Psikoloji

Psikoloji Kavramları: Günlük Hayatımıza Karışan 7 Terim

Psikoloji kavramları üzerine derlediğimiz, gündelik hayatımıza karışan ve dost meclislerinden iş yaşamına kadar iliklerimize işleyen 7 terim sizlerle!

Malumunuz, yakın geçmişe kadar özellikle toplumumuz açısından sır olan ve çok da hoşlanılmayan psikoloji dalı son yıllarda rövanşta. Darısı felsefenin başına diyelim. 🙂 Konumuza geri dönelim.

Hep beraber bir bilinçlendik efendim, farkındalıklarımız arttı. Herkesin dilinde uçuşuyor alana özgü terimler. Açıkçası ben bundan hiiiiç şikayetçi değilim. Daha da aydınlanalım isterim hep beraber. Ama bu terimler dilimizde kalmasın dilerim. Bu başka bir konunun yazısı tabii. Çok da uzatmadan gelin son yıllarda dilimize pelesenk olmuş psikoloji kavramlarına hızlıca bir göz atalım.

Gaslighting

    Psikoloji kavramları denilince, elbette ilk sırada gaslighting olmazsa olmazdı. Kavramımızın kökeni İngilizce. Adını ise bildiğin üzere Gas Light adlı tiyatro oyununu ve bu oyundan uyarlama filmden alıyor.

    Kısaca, kişinin sistematik olarak manipüle edilmesi olarak yorumlayabiliriz bu kavramı. Biraz daha açacak olursa kişinin maruz kaldığı, sistematik manipülasyon sonucu aklını kaçırdığını düşünmesine yol açan kötücül bir davranış olarak da tanımlayabiliriz. Burada manipülatörümüz, karşısındaki kişinin aklını kaçırdığını düşünecek seviyede kendine olan öz güvenini yıkmak ile mükelleftir.

    Tabii şunu hemen belirtmek gerekir ki gündelik yaşamda karşılaştığımız fikir ayrılıkları ya da benzeri durumları gelişigüzel gaslihgting olarak yorumlamak doğru değildir. Bu kavramın psikolojideki karşılığı çok daha spesifiktir.

    Travma

    Gündelik yaşamda sıkça karşımıza çıkan psikoloji kavramlarında bir diğeri travma. Kavramımızın kökeni Yunanca trauma (yaralanma, zedelenme) kelimesine dayanıyor. Travma, fiziksel ya da psikolojik fark etmeksizin kişide yoğun stres yaratan uzun süreli yaşantıları ifade eder. Hatta ve hatta travma kendi içinde de çeşitlere ayrılıyor. Her ne kadar gündelik dilde başa gelen her olumsuz deneyim için travma kavramı kullanılsa da bu yaklaşım doğru değildir.

    Travma hakkında daha detaylı bilgiler içeren yazılarımız için buraya tıklayabilirsin.

    Tetiklenmek

    Psikoloji kavramları konulu derlememizde sırada tetiklenme kavramı var. Kavramın kökeni İngilizce trigger (tetik, harekete geçirici mekanizma) kelimesine dayanmakta. Tetiklenme, geçmişte yaşanmış travmatik deneyimin anımsanmasıyla gerçekleşiyor.

    Kişinin anımsamasıyla açığa çıkan duygusal ya da fiziksel tepki bilinçli olabileceği gibi, bilinçsiz bir şekilde de açığa çıkabilmekte. Buradan hareketle tetiklenemeyi basit bir şekilde olaylara tepki olarak algılamamak gerekir. Tetiklenme işlenmemiş duygusal deneyimin bir uyaran aracılığı ile yeniden gündeme gelmesi gibi spesifiktir.

    Toksik

    En çok karşılaştığımız ve benim de en çok kullandığımı söyleyebileceğim o muhteşem kavram! Hatta favorim diyebilirim. İyi ki var. Bazen bu kavram olmasa nasıl tanımlardık başkalarını ve bulunmak zorunda kaldığımız çirkin ortamları diye kendimi düşünmekten alamıyorum. 🙂

    Aynı zamanda kavramın kökeni bile şahane! Yunanca toxikon (zehirli oklar için kullanılan madde) kelimesinden geliyor. Tüketici, sağlıksız, yıpratıcı olan kişi, ortam ve ilişkileri temsil ediyor kavramımız. Tabii biz bu kavramı çoğu zaman gelişigüzel kullanıyoruz. Fakat psikolojide geçerliliği olabilmesi için yine süreklilik arz etmesi gerekiyor.

    Empati

    En sevdiklerimden bir diğeri empati! Kökeni Almanca Einfühlung (kendini bir başkasının yerine koyarak hissetme) kavramına dayanıyor. Daha sonrasında İngilizceye empathy olarak geçen kavramımız bugün birçok dilde yaygın olarak kullanılıyor. Zaten onsuz batsın dünya bizce.

    Aslında hepimizin bildiği gibi empati, karşımızdakinin duygu ve düşüncelerini onun açısından, onun dünyasından anlayabilmek. Böyle kolay gibi görünüyor olsa da zor iş. Kolay olsaydı herkes yapardı, yapsaydı dünya bugün çok farklı bir yer olurdu muhtemel. 🙂

    Lafı dolandırmadan empati üzerine daha önce yazılmış olan yazımız var, okumak istersen buraya tıklayabilirsin.

    Anksiyete

    Derin bir nefes aldım yazarken, yazması bile gerdi dostlar. 🙂 Kökeni Latince elbet, anxietas kavramından geliyor.

    Yani toplumsal olarak içinde bulunduğumuz durumu özetlemek de ne kadar yerinde olacak bilemedim ama yine de anksiyete, bilindiği gibi en sadeleştirilmiş haliyle gelecek kaygısı anlamı taşıyor. Tabii şaka bir yana, bu da sistematik. Sürekli ve yoğun olması gerekiyor. En önemli kıstas ise bu durumun kişinin yaşam kalitesini ne denli etkilediği.

    Öz Şefkat

    Psikoloji kavramları konulu yazımızı yine içimizi ısıtan en sevdiklerimden biri olan öz şefkat ile sonlandırmak isterim. Kavramımızın kökeni İngilizce self-compassion (Latince com = birlikte, passio = acı çekmek köklerinden türeyen “compassion”).

    Nasıl ki empati kurduğumuzda başkasının dünyasından onu anlamak gibi zor bir işe girişiyorsak ve bunu gerçekten severek yapıyorsak, bir şeyler yolunda gitmediğinde kendimize kızmak yerine anlayışlı davranmayı temsil ediyor öz şefkat.

    Aklıma hemen bir soru geliyor: Öz şefkat mi empatiden, empati mi öz şefkatten doğar? Kendine öz şefkat göstermeyen biri başkasıyla empati kurabilir mi? Ya da kendine öz şefkat gösterip başkasına empati göstermemek… Varsa düşüncen lütfen yorumlarda bizimle paylaş ve kendine şefkat göstermeyi unutma.

    Bir yanıt yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir