<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>alfredadler arşivleri - Kazan Kültür</title>
	<atom:link href="https://www.kazankultur.com/tag/alfredadler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kazankultur.com/tag/alfredadler/</link>
	<description>Burada Taşırmak Serbest!</description>
	<lastBuildDate>Mon, 20 Mar 2023 08:21:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>

<image>
	<url>https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-favicon1-32x32.png</url>
	<title>alfredadler arşivleri - Kazan Kültür</title>
	<link>https://www.kazankultur.com/tag/alfredadler/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Doğum Sırası Kişiliğimizi Etkiler mi?</title>
		<link>https://www.kazankultur.com/dogum-sirasi-kisiligimizi-etkiler-mi/</link>
					<comments>https://www.kazankultur.com/dogum-sirasi-kisiligimizi-etkiler-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Psk. Arzu Nur Özkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 Mar 2023 21:14:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[alfredadler]]></category>
		<category><![CDATA[alfredadlerteorisi]]></category>
		<category><![CDATA[kişilikpsikolojisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edavet.com.tr/kazankultur/?p=16053</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tek çocuk musun, ortanca mı, yoksa en büyük mü? Bu, Adler teorisine göre kişiliğin üzerinde oldukça önemli!</p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/dogum-sirasi-kisiligimizi-etkiler-mi/">Doğum Sırası Kişiliğimizi Etkiler mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Doğum sırası, <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/alfred-adler-hayati-kurami-ve-fikirleri/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Alfred Adler</a>’in öne sürdüğü ve bireyin kişiliğini etkileyen bir unsur olarak literatürde yer edinen bir kavram.</p>



<p>Kişilik gelişimi konusunda ortaya sürülen pek çok fikir ve teori bulunmakta. Bunların her biri farklı etken, değişken ve unsura dikkat çeker.</p>



<p>Bugün hala üzerine araştırmalar yapılan ve terapi tekniklerinde kullanılan doğum sırası teorisi, bireyin doğum sırasına ve kardeşleriyle olan ilişkilerine odaklanır. Bu doğrultuda bireyin kişiliğini ve doğum sırasının kişilik üzerindeki etkilerini anlamaya çalışır.</p>



<p>Doğum sıramız, kim olduğumuz, hayatımızı nasıl sürdürdüğümüz, hangi özelliklere sahip olduğumuz ve neyi nasıl yaptığımızı gerçekten etkiliyor mu? Gelin yakından bakalım.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-kisilik-ve-kisilik-psikolojisi">Kişilik ve Kişilik Psikolojisi</h2>



<p>Kişilik ve kişilik gelişimi çalışmaları, yüzyıllardır araştırmacıların, psikologların ve bilim insanlarının ilgisini çeken bir konu.</p>



<p>Kişiliğimiz, bizi biz yapan bir dizi özellik, düşünce, davranış ve duygu kalıplarını içerir. Dolayısıyla bireylerin dünyayı nasıl gördüğü, nasıl algıladığı ve onunla nasıl etkileşime girdiği konusunda önemli bir rol oynar.</p>



<p>Kendimizi nasıl gördüğümüz ve başkaları ve çevremizdeki dünya hakkında neye inandığımızı etkileyen tüm düşünceleri, davranış kalıpları ve sosyal tutumları kapsar kişiliğimiz.</p>



<p>Amerikan Psikoloji Derneği (APA), kişiliği şöyle tanımlar:</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>“<em>Kişilik, temel özellikler, ilgi alanları, dürtüler, değerler, benlik kavramı, yetenekler ve duygusal kalıplar dahil olmak üzere bir kişinin hayata benzersiz uyumunu oluşturan kalıcı özellikleri ve davranışı ifade eder. Çeşitli teoriler, kişiliğin yapısını ve gelişimini farklı şekillerde açıklar, ancak hepsi kişiliğin davranışı belirlemeye yardımcı olduğu konusunda hemfikirdir.</em>”</p>
</blockquote>



<p>Kişilik psikolojisi, bireysel özelliklere katkıda bulunan faktörleri anlamaya, kişiliklerin nasıl gelişip değiştiğini keşfetmeye çalışır. Kısaca, ilişkilerimizden yaşam tarzımıza kadar her şeyi etkileyen ve bizi eşsiz yapan kişiliğimizi derinlemesine inceler.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-dogum-sirasi-teorisi">Doğum Sırası Teorisi</h2>



<figure class="wp-block-image size-full"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="984" height="656" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2023/03/Birth_order-1.webp" alt="doğum sırası" class="wp-image-16057" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/Birth_order-1.webp 984w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/Birth_order-1-300x200.webp 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/Birth_order-1-768x512.webp 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/Birth_order-1-720x480.webp 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/Birth_order-1-480x320.webp 480w" sizes="(max-width: 984px) 100vw, 984px" /></figure>



<p>Kişiliğimizin nasıl oluştuğu, şekillendiği, uyum sağladığı ve çevreden nasıl etkilendiğine dair onlarca teori bulunmakta. Bunlardan biri, psikoloji tarihinde önemli yer edinen Adler’in öne sürdüğü teori.</p>



<p>Alfred Adler, <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/alfred-adler-hayati-kurami-ve-fikirleri/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">bir önceki yazımda</a> detaylıca bahsettiğim gibi, bireyin yaşamının sosyal ve toplumsal yönlerinin, içsel düşünceler ve duygular kadar önemli olduğuna inanıyordu. Ona göre, aile, toplumsal ve sosyal faktörler, bireyin kişilik gelişiminin yapı taşları.</p>



<p>Adler’in bu fikir ve düşünceleri, çocuk gelişimine kadar ulaştı ve 1900’lerin başında doğum sırası teorisini geliştirdi.</p>



<p>Bu teori, bir çocuğun doğduğu sıranın onun gelişimini ve kişiliğini önemli ölçüde şekillendirdiğini ileri sürer. Bu doğrultuda doğum sırasının, ilk doğan çocuklardan en küçük çocuklara kadar çocukların davranış, düşünce ve kişiliğini nasıl etkilediğini açıklar. Örneğin, ilk doğan çocuklar belirli bir dizi kişilik özelliğine sahipken, tek çocuklar başka özelliklere sahiptir.</p>



<p>Adler’e göre, aynı ailede büyüyen her çocuk farklı deneyimler yaşar ve psikolojik durumları da farklıdır. Ayrıca çocuğun kendisi ve durumu hakkındaki görüşü ile algısı, tutum seçimini belirler.</p>



<p>Bununla birlikte Adler, aileler daha az rekabetçi ve demokratik ve daha işbirlikçi tutum sergilediğinde doğum sırası farklılıklarının ortadan kalkmaya başlayacağını belirtir.</p>



<p>Öne sürülen teori tabi ki, mutlak bir belirleyici değil. Her birey kendine has özellikler barındırır ve farklı hayatlar yaşar. Farklı ebeveyn tutumlarına maruz kalmak, sosyal ve ekonomik konum gibi çeşitli faktörler, kişilik üzerinde değişkenlik oluşturur.</p>



<p>O nedenle, bu teorinin doğru olduğuna dair kesin konuşabilmek için hala araştırmalar yapılmakta. Fakat birbirinden farklı eşsiz insanlar olsak da, bazı özelliklerimiz benzerlik taşır. Günümüzde de doğum sırası teorisine inanan ve bunu kişilik farklılıklarını açıklamak için kullananlar bulunmakta.</p>



<p>Adler, doğum sıramız ve sahip olduğunuz kardeş sayısının potansiyelimizi ve kişiliğimizi etkilediğini açıklarken beş farklı doğum sırası pozisyonu üzerinde durur.</p>



<p>Bunlar; ilk çocuk, ikinci veya ortanca çocuk, en küçük çocuk ve tek çocuktur.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-ilk-cocugun-kisilik-ozellikleri">İlk Çocuğun Kişilik Özellikleri</h2>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img decoding="async" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2023/03/sdds.png" alt="doğum sırası" class="wp-image-16058" width="841" height="478" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/sdds.png 584w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/sdds-300x171.png 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/sdds-480x273.png 480w" sizes="(max-width: 841px) 100vw, 841px" /></figure>



<p>Adler, doğum sırası teorisinde tanımladığı beş farklı grubun belirli özelliklere sahip olduğuna belirtir.</p>



<p>Bu gruplardan ilki, genellikle kardeşlerinin doğumundan önce ailesinden ve çevresinden büyük ilgi gören ilk çocuktur. İlk kez ebeveyn olan bireyler, çocuklarına fazla ilgi gösterme eğiliminde olur.</p>



<p>Bir süre sonra kardeşi doğan ilk çocuk, artık ilgi odağı olmadığı için çoğunlukla sıkıntı yaşar. Sevilmediğini ve ihmal edildiğini düşünür. Adler bunu, ilk çocuğun tahttan indirilmiş hissetmesi olarak yorumlar. Bu nedenle, ebeveynlerin dikkat ve ilgisini yeniden kazanmak için iyi veya kötü davranışlar gösterebilir.</p>



<p>Bununla birlikte, ebeveynler ilk doğan çocuğu daha büyük, daha güçlü ve daha deneyimli görür. Genellikle ilk çocuktan kardeşlerine örnek olması ve sorumlu davranması gibi beklentileri olur.</p>



<p>Bunlar, ilk doğan çocuğa güç ve üstünlük duygusu verir. Araştırmalara göre, en büyük çocukların liderlik becerileri ve kontrol duyguları yüksek oluyor. Aynı zamanda otoriter olmaya yatkındır</p>



<p>Ayrıca ilk doğanların yüksek zeka düzeyine sahip olduğu ve dışadönüklük testlerinde en yüksek puanı aldığı da araştırmalarca kanıtlanmış.</p>



<p>Güvenilir, dikkatli, kontrolcü, otoriter olarak tanımlanır ilk doğan çocuk. Bu özellikleri göstermesinin nedeni güç arayışı, küçük kardeşlere örnek olma görevi ve ebeveynlerini memnun etme arzusu olarak belirtilir.</p>



<p>Adler bunların yanında, ilk çocuğun birçok sorumlulukla ve eski ayrıcalıklı konumunun kaybıyla başa çıkmaya çalışırken, ileriki yaşlarda <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/madde-bagimliligi-zayiflik-mi-hastalik-mi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">madde bağımlılığı</a> veya duygusal sorunlar yaşama olasılığının yüksek olduğunu ileri sürer.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-ikinci-ortanca-cocugun-kisilik-ozellikleri">İkinci/Ortanca Çocuğun Kişilik Özellikleri</h2>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img decoding="async" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2023/03/5baec82d200000e500ff64fb.webp" alt="doğum sırası" class="wp-image-16059" width="841" height="421" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/5baec82d200000e500ff64fb.webp 628w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/5baec82d200000e500ff64fb-300x150.webp 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/5baec82d200000e500ff64fb-480x240.webp 480w" sizes="(max-width: 841px) 100vw, 841px" /></figure>



<p>İkinci doğan ve ortanca çocuklar, ebeveynlerinin ilk doğanlara gösterdiği ilgiyle hayatlarına başlarlar.</p>



<p>Büyük kardeşini bir rol model olarak görür ve ona yetişmeye çalışırlar. Daha rekabetçi davranır ve bazen ilk çocukta olmayan yetenekleri geliştirmeye çabalarlar. Örneğin, büyük kardeşinin spor rekorlarını kırarak veya daha iyi notlar alarak yaparlar bunu.</p>



<p>Bunun yanında asi davranışlarda bulunma olasılıkları olduğunu belirtir doğum sırası teorisi. Bağımsız davranıp başkalarının desteğine ihtiyaç duymadan hareket edebilirler.</p>



<p>İkinci çocuğun kişilik gelişimi, büyük çocuğun kendisine karşı tutumunu nasıl algıladığına göre şekillenir. Eğer bu tutum düşmancaysa ikinci çocuk yüksek derecede hırslı veya cesaretsiz bir kişilik geliştirir.</p>



<p>Ortanca çocuk, en büyük veya en küçük gibi bir sıfata sahip olmadığı için aile dinamiğinde kendisine yer bulmaya çalışır. Kendisinden sonra doğan kardeşi nedeniyle, en küçük çocuk statüsünü kaybeder ve hayatın adaletsiz olduğunu düşünür. Sevilmediğini veya dışlandığını hissedebilir.</p>



<p>Adler, yaşadıkları bu sıkıntılara “ortanca çocuk sendromu” der. Adler&#8217;e göre ortanca çocuklar genellikle büyük ve küçük kardeşleri arasında sıkışmış hissederler.</p>



<p>Diğer yandan, uzlaşmadan zevk alırlar. Aile üyeleri arasında uzlaşma sağlayabildikleri için soğukkanlı olabilirler. İlk doğanlara göre, daha adil ve bağışlayıcıdırlar. Dışa dönük, girişken ve sosyaldirler. Genellikle farklı yaşlardaki insanlarla kolaylıkla ilişki kurarlar.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-en-kucuk-cocugun-kisilik-ozellikleri">En Küçük Çocuğun Kişilik Özellikleri</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="464" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2023/03/birth-order-fact-1024x464.jpg" alt="doğum sırası" class="wp-image-16060" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/birth-order-fact-1024x464.jpg 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/birth-order-fact-300x136.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/birth-order-fact-768x348.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/birth-order-fact-480x217.jpg 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/birth-order-fact.jpg 1170w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>En küçük çocuk, ailenin bebeğidir ve bu konumu asla kaybetmez. Bunun sonucunda ebeveynler ve ailedeki büyük kardeşler tarafından şımartılabilir.</p>



<p>Diğer aile üyelerine kıyasla güçsüz ve deneyimsiz olduğu için aşağılık duygusu geliştirme olasılığı yüksektir. Bu da en küçük çocuğu sürekli kendini kanıtlamaya çalıştığı bir konuma getirir.</p>



<p>Adler, bu senaryonun en küçük çocuk için iki sonuçtan birine yol açacağına inanır: Ya ailenin en yetenekli üyesi olur ya da yeterli özgüveni yoksa kendisini diğer aile üyelerinden çeker.</p>



<p>Birkaç büyük rakibin varlığıyla karşı karşıya kalan en küçük çocuk, oldukça hırslı ve yüksek motivasyona sahip olma eğilimindedir. Genellikle, bir bilim insanı ailesindeki tek müzisyen olma gibi benzersiz bir yol izler.</p>



<p>Yaratıcı, neşeli, dışa dönük ve hırslı tanımlanan en küçük çocuk genelde, en iyi müzisyen, en yetenekli sanatçı ya da en hırslı öğrenci olur.</p>



<p>Bunun yanında, kendisini tanımlayabilecek ve büyük kardeşlerinden ayırabilecek bir şey bulmaları gerektiği düşüncesiyle, yeni deneyimlere en açık olanlardır ailenin en küçükleri.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-tek-cocugun-kisilik-ozellikleri">Tek Çocuğun Kişilik Özellikleri</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="683" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2023/03/OnlyChild_1050x700-1024x683.webp" alt="doğum sırası" class="wp-image-16061" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/OnlyChild_1050x700-1024x683.webp 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/OnlyChild_1050x700-300x200.webp 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/OnlyChild_1050x700-768x512.webp 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/OnlyChild_1050x700-720x480.webp 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/OnlyChild_1050x700-480x320.webp 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/OnlyChild_1050x700.webp 1050w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Adler’in doğum sırası teorisi, tek çocukların çoğunlukla “mucize bebek” olduklarını ileri sürer. Ebeveynler, ilk ve tek çocuklarına yoğun ilgi ve sevgi göstermeye meyillidir. Bu durum, çocuğun şımartılmış olmasına yol açabilir. Aileden gördükleri ilgiyi yaşamın ileriki dönemlerinde de arama olasılığı vardır.</p>



<p>Tek çocuk tek odak noktası olduğundan anne baba aşırı korumacı olabilir. Genellikle bu durum, çocuğun onlara güçlü bir bağımlılık geliştirmesiyle sonuçlanır.</p>



<p>Doğduğu andan itibaren etrafı yetişkinlerle çevrilidir tek çocuğun. Yetişkinlerle birlikte büyüdüğü için yaşına göre olgun davranması ve “küçük yetişkin” gibi konuşup hareket etmesi mümkün. Aynı zamanda akranlarıyla anlaşmakta sorun yaşar ve kendinden büyüklerle arkadaşlık kurar.</p>



<p>Ebeveynlerini, kıyafet veya özel alanlarını kimseyle paylaşmak zorunda kalmaz. Bu nedenle ileriki yaşlarda paylaşma konusunda zorluk yaşayabilir.</p>



<p>Esnek olmaya ve başkalarıyla tartışmaya alışkın olmadıkları için inatçı olmaya yatkındır. Bunların yanı sıra, kendinden emin, gayretli, mükemmelliyetçi ve liderlik gibi özellikleri taşır tek çocuk. Ayrıca bağımsızdır, üretken, zeki ve başarılı tanımlanır.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-teori-gercegi-yansitiyor-mu">Teori, Gerçeği Yansıtıyor mu?</h2>



<p>Alfred Adler tarafından yüzyılı aşkın bir süre önce oluşturulan doğum sırası teorisi, doğum sıramızın kişilik gelişimimizde büyük ve önemli rol oynadığını öne sürer. Teori, doğum sırası ve kardeş sayısının bir çocuğun potansiyelini ve kişiliğini nasıl etkilediğini açıklar.</p>



<p>Adler, doğum sırasının etkisinin kesinlik değil sadece bir eğilim olduğunu vurgular. Teorisinde sıraladığı kişilik özellikleri kesin ve net değildir; bireyler arasında değişkenlik gösterir.</p>



<p>Çocukluğu kişiliğin gelişiminde kilit bir dönem olarak görür Adler. Psikopatolojiyi önlemenin en iyi yollarından birinin, bir çocuğu kendisini ailenin eşit ve değerli bir üyesi olarak düşünmesi için eğitmek olduğunu belirtir. Bu yaklaşımın aşağılık veya üstünlük kompleksi gelişimini en aza indireceğini söyler.</p>



<p>Pek çok insan bu teoriyi psikoterapötik amaçlarla incelemeye ve kullanmaya devam etmekte. Ancak bu teorinin geçerliliği ile ilgili araştırmalar sınırlı ve çelişkili. Bazı araştırmalar, doğum sırasının kişilik üzerinde belirli bir etkisi olduğunu söylerken bazıları herhangi bir etki bulamamakta.</p>



<p>Doğum sırası, insanların eğilimlerinden kariyer ve ilişkilere kadar kişiliğin bazı kısımlarını açıklayabilir, ancak kişiliğin gelişiminde diğer faktörler de önemlidir. Sosyoekonomik durum, ebeveyn tutumları ve cinsiyet rolleri gibi birçok faktör, bireyin kişiliğini şekillendirmeye katkı sağlar.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-kaynakca">Kaynakça</h2>



<p>Eckstein, D., Aycock, K. J., Sperber, M. A., McDonald, J., Van Wiesner III, V., Watts, R. E., Ginsburg, P. (2010). A review of 200 birth-order studies: Lifestyle characteristics. <em>Journal of Individual Psychology</em>, 66(4).</p>



<p>Çınarbaş, D. C., Gözde, N. (2019). Adler ve Sulloway&#8217;ın doğum sırası kuramları ve görgül bulgular ile ilgili bir derleme. <em>Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi</em>, 59(1), 125-151.</p>



<p>Gözde, N., Çınarbaş, D.C. (2018). Doğum sırası, algılanan ebeveynlik biçimleri ve erken dönem uyumsuz şemalar arasındaki ilişki.</p>



<p>Marano, K. (2017). An analysis of empirical validity of Alfred Adler’s theory of birth order. <em>Aletheia-The Alpha Chi Journal of Undergraduate Scholarship</em>. 2(1).</p>



<p>Gilmore, G. (2016). Understanding birth order: A within-family analysis of birth order effects. <em>Undergraduate Journal of Humanistic Studies</em>, 3, 1-8.</p>



<p>Sultan, H., Malik, S. (2020). Adler birth order predicts personality characteristics in young adults. <em>Pakistan Journal of Social and Clinical Psychology,</em> 18(2), 10-18.</p>



<p>Ewen, R. B. (2014). An introduction to theories of personality. Psychology Press.</p>



<p>Yazgan İnanç, B., Yerlikaya, E. E. (2008). Kişilik kuramları. Ankara: Pegem Akademi Yayıncılık.</p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/dogum-sirasi-kisiligimizi-etkiler-mi/">Doğum Sırası Kişiliğimizi Etkiler mi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kazankultur.com/dogum-sirasi-kisiligimizi-etkiler-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alfred Adler: Hayatı, Kuramı ve Fikirleri</title>
		<link>https://www.kazankultur.com/alfred-adler-hayati-kurami-ve-fikirleri/</link>
					<comments>https://www.kazankultur.com/alfred-adler-hayati-kurami-ve-fikirleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Psk. Arzu Nur Özkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Mar 2023 22:29:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[alfredadler]]></category>
		<category><![CDATA[alfredadlerkuramı]]></category>
		<category><![CDATA[bireyselpsikoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edavet.com.tr/kazankultur/?p=15895</guid>

					<description><![CDATA[<p>"Modern Psikoloji" dendiğinde, ilk akla gelen isimlerden Adler. Gelin, Adler'e ve kuramına yakından bakalım. </p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/alfred-adler-hayati-kurami-ve-fikirleri/">Alfred Adler: Hayatı, Kuramı ve Fikirleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Alfred Adler, <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/psikoloji/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">psikoloji </a>tarihine adını yazdırmış Avusturyalı ünlü bir doktor ve psikiyatristtir. <em>Bireysel psikoloji</em> ekolünün kurucusu olarak bilinir. İnsanı ayrı bir bütün olarak ele almış ve düşüncelerini çerçevelendirdiği kuramına bireysel psikoloji adını vermiştir.</p>



<p>Kişiliğin oluşumunda önemli bir rol oynadığına inandığı aşağılık kompleksi, sosyal ilgi gibi kavramları ve doğum sırası yorumlamalarıyla hatırlanır. Ayrıca bireyin yeniden uyum sürecinde toplumsal unsurun önemini ilk vurgulayandır.</p>



<p>Adler, Sigmund Freud’un meslektaşı ve çalışma arkadaşıydı. Bir süre sonra Freud ile fikir ayrılığı yaşadı ve yollarını ayırdı. Psikoloji alanı üzerinde muazzam bir etkisi oldu Alfred Adler’in. Abraham Maslow ve Albert Ellis gibi diğer birçok büyük düşünür üzerinde de önemli etkiler bıraktı.</p>



<p>Bu yazımda Adler’in hayatına, insan doğası ve kişiliği hakkındaki görüşlerine ve vurguladığı bazı önemli kavramlara değineceğim. Kişiliğimizin nasıl oluştuğuna bir de Adler’in gözünden bakalım.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-alfred-adler-in-hayati">Alfred Adler&#8217;in Hayatı</h2>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2023/03/Alfred-Adler-5-1.jpg" alt="alfred adler" class="wp-image-15898" width="842" height="505" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/Alfred-Adler-5-1.jpg 500w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/Alfred-Adler-5-1-300x180.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/Alfred-Adler-5-1-480x288.jpg 480w" sizes="(max-width: 842px) 100vw, 842px" /></figure>



<p>7 Şubat 1870’te Viyana yakınlarında altı çocuklu Yahudi bir ailenin ikinci çocuğu olarak doğdu Adler. Annesi bir ev hanımı ve babası Macar bir tahıl tüccarıydı.</p>



<p>Küçük yaşlarda birçok sağlık problemi ve travma yaşadı. 4 yaşına kadar raşitizm hastalığı nedeniyle yürüyememiş, 5 yaşlarında zatürreden dolayı ölümle pençeleşmiştir.</p>



<p>Bir sabah yanı başında yatağında ölen küçük kardeşinin ve kendi sağlık sorunlarının etkisiyle tıp doktoru olmaya karar verdi. Otobiyografik notlarında, hekimlik mesleğini seçerek ölüm korkusunu yenmek için bir hedef belirlediğini anlatmakta Alfred Adler.</p>



<p>Diğer yandan gençliği boyunca aşağılık duygularıyla da mücadele etti ve kendisini zayıf görürdü.</p>



<p>Geçirdiği sağlık sorunlarından dolayı özellikle annesi tarafından şımartıldı. Ancak erkek kardeşinin doğumundan sonra annesiyle ilişkisi gergin bir hal aldı. Kendisini reddedilmiş ve annesinin ilgisinden yoksun hissediyordu. Doktor olma isteğini destekleyen babasıyla daha yakın, daha güvenilir bir ilişkisi oldu.</p>



<p>Babasının desteği ve teşvikiyle eğitim hayatında ilerleme kaydetti. Viyana Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde eğitimini tamamlayarak doktor unvanını aldı.</p>



<p>Adler psikiyatriye ilgi duymaya başladı ve hastalarının sorunlarının altında yatan sadece fiziksel süreçleri değil, aynı zamanda sosyal ve psikolojik süreçleri de anlaması gerektiğini düşündü.</p>



<p>Özellikle Sigmund Freud&#8217;un fikirlerine ilgi duyuyordu. 1902 senesinde Freud ile tanıştı ve Freud onu psikoanalitik tartışmaların yapıldığı toplantılara davet etti.</p>



<p>Toplantılara katılan Adler, <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/psikanaliz-sinemanin-bilincalti/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">psikanalizin </a>kurulmasına destek verdi ve Viyana Psikanaliz Derneği&#8217;nin kurucu üyesi oldu. Fakat iki güçlü fikirli teorisyen arasındaki fikir ayrılıkları uzlaşmaz hale geldi. Adler, derneğin başkanlığından istifa etti ve kendi görüşlerini yansıtan <em>bireysel psikoloji</em> ekolünü kurdu.</p>



<p>Raissa Epstein ile yaptığı evlilikten 4 çocuğu olan Alfred Adler, 1937’de seyahat için gittiği İskoçya’da kalp krizi nedeniyle hayatını kaybetmiştir.</p>



<p>Başa çıkmak zorunda kaldığı hastalıklar ve kardeş rekabetiyle ilgili anıları, aşağılık duygusu ve üstünlük çabası kavramlarının temelini oluşturduğu düşünülmekte. Birçok ünlü isim gibi, Adler’in de şu anki psikoloji alanını oluşturan fikir ve kavramlarının çoğu, erken çocukluk deneyimlerine kadar izlenebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-insan-dogasi-hakkindaki-gorusu">İnsan Doğası Hakkındaki Görüşü</h2>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2023/03/523771.180528_adler_624_351-2.jpg-.jpg" alt="alfred adler" class="wp-image-15899" width="841" height="473" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/523771.180528_adler_624_351-2.jpg-.jpg 960w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/523771.180528_adler_624_351-2.jpg--300x169.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/523771.180528_adler_624_351-2.jpg--768x432.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/523771.180528_adler_624_351-2.jpg--480x270.jpg 480w" sizes="(max-width: 841px) 100vw, 841px" /></figure>



<p>Alfred Adler’e göre, insan yaşamının ilk 6 yılının kişiliğin gelişiminde önemli rolü vardır. Bireylerin geçmişi nasıl algılayıp yorumladıkları üzerinde durmuştur.</p>



<p>Bunun yanında Adler, <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Sigmund_Freud" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Freud</a>’un aksine, bir bireyi anlamak için iç ve dış güçleri birlikte dikkate almak gerektiğini belirtir. Bireyin tüm boyutlarının birbirine bağlı bileşenler olduğunu ve bu bileşenlerin hepsinin, bireyin yaşam hedefine yönelik hareketi tarafından nasıl birleştirildiğini vurgular.</p>



<p>İnsan doğasını bir bütün olarak incelemenin gerektiğini savunur. Ona göre, her insan kişiliği benzersiz ve bölünmezdir. Bu nedenle kuramına <em>bireysel psikoloji</em> adını vermiştir.</p>



<p>Bireye yaptığı vurgudan dolayı, toplumsal unsuru göz ardı etmez. İnsanların cinsel dürtülerden ziyade toplumsal ilişkilerle motive olduğunu söyler. Sosyal ve toplumsal unsur, teorisinde büyük ve önemli yer tutan faktördür. Çünkü bir birey ancak sosyal bağlamda birey haline gelebilir.</p>



<p>Bununla birlikte, seçim ve sorumluluk, yaşamdaki anlam ve başarı, tamamlama ve mükemmellik için çaba göstermenin altını çizer.</p>



<p>Adler’in kuramına genel çerçevede baktığımızda, aşağılık kompleksi, üstünlük için çaba gösterme, sosyal ilgi ve yaşam tarzı gibi kavramlara rastlarız. Ben de yazımın devamında bu kavramlara kısaca değineceğim.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-sosyal-ilgi">Sosyal İlgi</h2>



<p>Sosyal ilgi, bireyin insan topluluğunun parçası olma konusundaki farkındalığını ve sosyal dünyayla ilgilenme konusundaki tutumlarını ifade eder. Bireyin dünyadaki diğer insanlara karşı olumlu tutumunu içerir.</p>



<p>Alfred Adler, diğer insanlarla ilişki kurmak için doğuştan gelen bir potansiyele sahip olduğumuzu savunur. İşbirliği yaparak ve katkıda bulunarak ait olduğumuz toplulukta hayatta kalırız.</p>



<p>Uygun kişilik gelişimi için yol gösteren, toplumsal çıkarlardır. Dolayısıyla sosyal ilgi, insanlığın daha iyi bir geleceğe sahip olması için gayret göstermeyi içerir.</p>



<p>Kişisel çıkarlardan ziyade toplumun ortak yararı için çaba harcayan bireylerin sosyal ilgisi gelişmiştir. Sosyal ilgi arttıkça aşağılık ve yabancılaşma duyguları azalır; birey, ait olma hissiyle motive olur. Ayrıca sosyal ilgi düzeyi yeterince yüksek bireyler yaşamda meslek edinme ve sosyalleşme gibi görevlerde zorluk yaşamaz.</p>



<p>Sosyal ilginin gelişimi için ilk sosyal ilişkilerin yaşandığı ebeveyn ilişkileri oldukça önemlidir. Anne figürü çocuğu cesaretlendirip desteklemelidir. Baba figürünün ise topluma karşı olumlu tutum geliştirmesi gerekir.</p>



<p>Adler’in başkasının gözüyle görmek, başkasının kalbiyle hissetmek olarak tanımladığı sosyal ilgi empatinin tanımına çok benzer. Eğer sosyal ilginin gelişmesi için uygun ortam sağlanırsa, sağlıklı kişilik yapısında oluşan sosyal ilgi, aile üyelerinden toplumdaki diğer bireylere ve sonunda tüm insanlığa kadar genişleyebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-asagilik-duygusu">Aşağılık Duygusu</h2>



<p>Adler, insanların hayata zayıf, çaresiz ve aşağı bedenlerle başladığını vurgular. Bir bebeğin başkasının bakımına ihtiyaç duyması bunu yansıtır. Ona göre, insan olmak, kendi fethine doğru sürekli olarak baskı yapan bir aşağılık duygusuna sahip olmak demek.</p>



<p>İnsanlar, hayatları boyunca sahip oldukları aşağılık duygularını telafi etmeye çalışır. Diğer bir deyişle, insanın en temel amacı mükemmellik ve üstünlüktür. Aşağılık duyguları bizim başarı ve üstünlük için çaba göstermemizi motive eder.</p>



<p>Doğduğumuz andan itibaren kendimizden çok daha güçlü ve yetenekli yetişkinler arasında hissettiğimiz yetersizlik ve aşağılık duygularından kaynaklanan bu üstünlük çabasına doğuştan sahibiz. Üstünlük için çaba göstermeyi her birey kendine özgü bir yolla yapar.</p>



<p>Alfred Adler, gösterilen bu çabanın bireyin yaşam tarzı ve kişiliğini oluşturduğuna dikkat çeker.</p>



<p>Konuyla ilgili şunları söyler:</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p>“<em>Her isteyiş, bir yetersizlik duygusuyla ilgilidir, insanda bir doyum, bir hoşnutluk, bir yeterlilik sağlama eğilim ve dürtüsünün doğmasına yol açar</em>.”</p>
</blockquote>



<p>Dolayısıyla, çocukların, ebeveynlerinden yeterli ilgiyi görürse, zayıflıklarını nasıl kabul edeceklerini, çabalayarak bunların üstesinden nasıl geleceklerini ve sonunda toplumda iyi işlev gören sağlıklı, dengeli yetişkinler haline geleceklerini öğreneceklerine inanıyordu Alfred Adler.</p>



<p>Beethoven’ın hayat hikâyesini düşünün örneğin. Hayatının başlarından itibaren birçok hastalıkla ve işitme yetisinin kaybıyla mücadele etmiş ünlü piyanist. Buna rağmen, dünya çapında eşsiz bir üne kavuşmuş. Adler’in bahsettiği de tam olarak bu.</p>



<p>Aşağılık duygusu, yetersizlik hissi bireyi bunalttığında ve onu depresif ve gelişemez hale getirdiğinde patolojik bir hal alır. Aynı zamanda çocuklukta yaşanan organ kusurları, şımartılma ve ihmal edilme de bu patolojinin kaynağıdır. Buna aşağılık kompleksi der Adler. Birey güçlüklerin üstesinden gelmeye çalışmak yerine onlardan kaçma eğiliminde olur.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-elestiri-ve-degerlendirmeler">Eleştiri ve Değerlendirmeler</h2>



<p>Alfred Adler’in fikirlerini bir araya getirerek bireysel psikoloji altında topladığı kuramının aldığı en büyük eleştirilerden biri, bilimsel olarak test edilmesi mümkün olmayan kavramlar içermesiyle ilgili.</p>



<p>Kavramlarının birçoğunun gözlemlenemez ve ölçülemez olması, bazı eleştirmenlerin onun yaklaşımını bilim dışı olarak nitelendirmesine yol açmıştır. Ayrıca, insan davranışını çok basitleştirilmiş bir çerçevede sunduğu, insan doğası hakkında aşırı bir iyimserlik ifade ettiği ve aşağılık duygularına çok fazla vurgu yaptığı için eleştirilmiştir.</p>



<p>Diğer yandan, kişiliğin oluşumunda sosyal faktörlerin önemine değinmesi olumlu değerlendirilir. Bu doğrultuda bazı araştırmacılar, zamanının ötesinde bir kuram olduğunu söyler. Kendisinden sonraki Maslow, Rogers, <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/rollo-may-kendini-arayan-insan-incelemesi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">May</a> ve Ellis gibi birçok teorisyenin çalışmalarında Adler’den etkiler görmek mümkün.</p>



<p>Nitekim Albert Ellis, “<em>Muhtemelen modern psikoterapinin gerçek babası Freud&#8217;dan çok Alfred Adler</em>&#8216;dir.” demiştir.</p>



<p>Ek olarak Adler’in kuramı eyleme rehberlik etme açısından önemli bir kılavuz niteliğinde. Psikoterapiste, öğretmene ve ebeveyne, çeşitli ortamlardaki pratik problemlerin çözümü için yönlendirici ilkeler sunmakta.</p>



<p>Bu nedenle bireysel psikoloji, ebeveyn-çocuk ve çift, aile danışmanlığı, <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/grup-psikoterapisi-iyilestirici-bir-guc/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">grupla psikolojik danışma</a>; çocuklar, ergenler ve yetişkinlerle bireysel danışma gibi çeşitli yaşam alanlarına uygulanabilmekte.</p>



<p>Özellikle son dönemlerde daha da önem kazandı Adler’in bireysel psikoloji kuramı. Birçok terapistin tekniklerini kullandığı, bireyin kendi seçtiği hedeflerin kişilik gelişimi üzerindeki rolünü vurgulayan, grup ve aile terapisinin ortaya çıkmasına yardımcı olan kuram, yıllardır literatürde.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-kaynakca">Kaynakça</h2>



<p>Yazgan İnanç, B., Yerlikaya, E. E. (2008). Kişilik kuramları. Ankara: Pegem Akademi Yayıncılık.</p>



<p>Ewen, R. B. (2014). An introduction to theories of personality. 83-104. <em>Psychology Press</em>.</p>



<p>Adler, A. (2019). The fundamental views of individual psychology. <em>The Journal of Individual Psychology</em>, 75(3), 185-187.</p>



<p>Adler, A. (2013). The practice and theory of individual psychology. 133. Routledge.</p>



<p>Adler, A. (1927). Understanding human nature. Garden City, NY: Garden City Publishing Company.</p>



<p>Altıntaş, E. (1992). Alfred Adler ve bireysel psikolojisi. <em>Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi.</em> 7(1). 49-57.</p>



<p>Boeree, D. C. G. (2006). Personality theories: Alfred Adler (1870-1937).</p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/alfred-adler-hayati-kurami-ve-fikirleri/">Alfred Adler: Hayatı, Kuramı ve Fikirleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kazankultur.com/alfred-adler-hayati-kurami-ve-fikirleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
