle olsa da ne yazık ki hedonizmi lükse ve eğlenceye indirgemek yanlış olur. Evet, hedonizm acıdan kaçınıp haz almayı savunur.

Fakat buradaki haz alma durumu yalnızca madde tarafıyla ilgili değildir. Zhinsel, duygusal ve estetik tatminler de hedonizm içinde yer alır. Yani “sorumsuzca yaşamak” gibi indirgemeler hedonizmin ruhuna aykırıdır.

Epistemoloji

Yapay zeka çılgınlığıyla daha da yanlış anlaşılan felsefe kavramlarından biri epistemoloji. Çünkü son zamanlarda daha çok “bilim”le özdeştirilen bir kavram olma yolunda ilerliyor. Oysa epistemoloji terminoloji bakımından da anlaşılacağı üzere bilgi üzerine sorgulmayı içeren bir kavramdır. Epistemolojinin konusu bilginin kendisidir.

Paradigma

Yanlış anlaşılmalara yol açan ve dillerden düşmeyen bir diğer kavram paradigma. Herhangi bir yenilik durumunda mutlaka duymuşsunuzdur “bu işin paradigması değişti” diye. Fakat paradigma yeni bir fikirden ziyade, mevcut düşünme biçinin radikal bir değişimini içerir. Tıpkı evrenin merkezinin uzun bir süre dünya olduğu algısının, Güneş merkezli olmasıyla değiştiği gibi.

Eğer aklında sosyal medyada sık sık karşına çıkan ve yanlış anlaşıldığını düşündüğün felsefe kavramları varsa, yorumlarda lütfen bizimle paylaş.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir