<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Beytiye Nur Turhan, Kazan Kültür sitesinin yazarı</title>
	<atom:link href="https://www.kazankultur.com/author/beytiye/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.kazankultur.com/author/beytiye/</link>
	<description>Burada Taşırmak Serbest!</description>
	<lastBuildDate>Sun, 14 May 2023 20:37:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>

<image>
	<url>https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/05/cropped-favicon1-32x32.png</url>
	<title>Beytiye Nur Turhan, Kazan Kültür sitesinin yazarı</title>
	<link>https://www.kazankultur.com/author/beytiye/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Rutin ve İnsan Psikolojisine Etkisi</title>
		<link>https://www.kazankultur.com/rutin-ve-insan-psikolojisine-etkisi/</link>
					<comments>https://www.kazankultur.com/rutin-ve-insan-psikolojisine-etkisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Beytiye Nur Turhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 14 May 2023 22:36:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[21günkuralı]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[rutin]]></category>
		<category><![CDATA[rutinoluşturma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edavet.com.tr/kazankultur/?p=17530</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizin gündemi malum. Yaşadığımız stresi azaltmanın ise en basit yolu rutinler oluşturup onlara sıkı sıkıya tutunmak. Gelin detayları yazımızda birlikte inceleyelim.</p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/rutin-ve-insan-psikolojisine-etkisi/">Rutin ve İnsan Psikolojisine Etkisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Rutin, aslında hemen hemen herkesin sahip olduğu alışkanlıklar bütünüdür. Sözlük anlamı ise “alışılagelmiş düzen içinde yapılan” dır. </p>



<p>Her ne kadar son zamanlarda &#8220;sabah rutini&#8221;, &#8220;cilt bakım rutini&#8221; gibi kalıpları daha fazla duysak da bu terim hayatımıza yeni girmiş bir kelime değildir. Bu yazıda rutin oluşturmayı ve rutin oluşturmanın insan psikolojisine olan etkisini inceleyeceğiz. </p>



<p>Belirlenen rutinler belli bir süre yapıldığında alışkanlıkların oluşmasına temel hazırlar. Ancak aynı zamanda duygu durum değişikliklerini de kontrol eder. Bu da kişiliğin büyük bir parçasını oluşturur. </p>



<p>İnternette mutlaka şöyle başlıklara rastlamışsınızdır: Bill Gates’in Sabah Rutini, Başarılı İnsanların Günlük Rutinleri&#8230; Bunun sebebi tarihte ve günümüzde başarılı olan birçok insanın hayatlarında belli rutinlere sahip olmasıdır. Örneğin, Microsoft&#8217;un kurucusu <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Bill_Gates">Bill Gates</a> her sabah koşu bandında 1 saat koşarak güne başlıyor, ardından gündemi takip ediyor. Sonrasında ise gün içinde yapması gerekenlerin listesini hazırlıyor.</p>



<p>Yapılan araştırmalarda özellikle güne iyi başlayan kişilerin günün devamında da iyi geçirme eğilimlerinin yüksek olduğu görülmüştür. Çünkü güne iyi başlamak kişilerin günü verimli kullanabilmelerine olanak sağlar. Bu yüzden belirli bir rutin sahibi olmak kişiye güne başlamada ve devam ettirmede motivasyon sağlayabilir. </p>



<p>Ancak şunu söylemeden de geçmemek gerek, rutin sahibi olmak mutlu olmak demek değildir. Elde zaten var olan zamanın veya sağlığın daha verimli halde kullanılması insana mutluluk verir. Yani her gün aynı saatte sağlıksız atıştırmalık tüketmek bir günlük rutin değildir. </p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-rutin-nasil-olusturulur">Rutin Nasıl Oluşturulur?</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2023/05/self-care-gd16a8cf88_1280-1024x682.jpg" alt="rutin" class="wp-image-17533" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/05/self-care-gd16a8cf88_1280-1024x682.jpg 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/05/self-care-gd16a8cf88_1280-300x200.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/05/self-care-gd16a8cf88_1280-768x512.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/05/self-care-gd16a8cf88_1280-720x480.jpg 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/05/self-care-gd16a8cf88_1280-480x320.jpg 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/05/self-care-gd16a8cf88_1280.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Araştırmalara göre rutin sahibi olmak hem fiziksel bakım için hem de ruh sağlığı için oldukça büyük bir öneme sahip. Çünkü zihin gün içinde neler yapması gerektiğini biliyorsa karar vermeye ihtiyaç duymadığı için bu <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Stres">stres</a> ortadan kalkıyor. </p>



<p>Bir rutin sahibi olmadığımızda beynimiz sabah uyandığında ne yapması gerektiğini bilmiyor; toplantı var mı, duş almam gerekir mi, bu gün bitirmem gereken bir iş var mı gibi… Bu da ister istemez beynimizde bir kaosa sebep oluyor ve vücut stres hormonları salgılamaya başlıyor. Ancak düzenli bir rutine sahip vücut psikolojik olarak kişiyi güvende hissettirir ve ani duygu değişimlerini stabilize eder.</p>



<h3 class="wp-block-heading" id="h-21-gun-kurali">21 Gün Kuralı</h3>



<p>Genelde bir rutini alışkanlığa çevirebilmek için 21 güne ihtiyaç olduğu söylenir. Başlangıçta düzene sokması zor olan rutinler bir süre sonra alışkanlık haline döneceği için tekrarlanması için motivasyona ihtiyaç duymayacaktır. </p>



<p>Bu yüzden rutin oluştururken bir süre gayret ve sabır göstermek önemlidir. Ancak sonrasında bu rutinleri vücut otomatik hale getireceği için tekrar motivasyon istemeyecektir. Bu da kişinin hayatı üzerindeki kontrol isteğini de düzene sokmuş olacak. </p>



<p>Rutinler sabah, gündüz ve gece olmak üzere bölünebilir. Örneğin sabah için güzel bir kahvaltı yapmak, kahve içerek müzik dinlemek iyi bir rutin olabilir. Gündüz ise genelde yapılması gereken işler için ayrılır. Gece ise cilt bakımı, kitap okuma gibi aktivitelere ayrılabilir. </p>



<p>Bunlar sadece bir örnek, çünkü her rutinin kişiden kişiye değişeceğini unutmamak gerekir. Ayrıca hangi rutinin kime ne kadar iyi geleceğini kimse bilemez. Kişi rutinlerini deneyerek, neyin ona nasıl geldiğini bilerek oluşturmalıdır.</p>



<p>Yazımın en başında da söylediğim gibi aslında hemen hemen herkesin hayatında rutinleri vardır. Ama biz bunları rutin diye adlandırmamış olabiliyoruz. Örneğin kahve içerken sevdiğiniz bir programı izlemek, temizlik yaparken müzik dinlemek gibi şeyler rutin gibi gelmese de bunları günlük olarak belli zamanlarda yaptığınızda günlük bir rutine sahip olmuş oluyorsunuz.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-rutin-ve-uyku">Rutin ve Uyku</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2023/05/sleep-ga85880f34_1280-1024x682.jpg" alt="rutin" class="wp-image-17535" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/05/sleep-ga85880f34_1280-1024x682.jpg 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/05/sleep-ga85880f34_1280-300x200.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/05/sleep-ga85880f34_1280-768x512.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/05/sleep-ga85880f34_1280-720x480.jpg 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/05/sleep-ga85880f34_1280-480x320.jpg 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/05/sleep-ga85880f34_1280.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Sağlıklı rutin sahibi kişilerin uyku saatlerinde de düzen oluşur. Çünkü gün içinde yapılması gerekenleri yapmış olan kişi uyumak için yatağa girdiğinde daha az şey düşünerek uykuya dalar. Uykuya zamanında dalmak ve yeterince uyumak ertesi gün için iyi bir yatırımdır. </p>



<p>Uyku iki gün arasında bir hazırlık süreci gibidir. Vücudun ertesi gün için enerji toplamasını sağlar. Özellikle <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Uyku_d%C3%B6ng%C3%BCs%C3%BC">REM uyku saatlerini </a>düzene sokan kişi beynini de toparlayarak uyanmış olur. İyi bir REM uykusu da ertesi gün mutlu uyanmak demektir. Ayrıca uyumadan önce elektronik cihazlardan uzak durarak vücudu uykuya hazırlamak oldukça önemli&nbsp;bir adım olabilir.</p>



<p>Her ne kadar herkesin bildiği bir aktivite gibi dursa da fiziksel temizlik de rutinler için önemlidir. Özellikle sabahları yüz yıkamak, diş fırçalamak gibi temizlik rutinleri kişinin uykulu ruh halinden ayılmasına yardımcı olur. </p>



<p>Aslında çoğumuz yoğun iş veya okul hayatında fiziksel aktiviteye vakit ayırmakta zorlanıyoruz. Ancak uzun sürelerden ziyade çok kısa süreler bile vücudun fiziksel olarak rahatlaması ve stresini atması için oldukça önemli. Pilates, meditasyon ve yoga gibi aktiviteler ise hem ruhsal hem de fiziksel olarak rahatlama sağlar. Ayrıca vücut sağlığı için de oldukça önemlidir.</p>



<p>Yukarıdakiler vücut sağlığımız için de önemli rutinlerdi aslında. Ama tüm bunların planlamasını yapmak da burada çok önemli. Plan yapmak ve bunlara uymak kişinin hayatını daha da düzene sokar. Ayrıca sorumluluklarını da düzenlemesine yardımcı olur. Bu yüzden plan yapmak da bir rutinin bir parçasıdır. </p>



<h2 class="wp-block-heading">Farklı Rutinler</h2>



<p>Kişisel rutinlerden az çok bahsettik. Bunların dışında farklı rutinler de mevcut. Örneğin ilişki rutinleri, aile rutinleri veya kişisel gelişim ve kariyer rutinleri gibi. Örneğin partnerinizle işten geldiğinizde neler yaptığınızı düşünün. Her gün beraber bir bölüm dizi izlemek, kahve eşliğinde o gün hakkında sohbet etmek de bir rutindir. Bunun gibi rutinlere sahip olmak da ilişkiyi besler. </p>



<p>Aile rutinleri ise aile bağlarını kuvvetlendirmek ve birlikte geçirilen vaktin kıymetini bilmek için oldukça mühim. Örneğin birlikte telefonlardan uzak durarak yenilen bir yemek güzel bir aile rutini olabilir. Haftanın bir gününü ailenize ayırmak, akşamları aileden biriyle yürüyüş yapmak da örnek olarak verilebilir.</p>



<p><a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/kisisel-gelisim-icin-5-kitap-onerisi/">Kişisel gelişim</a> veya kariyer rutinlerine gelecek olursak, hepimiz her gün yeni bir bilginin doğduğu bir dünyada yaşıyoruz. Dolayısıyla dünyadaki haberlere ve gelişmelere güncel kalmak da oldukça önemli. Günün belli bir saatini gündemi takip etmek ve bilgi sahibi olmak için değerlendirebilirsiniz. Ya da mesleğinizle ilgili yeni bir makale veya dergi okumak da bir rutindir.</p>



<figure class="wp-block-pullquote is-style-default"><blockquote><p>Kişi dürüst bir şekilde dönüp kendi içine baktığında, aslında istediğini sandığı şeylerin ne kadar rutin olduğunu (cuma günü balık tutmak gibi) ya da istediği şeyleri aslında istemesi gerektiğini düşündüğünü (işinde başarılı olmak gibi) fark etmez mi? İstemek istediği şeyler değil midir bunlar?</p><cite>Kendini Arayan İnsan, Rollo May</cite></blockquote></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Rutin ve Psikoloji</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="732" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2023/05/wellness-g3ce323d54_1280-1024x732.jpg" alt="rutin" class="wp-image-17534" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/05/wellness-g3ce323d54_1280-1024x732.jpg 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/05/wellness-g3ce323d54_1280-300x214.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/05/wellness-g3ce323d54_1280-768x549.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/05/wellness-g3ce323d54_1280-480x343.jpg 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/05/wellness-g3ce323d54_1280.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>İnsan psikolojisi günden güne değiştiği gibi gün içinde de dalgalanmalar&nbsp;yaşayabilir. Bu yüzden kişilerin ruhsal dengesini kontrol altına alabilmesi için sahip olduğu rutinlerin önemi büyüktür. Çünkü kişi kendi hayatı üzerinde kontrolünün olduğunu hisseder. </p>



<p>Kontrol sahibi olmak da kişide stres seviyesini azaltır. Ayrıca ruh halinin dengesini sağlayabilen kişi depresyon belirtilerini de aza indirebilir. Hayat düzeni ve odaklanacak şeyi olmayan insanlar yapacakları ve yapması gereken şeylere daha fazla kafa yorarlar. Bu da zaten var olan streslerini daha da arttırır.</p>



<p>Çok iyi bir hayat rutininizin olması fiziksel veya psikolojik hiçbir sağlık sorununuzun olmaması gerektiği anlamına gelmez. Rutinler günlük hayatın stresini biraz olsun azaltmaya ve ruhunuzu dinlendirmeye yardımcı olur. Ancak başlı başına tüm hayatı kontrol altına alabilecek bir sihirli değnek değildir. Sağlıklı beslenmek, kişilik, yaşanılan kültür ve çevre gibi diğer faktörlerin de önemi oldukça büyüktür. </p>



<h3 class="wp-block-heading">Elbette günlük planlar değişir, hayat hep planladığımız gibi gitmeyebilir. </h3>



<p>Bazen çok iyi başladığımız günü kötü bir haber aldığımız için durgun, bazen kötü başladığımız bir günü iyi bir haber alarak harika bir hale getirebiliriz. Rutin demek hayata katı kurallar koymak demek değildir. </p>



<p>Eğer vücudunuz bazen tüm gün uzanıp yatmak istiyorsa bunu da yapmak gerekir. Unutmayın ki her gün mutlu olmak veya her günü harika verimli geçirmek zorunda hissetmek bir rutin değildir. Vücudunuzun neyi istediğini ve o gün size neyin iyi geleceğini bilmek ve bunu karşılamak bazen çok verimli geçirilen bir günden bile iyi gelebilir. </p>



<p>Her konuda olduğu gibi elbette rutinle ilgili de karşı görüşler mevcut. Rutinin insan hayatını monotonlaştırdığı ile ilgili bazı görüşler var. Ayrıca insanların bazı rutinleri hiçbir fayda sağlamamasına rağmen devam ettirmeye çalışması da farklı bir bakış açısı. </p>



<p>Burada bu yüzden iyi bir rutine karar vermek devamlılık açısından da önemli bir konu. Yani faydası olmadığı halde bir şeyi rutine zorlamak asıl yapılması gereken şeylere vakit kalmamasına sebep olabilir. Ancak yine de aslında totale bakıldığında olumlu yanlarının daha ağır bastığını söylemek mümkün.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kaynakça</h2>



<p>Bilir, A. K. (2022). Kişisel Gelişim İçin 5 Kitap Önerisi. <em>Kazan Kültür</em>. https://www.edavet.com.tr/kazankultur/kisisel-gelisim-icin-5-kitap-onerisi/</p>



<p><em>Bill Gates &#8211; Vikipedi</em>. (2004, December 31). https://tr.wikipedia.org/wiki/Bill_Gates</p>



<p>Wikimedia projelerine katkıda bulunanlar. (2008). Stres. <em>Vikipedi</em>. https://tr.wikipedia.org/wiki/Stres</p>



<p>Wikimedia projelerine katkıda bulunanlar. (2020). Uyku döngüsü. <em>Vikipedi</em>. https://tr.wikipedia.org/wiki/Uyku_d%C3%B6ng%C3%BCs%C3%BC</p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/rutin-ve-insan-psikolojisine-etkisi/">Rutin ve İnsan Psikolojisine Etkisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kazankultur.com/rutin-ve-insan-psikolojisine-etkisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Saldırganlık: Nedenleri, Türleri, Tedavisi</title>
		<link>https://www.kazankultur.com/saldirganlik-nedenleri-turleri-tedavisi/</link>
					<comments>https://www.kazankultur.com/saldirganlik-nedenleri-turleri-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Beytiye Nur Turhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Apr 2023 21:23:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[saldırganlıknedir]]></category>
		<category><![CDATA[saldırganlıktürleri]]></category>
		<category><![CDATA[saldırkanlıktedavisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edavet.com.tr/kazankultur/?p=16858</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türleriyle ve nedenleriyle "saldırganlık" hakkında konuştuğumuz yazımız sizlerle! </p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/saldirganlik-nedenleri-turleri-tedavisi/">Saldırganlık: Nedenleri, Türleri, Tedavisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Saldırganlık (agresyon); düşmanca veya şiddetli davranışları içeren  günlük hayatımızda son zamanlarda en çok karşılaştığımız konulardan biri. Bu yazımda saldırganlığın türleri, sebepleri ve günlük hayatımızdaki yeri üzerine odaklanacağız. </p>



<p>Saldırganlığın çeşitli birçok sebebi vardır. Bu sebeplerden bazıları sosyokültürel etmenler, genetik problemler veya çevresel etkiler olabilmektedir. Özellikle çocukluk ve ergenlik dönemleri saldırganlığa eğilim veren dönemlerdir.  </p>



<p>Ancak saldırganlık söz konusu olduğunda dikkat edilmesi gereken şey eylemin ne olduğudur. Eylem bazen karşıdaki kişiyi sadece incitmeyi amaçlarken, bazen de fiziksel <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/?s=%C5%9Fiddet" target="_blank" rel="noreferrer noopener">şiddet</a> barındıran kavga, cinayet ve silahlı çatışmalar da içerebilmektedir.</p>



<p>Bu yüzden saldırganlık eylemin nedenine ve amacına göre çeşitli türlere ayrılır.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-saldirganlik-turleri">Saldırganlık Türleri</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="635" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2023/04/violence-against-women-gf7aeea54f_1280-1024x635.jpg" alt="saldırganlık" class="wp-image-16861" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/violence-against-women-gf7aeea54f_1280-1024x635.jpg 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/violence-against-women-gf7aeea54f_1280-300x186.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/violence-against-women-gf7aeea54f_1280-768x476.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/violence-against-women-gf7aeea54f_1280-480x298.jpg 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/violence-against-women-gf7aeea54f_1280.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Temelde saldırganlık tepkisel ve araçsal olmak üzere ikiye ayrılıyor. Tepkisel saldırganlık bir olay üzerine tepki olarak ortaya çıkar. Araçsal saldırganlık ise bir amaç uğruna veya amaca ulaşmada kullanılan saldırganlık türüdür.  </p>



<p>Örneğin, size hakaret eden birine karşı gösterdiğiniz davranış tepkisel bir saldırganlıkken, kalabalık bir ortam içinde dikkat çekmek için sergilenen davranışlar araçsal tepkilerdir. Yani birinde bir olaya karşı tepki varken, diğerinde ise farklı bir amaç için saldırganlığı araç olarak kullanma söz konusudur. </p>



<p>Saldırganlığın ifade ediliş şekli de türünü belirlemede önemlidir. Saldırganlık bazen direkt, dolaylı, sözel, fiziksel ve pasif, aktif şekilde değişebiilmekte. Örneğin; tepki gösterilmek istenen kişiye doğrudan saldırmak bir direkt saldırganlık örneğiyken, başka birine söyleyip onu saldırmaya teşvik etmek dolaylı yoldan olan bir saldırganlık örneğidir.</p>



<p>Diğer yandan saldırganlık bazen pasif bazen de aktif olarak açığa çıkar. Örneğin; tepki göstermek istenilen şeye, kişiye ve olaya direkt tepki vermek aktif bir saldırganlık iken, arkadan iş çevirerek veya kişiye fark ettirmeden yapılan tepkiler ise pasif saldırganlıktır.</p>



<p>Gördüğümüz üzere saldırganlık nedenine, amacına ve ifade ediliş şekline göre farklılık göstermektedir. Şimdi de saldırganlığın arkasında yatan sebeplerinin neler olabileceğine bakalım.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Saldırganlığın Nedenleri</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2023/04/dna-gf1589c599_1280-1024x682.jpg" alt="saldırganlık" class="wp-image-16862" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/dna-gf1589c599_1280-1024x682.jpg 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/dna-gf1589c599_1280-300x200.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/dna-gf1589c599_1280-768x512.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/dna-gf1589c599_1280-720x480.jpg 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/dna-gf1589c599_1280-480x320.jpg 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/dna-gf1589c599_1280.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<h3 class="wp-block-heading">Hormonlar </h3>



<p>Beynin amigdala bölgesi duygusal hafıza ve tepkilerin oluşmasında rol alan bölgedir. Bu yüzden saldırganlığın büyük ölçüde amigdala tarafından kontrol edildiğini söylemek mümkün.  </p>



<p>Ancak bu saldırganlığın biyolojik temelli olan açıklamasıdır. Bu biyolojik temel bazen yaşanan kafa <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/?s=travma" target="_blank" rel="noreferrer noopener">travma</a>larından, bazen de doğuştan kaynaklanan hasarlardan kaynaklıdır.</p>



<p>Başka bir biyolojik açıklama ise hormonların etkisidir. Özellikle <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Testosteron" target="_blank" rel="noreferrer noopener">testesteron</a> hormonu erkeklerde ve hayvanlarda etkili role sahiptir. Testesteron hormonu yükseldiğinde amigdala “savaş ya da kaç” tepkisi verir.  </p>



<p>Bu da vücutta alarm durumuna sebep olur ve stres seviyesi yükselmeye başlar. Araştırmalar, yüksek seviyede testeseron hormonuna sahip bireylerde daha fazla saldırganlığın görülebildiğini söylüyor. Her ne kadar testesteron hormonu sadece erkeklere özgü gibi düşünülse de aslında kadınlarda bulunan testesteron miktarı da saldırganlık üzerinde etkili olduğunu unutmamak gerekir.  </p>



<p>Öte yandan, <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Serotonin" target="_blank" rel="noreferrer noopener">serotonin</a> hormonu da saldırganlığı engellemede görev alabilmektedir. Yüksek serotonin saldırganlığı önlerken düşük serotonin saldırganlık eğilimini arttırabilir. </p>



<h3 class="wp-block-heading">Sosyal Çevre</h3>



<p>Diğer yandan saldırganlıkta önemli olan diğer bir faktör de sosyal çevredir. Kişinin etrafında eğer saldırganlık sergileyen aile bireyi veya arkadaş varsa kişi bu davranışı zamanla öğrenecektir. Çünkü insan etrafında gördüğü davranışları taklit eder.  </p>



<p><a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/skinner-odul-mu-ceza-mi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Skinner</a> yazımda da bahsettiğim gibi saldırganlık davranışının sıklıkla görüldüğü ortamlarda eğer ödüllendirme mekanizması da varsa davranış ister istemez öğrenilecektir ve taklit edilecektir.  </p>



<p>Örneğin, evde saldırgan davranışları olan abi çevresinde değer veya saygı görüyorsa, çocuk abinin gördüğü saygıyı ve sevgiyi saldırgan davranışların ödülü gibi algılar ve ileride kendisinin de saldırgan tavırlar göstermesi muhtemeldir.</p>



<p>Freud’a göre saldırganlık doğuştan gelerek başlayan ve aslında bütün canlılarda var olan bir güdüdür. Ayrıca bu güdü aynı zamanda cinsel iç güdü ile de bağlantılıdır. Freud cinsel arzuların engellendiği ya da bastırıldığı durumlarda saldırganlığın daha fazla görülebileceğini düşünür. </p>



<h3 class="wp-block-heading">Madde Kullanımı</h3>



<p>Saldırganlık üzerinde etkili olan başka bir faktör ise alkol ve <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/?s=travma" target="_blank" rel="noreferrer noopener">madde </a>etkisidir. Alkol ve madde kişilerde hem ruhsal bozukluklara hem de biyolojik deformasyonlara sebep olabilmekte. Çok fazla tüketilen alkol miktarı kişilerde kontrol mekanizmasının bozulmasına yol açar. Bu yüzden kişi kendini ve tepkilerini kontrol edemez ve saldırgan davranışlar sergileyebilmektedir.  </p>



<h3 class="wp-block-heading">Kültür</h3>



<p>Bir başka etkili faktör ise içinde yaşanılan kültürdür. Özellikle ülkemizde Doğu kültüründe Batı kültürüne göre, daha fazla saldırgan davranışlarla karşılaşıldığını söyleyebiliriz. Özellikle kan davalarının, aşiret problemlerinin sıklıkla yaşandığı bölgelerde kültürün saldırgan davranışlar üzerindeki etkisini görmek mümkündür.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Çocuklarda Saldırganlık</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="710" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2023/04/do-not-share-a-toy-g95a07022b_1280-1024x710.jpg" alt="saldırganlık" class="wp-image-16863" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/do-not-share-a-toy-g95a07022b_1280-1024x710.jpg 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/do-not-share-a-toy-g95a07022b_1280-300x208.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/do-not-share-a-toy-g95a07022b_1280-768x533.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/do-not-share-a-toy-g95a07022b_1280-480x333.jpg 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/04/do-not-share-a-toy-g95a07022b_1280.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Çocuklarda bazı saldırgan davranışlara yetişkinler anlam veremeyebilir. Ancak çocuklar için öfke veya saldırganlık istediklerini elde edemediklerinde ortaya çıkan doğal bir tepkidir. Çünkü çocuklar istediklerini daha bildikleri bir yolla ifade edebilirler. Hele ki bir de etraflarında veya ailelerinde saldırgan davranışlar sergileyen bir çevre varsa saldırgan tepkilerin görülmesi oldukça muhtemeldir.</p>



<p>Çocuk mutluluğu, güvenliği veya istekleri karşılanmadığı durumlarda doğal olarak tepki gösterir. Örneğin akranlarına vurmaya başlar, ısırabilir, oyuncaklarını fırlatabilir, tekmeler veya tükürür. Çünkü bu davranışlarının isteklerinin veya ihtiyaçlarının karşılanmasında yararlı olabileceğini düşünür.   </p>



<p>Saldırganlığı bir araç olarak kullanır. Bu tepkileri verdiğinde ilgiyi üzerinde toplayabileceğini ve isteklerinin yerine getirileceğini zanneder. </p>



<p>Sık sık saldırgan davranışlar sergileyen çocuklar etrafındaki insanlarla doğru iletişim kurmakta da zorlanır. Hızlı ve sert tepkiler gösterir, ilişkilerinde gergin ve streslidirler. Bu çocuklarda kural koymak pek işe yaramaz çünkü kuralları çiğnerler.  </p>



<p>Ceza almak onları etkilemez ya da çok kısa süreli etikler.  Aynı zamanda saldırganlığa eğilimli çocuklar okulda akranlarıyla da çok fazla problem yaşarlar.</p>



<p>Saldırganlık hem erkek hem de kız çocuklarında sıklıkla görülebilir. Ancak cinsiyetler arasındaki hem fiziksel hem de biyolojik farklılıklardan dolayı tepkileri birbirinden farklı olabilir. Örneğin, erkek çocukları daha fiziksel tepkiler verirken kız çocukları ise daha sözlü tepkiler verebilir.</p>



<p>Önemli bir diğer faktör ise saldırgan davranışları sonrasında ailelerin verdiği tepkilerdir. Eğer gösterilen saldırgan davranışa ödül niteliğinde tepkiler verirseniz çocuk bu davranışı yapmaya devam eder çünkü pekiştirmiş olursunuz.  </p>



<p>Ya da tam tersi şekilde çocuğun normal tepkilerine fazla katı ve anlayışsız tepkiler gösterirseniz de çocuklarda saldırgan davranışların oluşmasına sebep olabilirsiniz. Burada önemli ve etkili olan ebeveynlerin davranışa ve davranışın sebebine bakarak yerinde ve mantıklı tepkiler vermesidir.  </p>



<p>Fazla ve sert tepkiler çocukta agresif tepkilere yol açabileceği gibi, hiç tepki vermemek de var olan davranışların artarak devam etmesine sebep olabilir. </p>



<h2 class="wp-block-heading">Öfke ve Saldırganlık Farkı</h2>



<p>Öfke saldırganlığa göre daha çok engellenmiş tepkilerin birikmesinden ortaya çıkar. Tepkiler birikir, birikir ve bir anda patlayarak öfkeye dönüşür. Öfke engellenmesi gereken bir duygu değildir. Aksine oldukça doğal ve birikmiş bir tepkidir ve ancak burada önemli olan doğru şekilde ifade etmektir. Saldırganlık ise tam tersine karşıdaki kişiyi incitmeyi amaçladığından öfkeye göre daha hoş karşılanmayan bir davranıştır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Saldırganlık Nasıl Tedavi Edilebilir?</h2>



<p>Saldırgan davranışlarının tedavi sürecinde çoğunlukla bilişsel davranışçı terapi (BDT) yöntemleri kullanılır. Böylece BDT ile saldırgan davranışların yerini daha sakin, ılımlı, yapıcı ve mantıklı davranışların alması sağlanır. Stresli anların nasıl yönetilebileceğini ve başlıca başa çıkma mekanizmalarını öğretir.</p>



<p>Çocuklarda ve ergenlerde karşılaşılan saldırganlık ise farklı yöntemler ile sakinleştirilebilir. Örneğin çocuk enerjisini atabileceği sporlara yönlendirilebilir. Böylece çocuk içindeki kontrol edemediği mekanizmayı hem topluma hem de kendisine fayda sağlayabileceği bir uğraşa dönüştürebilir. </p>



<p>Yazımı bitirmeden önce yeniden üzerinde durmak isterim ki saldırganlık bir bozukluk veya bir hastalık değildir. Yalnızca kişilerin olaylar karşısında verdikleri tepkilerin agresif ve zarar verici şekilde olmasıdır. Yani aslında sadece gayet normal olan tepkinin stil olarak yanlış verilmesindendir.  </p>



<p>Tepkiler bastırıldığında veya engellendiğinde ise bu öfkeye dönüşür. Hepimiz günlük hayatımızda her gün iyi veya kötü, pasif veya aktif, dolaylı ya da direkt bir şeye tepki veriyoruz.  </p>



<p>Çok basit bir örnek üzerinden gidelim: Sosyal medyaya girdiğinizde aslında çok sevmediğiniz bir ünlünün güzel bir fotoğrafını gördünüz diyelim. Bu fotoğrafı beğenip geçmek veya hiç beğenmeden bakıp geçmek de bir tepkidir. Ama aynı zamanda sırf sevmediğiniz için fotoğrafın altına kırıcı cümleler yazmak da bir tepkidir.  </p>



<p>Ancak ikincisi, ünlü olan kişiyi incitme amaçlı olduğundan daha çok saldırganlığa yakın bir tepkidir. Bu yüzden önemli olan tepkilerimizi nasıl ifade ettiğimizdir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kaynakça</h2>



<p><em>Serotonin &#8211; Vikipedi</em>. (2005, December 17). https://tr.wikipedia.org/wiki/Serotonin</p>



<p><em>Testosteron &#8211; Vikipedi</em>. (2006, April 18). https://tr.wikipedia.org/wiki/Testosteron</p>



<p></p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/saldirganlik-nedenleri-turleri-tedavisi/">Saldırganlık: Nedenleri, Türleri, Tedavisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kazankultur.com/saldirganlik-nedenleri-turleri-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Karanlık Sır: Psikolojik Bir Bakış</title>
		<link>https://www.kazankultur.com/karanlik-sir-psikolojik-bir-bakis/</link>
					<comments>https://www.kazankultur.com/karanlik-sir-psikolojik-bir-bakis/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Beytiye Nur Turhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Apr 2023 09:43:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[karanlıksır]]></category>
		<category><![CDATA[karanlıksırfilminceleme]]></category>
		<category><![CDATA[kişilkbozukluğu]]></category>
		<category><![CDATA[şizorfreni]]></category>
		<category><![CDATA[travmasonrasıstresbozukluğu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edavet.com.tr/kazankultur/?p=11394</guid>

					<description><![CDATA[<p>Travma Sonrası Stres Bozukluğu ve Dissosiyatif Kişilik Bozukluğunu gelin birlikte Karanlık Sır filmi üzerinden konuşalım. Keyifli okumalar...</p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/karanlik-sir-psikolojik-bir-bakis/">Karanlık Sır: Psikolojik Bir Bakış</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><em>Karanlık Sır</em>, &#8220;En iyi İspanyol Korku Filmi&#8221; listesinde yer alan <em>Yetimhane</em>’nin senaristi Sergio G. Sanchez’in yazdığı ve yönettiği 2017 yapımı psikolojik gerilim filmi. Bu yazıda, orijinal adıyla Marrowbone&#8217;ü psikolojik açıdan masaya yatırıyoruz.  </p>



<p>Sanchez’in ilk uzun metraj filmi olan <em>Karanlık Sır</em> korku türünün farklı örneklerinden çünkü içinde psikolojik açıdan birçok unsur taşıyor. Filmi incelediğimizde bizi oldukça etkileyici bir karakter bekliyor: Jack.  </p>



<p>Gelin, önce filmin konusuna hep beraber yakından bakalım. </p>



<h2 class="wp-block-heading">Filme Yakın Bakış</h2>



<p>Aslında film boyunca kullanılan sahneler, ortam ve müzikler geleneksel korku filmlerine oldukça benziyor. Ancak finali bazı izleyiciler için hayal kırıklığı olabilecekken bazı izleyiciler içinse filmi baştan sona tekrar izleme isteği yaratması mümkün. İzleyiciyi bu ikilemde bıraktığı ve oldukça şaşırttığı için beğeni toplamış bir film <em>Karanlık Sır</em>.</p>



<p>Filmin başında babalarından kaçmak için annelerinin eski evine yerleşen ve soyadlarını Marrowbone yapan 4 kardeş ve annelerini görüyoruz. Sevgi bağlarını oldukça hissettiğimiz ilk sahnelerden bir süre sonra ne yazık ki anne hastalanarak ölüyor.  </p>



<p>Kardeşler ise birbirilerinden kopmamak için annelerinin ölümünü bir süre herkesten saklamak zorunda kalıyorlar. Bu sır onları uzunca bir süre idare ederken babalarının onları bulmasıyla hikâye bambaşka bir yere gidiyor ve evlerinde yaşayan bilinmeyen bir varlığa karşı mücadele başlıyor.  </p>



<p>Sıradan korku filmleri gibi çığlık sesleri, gerilim müzikleri, kaçma, kovalama gibi şeyler beklemeyin, tam aksine hikâyenin sonunda bir hüzün hissedebilirsiniz. Evde gizemli bazı sahneler görüyoruz. Kırılmış ve perdeyle kapalı aynalar, çatıdan gelen sesler olayları yorumlarken gizemli bir olay örgüsü yaratmakta.</p>



<p>Aslında filmi izledikten sonra tam olarak ne olduğunu anlayamayacaksınız. Hikâyeyi siz nereye koymak isterseniz film sizin için farklı bir anlam ifade edecek.  </p>



<p>(<strong>Yazının devamı filmin sonuna dair tat kaçırıcı detaylar içermekte.</strong>)</p>



<p>Jack’in zihninde yaşananlar ile gerçek yaşamda yaşananları ayırt etmek biraz zor. İpuçlarını anlamak ve neler yaşandığını tahmin etmek de&#8230; Çünkü filmin sonunda aslında kardeşlerin ölmüş olduğunu ve görülen tüm karakterlerin aslında Jack olduğunu anlıyoruz.</p>



<p>Olan bitenler Jack’in günlüğünü okuyan kız arkadaşından sonra anlam kazanıyor. Özellikle filmin sonunda doktorun da söylediği gibi Jack’in yaşadığı ciddi travma onda kişilik bölünmesine sebep oluyor.  </p>



<p>Örneğin, kendisini aynada tek başına gördüğü anda aynayı kırıyor ve bu andan itibaren zihnindeki çığlık sesleri kesilerek yeni kişiliklere dönüşmeye başlıyor. Çünkü hep bir arada kalacaklarına dair annesine verdiği sözü yerine getirmek istiyor. Olanları ve kardeşlerinin babaları tarafından öldürüldüğünü kabullenmek istemiyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-sizofreni">Şizofreni?</h2>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="Karanlık Sır | Türkçe Altyazılı Fragman | 6 Nisan 2018" width="800" height="450" src="https://www.youtube.com/embed/E_dgkU6XHWI?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p>Filmi izledikten sonra Jack’in <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/sizofreni-sanrilarla-dolu-bir-dunya/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">şizofren</a> olduğunu düşünebilirsiniz ancak yaşadıkları tam olarak bu tanıyı karşılamıyor. Çünkü şizofreni olması için evin içinde özellikle çatı katından duyduğu seslerin gerçek olmamasını bekleriz.  </p>



<p>Ancak babasının kardeşlerini öldürdükten sonra 6 ay kadar çatı katında kapalı kaldığını öğreniyoruz filmin sonunda. Bu yüzden Jack&#8217;in evde gördüğü ve duyduğu sesler bir halüsinasyon değil, gerçekti. Bu yüzden semptomlar şizofreni kriterlerini karşılamıyor. &nbsp;</p>



<p>Jack’in yaşadığı gibi ciddi travmatik olaylarda, kişilerde<a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/travma-sonrasi-stres-bozuklugu/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"> Travma Sonrası Stres Bozukluğu </a>(TSSB) görülmesi mümkün. Çünkü film boyunca onu depresif bir halde görüyoruz. Ancak Jack’te ek olarak bir de <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/coklu-kisilik-bozuklugu-tek-bedende-bircok-kisi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Dissosiyatif Kişilik Bozukluğu</a>’nu (DKB) beraberinde geliyor.  </p>



<p>Zaten TSSB ve DKB&#8217;nin bazen birlikte görülmesi mümkündür. Ancak her ikisinin de kendine özgü semptomları vardır. Şimdi biraz bu iki bozukluğa Jack üzerinden bakalım.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB)</h2>



<p>Jack’in küçükken gördüğü kötü baba figürü psikolojisinin ve kişiliğinin etkilenmesinde tabii ki önemli bir faktördür. Ancak babasının gelip kardeşlerini öldürmesi çok daha ciddi bir travma.</p>



<p>DSM-5&#8217;e göre (Amerikan Psikiyatri Birliği, 2013), TSSB&#8217;de kişinin geçmişte travmatik bir olaya maruz kalması gerekir. Jack aslında babasıyla olan geçmiş sorunlarında yeterince travmatize olmuştu. Ancak annesinin ve kardeşlerinin yeni evlerinde ölmesiyle yaşadığı travmalar yönetilemez hale geliyor ve bazı tekrarlayan travmatik belirtiler gösteriyor.  </p>



<p>Örneğin, filmde aynalardan ve çarşaflardan korktuğunu ve hatta bakamadığını gözlemliyoruz. Ayrıca tavanın kardeşlerinin ölü bedenlerinden dolayı çürümüş olan kısmına ara ara boya sürüyor ve çatı katının kapısını da tuğla ile örüyor.  </p>



<p>Bu davranışlar yaşananlardan kaçmaya çalıştığını gösterse de bu detaylar onda şiddetli bir baş ağrısına da sebep oluyor. Kardeşlerinin öldüğü odayı hem babaları dışarı çıkmasın diye hem de yaşananlarla yüzleşmemek için engelleme çabası oldukça baskın.  </p>



<p>Ayrıca kız arkadaşına başından geçenleri bile söyleyemiyor uzunca bir süre ve bence kardeşlerini koruyamadığı için kendini çok suçlu hissediyor. Diğer bir semptom ise Jack&#8217;in uyku ve uyanma sorunları yaşaması ve bazen uykusunda büyük sıçrayışlar yaşamasıdır. Tüm bu belirtiler doğrultusunda aslında yoğun TSSB yaşadığını anlayabiliriz.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu’nu (DKB)</h2>



<figure class="wp-block-gallery has-nested-images columns-default is-cropped wp-block-gallery-1 is-layout-flex wp-block-gallery-is-layout-flex">
<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="960" height="633" data-id="11398" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/10/art-2174145_960_720.jpg" alt="karanlıksır
" class="wp-image-11398" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/art-2174145_960_720.jpg 960w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/art-2174145_960_720-300x198.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/art-2174145_960_720-768x506.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/art-2174145_960_720-480x317.jpg 480w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></figure>
</figure>



<p>Öte yandan DSM-5&#8217;teki (Amerikan Psikiyatri Birliği, 2013) DKB kriterleri çerçevesinde Jack&#8217;in DKB’de beklenen tüm tanı kriterlerini karşıladığını görebiliriz. Dissosiyatif kimlik bozukluğu kişinin kendi kimliğinin dışında zaman zaman “alter kişilik” denilen farklı kimliklere bürünmesidir.  </p>



<p>DKB, daha çok çoklu kişilik bozukluğu olarak da bilinmekte. Kişinin esas kimliğinin dışında birden fazla kişiye bölünmesidir. Bu alter kişilikler birbirinden çok farklı yaşlarda, cinsiyetlerde, görünüşlerde ve kişiliklerde olabilirler.  </p>



<p>Dolayısıyla bu tanıdaki kişiler birbirinden bağımsız kişiliklere bürünebilirler. Bu bağımsız kişiliklerden dolayı kişilerde hafızada boşluklar, şiddetli baş ağrıları, kimlik yitimi, çevreye yabancılaşma ve asosyalleşme görülmesi yaygındır.</p>



<p>Jack&#8217;te, üç kardeşi için de karakter bölünmesini görebiliriz. Bazı sahnelerde erkek kardeşi gibi saldırganken bazı sahnelerde kız kardeşi gibi anaç bir tavır sergiliyor. Aynı zamanda şiddetli baş ağrıları ve ara sıra uyandığında neler olduğunu hatırlamakta zorlanması da DKB kriterlerini karşılayan semptomlar. Aslında kafasındaki mantık çok belli, annesine tamamen kardeşlerinin yanında olacağına söz verdiği için kardeşlerini hayatta tutmaya çalışıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Tedavi Süreci</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="571" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/10/Ekran-goruntusu-2022-10-10-141602-1024x571.png" alt="karanlıksır" class="wp-image-11397" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/Ekran-goruntusu-2022-10-10-141602-1024x571.png 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/Ekran-goruntusu-2022-10-10-141602-300x167.png 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/Ekran-goruntusu-2022-10-10-141602-768x428.png 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/Ekran-goruntusu-2022-10-10-141602-480x268.png 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/10/Ekran-goruntusu-2022-10-10-141602.png 1088w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Bu tip Jack gibi vakalarda öncelik, uygun bir tedavi yöntemi ile dissosiyatif kimlik bozukluğunun ana belirtilerini azaltmak olabilir. DKB tedavisinin amacı “değişen” kişilikleri tutarlı bir şekilde bir araya getirmek ve hastanın kendisini yeniden anlaması için rehberlik etmektir.  </p>



<p>Bu nedenle doğrudan ilaç tedavisi yöntemine başvurmak DKB için etkili olmayabilir. Alternatif kişileri bütünleştirirken, her bir kardeşin, yani Jack&#8217;in alter kişiliklerinin zaman zaman ortaya çıkmasına izin vermek gerekir.  </p>



<p>Alter kişilik, kişinin büründüğü farklı kişiliklere denir. Yani Jack için her kardeşi farklı bir alter kişiliği idi. Jack’in her alter kişiliğinin baş etmeye çalıştığı bazı travmalar ve stresler vardı; örneğin kardeşi Jane için, babasının onu taciz etmesi onun için büyük bir travmaydı.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Bilişsel-Davranışçı Terapi (BDT)</h2>



<p><a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Bili%C5%9Fsel_davran%C4%B1%C5%9F%C3%A7%C4%B1_terapi" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Bilişsel-davranışçı terapi (BDT) </a>bu bozukluk için yaygın olarak kullanılan ve etkili bir tedavi yöntemidir. Jack&#8217;in kardeşlerini çok sevdiğini ve onları yaşatmak istediğini bilerek, süreci kabullenmeyi teşvik edecek BDT tedavisi uygulanabiliyor.  </p>



<p>İlk olarak kişiye yaşadığının ne olduğu ve nasıl iyileşeceği yani kısaca tedavi süreci anlatılır. İlerleyen süreçlerde bölünmeye neden olan travmatik olaylar üzerine konuşulur ve yüzleşme sağlanır. Tedavi süreçlerinin sonuna doğru ise alter kişilikler tek bir bedende toplanmaya ve yeniden kişiyle entegre edilmeye çalışılır.  </p>



<p>Bu durum kişinin tekrar bölünmediği sürece kadar devam eder. BDT’de zaman zaman alterlerle seans yapma, haritalandırma, birleştirme veya alterleri karşı karşıya getirme gibi özel teknikler kullanılabilmekte.</p>



<p>TSSB için ise tedavi yöntemlerinde genelde travmalarla yüzleştirmek ve hayatındaki stresi azaltmak amaçlanmakta. Bu yüzden TSSB için de BDT kullanılabilir. Çünkü bilişsel davranışçı terapi TSSB için de gerçekten etkilidir ancak ilaç, EMDR gibi farklı tedavi yöntemlerinin olduğunu da unutmamak gerekir.</p>



<p>Örneğin, BDT sürecinde Jack’in özellikle yavaş yavaş korktuğu aynalarla yüzleşmesi sağlanarak Jack&#8217;te sistematik duyarsızlaştırma uygulanabilir. Sistematik duyarsızlaştırmada danışanın korktuğu ve karşılaşmak istemediği şeye adım adım yaklaşması ve zamanla duyarsızlaşması, korkusunun gitmesi sağlanır.  </p>



<p>İlk aşamada korktuğunda kişinin nasıl rahatlayacağı, gevşeme egzersizleri öğretilmekte. Sonraki aşamalarda ise korktuğu şeylerle adım adım yüzleşmesi sağlanır. Bu süreç her zaman kolay olmaz ve zaman zaman danışan ters tepkiler verebilmektedir.  </p>



<p>Böyle kötü hissettiği durumlarda gevşeme teknikleri kullanılabilir. Mesela Jack’in aynalara bakamadığını ve çarşafla kapattığını biliyoruz. Tedavi sürecinde önce aynanın önündeki çarşaflar indirilebilir, ilerleyen zamanlarda ise aynada kendisine bakması istenebilir. Böylece korktuğu ve kaygı duyduğu aynaya zamanla sistematik bir şekilde duyarsızlaşacaktır.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Kaynakça</strong></h2>



<p>American Psychiatric Association. (2013). Diagnostic and statistical manual of mental disorders (5th ed.). https://doi.org/10.1176/appi.books.9780890425596</p>



<p>Nolen-Hoeksema, S., &amp; Marroquin, B. (2020). <em>Abnormal psychology.</em> New York, NY: McGraw-Hill Education.</p>



<p>Wikipedia contributors. (2020, March 9). <em>Bilişsel davranışçı terapi</em>. Vikipedi. Retrieved October 10, 2022, from https://tr.wikipedia.org/wiki/Bili%C5%9Fsel_davran%C4%B1%C5%9F%C3%A7%C4%B1_terapi</p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/karanlik-sir-psikolojik-bir-bakis/">Karanlık Sır: Psikolojik Bir Bakış</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kazankultur.com/karanlik-sir-psikolojik-bir-bakis/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Skinner: Ödül mü, Ceza mı?</title>
		<link>https://www.kazankultur.com/skinner-odul-mu-ceza-mi/</link>
					<comments>https://www.kazankultur.com/skinner-odul-mu-ceza-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Beytiye Nur Turhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Mar 2023 08:52:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[davranışçılıknedir]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojikkuramlar]]></category>
		<category><![CDATA[skinnerteorisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edavet.com.tr/kazankultur/?p=15956</guid>

					<description><![CDATA[<p>Skinner, edimsel koşullanmanın kurucusu ve aynı zamanda ödül ve ceza sistemi üzerine de çalışmalar yapan psikologtur. Bu yazıda edimsel koşullanmayı ve ödül-cezanın hayatımızdaki yerini inceleyeceğiz. </p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/skinner-odul-mu-ceza-mi/">Skinner: Ödül mü, Ceza mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Skinner, edimsel koşullanmanın kurucusu ve aynı zamanda ödül ve ceza sistemi üzerine de çalışmalar yapan psikologtur. Bu yazıda edimsel koşullanmayı ve ödül-cezanın hayatımızdaki yerini inceleyeceğiz. Keyifli okumalar..</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-burrhus-frederic-skinner-kimdir">Burrhus Frederic Skinner kimdir?</h2>



<p>Skinner 1904 yılında ABD’de dünyaya geldi. Yazar olmak için girdiği Hamilton College’de İngiliz Edebiyatı üzerine okudu ve 1926 yılında mezun oldu. Ancak daha sonra hayata dair yeterince deneyimi olmadığı için yazarlık üzerine başarılı olamadığını düşündü. Bu süreçten sonra kendini <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/felsefe-ile-mesafeleri-asmanin-3-yolu/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">felsefe</a> ve psikolojiye adadı. Harvard Üniversitesi’nde psikoloji eğitimi almaya başladı ve çoğunlukla ilgisi davranışçılık ekolü üzerineydi.</p>



<p><a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Davran%C4%B1%C5%9F%C3%A7%C4%B1l%C4%B1k" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Davranış</a> bilimleri üzerinde oldukça katkısı bulunan Skinner kullandığı materyalleri ve bilgileri “Bilim ve İnsan Davranışı” kitabında bir araya getirdi. Aynı zamanda programlı eğitimin de kurucusu olarak bilinir. En önemli ve popüler katkıları ise edimsel koşullanma ve ödül-ceza üzerine çalışmalarıdır. </p>



<h2 class="wp-block-heading">Edimsel Koşullanma</h2>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2023/03/image-1.png" alt="" class="wp-image-15959" width="840" height="559" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/image-1.png 770w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/image-1-300x199.png 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/image-1-768x511.png 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/image-1-720x480.png 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/image-1-480x319.png 480w" sizes="(max-width: 840px) 100vw, 840px" /></figure>



<p><a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Edim">Edimler</a> içimizden gelerek yaptığımız hareketlerdir ancak Skinner edimlerin de şartlanabileceğini ve bu sayede öğrenebileceğimizi söyler. Bizler etrafımızda gördüğümüz nesnelerle etkileşim kurup bu etkileşimlere göre farklı davranışlarda bulunuruz.  </p>



<p>Edimler organizmanın bir ihtiyacı karşılığında otomatik olarak ortaya çıksa da edimler aynı zamanda davranışın sonuçlarından da etkilenir. Ne demek istediğimi birazdan daha iyi anlayacağız.  </p>



<p>Skinner’e göre uyarıcılar tepkileri doğurur ancak edimleri doğurmaz. Ancak uyarıcılar ile edimler çeşitlendirilebilir. Örneğin, farklı dükkânlara girdiğinizde birbirinden farklı tepkiler verebilirsiniz. Çünkü içeride karşılaştığınız kişiler birbirilerinden ayırt edici özelliklerle farklı tepkilere neden olabilir. </p>



<p>Skinner davranışa neden-sonuç ilişkisi üzerinden yaklaşır. Örneğin, bir olaya karşı verdiğiniz tepki hoş bir şekilde karşılanırsa organizma bu tepkiyi tekrar vermeye yönelir. Ancak tam tersi olan hoş bir tepki almadığınızda da organizma bir sonraki durumda bu tepkiyi vermekten kaçınır.  </p>



<p>Başka bir deyişle, eğer karşılaştığı hoş bir tepkiyse organizma bunu bir ödül olarak algılar ve yapmaya devam eder ancak ters bir tepkiyle karşılaşırsa bu tepkiyi ceza olarak algılar ve tekrar etmekten kaçınır. Böylece neye nasıl davranacağını öğrenmiş olur.  </p>



<p>Bir önerkle devam edelim: Çocuğunuzun eğlence olsun diye koltuğa çıkıp aşağıya atladığını düşünün. Eğer ortamdaki insanlar onun yere düşmesine gülmeye başlarsa çocuk tekrar koltuğa çıkıp atlamaya devam edecektir. Çünkü etraftan hoşuna giden bir tepki almıştır ve bunu ödül olarak algılar.  </p>



<p>Ancak çocuğunuz yere atladıktan sonra ona yaptığının tehlikeli olduğunu ve kendine zarar verebileceğini söylerseniz yaptığının doğru karşılanmadığını anladığı için tekrar etmekten kaçınacaktır.</p>



<h2 class="has-text-align-left wp-block-heading">Skinner Kutusu</h2>



<figure class="wp-block-image aligncenter size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2023/03/image-2.png" alt="skinner" class="wp-image-15960" width="345" height="347" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/image-2.png 800w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/image-2-298x300.png 298w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/image-2-150x150.png 150w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/image-2-768x773.png 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/image-2-480x483.png 480w" sizes="(max-width: 345px) 100vw, 345px" /></figure>



<p>Skinner’in edimsel koşullanma için tasarladığı ses ve ışık geçirmeyen kutusuna Skinner Kutusu&nbsp;denir. Bu kutuda hayvan tarafından basıldığında yiyecek veren bir buton veya manivela (response lever) bulunur. Kutudaki buton aynı zamanda butona basma sayısını sayan ve grafiğe döken bir sisteme bağlıdır.  </p>



<p>Böylece basma sayısı deneysel olarak da rahatça ölçülebilmektedir. Butona basıldığında kutunun içindeki bölgeden (food dispenser) hayvan bir yiyecek ile karşılaşabilir ve böylece davranışı pekişebilir. </p>



<p>Peki, basma davranışını nasıl koşullandırıyoruz?</p>



<h2 class="wp-block-heading">Ödül Vermek</h2>



<p>Skinner kutusundaki hayvan butona bastığında yiyecek kazanır. Böylece düğmeye basmasıyla yiyecek kazanması arasında bir ilişki kurar. Dolayısıyla burada hayvanın yemek kazanmasının davranışını pekiştirdiğini söyleyebiliriz. Mesela bir çocuğa “Ödevini yaparsan dışarı çıkabilirsin.” denirse, ödevi yapmayı Skinner kutusunda butona benzetiriz, dışarı çıkması da ödül olur.</p>



<p>Ödül vermek davranışı pekiştirmeye yöneliktir. Ancak pekiştirme tarifesi ödülün sıklığına göre farklılık gösterir. Pekiştireçle davranış değiştirilmek istenirse çeşitli zaman aralıklarıye ve tutarlı bir tarife ile davranış değiştirilebilir. </p>



<h2 class="wp-block-heading">Ceza vermek</h2>



<p>Ceza, herhangi bir organizmanın istemediği bir şeydir. Skinner de edimsel koşullanma sisteminde “ceza” kavramının üzerine çalışmıştır. Skinner cezayı istenmeyen davranışın önüne geçmek için kullanmıştır. Örneğin Skinner kutusununda butona ses sistemi bağlanıyor ve <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/hayvanlarda-iletisim-danslar-ve-sarkilar/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">hayvan</a> butona bastığında korkutucu bir ses ile karşılaşıyor. Bu yüzden ürkütücü sesi ceza olarak algıladığından bir süre sonra butona basmaktan vazgeçiyor. </p>



<p>Ancak Skinner&#8217;in de üzerinde durduğu gibi ceza maalesef her zaman işe yarayan sağlıklı bir yöntem değil. Örneğin, yapılan araştırmalarda hapse giren insanların yeniden suç işleme olasılığının daha yüksek olduğu gözlemlenmiş.  </p>



<p>Yani burada hapis bir cezaysa, kişilerin bir daha suç işlememesini beklerdik ancak maalesef ceza kesin bir çözüm olmuyor. Çünkü ceza her ne kadar istenmeyen davranışı baskılasa da kişi bir süre sonra eski alışkanlıklarına geri dönebilir.  ,</p>



<p>Bu nedenle psikologların, eğitimcilerin veya psikolojik danışmanların en çok tercih ettiği yöntem ceza vermek yerine ödül vermektir. Ancak yine de davranış değişikliğinin sağlanabilmesi için doğru ödülü bulmak ve ödülü sağlarken kararlı bir sistem uygulamak da önemlidir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Skinner&#8217;in Ceza Yerine Tercih Ettiği Etkili Yöntemler</h2>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2023/03/girl-g9c3677f16_1280-1024x682.jpg" alt="Skinner" class="wp-image-15985" width="839" height="558" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/girl-g9c3677f16_1280-1024x682.jpg 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/girl-g9c3677f16_1280-300x200.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/girl-g9c3677f16_1280-768x512.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/girl-g9c3677f16_1280-720x480.jpg 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/girl-g9c3677f16_1280-480x320.jpg 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/03/girl-g9c3677f16_1280.jpg 1280w" sizes="(max-width: 839px) 100vw, 839px" /></figure>



<p>Bu başlığı bazı örnekler üzerinden gidelim istiyorum. Sürekli televizyon izlemek isteyen bir çocuk örneğinden gidelim. Skinner ilk olarak şunu öneriyor: Bir davranışın azalmasını istiyorsanız davranışın gerçekleştiği ortamı değiştirin.  </p>



<p>Yani örneğimizde televizyonu bir süre ortadan kaldırmak iyi bir çözüm olabilmekte. Bir yakınımın kızında bunun gerçekten işe yaradığını görmüştüm. 6 ay kadar televizyonu kaldırdılar. Bu aslında aile içi iletişimi de güçlendirdi, televizyon izlemek yerine birlikte oyunlar oynadılar.</p>



<p>İkinci önerdiği yöntem ise önlemek istediğiniz davranışı bıkana kadar yapmasını beklemek. Mesela çocuğunuzun sürekli şeker yemek istediğini düşünelim. Siz ona sayıyla veya belli aralıklarla şeker verdiğinizde bunu ödül mekanizması haline getirebilmekte. Çünkü ulaşılması zor olan şeyler çocuklara çekici gelir. Ancak bir hafta boyunca masanın üzerinde şekerleri bıraktığınızda bir süre sonra aynı şekerin o kadar dikkatini çekmeyeceğini görebilirsiniz.</p>



<p>Skinner’in ceza vermeye alternatif olarak sunduğu bir başka etkili yöntem ise “sönme” yöntemidir. Ancak bu yöntem uzun dönem ve sabır isteyebilir. Sönmeyi kısaca istemediğiniz davranışı görmezden gelip kendiliğinden geçmesini beklemektir.  </p>



<p>Örneğin, kızınızın makyaj malzemelerinizi dokunmak istediğinizi düşünelim. Bu yöntem ile önce onun oynayabileceği bazı malzemeleri bırakıp onu görmezden geliyorsunuz. Bu görmezden geldiğiniz süreçte davranışın sıklığı zaman zaman artabilmekte. Ancak bir süre sonra artık kızınızın ilgisini çekmemeye başlayacaktır.</p>



<p>Şunu da unutmamak gerek, bazen çocuğunuzda istemediğiniz bir özellik gelişim döneminin bir parçası olabilir. Çocuklar gelişim süreçlerinde çeşitli atak dönemleri geçirir. Etrafınızda &#8220;2 yaş sendromu&#8221;, &#8220;3 yaş sendromu&#8221; gibi ifadeleri sıklıkla duymuş olabilirsiniz. Böyle dönemlerde çocukların davranış ve tutumlarında farklılıklar görülebilmekte. Bazen bu davranışların farkında olup sabırla geçmesini beklemek en doğru çözüm olacaktır. &nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading">Ceza Vermenin Olumsuz Yanları</h2>



<p>Skinner bir organizmaya ceza verildiğinde korkunun ortaya çıktığını ifade eder. Ancak bu korku o anda ilişkilendirilen etraftaki her şeye yansıyabilmekte Bir örnekle üzerinden geçelim. Örneğin, bir restoranda yediğiniz yemeğin bir midenize dokunduğunu düşünelim (midenize dokunması bu örnekte ceza durumunda), muhtemelen bir daha aynı yemeği yemekten kaçınmanın yanı sıra o restoranda yemekten kaçınacaksınız. Yani hissettiğiniz korkuyu etrafınızdaki şeylerle de eşleştirmiş oluyorsunuz aslında.</p>



<p>Ayrıca ceza kişiye yalnızca istenmeyen davranışın ne olduğunu gösterir. Istenmeyen davranış yerine ne yapılması gerektiğini öğretmez. Sadece aynı davranışı sergilediğinde hangi cezayı alabileceğini öğretir. Ceza kişinin davranışlarını baskı altında tutmasına ancak bir süre sonra da bu baskının saldırganlığa dönüşmesine sebep olur.</p>



<p>Anladığımız üzere Skinner her ne kadar ceza sistemini çalışmalarında kullansa da ceza uzun vadede bir davranışı değiştirme konusunda başarısız bir sistemdir. Ceza etkisini hemen gösterir. Anlık olarak istenmeyen davranışı keser. Ancak uzun vadeli bir öğrenme için sağlıklı bir karar değildir.  </p>



<p>Skinner’e göre eğitim denilen şey bireye yararlı olan şeyi öğretmektir. Bu nedenle birine bir şeyi öğretebilmek için önce öğretilen şeyin neyi hedeflediğini bilmek gerekir. Belirlenen hedefe ulaşmak adına ödül ve cezanın hedeflere davranışsal olarak uyumlu olması ve tutarlı karar verilmesi gerekir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kaynakça</h2>



<p><em>Burrhus Frederic Skinner &#8211; Vikipedi</em>. (2010, January 3). https://tr.wikipedia.org/wiki/Burrhus_Frederic_Skinner</p>



<p>Wikimedia projelerine katkıda bulunanlar. (2005b, November 24). <em>Edim</em>. Vikipedi. https://tr.wikipedia.org/wiki/Edim</p>



<p>Wikimedia projelerine katkıda bulunanlar. (2005, November 13). <em>Davranışçılık</em>. Vikipedi. https://tr.wikipedia.org/wiki/Davran%C4%B1%C5%9F%C3%A7%C4%B1l%C4%B1k</p>



<p>Wikipedia contributors. (2023, January 29). <em>Operant conditioning chamber</em>. Wikipedia. https://en.wikipedia.org/wiki/Operant_conditioning_chamber</p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/skinner-odul-mu-ceza-mi/">Skinner: Ödül mü, Ceza mı?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kazankultur.com/skinner-odul-mu-ceza-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Take Your Pills Xanax İncelemesi: Görünenin Ardındaki</title>
		<link>https://www.kazankultur.com/take-your-pills-xanax-incelemesi-gorunenin-ardindaki/</link>
					<comments>https://www.kazankultur.com/take-your-pills-xanax-incelemesi-gorunenin-ardindaki/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Beytiye Nur Turhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Jan 2023 07:17:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[netflixbelgeselleri]]></category>
		<category><![CDATA[psikolojikbelgesel]]></category>
		<category><![CDATA[TakeYourPillsXanax]]></category>
		<category><![CDATA[TakeYourPillsXanaxincelemesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edavet.com.tr/kazankultur/?p=14751</guid>

					<description><![CDATA[<p>Take Your Pills Xanax Netflix kataloğunda yer alan 2022 yapımı belgesel film hakkında konuştuğumuz yazımız sizlerle&#8230; Çoğumuzun içinde bastırdığı korku,</p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/take-your-pills-xanax-incelemesi-gorunenin-ardindaki/">Take Your Pills Xanax İncelemesi: Görünenin Ardındaki</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><em>Take Your Pills Xanax</em> Netflix kataloğunda yer alan 2022 yapımı belgesel film hakkında konuştuğumuz yazımız sizlerle&#8230; </p>



<p>Çoğumuzun içinde bastırdığı korku, kaygı veya endişe zaman zaman panik atak, anksiyete veya depresyon gibi psikolojik rahatsızlıklarla ön plana çıkar. Böyle durumlarda kişiler bazen psikolog veya psikiyatristle tedavi yoluna girmek isterler veya ilaç kullanmayı tercih ederler. Kullanılan popüler ilaçlardan biri de Xanax’tır. Hadi gelin, Xanax ’ın Netflix yapımlı belgeselini inceleyelim.</p>



<p>Psikiyatristlerin anksiyete, panik atak ve depresyon gibi durumlar için yazdığı Xanax reçetesi son 20 yılda hızla arttı. Belgeselde her 8 Amerikalıdan birinin bu hapı kullandığı söyleniyor. Özellikle popüler olduğu dönemlerde gazete ve dergilerdeki reklamlar bu kullanımın artmasını daha da tetikledi.  </p>



<p>Bu nedenle 1997 yılında FDA tarafından alınan bir kararla antidepresanların reklamının yapılması yasaklandı. Ancak bu kararla beraber hem psikiyatri randevularında hem de antidepresan reçetelerinde yaklaşık %40 artış görüldü.</p>



<p>Elbette bu ilaçlar doğru kullanıldığında tedavi süreçlerinde oldukça olumlu sonuçlar veriyor ancak doğru kullanılmazsa da ortaya çıkardığı riskler oldukça şaşırtıcı. <em>Take Your Pills Xanax </em>belgeselinde hem uzmanlarla hem de ilacı kullananlarla ilaca başlama öyküleri, ilacın yan etkileri ve bağımlılık süreçleri hakkında görüşme yapılıyor.  </p>



<p>Bu hap hem çok hızlı etki ediyor, hem ulaşılabilir hem de oldukça basit bir çözüm. Bu da onu pazarlayabilmek için ciddi bir altyapı sağlıyor. Ancak tehlikeli oluşu ve bağımlılığı tetiklemesi göz ardı edilmemesi gereken yanlarından biri. </p>



<h2 class="wp-block-heading">Kaygı Bozuklukları</h2>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="Take Your Pills: Xanax | Official Trailer | Netflix" width="800" height="450" src="https://www.youtube.com/embed/StVTTgnxgEw?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p>Vücudumuzda kaygı duyduğumuzda ve korktuğumuza birbirine benzer bir değişim oluyor. Duygu merkezi olan amigdala, korku veya kaygı durumunda alarm durumuna geçer ve “fight or flight” dediğimiz savaş ya da kaç tepkisi vermeye başlar. Böylece sempatik sinir sistemimizin aksiyona geçmesine sebep olur. Kan pompalanmaya, kaslar gerilmeye, göz bebekleri büyümeye ve kalp atışı hızlanmaya başlar.</p>



<p>Kaygı bozukluğu tanısına sahip olan kişiler aslında sahip oldukları kaygı enerjisini veya adrenalini hem zihinsel hem de fiziksel olarak felç edici bulurlar. Örneğin; uçağa binmek, kalabalık önünde konuşmak, uykuya geçme hali kaygının yüksek olduğu durumlardır. Ancak bu his günlük işlerini yapamayacak kadar hayatlarını etkilemeye başladığında rahatsız edici olmaya başlar. </p>



<p>Örneğin, anksiyete krizi anlarında vücutlarında sıcak basması ve basınç hissedebilirler. Bu değişim, hızlanan kalp atışı ve nefes alış verişi amigdalanın her bireye verdiği normal bir savaş ya da kaç tepkisidir ancak onlar için dayanılmaz bir durum haline gelmiştir. Bu yüzden psikolojik olarak kişilere korku ve endişe verebilir.</p>



<p>Kaygı ve amigdalanın harekete geçmesi herkeste bir derece gerçekleşir. Ancak kaygı bozukluğuna sahip olan kişiler sanki sadece onların problemleri varmış hissine kapılabilirler. Sanki etraftaki herkes kusursuz bir hayat yaşıyormuş gibi hissederler. Bu yüzden anksiyetenin tipik belirtileri düşünceleri susturamamak, uykusuzluk, sindirim problemleri, cinsel işlev bozuklukları olabilir. </p>



<h2 class="wp-block-heading">Xanax&#8217;a Yakın Bakış</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="678" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2023/01/pills-ge70ea05f2_1280-1024x678.jpg" alt="Take Your Pills Xanax " class="wp-image-14756" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/01/pills-ge70ea05f2_1280-1024x678.jpg 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/01/pills-ge70ea05f2_1280-300x199.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/01/pills-ge70ea05f2_1280-768x509.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/01/pills-ge70ea05f2_1280-480x318.jpg 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/01/pills-ge70ea05f2_1280.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Xanax için halk arasında 5 dakikada her şeyi yoluna koyacak bir hap olduğu söylenir. Ancak bu hap nedir ve vücudumuza nasıl etki eder?</p>



<p>Kullananların çoğu eğer bu kadar bağımlı olacaklarını bilselerdi asla o ilk hapı almayacaklarını söylüyorlar. Çünkü tedavi süreci kaçmak istenilen veya başa çıkılamayan sorunlardan çok daha zorlu bir süreç ve bağımlılık sonrası bozulan bir çok şeyi düzeltme kısmına geçmeniz gerekiyor.</p>



<p>Kaygı hissedilen anda ise Xanax alındığında yaklaşık 3-4 dakikada vücut alarm durumundan uzaklaşır ve rahatlar. Bu kadar hızlı etki ettiği için sanki sihirli bir değnek gibidir. Oluruna bırakma hissiyle beraber, tüm stresi ve derdi unutturan bir etkisi var.</p>



<p>Xanax <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Benzodiazepin" target="_blank" rel="noreferrer noopener">benzodiazepin</a> grubundadır, bu grubun içinde aynı zamanda valium, <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Klonazepam" target="_blank" rel="noreferrer noopener">klonopin</a> gibi halk diğer popüler ilaçlar da bulunur. Benzodiazepin beyindeki ileticileri güçlendirir ve yatıştırıcı özelliğe sahiptir.  </p>



<p>Beyin hücreleri arasındaki iletişimi azaltır ve beyin sakinleşir. Böylece yukarıda bahsettiğim savaş ya da kaç alarm durumu tam tersine döner. Kalp atışları ve nefes alış verişi yavaşlar. Bu durum hem fiziksel olarak hem de psikolojik olarak bir rahatlama sağlar.</p>



<p>Ancak Xanax etkisini çabuk gösterse de kısa süreli bir rahatlama sağlar ve hızlıca etkisini yitirir. Bu şekilde insanı hızlıca yükseltir ama sonrasında da daha mutsuz ve ilaca muhtaç hale getirebilir. Bağımlılık yapan etkisi de budur aslında.  </p>



<p>Özellikle günde birkaç doz tüketip aniden bıraktığınızda bunun rahatsız edici etkisi oldukça fazla olur. Bu yüzden doğru kullanımı doğru tedavi için önemlidir.&nbsp; </p>



<h3 class="wp-block-heading">Xanax Etkileri</h3>



<p>1970’li yıllarda Xanax’ı uzun süre kullanıp bıraktıktan sonra insanlar vücutlarında hiç beklemedikleri tepkilerle karşılaştılar. Halsizlik, kalp çarpıntısı, uyuşukluk hissi, her şeyden kaçıp uzaklaşma isteği ve en önemlisi intihar. </p>



<p>Hastalar doktor doktor gezip çeşitli tahlillere girdiler ancak doğru bir teşhis bulunamadı. Çünkü doktorlar henüz Xanax yoksunluğunun bu derece tehlikeli sonuçları olabileceğini keşfetmemişlerdi, bu veriler hastaların kendi deneyimlerinden gelmeye başladı. Çünkü içerisinde bulunan uyuşturucu madde kişileri hem bağımlı hale getiriyor ve hem de yasa dışı yollarla satışa sunulmaya teşvik ediyordu.  </p>



<p>Tüm bunlardan sonra psikiyatrist Dr. Heather Ashton benzodiazepin grubu ilaç kullanımı ile ilgili manuel bir kitap hazırladı. Bu hem ilacı kullananlar hem de doktorlar için önemli bir rehber niteliğinde literatüre yerleşti.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Scott Stossel</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2023/01/5524ed9f30ed5095920557-1024x576.jpg" alt="Take Your Pills Xanax " class="wp-image-14757" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/01/5524ed9f30ed5095920557-1024x576.jpg 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/01/5524ed9f30ed5095920557-300x169.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/01/5524ed9f30ed5095920557-768x432.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/01/5524ed9f30ed5095920557-480x270.jpg 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2023/01/5524ed9f30ed5095920557.jpg 1030w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><a href="https://en.wikipedia.org/wiki/Scott_Stossel" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Scott Stossel</a>, <em>Take Your Pills Xanax</em> belgeselinde Xanax deneyimini anlatan ve çocukluğundan bu yana kaygıyla boğuşmuş hastalardan biri ve aynı zamanda The Atlantic dergisinin editörü. Kaygıları o kadar yoğun ki bazen kusma atakları bile geçirebiliyor.  </p>



<p>Yetişkin çağında yazar olduğu için topluluk önünde konuşmalar yapması gerekiyor ve bu <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/sosyal-kaygi-tanisi-belirtileri-ve-bireysel-etkileri/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">kaygı</a> onu çok rahatsız etmeye başlıyor. Daha sonra anksiyete ve Xanax ile ilgili olan deneyimlerini anlattığı “My age of Anxiety” adında bir kitap yazıyor.  </p>



<p>Bu kitabın yazım aşamasında onu rahatlatacağına ve kitabın sonunda iyileşeceğine inanıyor. Bu kitap hem kaygısını yazarak onun için iyileştirici bir güç olacakken başkaları için de yol gösterici popüler bir kitap olacaktı.  </p>



<p>Ancak kitabın kısa vadede güçlü bir etki yapması Stossel’in kaygılarını neredeyse iki katına çıkarıyor ve anksiyete yolculuğu bir süre daha devam ediyor. Belgeselde kısaca bahsedilse de kitabını okumanın veya röportajlarını izlemenin faydalı olacağını düşünüyorum. </p>



<h2 class="wp-block-heading">Sosyal Medya Etkisi</h2>



<p>Anksiyetenin içinde bulunduğumuz teknoloji çağıyla oldukça güçlü bir ilişkisi var aslında. Çünkü özellikle sosyal medyada bitmek bilmeyen bir beklenti var. Takipçi sayıları, beğeni sayıları, izlenme rekorları insanlarda kaçarı olmayan bir kaygı yaratabiliyor.</p>



<p>Aklımız sürekli telefonlarda veya bilgisayarlarda yani içinde olduğumuz ana ait değiliz. Belgeselde telefonlarla beraber bedenimizden, birbirimizden ve doğadan ayrı kaldığımızı söylüyor, bu cümle beni çok etkiledi. Çünkü deneyimlerizden ziyade sadece dışa odaklanılan bir dünya sosyal medya.</p>



<p>Örneğin, sosyal medya hesabınızı girdiğinizde insanların paylaşımlarını izlerken ne kadar çok şey düşündüğünüzün fark etmeye çalışın. Gördüğümüz ürkütücü bir haber, imrendiğimiz görseller, mutlu edici kareler hepsi arka arkaya geldiğinde her bir görüntü için ortalama 5 saniye bir şeyler hissedip ekranı kaydırmaya devam ediyoruz. Bu beynimiz için sürekli uyarı halinde olması ve kaygıyı tetiklemesi demek.</p>



<h2 class="wp-block-heading">İlaçların Yan Etkileri</h2>



<p>Her ilacın risk-fayda analizi vardır elbette. Ancak uzun süreli benzodiazepin grubundaki Xanax gibi ilaçlar kullanmanın ciddi yan etkileri de olabilir. Bağımlılık yaratabildiği için ilacın yoksunluğu durumunda kişi kendini kaybedip mantıklı davranmayabilir.</p>



<p>Ayrıca uzun vadeli risklerinden bazıları da Alzheimer veya demans riskidir. Xanax beyin hücrelerini yavaşlatıyor ve bir süre sonra kullanılmayan hücreler ölmeye başlıyor. Bunun yanı sıra, tolerans adı verilen risk de mevcut.  </p>



<p>Tolerans kişinin bir önceki aldığı ilaç etkisine ulaşabilmesi için daha fazla ilaca ihtiyaç duymasıdır. Yani vücut bir önceki miktara alıştığı için aynı etikleri alabilmeniz için daha fazla ilaç içmek isteyebilirsiniz.</p>



<p>En sık görülen yan etkiler yorgunluk, bitkinliktir. Aslında bu sayede uykuyu daha hızlı getirir. Belgeselde bu hisse “ketlenme etkisi” deniyor. Ketlenme etkisinde kişiler kendilerini daha rahatlamış, gevşemiş ve sersemlemiş hissedebiliyorlar.  </p>



<p>Bu etki kimine göre istenen bir şeyken kimine göre bir yan etki olarak görülebilir. Bu yüzden kişilerin kendi risk-fayda analizlerini yapması önemlidir.</p>



<p>Dolayısıyla bu ilaçları kullanmaya başlamadan önce doktorunuza, psikiyatristinize başvurup doğru zamanda doğru şekilde kullanmaya başlamalısınız. Maalesef bu ilaçları kullanma eğitimi yeterince iyi verilmiyor. Bu ilaçlar kısa süreli alınmalı. Ayrıca piyasada sahte Xanax da olduğundan eczanlereden temin edilmelidir. &nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-gorunmeyen-tesvikler">Görünmeyen Teşvikler</h2>



<p>İnsanlar artık günlerce terapiste gitmek ve para vermek istemiyor. Kısa vadede hızlı çözümlere ulaşmak istiyorlar. Bu da bir noktadan sonra doktorlar için de cezbedici hale geliyor. Özellikle hastalarını kısa vadede hızlı çözüme ulaştırdıklarında onların da randevu oluşturma sitelerindeki hizmet puanları da hızlıca yükseliyor.  </p>



<p>Bu durum biraz karşılıklı ticari bir ilişkiye dönüşüyor. Özellikle ilaç şirketlerinin de teşvikleri ile beraber her üç taraf da kazançlı hale geliyor. Bu da tartışılan önemli konulardan biri. Uzmanlar tüm bu yan etkileri bilerek mi bu ilaçları veriyor, yoksa ilaç sektörlerinin oluşturduğu bir paradoksun içine miyiz? Görüldüğü üzere kendi analizinizi yapıp bilinçli bir karar vermek oldukça önemli. </p>



<h2 class="wp-block-heading">Kaygıyı Doğru Kullanmak</h2>



<p>Tıbbi gelişmeler iyi ki varlar, Xanax’ın hastalar üzerindeki faydasını görmemek mümkün değil. Ancak sorun sadece şu: Onları çok sık ve uzun süre kullanmak.</p>



<p>Hayat zorluklarına karşı herkes kendince yöntemlerle hareket ediyor. Tıbbi tedavilerin gelişmesi ve hapların bulunmasıyla beraber hayatımızda bazı şeyler de değişti. Nasıl ki şiddetli bir baş ağrısı için ağrı kesici almayı tercih ediyorsanız, psikolojik bir probleminiz için de terapiye gitmeyi veya hap kullanmayı tercih edebilirsiniz. Bu ayıp veya saklanması gereken bir şey değildir.</p>



<p>Belgeselde de bahsedildiği gibi kaygı aslında bir enerjidir ve bu enerjiyi doğru kullandığınızda başarılı olma, daha odaklı olma veya daha hırslanma gibi olumlu bir şeye de dönüşebilir. Kaygının tanımak ve farkında olmak atılacak ilk adımlardan biri.  </p>



<p>Son olarak <em>Take Your Pills Xanax</em>  belgeselinde Fgeçen bir bölümü paylaşmak istiyorum:</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p><em>“Seni kaygılandıran şeylerin farkındaysan ve onlardan kurtulamıyorsan atılacak en basit adımları hatırlamak önem arz ediyor. Öncelikle daima nefes almayı hatırla, yeterli miktarda uyu, egzersiz yap, mümkün olduğunca dışarı çık. Olabildiğince gevşemeye çalış, çünkü gevşeme ve kaygılanma vücutta aynı anda olmaz</em>.&#8221;</p>
</blockquote>



<h2 class="wp-block-heading">Kaynakça</h2>



<p><em>Take Your Pills: Xanax (2022)</em>. (2022, November 30). IMDb. https://www.imdb.com/title/tt23556804/</p>



<p>Wikipedia contributors. (2012, February 5). <em>Benzodiazepin</em>. Vikipedi. https://tr.wikipedia.org/wiki/Benzodiazepin</p>



<p>Wikipedia contributors. (2022a, January 15). <em>Klonazepam</em>. Vikipedi. https://tr.wikipedia.org/wiki/Klonazepam</p>



<p>Wikipedia contributors. (2022, March 28). <em>Scott Stossel</em>. Wikipedia. https://en.wikipedia.org/wiki/Scott_Stossel</p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/take-your-pills-xanax-incelemesi-gorunenin-ardindaki/">Take Your Pills Xanax İncelemesi: Görünenin Ardındaki</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kazankultur.com/take-your-pills-xanax-incelemesi-gorunenin-ardindaki/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Noel, Yeni Yıl ve Psikolojik Etkileri</title>
		<link>https://www.kazankultur.com/noel-yeni-yil-ve-psikolojik-etkileri/</link>
					<comments>https://www.kazankultur.com/noel-yeni-yil-ve-psikolojik-etkileri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Beytiye Nur Turhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Dec 2022 21:25:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[noelnedir]]></category>
		<category><![CDATA[yeniyıl]]></category>
		<category><![CDATA[yeniyılritüelleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edavet.com.tr/kazankultur/?p=13874</guid>

					<description><![CDATA[<p>Noel ile yeni yıla dair inançlar ve kutlamalar farklı kültürlere göre çeşitlilik gösterir. Her ne kadar farklı şekillerde ve inançlarla</p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/noel-yeni-yil-ve-psikolojik-etkileri/">Noel, Yeni Yıl ve Psikolojik Etkileri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Noel ile yeni yıla dair inançlar ve kutlamalar farklı kültürlere göre çeşitlilik gösterir. Her ne kadar farklı şekillerde ve inançlarla kutlansa da ortak bir duygu hissettirir insana: Umut ve Mutluluk. Yeni bir yılın heyecanını, umudunu, mutluluğunu verir. Bu yüzden de çoğu insan tarafından kutlanan bir gündür. Özellikle bir arada olmak bunun en önemli sebeplerinden biridir. Özel ritüelleri ile birlikte kendine has bazı simgeleri vardır Noel&#8217;in ve yeni yılın. Bu yazımda böylesine ışıltılı bir dönemin ve ritüellerin psikolojik etkilerini inceleyeceğiz. </p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-ritueller">Ritüeller</h2>



<p>İyi veya kötü bir yılı geride bırakmak birçok insanda farklı bir his bırakır. Kimine hüzün verir kimine heyecan. Bu yüzden farklı kültürlerde de farklı şekillerde kutlanmakta. Bazı gelenekler çoktan unutulsa da bazı gelenekler hâlâ yaşatılmaya devam edilmekte.</p>



<p>Örneğin Hristiyanlarda hem yılbaşı hem de Noel bayramı önemlidir. Genelde bu iki kutlama birbiriyle karıştırılıyor. Noel Bayramı Aralık ayının 24’ünü 25’ine bağlayan gece kutlanır. Hz. İsa’nın doğum günü olarak bilinen bu tarih geleneksel şekilde kutlanır.  </p>



<p>Bu yüzden Noel “kutsal gece” anlamına gelir onlar için. Dolayısıyla Noel Bayramı aslında dinsel bir bayramken, birçok insan tarafından ikisi aynı şeymiş gibi düşünülmekte ve genellikle hediyeleşmek üzerine odaklı evrensel benzer kutlamalardan oluşuyor. Aslında biri dinsel bir bayram iken diğeri miladi takvimin bitişiyle yeni bir yılın başlayışını ifade ediyor.</p>



<p>Kutlamaların en başında “ağaç süslemek” geliyor. Noel ağacı, yaşam gücünün sembolü olarak süslenir ve genelde çam ağacı kullanıllır. Diğer önemli sembol ise “<a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Noel_Baba" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Noel Baba</a>”.  Noel Baba, Noel gecesi gelip çocuklara hediye bıraktığı düşünülen hayali bir figürdür. Kırmızı-beyaz kıyafetli, kilolu ve beyaz sakallı görüntüsü vardır.  </p>



<p>Genelde filmlerde tatlı ve sevimli bir karakter olarak karşımıza çıkar. Ancak böyle bir kişinin var olmadığının farkında olmak ve çocuklarımızı böyle bir insanın gerçek olmadığını, bu inanışın sadece bir efsaneden olduğunu hatırlatmak gerekir.</p>



<p>Ülkemizde Noel kutlamaları 1986 yılında Ankara’da bir şekercinin önünde dikkat çekmesi için koyulan “Noel Baba” kıyafetli birinin halk tarafından ilgi çekmesiyle başlamış ve sonradan kültürümüze aykırı olduğu için eleştirilse de zamanla ülke geneline yayılmaya başlamıştır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Bilimsel Çalışmalar</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/12/christmas-tree-gd6574db77_1280-1024x682.jpg" alt="Noel" class="wp-image-13883" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/christmas-tree-gd6574db77_1280-1024x682.jpg 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/christmas-tree-gd6574db77_1280-300x200.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/christmas-tree-gd6574db77_1280-768x512.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/christmas-tree-gd6574db77_1280-720x480.jpg 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/christmas-tree-gd6574db77_1280-480x320.jpg 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/christmas-tree-gd6574db77_1280.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Yılbaşında en çok yapılan aktivitelerden biri ise hediyeleşmektir. Bir kişinin kendine hediye alması ve başkasına hediye alması kişinin ruhunu farklı noktalarda besleyen şeylerdir. Yapılan çalışmalar kendimize hediye almaktansa başkasına hediye almanın (bağış yapmak da buna dahil) daha iyi hissettirdiğini ortaya çıkarmış. Bu yüzden hediyeleşmek sadece Noel için değil her daim ruhumuzu besleyen şeylerden biri.</p>



<p>Yeni yılda hediyeleşmenin olumlu etkisinin yanı sıra, hep birlikte olmanın, şarkılar söyleyip dans etmenin de insanlar üzerinde bilimsel olarak kanıtlanmış pozitif etkileri var.&nbsp;Şarkıları birlikte seslendirmenin fiziksel, zihinsel ve sosyal anlamda iyi hissettirdiği bilinir.  </p>



<p>Böylece yaşam kalitesini arttırmanın yanı sıra anksiyeteyi de azaltır. Böylece yaşanan koca bir yılın insanlarda yarattığı stres yıl coşkuları ile azalabilir. Örneğin bir çalışmada ise Noel müzikleri ile stres arasındaki ilişkiye bakılmış ve birlikte eğlenerek söylenen şarkıların strese neden olan hormonları da azalttığı belirlenmiş. Çünkü müziğin hem fiziksel hem de <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/muzik-terapisi-notalarda-gizlenen-sifa/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">psikolojik etkilerinin</a> olduğunu biliyoruz. Ancak birlikte söylemek sosyal anlamda da iyi geldiğinden daha etkili olduğunu söyleyebiliriz. </p>



<p>Yılbaşı kutlamalarının araştırıldığı bir diğer çalışma da Danimarka&#8217;dan. Yapılan bir araştırmada Noel kutlamalarının beyindeki etkisini incelemek için iki ayrı grup oluşturuldu. Noel’e önem verip kutlayan kişiler ve önem vermeyen kişilere çeşitli Noel resimleri gösterildi.  </p>



<p>Kullanılan beyin görüntüleme tekniklerinin ardından iki grup karşılaştırıldı ve Noel kutlamaları yapan kişilerin beyninin bir bölgesinin daha aktif olduğu belirlendi. Bu bölge aynı zamanda duyguların, maneviyat hislerinin ve bedensel duyuların da aktif olduğu bölgeydi. Dolayısıyla yılbaşı mutluluğunun beyindeki bu bölgenin daha aktif olmasından kaynaklanabildiği çıkarımına ulaşabiliriz.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Ev Süslemeleri</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/12/warm-and-cozy-g056cb265f_1280-1024x682.jpg" alt="Noel" class="wp-image-13882" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/warm-and-cozy-g056cb265f_1280-1024x682.jpg 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/warm-and-cozy-g056cb265f_1280-300x200.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/warm-and-cozy-g056cb265f_1280-768x512.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/warm-and-cozy-g056cb265f_1280-720x480.jpg 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/warm-and-cozy-g056cb265f_1280-480x320.jpg 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/warm-and-cozy-g056cb265f_1280.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Yılbaşı genelde yılın en renkli ve en coşkulu dönemi olarak bilinmekte. Bu coşku çoğu zaman evlere de yansır. Özellikle evin içinde kullanılan yılbaşı dekorasyonlarının kişilerin üzerinde olumlu bir etkisinin olduğu söylenir.</p>



<p>Yapılan araştırmalar evlerin renkli ve süslü bu hallerinin kişileri daha mutlu hissettirdiğini ortaya koymuştur. Yılbaşı süslerinin kişilerde dopamin etkisi yarattığı ve kişileri heyecanlandırdığı söylenir. Örneğin şöyle düşünün, güneş çoktan batmış ve işten eve dönüyorsunuz. Evinize girdiğinizde ışıl ışıl bir ortam hayal edin, ışıklar ortamın enerjisini anında değiştirir. Böyle bir ortamda mutlu olmamak mümkün mü? Bu yüzden özellikle ışıklandırmaların ve sokakların insanlara iyi hissettirdiğini söyleyebiliriz.</p>



<p>İnsanlara Noel’in nasıl koktuğu sorulduğunda genelde tarçın, çam ve kurabiye cevapları verilmiş. Dolayısıyla özellikle bu içerikte olan mumlar veya oda spreyleri böyle zamanlarda iyi hissettirebilmekte. Çünkü kokular güçlü hafızalarımızı tetikler. Özellikle bazı kokuların geçmişimize ve mutlu anlara götürdüğünü hepimiz deneyimlemişizdir. </p>



<p>Ayrıca yapılan başka bir araştırmada ise bazı<a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/renklerin-anlamlari-psikolojik-bakis-ve-kromoterapi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"> renkler</a>in beyinde bazı merkezleri uyardığı ve bazı salgıların salgılanmasına sebep olduğu bulunmuştur. Örneğin kırmızı renk, vücuda adrenalin salgılayarak vücuttaki heyecanı arttırır (Sözen, 2003). Bu yüzde bu dönemde en fazla görülen renk kırmızı olduğundan kişileri heyecanlandırdığını söyleyebiliriz. </p>



<h2 class="wp-block-heading">Çocuklarda Yılbaşı</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="576" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/12/santa-claus-gaeeeedf68_1280-1024x576.png" alt="Noel" class="wp-image-13886" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/santa-claus-gaeeeedf68_1280-1024x576.png 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/santa-claus-gaeeeedf68_1280-300x169.png 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/santa-claus-gaeeeedf68_1280-768x432.png 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/santa-claus-gaeeeedf68_1280-480x270.png 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/12/santa-claus-gaeeeedf68_1280.png 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Çocuklar birçok şeyi büyüklerini izleyerek yaparlar. Bu yüzden böyle coşkulu günlerde onların da heyecanlandığını görebiliriz. Çünkü özellikle anne babalarını model alarak öğrenirler. Bu yüzden ebeveynlerin bir şeyi kutlarken nasıl bir tutumla yaklaştıkları ve hangi ritüellerle kutladıkları önemlidir.</p>



<p>Çocuk merak eder ve sorar. Ancak ebeveynlerin bu soruları cevaplarken çocuğun yapısına uygun ve tutarlı cevaplar vermesi gerekir. Elbette böyle bayramlar, kutlamalar aile bağlarını güçlendirir. Ancak spiritüel veya anlamsız açıklamalar çocuklarda büyük izler bırakabilmekte. Örneğin çocuğunuz “Noel Baba kim?” diye sorduğunda ne cevap vereceksiniz?  </p>



<p>Eğer bur soruya ona hediyeler getirdiğini söylerseniz o da gerçek olmayan bir şeyden hediye bekleyecektir. Eğer Noel Baba diye bir şeyin olmadığını direkt söylerseniz de şimdiye kadar var olduğunu bildiği bir şey konusunda onu hayal kırıklığına uğratacaktır. Dolayısıyla soruları cevaplarken gerçek dünya ile hayal gücü dünyası arasında bir bağ kurmak önemlidir. Bu yüzden yaşına uygun şekilde Noel Baba’nın bir gelenekten ibaret olduğunu anlatmak daha doğru olabilir.</p>



<p>Aynı şekilde çam ağacının da sembolik bir şey olduğunu, yeni yılı eğlenceli şekilde ağacı süsleyerek girmenin ve birbirimize hediye almanın insanları mutlu ettiğini anlatabiliriz. Ayrıca son güne kadar hediyelerin ağacın altında beklemesi de çocuklarda istediği bir şeyi almak için bazen beklemeleri gerektiğini öğretir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Yılbaşında Yalnızlık Sendromu, “Noel Mavileri” Depresyonu</h2>



<p>Bazı insanlar için bayramlar stres ve gerginlik verir. Özellikle bu ruh hali Noel zamanına denk geldiyse buna “Noel Depresyonu” da denir. Belirtileri mevsimsel duygu durum bozukluklarına benzer ancak aynısı değildir çünkü doğrudan bayramlarla ilgili bir <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/depresyon-soluk-hayatlar/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">depresyon</a>dur.  </p>



<p>Genellikle sosyal geleneklerin dayattığı zorunlu kutlama durumundan kaynaklanır. Eğer kişilerde zaten normal zamanlarda da bir depresyon durumu varsa böyle zamanlarda daha da pekişebilmekte.</p>



<p>Avrupa Panik Atak Bozukluk Derneği tarafından yapılan bir araştırmada insanların %70’inin Noel’i coşkulu bir ruh halinden ziyade kaygılı, stresli ve olumlu beklentilerden uzak normal bir dönem olarak geçirdikleri bulundu. Bunun sebebi olarak da mutsuz bir ruh halinin zorla dayatılan coşkulu bir ortamla daha da mutsuz ettiği gösterilmiş. </p>



<p>Yani kişiler zaten stresli ve gerginken etraflarındaki insanların zorla mutlu olma çabalarından rahatsız oldukları ve daha da içlerine kapandıkları belirlenmiş. Özellikle Noel zamanlarında bu kişiler kendilerini etraflarından iyice soyutlayarak daha kaygılı ve endişeli görünebilirler.</p>



<p>Ancak unutmayın ki herkes kutluyor diye bir şeyi kutlamak zorunda değilsiniz. Veya bir şeyi kutlamak için illaki pahalı eşyalara ve büyük süslere, süslü ağaçlara ihtiyacınız yok. Dini inançlarımız çok farklı olsa da burada amaç birlikte olmak ve başlayacak olan yeni bir yıla umutla girmek.  </p>



<p>Ailecek birlikte film izleyebilir, oyun oynayabilir veya sohbet edebilirsiniz. Sadece içinde bulunduğunuz o güne, o ana önem ve özen göstermek bile sizi mutlu edecektir. Veya tam aksine sakin bir ortam oluşturup yeni yıla dinlenerek girebilirsiniz. Böyle bir gün yokmuş gibi de yaşayabilirsiniz. Önemli olan içimizdeki yaşama heyecanını kaybetmemek değil mi? İnançlar ve gelenekler farklı olsa da gelen sadece yeni bir yıldan ibaret&#8230;</p>



<p>Umarım bu sene dünyada çocukların, <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/kadin/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">kadın</a>ların ve hayvanların zarar görmediği, huzur içinde yaşadığımız, sağlıklı ve umut dolu bir yıl olur. Şimdiden tüm Kazan Kültür okurlarına iyi seneler diliyorum…</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Kaynakça</strong></h2>



<p>Hougaard, A., Lindberg, U., Arngrim, N., Larsson, H. B. W., Olesen, J., Amin, F. M., Ashina M., Haddock, B. T. (2015). Evidence of a Christmas spirit network in the brain: functional MRI study.&nbsp;<em>BMJ,</em>&nbsp;<em>351(h6266)</em>. doi:10.1136/bmj.h6266</p>



<p>Keeler, J. R., Roth, E. A., Neuser, B. L., Spitsbergen, J. M., Waters, D. J. M., &amp; Vianney, J.M. (2015). The neurochemistry and social flow of singing: bonding and oxytocin.&nbsp;<em>Frontiers in Human Neuroscience, 9(518)</em>. doi:10.3389/fnhum.2015.00518&nbsp;</p>



<p>Sansone RA, Sansone LA, Psikopatolojide Noel etkisi, Innov Clin Neuroscienze, 2011;</p>



<p>Sözen, M. (2003) “Sinemada Renk ve Sembolik Anlamlar”, Detay Yayıncılık, Ankara, 1. Baskı.</p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/noel-yeni-yil-ve-psikolojik-etkileri/">Noel, Yeni Yıl ve Psikolojik Etkileri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kazankultur.com/noel-yeni-yil-ve-psikolojik-etkileri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Siberkondri: Çağımızın Popüler Hastalığı</title>
		<link>https://www.kazankultur.com/siberkondri/</link>
					<comments>https://www.kazankultur.com/siberkondri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Beytiye Nur Turhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Dec 2022 10:32:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[siberkondri]]></category>
		<category><![CDATA[siberkondrinedir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edavet.com.tr/kazankultur/?p=13017</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaçımız bu hataya düşmedik ki? En ufak bir rahatsızlıkta doktora başvurmak yerine semptomları google'lamak. Size de tanıdık geliyor mu? Ama bunun ötesi de var. Gelin siberkondriye daha detaylı bakalım...</p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/siberkondri/">Siberkondri: Çağımızın Popüler Hastalığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Siberkondri, kişilerin internet üzerinden hastalıkları veya semptomları ile ilgili araştırma yapmasıdır. Günlük hayatımızda çoğumuz herhangi bir semptom yaşadığımızda hemen girip internette araştırmaya başlarız. Genel olarak çok da iç açıcı sonuçlar aldığımızı söyleyemeyiz.  </p>



<p>Bireylerin sürekli hastalıkları veya rahatsızlıkları ile ilgili araştırma yapması bir noktada sağlık anksiyetesine yol açar. Diğer bir ihtimal ise <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Hipokondriya" target="_blank" rel="noreferrer noopener">hipokondriya</a> dediğimiz hastalık. Bu durum bireylerin var olan hastalıklarının yanı sıra farklı psikolojik semptomlar geliştirmelerine sebep olabilmekte.</p>



<p>Siberkondriye sahip olan bireyler, sahip oldukları rahatsızlıkları ile ilgili internet üzerinden araştırma yapmaya başlarlar. Ardından kendilerine teşhis koyarlar. Nitekim kendilerine koydukları teşhis ile ilgili tedavi yöntemleri ararlar.  </p>



<p>Bu tedavi yöntemleri bazen bitkisel, meditasyon, akupunktur gibi alternatif tıp tedavilerini de içerebiliyor. Dolayısıyla bu durum oldukça riskli sonuçlara yol açabiliyor.</p>



<p>Siberkondride birey, hastalığına teşhis koyup rahatlamak veya önlem almak için internete giriyor. Fakat okudukları onda yeniden başka <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/sosyal-kaygi-tanisi-belirtileri-ve-bireysel-etkileri" target="_blank" rel="noreferrer noopener">kaygı</a>lar meydana getiriyor ve tekrar aramaya başlıyor. Bu şekilde bir kısır döngünün içinde buluyor kişi kendini.</p>



<p>Her ne kadar internet bağımlılığı ve sağlık anksiyetesi patolojik bir problem olsa da; yeni bir kavram olduğu için Amerikan Psikiyatri Derneği henüz DSM-V kriterlerine bu bozukluğu dahil etmiş değil. Halk arasında bilinen &#8220;hastalık hastalığı&#8221; tabirine benzese de biraz daha internet üzerindeki araştırmalarla ilgili olduğu için farklı bir içeriğe sahiptir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Siberkondri ve Tıp Dünyası</h2>



<p>Siberkondri bireyler rahatsızlıklarını bir doktora başvurmadan önce internetten araştırmayı tercih ederler. Hatta bazen bir doktora başvursalar bile yine de internette okuduklarına daha fazla güvenirler. Genelde interneti referans aldıkları için tıp dünyasına güvensiz olduklarını söyleyebiliriz.  </p>



<p>Duydukları yoğun kaygı, kişileri gerçekten hasta olmasalar bile internetteki tedavi yöntemlerini kullanmaya itebilir. Bu nedenle kullanılan alternatif tıp veya bilinçsiz ilaç seçimi gibi olasılıklar riskli durumlara sebep olabilir. Özetle siberkondrinin hasta-doktor güven ilişkisine zarar verdiğini söyleyebiliriz.</p>



<p>Siberkondri bireyler doktora gitseler bile, doktorun söylediklerine inanmazlar ve tartışma durumuna girebilirler. Araştırdıkları bilgilerin doğrultusunda, doktorla inatlaşırlar; kendi bildikleri teşhis ve tedavi yöntemini uygulaması konusunda ısrarcı olurlar.</p>



<h2 class="wp-block-heading">İnternetteki Yanlış Bilgiler </h2>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="960" height="590" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/11/earth-2254769_960_720.jpg" alt="siberkondri" class="wp-image-13420" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/earth-2254769_960_720.jpg 960w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/earth-2254769_960_720-300x184.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/earth-2254769_960_720-768x472.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/earth-2254769_960_720-480x295.jpg 480w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></figure>



<p>İnternete yalnızca bir rahatsızlığınızı yazıp tıkladığınızda bile birçok tanı karşınıza çıkabilir. Yani size yakın bir tanı bulmak yalnızca birkaç dakikanızı alabilir. Ancak bu sonuçlar farklı kişilere ve farklı tahlil sonuçlarına dayanır. Bu nedenle gereksiz bir anksiyeteye ve paniğe sebep olması mümkün.</p>



<p>Artan teknoloji kullanımı ile beraber artık herkes rahatça internette bilgi paylaşabilmekte. Böylelikle sınırsız bilgi paylaşımına ulaşabilmektedir. Bu yüzden sağlık alanında doğru ve güvenilir bilgiye sahip olmayan insanlar bile herhangi bir içerik üretebilirler. Bu durum her alanda olduğu gibi sağlık alanında da bilgi kirliliğine sebep olmaktadır.</p>



<p>Ayrıca kişilerin deneyimlerini paylaştıkları yorum platformları da bu konuda oldukça risklidir. Bu tarz platformlara herhangi bir hastalık ismi bile yazsanız kişilerin deneyimlerini, doktorlarını ve yapılan tedavileri detaylı şekilde yazdıklarını görebilirsiniz.  </p>



<p>Siberkondri kişiler her bireyin farklı olduğunu, tedavi yöntemlerinin kişiye özgü olduğunu unutup bu tarz sitelerde oldukça vakit geçirebilirler. Sadece okumakla kalmazlar. Uygulamaya geçtiklerinde var olan sağlık durumlarının da kötüye gitmelerine sebep olmaktadırlar.</p>



<p>Özellikle forum, blog ve yorum sitelerinde paylaşılan ilaçlar, bitkisel ürünler ve vitaminlerin yarattığı tehlikeler de düşünülmesi gereken konulardan. Ben konu üzerine araştırma yaparken bile bacak ağrılarına “bardak çektirme” işleminin iyi geldiği, ısırgan otunun ciğerleri temizlediği gibi yüzlerce kullanıcı yorumuyla karşılaştım.  </p>



<p>Bu gibi işlemlerin ve alternatif tıp tedavilerinin kişiler üzerinde nasıl yan etkileri olup olmayacağını bilemeyiz. Bu şekilde deneyimlerimizi paylaşmak benzer rahatsızlıklara sahip birine iyilik yapıyormuşuz gibi hissettirse de aslında riskli bir bilgi verdiğimizin bilincinde olmalıyız.</p>



<p>Yapılan araştırmalar incelendiğinde (Tarhan, Tutkun Ünal &amp; Ekinci, 2021) sağlık hakkında yapılan araştırmalarda son dönemlerde oldukça artış görülmüştür. 2019 yılı TÜİK araştırmasında; erkeklerin neredeyse %66&#8217;sı, kadınların ise %74&#8217;ü internet üzerinden sağlıkla ilgili araştırma yapmaktadır.  </p>



<p>Bu oran toplum genelinde neredeyse %70&#8217;e denk gelmektedir. Bu oldukça ciddi bir oran olup internetin endişe ve kaygı arttırabilme potansiyelini doğrular niteliktedir. Ayrıca başka bir araştırmada da internetten kendisine tanı koyan kişilerin yarısından fazlasının muayene edildiğinde yanlış tanı koyduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Siberkondrinin Sebepleri </h2>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="960" height="641" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/11/stress-2902537_960_720.jpg" alt="siberkondri" class="wp-image-13423" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/stress-2902537_960_720.jpg 960w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/stress-2902537_960_720-300x200.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/stress-2902537_960_720-768x513.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/stress-2902537_960_720-720x480.jpg 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/stress-2902537_960_720-480x321.jpg 480w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></figure>



<p>DSM-V’te de çokça kriterlerini gördüğümüz sağlık anksiyetesi, siberkondrinin başlıca sebeplerinden biri olabilir. Hepimiz herhangi bir rahatsızlığımız olduğunda bir an önce çözüm bulmak veya iyileşmek isteriz. Ancak doğru olan doktor muayenesi için bir hastaneye gitmektir.  </p>



<p>Siberkondrisi olmayan bireyler doktora gidip bir nebze rahatlayabilir. Ancak siberkondrik bireyler rahatsızlıklarında önemli bir sorun olmadığını duysalar bile rahatlama yaşamazlar. Tıbbi kaynaklara tam anlamıyla güvenmedikleri için daha fazla internet arayışı yapmaya başlarlar.</p>



<p>Sürekli sağlıkla ilgili bilgi arayışları günlük hayatlarında çok fazla vakit almaya başlar. Bu durum zamanla bireyleri günlük yaşamlarından ve sosyal aktivitelerinden koparır. Bu da yaşam kalitesinin düşmesine sebep olur.  </p>



<p>Sürekli bilgi arayışında olmak onu rahatlatmayacağı için de bir süre sonra kaygısı ve stresi kontrol edilemeyecek bir noktaya gelir. Sonrasında da bu kaygı ve strese bağlı yaşadığı semptomlarını internet üzerinden araştırmaya başlar. Yani özetle bu döngü sürekli devam eder.</p>



<p>Ne yazık ki internette sağlıkla ilgili araştırma yapmanın en önemli sebeplerinden biri de sağlık sistemi. Özellikle Türkiye’de bir kişinin rahatsızlığı ile ilgili hastaneden randevu bulabilmesi ortalama 2-3 haftayı buluyor. Daha hızlı bir çözüm bulmak için özel bir hastaneye gitmek istese de ekonomik açıdan gitmesi pek mümkün olmuyor. Bu nedenle bireyler ister istemez anlık rahatlamak için en kolay internete başvuruyor. </p>



<p>Özellikle öz kontrolü düşük olan kişilerde de fazlaca görüldüğünü söylemek mümkün. Çünkü kontrol edemedikleri bir davranış söz konusu. Siberkondri bireylerde kişinin fiziksel değişimlerine de oldukça hassas olduğunu söyleyebiliriz. Kişi vücudundaki minik değişimin hemen farkına vardığında stres seviyesi artmaya başlar. Bu da zamanla yüksek tansiyona, ağrılara ve bağışıklık sisteminin etkilenmesine sebep olabilir.  </p>



<h2 class="wp-block-heading">Siberkondri Nasıl Önlenebilir? </h2>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/11/siberkondri.jpg" alt="Siberkondri" class="wp-image-13427" width="840" height="560" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/siberkondri.jpg 612w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/siberkondri-300x200.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/11/siberkondri-480x320.jpg 480w" sizes="(max-width: 840px) 100vw, 840px" /></figure>



<p>Siberkondri henüz DSM-V’te yer almadığı için tanı kriterlerini söylemek mümkün değil. Ancak 2000 yılından sonra tıp literatüründe yer almaya başladığını söyleyebiliriz. Teknolojiyle beraber yaygınlığının artacağını düşünürsek bir an önce hem psikolojik hem de tıbbi alanlarda eğitimlerinin ve bilgilendirmelerinin yapılması gerekiyor. Böylece belki de hem önleyici hem de etkili tedavi yöntemleri üretebiliriz.</p>



<p>Bence siberkondrinin en kritik çözüm yöntemlerinden biri de bilinçli internet kullanımı. Sadece sağlık alanında değil, internette her alanda bilgi sahibi olmak mümkün. Ancak bu bilgiler her zaman doğru kullanılmıyor. Bu nedenle interneti kötüye kullanmama konusunda bilinçli bir kullanıcı olmak gerekir. Özellikle sağlık alanında daha kontrollü biçimde araştırma yapmak etkili bir önlem olabilir.</p>



<p>İnternette sağlıkla ilgili araştırma yapmak bazen çok önemli olmayan semptomlarınıza fazlasıyla <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/panik-bozukluk-panige-sarilmak" target="_blank" rel="noreferrer noopener">panik</a> olmanıza sebep olur. Bazen de aslında önem vermeniz gereken rahatsızlıkarınızı fazla hafife almanıza da sebep olabilmekte. Örneğin; erken teşhis edilebilecek ve önlem alınabilecek bir hastalığınız varken, birkaç yorum sitesinde bunun normal olduğu kanısına vararak göz ardı edebilirsiniz.  </p>



<p>Ayrıca bireyde zaten var olan farklı psikopatolojik durumlar da siberkondriyi tetikleyebilir. Daha yoğun yaşanmasına da sebep olabilir. Örneğin, <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/depresyon-soluk-hayatlar" target="_blank" rel="noreferrer noopener">depresyon</a> veya anskiyete tanısı koyulan bireylerde siberkondri daha fazla görülebilir. Bu gibi durumlarda gereken uzmana başvurulması önerilmekte.</p>



<p>Özetle, tedaviler ve hastalıkların bireye özgü olduğunu bir kez daha hatırlayalım. Rahatsızlıklarımızın için önce bir uzmana başvurmayı unutmayalım.  </p>



<p>Teknolojinin gelişmesiyle beraber teknoloji bağımlılığının da gitgide artacağının farkında olmalıyız. İnternette sağlık araştırmalarına bağlı olarak siberkondrinin daha yaygın ve patolojik hale gelebileceğini unutmamalıyız.  </p>



<p>İnternet sizi tanımaz; kan değerlerinizi, tahlil sonuçlarınızı bilemez. Unutmayın ki bilgi paylaşmak artık çok kolay, güvenli kaynakları arayıp bulmak yalnızca sizin elinizde.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-kaynakca">Kaynakça</h2>



<p>Erdi Bahadır. (2021). Çevrimiçi sağlık arama davranışı (siberkondri) üzerine bir gözden geçirme. <em>Klinik Psikoloji Dergisi</em>, <em>5</em>(1), 79–85.</p>



<p>TARHAN, N., TUTGUN-ÜNAL, A., &amp; EKİNCİ, Y. (2021). Yeni Kuşak Hastalığı Siberkondri: Yeni Medya Çağında Kuşakların Siberkondri Düzeyleri İle Sağlık Okuryazarlığı&nbsp; İlişkisi. <em>OPUS Uluslararası Toplum Araştırmaları Dergisi</em>, <em>17</em>(37), 4253–4297. https://doi.org/10.26466/opus.855959</p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/siberkondri/">Siberkondri: Çağımızın Popüler Hastalığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kazankultur.com/siberkondri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Renklerin Anlamları: Psikolojik Bakış ve Kromoterapi</title>
		<link>https://www.kazankultur.com/renklerin-anlamlari-psikolojik-bakis-ve-kromoterapi/</link>
					<comments>https://www.kazankultur.com/renklerin-anlamlari-psikolojik-bakis-ve-kromoterapi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Beytiye Nur Turhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Sep 2022 21:38:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[kromoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[kromoterapinedir]]></category>
		<category><![CDATA[renklerinanlamları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edavet.com.tr/kazankultur/?p=9483</guid>

					<description><![CDATA[<p>Renklerin anlamları üzerine konuşuyoruz bu yazıda ve kromoterapiye göz atıyoruz... Keyifli Okumalar!</p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/renklerin-anlamlari-psikolojik-bakis-ve-kromoterapi/">Renklerin Anlamları: Psikolojik Bakış ve Kromoterapi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>&#8220;Renklerin Anlamları&#8221; üzerine konuştuğumuz yazımız sizlerle&#8230; </p>



<p>Renklerin içinde yüzdüğümüz bir hayatımız var ve bu renk havuzunun bize etkileri hem fizyolojik ve hem de psikolojik yönden kaçınılmaz. Duvarları simsiyah olan bir odada uzun süre oturduğunuzda hissettiklerinizi ve renkli bir koridorda hissettiklerinizi karşılaştırın. Hangisinde olmayı daha çok tercih edersiniz? Yazımın devamında bu renklerin spesifik etkilerini ve bu etkilerin psikolojide nasıl fayda sağladığını inceleyeceğim. Oldukça renkli bir yazı sizleri bekliyor. </p>



<p>Şimdi biraz düşünelim&#8230; Evinizin duvarları ne renk, en çok hangi rengi giymeyi seversiniz? Bu sorulara verdiğiniz cevaplar sizin belki de etrafınıza farkında olmadan ilettiğiniz mesajları ya da kendi kişiliğinizden bazı ipuçlarını içerir. Bu sayede taşıdığımız renkler etrafımızdaki insanlarla olan iletişimlerimizi etkiler ya da renkler vücudumuzda istemsiz fizyolojik tepkilere sebep olur. Örneğin, yapılan araştırmalara göre bazı renkler kan basıncını veya kalp atışını arttırmaktadır. </p>



<p>Tıpkı insanların olduğu gibi renklerin de psikolojik etkileri ve enerjileri var aslında. Bu yüzden reklam şirketleri, markalar ve mimarlar renklerin insan psikolojisi üzerine olan etkilerinden faydalanırlar. Böylece rengin müşterinin mekanda kalma süresine olan etkisini veya iştahına olan etkisini ölçmeye çalışırlar.  </p>



<p>Çoğunlukla markaların kullandığı renkler zamanla marka kimliği ile eşleşir ve yakınlık hissi vermeye başlar. Renkler hislerimizi uyandırır. Örneğin; bazıları heyecan ve enerji verirken bazı renkler ciddiyet, sakinlik veya dinginlik verir. Bu hisler kişilerin içinde yaşadığı kültürle beraber zihindeki anılara yerleşen renkler ile kişiden kişiye farklılık gösterebilmekte. Böylece renkleri zihnimizde yorumlama şeklimize <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Renk#Renklerin_alg%C4%B1ya_etkisi" target="_blank" rel="noreferrer noopener">“renk algısı”</a> deriz. </p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-kulturel-ve-temel-nedenler">Kültürel ve Temel Nedenler</h2>



<p>Renkler bazen farklı kültürler tarafından farklı algılanır. Çünkü bazı kültürde renklere farklı anlamlar yüklenmiştir. Örneğin, kırmızı çoğu ülkede aşkın ve romantizmin simgesi olup sevgililer gününde sıkça kullanılsa da Suudi Arabistan’da hediye dükkanlarında veya çiçekçilerde kullanılması yasaklanmıştır. Çünkü insanları yasa dışı veya ahlak dışı ilişkilere teşvik ettiği düşünülmekte. Ayrıca Çin’de de kırmızı, kan rengini ve yaşamı ifade ettiğinden evlenme merasimlerinde gelin ve damadın kıyafetlerinde oldukça kullanılmakta.  </p>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/09/61mOrbZ0L-717x1024.jpg" alt="renklerin anlamları" class="wp-image-10162" width="842" height="1203" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/61mOrbZ0L-717x1024.jpg 717w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/61mOrbZ0L-210x300.jpg 210w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/61mOrbZ0L-768x1097.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/61mOrbZ0L-480x686.jpg 480w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/61mOrbZ0L.jpg 952w" sizes="(max-width: 842px) 100vw, 842px" /></figure>



<p>Diğer yandan küçükken kız çocuklarına giydirilen renkler pembe veya mor iken erkek çocuklarına genelde mavi ve siyah giydiriliyor. Çünkü özellikle bebeğin cinsiyetinin öğrenildiği hamilelik sürecinden itibaren cinsiyetine özgü varsayılan renklerle donatılmaya başlanır. Bu durumun cinsiyetçilik üzerinde etkileri yetişkinlikte de devam eder. Yukarıdaki görsel bir cinsiyet partisi afişinden&#8230; Gördüğünüz gibi afişe &#8220;girl or boy&#8221; yazılmamış. Onun yerinde kız oluşunu pembe renk ile erkek oluşunu mavi renk ile adlandırmışlar.  </p>



<h2 class="wp-block-heading">Renklerin Anlamları</h2>



<div class="wp-block-group is-layout-flow wp-block-group-is-layout-flow">
<div class="wp-block-group is-layout-flow wp-block-group-is-layout-flow">
<h3 class="wp-block-heading" id="h-beyaz">Beyaz </h3>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="960" height="640" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/09/beyaz.webp" alt="renklerin anlamları" class="wp-image-10301" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/beyaz.webp 960w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/beyaz-300x200.webp 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/beyaz-768x512.webp 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/beyaz-720x480.webp 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/beyaz-480x320.webp 480w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></figure>
</div>
</div>



<p>Renklerin anlamları başlığı altında ilk olarak beyaz renge göz atalım. Saflık, temizlik veya ferahlık dendiğinde çoğumuzun aklına beyaz renk gelir. Bu yüzden temizlik ürünlerinin reklamlarında ve ilaç sektöründe beyaz renk ağırlıklı olarak kullanılmakta. Ayrıca asalet, zariflik ve soğukkanlılığı çağrıştırdığından bazı soğuk ortamlarda (toplantı odaları gibi) tercih ediliyor. Çünkü beyaz renk kullanımı; sakinleştirici, uyarısız, ferah bir ortam yaratır.</p>



<h3 class="wp-block-heading" id="h-siyah">Siyah </h3>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="960" height="640" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/09/siyah.webp" alt="renklerin anlamları" class="wp-image-10302" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/siyah.webp 960w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/siyah-300x200.webp 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/siyah-768x512.webp 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/siyah-720x480.webp 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/siyah-480x320.webp 480w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></figure>



<p>Siyah iş ortamında gücü ve statüyü ifade ederken, günlük hayatımızda ise bazen yas ortamını çağrıştırabilmekte. Bazen de resmiyeti, şıklığı ve klaslığı ifade eder. Bu yüzden araba şirketleri tarafından sıklıkla tercih edilen renkler arasında siyah. Fakat karanlığı, bilinmezliği içerdiğinden kişilerde genellikle depresif ve karamsar bir ruh hali de yaratabiliyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading" id="h-mavi">Mavi </h3>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="960" height="594" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/09/mavi.jpg" alt="renkler ve psikolojik anlamları" class="wp-image-10304" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/mavi.jpg 960w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/mavi-300x186.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/mavi-768x475.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/mavi-480x297.jpg 480w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></figure>



<p>Renklerin anlamları bizler de birbirinden farklı etkiye yol açıyor. Örneğin, denize baktığında vücudunuzda bir şeylerin yavaşladığını hissettiğiniz oldu mu? Muhtemelen çoğumuz o rahatlatıcıyı etkiyi bir kere yaşamışızdır. Eğer yaşamadıysanız ilk deniz gördüğünüz an şöyle bir sakinleşip izleyin. Çünkü mavi renk rahatlatıcı bir etki sağlar.  </p>



<p>Sonsuzluğu ve özgürlüğü yansıtır mavi. Aynı zamanda özellikle satın alma kısmında diğer renklere göre tüketiciyi almaya teşvik eder. Bu yüzden bazı firmaların çalışanlarının kıyafetleri mavidir. Temizlik ve hijyen gibi algılandığından temizlik ürünleri şirketleri tarafından oldukça kullanılmaktadır. Bunlarla beraber, mavinin iştah kestiği yönünde bilgiler de mevcut.</p>



<h3 class="wp-block-heading" id="h-yesil">Yeşil </h3>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="960" height="540" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/09/yesil.jpg" alt="renklerin anlamları" class="wp-image-10306" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/yesil.jpg 960w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/yesil-300x169.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/yesil-768x432.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/yesil-480x270.jpg 480w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></figure>



<p>Yeşil&#8230;  Doğayı yansıtır yeşil ve doğa demek huzur demektir. Aynı zamanda güven ve denge hissettirir. Ancak çok uzun süre yeşil bir ortamda durmak fazla rahatlıktan umursamazlık ve yorgunluk hissi verebilmekte. Renklerin anlamları çeşitlilik gösterdiğinden yeşil renk, aynı zamanda statü ve zenginliği de ifade eder. Bu nedenle kahve şirketleri ve bankalar tarafından kullanılan renkler arasındadır yeşil. </p>



<h3 class="wp-block-heading" id="h-kirmizi">Kırmızı </h3>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="960" height="640" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/09/kirmizi.jpg" alt="renkler ve psikolojik anlamları" class="wp-image-10307" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/kirmizi.jpg 960w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/kirmizi-300x200.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/kirmizi-768x512.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/kirmizi-720x480.jpg 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/kirmizi-480x320.jpg 480w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></figure>



<p>Kırmızı hepimizin bildiği gibi canlılık ve dinamizm demektir. Muhakkak iştah açıcı bir özelliği olduğunu da duymuşsunuzdur kırmızının. Fark ettiyseniz bazı içecek firmaları ve çikolatalar yoğun oranda kırmızı renk kullanırlar. Bu yüzden de lokantalarda ve marka logolarında sıklıkla tercih ediliyor. Ayrıca azim ve kararlılığı yansıtır kırmızı. Fakat uyarıcı bir renk olduğu için sıklıkla dikkat çekmek için kullanılmakta. </p>



<p>Anlaşıldığı gibi renklerin anlamları gibi her renk kendisi için de farklı anlamları barındırıyor. Mesela kırmızı renk kan rengi olduğundan kişide sağlıkla ilgili çağrışımlar yapabiliyor. Bazı spor ürünleri üreten firmalar bu rengi tercih eder. Bu renk yaşam isteği ve metabolizma hızı ile eşleştirilir ve kişiye bir enerji verir. Sıcak ve pozitif bir renk olduğu için kişiyi harekete geçirip motive edebilmekte. Özgüven eksikliği hissedilen kişilerde kırmızı giymek tavsiye edilebilir.</p>



<p>Elbette ki kırmızının aşka olan etkisini göz ardı etmek mümkün değil. Bunun en güzel örneği sevgililer günüdür. Kırmızı renk cazip ve çekici algısı yaratır.</p>



<h3 class="wp-block-heading" id="h-sari">Sarı </h3>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="960" height="638" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/09/sari.jpg" alt="kromoterapi nedir" class="wp-image-10309" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/sari.jpg 960w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/sari-300x199.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/sari-768x510.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/sari-720x480.jpg 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/sari-480x319.jpg 480w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></figure>



<p>Sarı rengin en önemli özelliği beyinde serotonin salgılanmasına sebep olmasıdır. Bildiğimiz üzere serotonin mutluluk hormonudur. Bu nedenle sarı renk mutluluğun rengidir. Parlak ve çekici bir renktir. Aynı zamanda sarı renk, üretim ve verimliliği etkiler. Bu nedenle mutfakların bazı noktalarında kullanılması önerilmekte. Bunun yanı sıra, özellikle neşe verdiği için kreş veya anaokullarında tercih edilmektedir.</p>



<p>Sarı renk bilgiyi veya bilgeliği de yansıtır. Çünkü genelde beynin sol lobu yani daha çok sözel ve mantıksal zekanın olduğu taraf ile eşleştiğinden &#8220;aklın rengi&#8221; gibi nitelendirilmekte.</p>



<p>Peki neden taksiler sarıdır? Çünkü sarı renk aynı zamanda geçici bir durumu ifade eder. Taksilere de geçici bir durum için ihtiyacımız vardır. Ya da trafik ışıklarında sarı kırmızıdan yeşile geçişi simgeler. Bu bağlamda restoranlarda veya mağazalarda sarı renk müşteriyi kaçırmamak için tercih edilmez.</p>



<p>Uyarıcı ve dikkat çekici olduğundan sarı renk trafik levhalarında veya yaya geçitlerinde oldukça kullanılan bir renk. Bu açıdan stres ve endişe yaratan bir renk olarak da bilinmekte.</p>



<h3 class="wp-block-heading" id="h-mor">Mor </h3>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="960" height="640" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/09/mor.jpg" alt="kromoterapi nedir" class="wp-image-10311" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/mor.jpg 960w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/mor-300x200.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/mor-768x512.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/mor-720x480.jpg 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/mor-480x320.jpg 480w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></figure>



<p>Mor melankolik bir etki vermesine rağmen itibarı temsil eder. Yapılan araştırmalar bu rengin nevrotik duygulara sebep olduğunu bulmuştur. Özellikle <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/depresyon-soluk-hayatlar" target="_blank" rel="noreferrer noopener">depresyon</a>, melankoli, korku gibi durumlarda tercih edilen bir renk. Morun koyu tonları özellikle bilinçaltında korku ve kaygıya sebep olabilmekte. Bu yüzden depresyona eğilimli kişilerde mor sevgisi fazla görülebilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading" id="h-pembe">Pembe </h3>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="960" height="640" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/09/pembe.jpg" alt="kromoterapi nedir" class="wp-image-10312" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/pembe.jpg 960w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/pembe-300x200.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/pembe-768x512.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/pembe-720x480.jpg 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/pembe-480x320.jpg 480w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></figure>



<p>Pembe hayal dünyasını, rahatlığı ve sağlıklı görünmeyi yansıtır. Ancak pembe renk ciddiyeti pek temsil etmediğinden çalışma ortamlarında tercih edilmez.</p>



<p>Barbie bebeklerden ve Victroia Secret’tan kaynaklı sürekli genç kalma hissi verebilmekte ve feminen çağrışımlara sebep olur. Özellikle kız çocukları ile ilgili ürünlerde kullanıldığından zaman zaman eleştirilere maruz kalan bir renktir.</p>



<h3 class="wp-block-heading" id="h-turuncu">Turuncu </h3>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="960" height="629" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/09/turuncu.webp" alt="kromoterapi " class="wp-image-10314" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/turuncu.webp 960w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/turuncu-300x197.webp 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/turuncu-768x503.webp 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/turuncu-480x315.webp 480w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></figure>



<p>Bildiğimiz üzere turuncu, kırmızı ve sarı rengin birleşiminden oluşur. Bu nedenle aslında her iki renkten de izler taşır.</p>



<p>Sarıya benzer şekilde dışa dönüklüğü ve neşeyi temsil eder. Sarı ve kırmızı arasında kalan neşe verici, sıcak bir renktir. Küçük detaylarda kullanıldığında yaratıcılık ve enerji katar. Ancak çok fazla turuncu kullanıldığında sinir sistemi ters etki yaparak daha asosyalliğe de sebep olabilmekte.</p>



<p>Turuncu renk biraz kişilere ulaşılabilirlik hissi verir. Ayrıca bu rengin hakim olduğun restoran veya dükkanlar kişileri kendilerine çekerler. Ayrıca indirim haberlerinde de çoğunlukla turuncu renk kullanıldığını görüyoruz.</p>



<h3 class="wp-block-heading" id="h-kahverengi">Kahverengi </h3>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="960" height="640" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/09/kahverengi.jpg" alt="" class="wp-image-10315" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/kahverengi.jpg 960w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/kahverengi-300x200.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/kahverengi-768x512.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/kahverengi-720x480.jpg 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/09/kahverengi-480x320.jpg 480w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></figure>



<p>Kahverengi, toprağın rengi olduğundan doğallığın rengi demek de yanlış olmaz ona. Ancak çok uzun süre kahverengiye maruz kalmak bunaltıcı bir etkiye yol açabilmekte. Bu yüzden çok yoğun olarak kullanılmaktansa tamamlayıcı renk olarak kullanılması tercih ediliyor bu rengin.</p>



<p>Örneğin, kahverengi yerlerde uzun süre oturmak istemez kimse. Bu yüzden fast food restoranlarında oldukça fazla kullanılmaktadır. Bunun nedeni insanların hızlıca tüketmeleri ve mekanı yeni müşterilere bırakmalarını sağlamaktır.</p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-renklerin-anlamlari-uzerine-arastirmalar">Renklerin Anlamları Üzerine Araştırmalar</h2>



<p>Klasik koşullanma ile birlikte bazı renkler kişisel deneyimlerimiz ile eşleşebilir. Örneğin kötü anılarınızın olduğu çocukluğunuzdan sarı bir bina düşünün. Klasik koşullanmada bu sarı binanın içinde üzüldüğünüz veya kötü hissettiğiniz anıları tekrar tekrar yaşadığınızdan zamanla beyniniz maddesel kavram ile duygusal-fiziksel durumunuzu eşleştirir.  Bu yüzden sarı renk muhtemelen sizin tekrar yaşamak istemediğiniz anıları aklınıza getirecek ya da sizde kötü bir his bırakacak.</p>



<p>Bazı araştırmalar ise renklerin kişilerin savunma ve karar verme mekanizmaları gibi mekanizmalarını etkileyebileceğini söylüyor. Yapılan bir araştırma, sarı renkli plasebo bir hapın mavi renkli plasebo diğer hapa göre daha etkili olduğunu söylüyor. Benzer şekilde, futbol maçlarında kullanılan forma renkleri takıma olan ilgiyi bile etkileyebiliyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Renklerle Terapi, Kromoterapi</h2>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="Yaşam Alanlarında Kromoterapi (Renk Terapisi)" width="800" height="450" src="https://www.youtube.com/embed/w31bfrgu-Mc?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p>Günümüzde renklerle şifa yöntemleri olarak nöropsikiyatrist&nbsp;Christian Agrapart tarafından geliştirilen kromoterapi (koloroloji) kullanılır. Kromoterapi renklerin iyileştirici etkilerinden yararlanarak kişiye destek sağlar ve metabolizma hızını etkiler. </p>



<p>Günlük hayatımızda hem iş ortamı hem de ev ortamı farklı renklerle donatılmadığında ve yeterince dışarıda vakit geçirlimediğinde vücut bu renklerin etkisinden mahrum kalabilir. Böyle durumlarda renklerden faydalanmak ruhumuza faydalı olabilmekte.  </p>



<p>Bu<a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/grup-psikoterapisi-iyilestirici-bir-guc" target="_blank" rel="noreferrer noopener"> tedavi yöntemi</a>nde her rengin farklı bir etkisi ve enerjisi vardır. Örneğin, vücudu canlandırmak için kırmızı, sinirleri uyandırmak için sarı, enerjiyi yükseltmek için turuncu, sakinleştirmek için de mavi tonları kullanılıyor. </p>



<p>Güneş enerjisinin ve renklerin yeterince alınmadığı durumlarda, bazı şarjlı sular, renkli şuruplar ve reiki gibi yöntemlerle vücuda renk enerjisi verilmekte. Çünkü aslında renk dediğimiz şey bir tür elektromanyetik enerjidir. Bu enerji nesnelerden farklı dalga boylarında yansır ve güzümüz tarafından algılanır. Dolayısıyla değişik frekans ve dalga boylarındaki ışıklar vücudun farklı bölgelerine enerji verir. </p>



<p>Renk terapistleri renkleri kullanarak vücut enerjisini değişitirip birçok fiziksel ve ruhsal hastalığa iyi geleceğini düşünüyorlar. </p>



<p>Her ne kadar popüler olsa da, bu tedavi yöntemleri bilimsel temelli olmadığından psikologlar tarafından fazla kullanılmıyor. Çoğunlukla terapi yöntemlerine yardımcı bir yöntem olarak kullanılıyor. Çünkü renklerin kişilerdeki izlerinin kültürden kültüre, kişiden kişiye değişebileceğinden bahsetmiştik. Ayrıca yapılan sınırlı araştırmalar da renklerin bu kadar abartılmasını şüpheye düşürüyor.  </p>



<p>Bazı psikologlara göre bu durum bir plasebo etkisi bile olabilir. Mavi rengin sakinleştirdiğini biliyor olmak, kişiyi gerçekten sakinleştirmese bile buna inandığından sakin hissedebilir. Dolayısıyla bu konuyla ilgili çok daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğu kesin.</p>



<p>Herkesin içinde bulunduğunda kendisini iyi hissettiği bazı renkler vardır ve bu renkler kişiden kişiye göre değişir. Bu yüzden her rengin sizde bir etki vermesini beklemek doğru olmayabilir. Yani psikolojik olgular kişiden kişiye göre değişir ve genellemek doğru değildir.  </p>



<p>Fakat yukarıda bahsedilen tüm bilgiler yapılan araştırmalarda kişilerde benzer etkiler yarattığından bu etkilerden faydalanılabilir. Ayrıca bir rengin bile onlarca tonunun olduğunu ve bu tonların bile farklı etkiler verebileceğini unutmamak gerekir. Yani yeşil huzur veriyor diye yeşilin bütün tonlarından huzur vermesini beklemek de doğru bir yaklaşım olmayabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kaynakça</h2>



<p>Husaina, N., Srivastava, D. K., &amp; Trak, T. H. (2018). Healing and therapy with colors.&nbsp;<em>Indian Journal of Scientific Research</em>,&nbsp;<em>9</em>(1), 31-33.</p>



<p>Sembian, N., &amp; Aathi, M. K. (2015). Chromo therapy: healing power of colors.&nbsp;<em>i-Manager&#8217;s Journal on Nursing</em>,&nbsp;<em>5</em>(4), 6.</p>



<p>Wikipedia contributors. (2005, May 13). <em>Renk</em>. Vikipedi. Retrieved September 9, 2022, from https://tr.wikipedia.org/wiki/Renk#Renklerin_alg%C4%B1ya_etkisi</p>



<p>Wikipedia contributors. (2021, June 2). <em>Renk teorisi</em>. Vikipedi. Retrieved September 9, 2022, from https://tr.wikipedia.org/wiki/Renk_teorisi</p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/renklerin-anlamlari-psikolojik-bakis-ve-kromoterapi/">Renklerin Anlamları: Psikolojik Bakış ve Kromoterapi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kazankultur.com/renklerin-anlamlari-psikolojik-bakis-ve-kromoterapi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ted Bundy: Amerikan Seri Katillerinin Öncüsü</title>
		<link>https://www.kazankultur.com/ted-bundy-amerikan-seri-katillerinin-oncusu/</link>
					<comments>https://www.kazankultur.com/ted-bundy-amerikan-seri-katillerinin-oncusu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Beytiye Nur Turhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 02 Jul 2022 21:14:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[tedbundy]]></category>
		<category><![CDATA[tedbundybelgesel]]></category>
		<category><![CDATA[tedbundyinceleme]]></category>
		<category><![CDATA[tedbundykimdir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edavet.com.tr/kazankultur/?p=6982</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ted Bundy Amerikalı seri katil. Ardında birçok soru işareti bırakan ve hakkında çalışmalar devam eden seri katil hakkındaki psikoloji incelememiz sizlerle. </p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/ted-bundy-amerikan-seri-katillerinin-oncusu/">Ted Bundy: Amerikan Seri Katillerinin Öncüsü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Ted Bundy, Temple Üniversitesi ve Washington Üniversitesi gibi okullarda hukuk, psikoloji alanında eğitimler alan ve onur öğrencisi olarak nitelendirilen oldukça başarılı, çalışkan ve eğitimli biri. Onu gören herkes; kibar, yakışıklı ve oldukça etkili bulmaktaydı. Ancak Ted göründüğü kadar masum değildi. Gelin, önce onu biraz daha yakından tanıyalım. Sonrasında ise yaşananların psikolojik arka planını değerlendirelim. </p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-ted-bundy-kimdir">Ted Bundy kimdir?  </h2>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/06/ted-bundy-kimdir-unlu-seri-katilin-hayati-ve-cinayetleri-768x461-1.jpg" alt="ted bundy" class="wp-image-7072" width="838" height="503" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/06/ted-bundy-kimdir-unlu-seri-katilin-hayati-ve-cinayetleri-768x461-1.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/06/ted-bundy-kimdir-unlu-seri-katilin-hayati-ve-cinayetleri-768x461-1-300x180.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/06/ted-bundy-kimdir-unlu-seri-katilin-hayati-ve-cinayetleri-768x461-1-480x288.jpg 480w" sizes="(max-width: 838px) 100vw, 838px" /></figure>



<p>Ted Bundy, gerçek adı Theodore Robert Bundy olan gelmiş geçmiş en popüler seri katillerden biri. 1946 Amerika doğumlu olan Ted Bundy, 20li yaşlarında vahşice cinayetlerini işlemeye başlıyor. Amerika’nın çeşitli noktalarında, çok sayıda genç kızı önce dahiyane yöntemlerle kaçırıp sonrasında ise öldürüyor. O, yargılandığında işlediği 30 cinayeti itiraf ediyor. Fakat 70&#8217;li yıllarda kaybolan ve bulunamayan kadınlar göz önüne alındığında, bu sayının 30&#8217;dan fazla olduğu düşünülmekte. </p>



<p>Ted Bundy yakışıklı, karizmatik ve eğitimli oluşunu kurbanlarını etkilemek ve insanlar tarafından şüphe çekmemek için kullanmakta oldukça başarılıydı. Bu yüzden diğer seri katillerden oldukça farklı bir karakterde. Genelde halka açık üniversite kampüsü, park gibi yerlerde bazen sakatlanmış biri gibi bazen de polis gibi taklit yaparak kurbanlarından arabasına eşlik etmeleri için yardım istiyor. Böylece özellikle otorite polis figürünü kullanarak kurbanlarının güvenini kazanıyor. Bazen kurbanlarını öldürüp bıraktıktan sonra tekrar çürümüş bedenlerini ziyarete geliyor ve cinsel eylemler gerçekleştiriyor. </p>



<p>Ted Bundy yakalandıktan sonra tüm yargı süresince kendi avukatlığını yapıyor. Bu sebeple zaman zaman kanunları araştırması için kütüphaneye gitmesine izin verilmekteydi. Ancak ilk kaçışını kütüphanenin penceresinden çıkarak gerçekleştirdi. Avukat olarak giyindiği için de ortalıkta dikkat çekmeden izini kaybettirmekteydi. Ted, tekrar yakalanınca daha yüksek korumalı bir hapishaneye yerleştiriliyor. Fakat burada da tünelden kaçmayı başarıyor. Böylece iki kez kaçışının ardından yakalanması ve yargılanması 10 yılı bulan Ted Bundy, 1989 yılında üçüncü yakalanışında işlediği cinayetleri de itiraf edince elektrikli sandalyede infaz ediliyor. </p>



<h2 class="wp-block-heading">Bir Katilin İfadeleri: Ted Bundy   </h2>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="Bir Katilin İfadeleri: Ted Bundy | Resmi Fragman [HD] | Netflix" width="800" height="450" src="https://www.youtube.com/embed/XbIFObuzf2I?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p>Netflix, Ted Bundy için <em>Bir Katilin İfadeleri: Ted Bundy</em> adında harika bir <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/belgesel-film-onerileri-2022" target="_blank" rel="noreferrer noopener">belgesel</a> yayınladı. Bir sezonu 4 bölümden oluşan bu belgesel, Ted Bundy’nin 30.yıl dönümüne özel 2019 yılında yayınlandı. Bundy’nin cinayetlerinin, hayat hikâyesinin ve duruşma sürecinin anlatıldığı belgeselde; gazetecilerin ve polislerin yaptığı röportajlar, haber kesitleri ve ses kayıtları inanılmaz şekilde birleştirilmiş.  </p>



<h3 class="wp-block-heading">Arka Plan: Problemli Çocukluk Dönemi</h3>



<p>Belgesel, Bundy’nin çocukluk döneminden itibaren başlıyor. Akabinde, onun başarılı öğrencilik yılları ile devam ediyor.  </p>



<p>Bundy gayrimeşru doğan bir çocuktu. Annesi bunu ondan yıllarca gizledi ve kendisini annesi olarak değil ablası olarak tanıttı. Bununla beraber babasını ise hiç tanımayan Bundy’nin çocukluğu sıkıntılı geçti. Bundy, yıllarca dedesini babası olarak bilmekteydi. Büyüdüğünde dedesinin tacizci, ırkçı ve cinsiyetçi biri olduğunu söylemişti. Ancak yine de ona hayranlık duyduğunu dile getirmişti. Hatta bir erkeğin ailedeki en önemli kişi olduğu örneğini dedesinden gördüğünü de söylemişti. Ona göre erkek evin direği demekti.  </p>



<p>Bundy’nin ailesi ile yapılan röportajlarda, onun bu hale gelmesinin en büyük sebebin kendileri olduğunu söylediler. Yalanlarla dolu bir çocukluk ve problemli bir aileden bu kadar vahşice olmasa bile sorunlu bir birey olacağı belliydi. Hatta Bundy’nin psikiyatristi, Bundy’nin çocukluk döneminde psikolojik problemlerinin öncülerinin görülmeye başladığını söylemekte. Ancak bu belirtiler görmezden gelinip tedavide geç kalındığından artık dönüşü olmadığını da eklemekte.  </p>



<h3 class="wp-block-heading">Üniversite Yılları</h3>



<p>Bundy Washington Üniversitesi’nde eğitimi sırasında, Stehphanie Brooks adında bir kıza aşık oldu. Onu etkilemek için çok uğraştı. Fakat Stephanie, Ted’in yeterince olgun olmadığını düşündüğü için onu terk etti. Terkedildikten sonra Ted okulu bıraktı. Bu süreçte zaten psikolojik olarak iyi değilken bir de çocukluğuyla ilgili gerçekleri öğrendi. Tüm bu olaylar Ted’in hayatında bir dönüm noktası oldu. Böylelikle şeytani bir yönü ortaya çıkmaya başladı. Artık etrafındaki bütün kadınlar onun için bir düşmandı. </p>



<p>Kendisini toparlayıp üniversiteye tekrar dönen Ted, eğitimini tamamladıktan sonra Stephanie ile tekrar karşılaştı. Bu karşılaşmada Stephanie ondan çok etkilendi çünkü Bundy başarılı bir öğrenci ve yakışıklı bir adamdı. Ancak tam Ted ile evlilik yoluna girecekleri sırada, bu sefer de Ted onu terk etti. Çünkü artık istediği kadını elde edebileceğini öğrenmişti ve intikamını da almıştı. O günden sonra vahşice cinayetlerini işlemeye başladı.  </p>



<h3 class="wp-block-heading">Artan Kayıp Vakaları</h3>



<p>70&#8217;li yıllarda Stephanie’ye benzer profilde genç kayıp kız vakaları artış göstermekteydi. Bu durumdan hareketle polisler bir seri katilin olabileceğinden şüphelenmeye başladı. Ancak bulunan cesetlerde katile dair herhangi bir ipucuna rastlanamıyordu. Çünkü hem küçük dokunuşlarla görünüşünü hem de ismini değiştiriyordu. Ancak bir gün kaçırılan bir kurbanın Ted’in elinden kaçmayı başarmasıyla, polisler şüphelinin isminin Ted olduğunu öğrendi. Nihayetinde Ted yakalandı. Fakat aylarca delil yetersizliğinden tutuklanamadı. Ted, işlediği bir cinayette cesedin üzerinde bırakılan ısırık izi ile kendi diş yapısı eşleşince tutuklanarak hapishaneye gönderildi. Bu olayda bile Ted sırf kendi diş yapısı bulunan ısırık iziyle eşleşmesin diye dişlerini kırmaya çalışsa da başarılı olamadı. </p>



<p>Yıllarca kendisinin avukatlığını yapan ve iki kez kaçmayı başaran Ted, infaz edilmesinin bir gün öncesine kadar bütün suçlamaları inkar etti. Ancak infazdan bir gün önce, 30 kadar kadını öldürdüğünü itiraf etse de çok daha fazlası olduğu düşünülüyor. </p>



<h2 class="wp-block-heading">Yıllardır Süren Psikolojik Tartışmalar  </h2>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="473" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/06/Ten-Bundy-durusma-768x473-1.webp" alt="ted bundy" class="wp-image-7074" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/06/Ten-Bundy-durusma-768x473-1.webp 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/06/Ten-Bundy-durusma-768x473-1-300x185.webp 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/06/Ten-Bundy-durusma-768x473-1-480x296.webp 480w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></figure>



<p>Bu kadar planlı, dahice ve vahşice işlenmiş cinayetlerin arkasında ciddi psikopatolojik sebeplerin yattığını görmezden gelmek imkansız. İdamının üzerinden yıllar geçmesine rağmen Ted Bundy üzerine yapılan psikolojik tartışmalar ve incelemeler hala devam ediyor. Psikiyatristler ve psikologlar Bundy için psikopati, <a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/narsisizm-cagimizin-hastaligi" target="_blank" rel="noreferrer noopener">narsistik</a>, bipolar, borderline, nekrofili ve antisosyal kişilik bozukluğu gibi çeşitli bozukluklar üzerinde duruyor. Ancak üzerinde en çok durulan tanı antisosyal kişilik bozukluğu (ASKB). ASKB halk dilinde yaygın şekilde “sosyopat”lık olarak bilinir. </p>



<h3 class="wp-block-heading">Antisosyal Kişilik Bozukluğu (ASKB) </h3>



<p>Peki antisosyal kişilik bozukluğu olan bir kişide hangi özellikleri ararız?  </p>



<p>DSM-5 (American Psychiatric Association, 2013) kriterlerine göre; empati ve vicdan yoksunluğu, saldırganlık, kendini tehlikeye atma, kanunlara ve hukuksal normlara karşı çıkma gibi semptomlar antisosyal kişilik bozukluğunu işaret eder. Bu semptomların hepsi Ted Bundy’de mevcut. Bu sebeple uzmanlar tarafından Bundy, ASKB’nin mükemmel bir örneği olarak nitelendirilmekte. </p>



<p>ASKB tanısı koyulan bir kişide en önemli özellik, yasaları çiğnemesi ve hiçbir şekilde pişmanlık duymama halidir. Ancak bir diğer önemli özellikleri ise bu tanıdaki insanlar çoğunlukla dikkat çekmezler. İlk tanışmada onları doğal, çekici ve etkileyici bulabilirsiniz. Amaçlarına ulaşmak duygusuzca hareket ederler. Konuşmalarında etkileyici bir diksiyon, entelektüel bir söz dizilimi yakalayabilirsiniz.  </p>



<p>Belgeselde de bahsedildiği gibi, Ted Bundy’nin böyle bir seri katil olabileceğine neredeyse kimse inanmıyordu. Hatta ironiktir ki duruşmalarında seyircilerin çoğu yine kadınlardan oluşuyordu. Duruşma çıkışlarında kadın hayranları kapıda bekliyordu. Yapılan röportajlarda kadınlar böylesine birinin katil olabileceğine inanmadıklarını, hatta yanlış kişiyi tutukladıklarını düşündüklerini bile söylediler. </p>



<h3 class="wp-block-heading">Narsistik Kişilik Bozukluğu </h3>



<p>DSM-5’e göre birinin narsistik bozukluğunun olması için kişinin belirlenen semptomlardan en az beşini karşılaması gerekiyor. Örneğin; bu bozukluğa sahip kişilerde empati yoksunluğu, kendini beğenme ve üstün görme, devamlı beğenilme arzusu içinde olmak gibi özellikler görülür. Belgeselde kendi röportajlarında da göreceğiniz üzere, Bundy’de zaten bu semptomları bariz şekilde her konuşmasında görüyoruz. Örneğin, Bundy’nin kendi çıkarları ve cinsel zevkleri uğruna cinayetler işlemesi bu bozukluğun en temel göstergesi.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Bipolar Kişilik Bozukluğu </h3>



<p>Belgeselde Bundy’nin psikiyatristi, Bundy hakkında gözlerinin bazı anlarda maviyken bazı anlarda koyu kahve bir renge dönüştüğünü iddia ediyor. Onun söylemlerine göre, bazı zamanlarda Ted coşkulu ve aşırı konuşkan. Fakat bir anda sinirli bir ruh haline geçebiliyor. Bu sebeple, ani ruh değişimleri bipolar veya daha ciddi versiyonu olan borderline kişilik bozukluğuna da işaret edebilir. </p>



<h3 class="wp-block-heading">Şizoid Kişilik Bozukluğu </h3>



<p>Kelime olarak &#8220;şizoid&#8221;, şizofreni ile ilgili gibi anlaşılsa da aslında ikisi birbirinden çok farklıdır. Şizoid bozukluğu olan kişilerde antisosyal kişilik bozukluğunu tetikleyen bazı semptomlar görebiliriz. Bu kişiler etraflarında olan bitenlere genelde kayıtsız kalırlar. Yalnız kalmak isterler ve genelde kimseye güvenmezler. Adeta duygusuzca hareket ederler ama toplum içinde de dikkat çekmezler. Bundy eğitimli ve zeki biri olduğundan bu semptomları saklamada ve dikkat çekmemekte oldukça başarılıydı. </p>



<h3 class="wp-block-heading">Nekrofili </h3>



<p>Nekrofili, parafili bozuklukların bir çeşididir ve “ölü sevici” olarak da bilinir. Parafili bozukluğu cinsel fantezilerden oluşan zihinsel bir bozukluktur. Bu bozukluğa sahip kişiler; çocuklara, rıza göstermeyen kişilere ve canlılara veya ölülere cinsel dürtüler hissedebilirler. Bu kategoride biz genelde pedofiliyi yani çocuklara olan bastırılamayan cinsel dürtü bozukluğunu daha fazla duyarız. Ancak az bilinen bir bozukluk olan nekrofilide kişi, ölü bir bedenle cinsel ilişkiye girmek veya cinsel fanteziler yaşamak isteyebilir.  </p>



<p>Bu bağlamda Ted Bundy’nin, ölü bedenler üzerindeki cinsel düşünceleri ve eylemleri “nekrofili” bozukluğunun tam karşılığı. Zaten özellikle cinsel eylemler gerçekleştiren çoğu seri katilde nekrofili sıklıkla görülür. </p>



<p>Kısacası; psikolog ve psikiyatristlerin çoğu Ted Bundy’nin kusursuz bir antisosyal kişilik bozukluğu örneği olduğunu söyleseler de, Ted Bundy’nin vahşice kan donduran cinayetleri bağlamında kişiliğini anlamak için tartışmalar hala devam ediyor. </p>



<h4 class="wp-block-heading">  </h4>



<h4 class="wp-block-heading">Kaynakça </h4>



<p>AmericanPsychiatricAssociation. (2013). Diagnosticandstatisticalmanual of mentaldisorders (5th ed.). https://doi.org/10.1176/appi.books.9780890425596 </p>



<p>Wikipediacontributors. (2006a, June 17). <em>TedBundy</em>. Vikipedi. </p>



<p>https://tr.wikipedia.org/wiki/Ted_Bundy#:%7E:text=Theodore%20Robert%20B </p>



<p>Wikipediacontributors. (2007a, January 22). <em>Antisosyal kişilik bozukluğu</em>. Vikipedi. </p>



<p>https://tr.wikipedia.org/wiki/Antisosyal_ki%C5%9Filik_bozuklu%C4%9Fu Wikipediacontributors. (2008a, September 14). <em>Nekrofili</em>. Vikipedi.</p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/ted-bundy-amerikan-seri-katillerinin-oncusu/">Ted Bundy: Amerikan Seri Katillerinin Öncüsü</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kazankultur.com/ted-bundy-amerikan-seri-katillerinin-oncusu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Obsesif Kompulsif Bozukluk: Benden Bu Kadar</title>
		<link>https://www.kazankultur.com/obsesif-kompulsif-bozukluk-benden-bu-kadar/</link>
					<comments>https://www.kazankultur.com/obsesif-kompulsif-bozukluk-benden-bu-kadar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Beytiye Nur Turhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Jun 2022 21:15:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[bendenbukadar]]></category>
		<category><![CDATA[bendenbukadarfilminceleme]]></category>
		<category><![CDATA[obsesifkompulsifbozukluk]]></category>
		<category><![CDATA[obsesyon]]></category>
		<category><![CDATA[OKB]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edavet.com.tr/kazankultur/?p=6290</guid>

					<description><![CDATA[<p>OKB Nedir? OKB türleri nedir? Her takıntılı davranış OKB midir? Tüm bu soruların yanıtı için yazımızı okumaya davetlisiniz. </p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/obsesif-kompulsif-bozukluk-benden-bu-kadar/">Obsesif Kompulsif Bozukluk: Benden Bu Kadar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Obsesif kompulsif bozukluk (OKB) kişilerin kontrol edemedikleri, yineleyen davranışlardan oluşan ve anksiyete yaratan bir bozukluktur. Hepimiz hayatımızda zaman zaman endişe ve takıntı haline girdiğimiz durumlarla karşılaşmışızdır. Ancak obsesif kompulsif bozukluk; basit bir takıntı olmaktan uzak, tekrarlayan davranışlar içeren çok daha kapsamlı bir bozukluktur. Ayrıca, yalnızca takıntı olarak sınırlandırabileceğimiz bir bozukluk değildir. Semptomları ve davranışları kişiden kişiye göre de oldukça değişiyor. Yazımın devamında OKB’nin farklı bir örneği olan <em>Benden Bu Kadar</em> filmindeki Melvin karakterinden bahsedeceğim. Fakat öncesinde OKB’yi tanıyarak başlayalım.  </p>



<h2 class="wp-block-heading">OKB Nedir?</h2>



<p>Obsesif kompulsif bozukluk, obsesyon ve kompulsiyon olmak üzerek iki bölümden oluşuyor. Böyle söyleyince sanki çok terimsel ve uzak ifadeler gibi anlaşılabilir. Fakat birazdan açıkladığımda oldukça bize yakın ve yaşantımızdan kavramlar olduklarını anlayacaksınız.  </p>



<p><em>Obsesyon,</em> kişilerin sürekli düşündükleri ve artık düşünmekten rahatsızlık duydukları düşünce veya dürtülerdir. Kişiler bu düşünceleri zihinden uzaklaştırmakta zorlanır. Zamanla bu durum anksiyeteye dönüşür.  </p>



<p><em>Kompulsiyon</em> ise zihinde sürekli dönüp duran düşünceleri uzaklaştırmak için kişilerin kendilerine özel rahatlamak için geliştirdikleri yineleyici davranışlar veya zihinsel düşüncelerdir. Örneğin evden çıktığınızda; ocağın, ütünün, kapının açık kaldığına dair bir şüpheniz var. Bu düşünceler her evden çıkışınızda bir türlü aklınızdan çıkmıyor. Bu bir obsesyondur. Fakat ocağı defalarca kontrol etmek veya çıkmadan ütünün fişinin çıkık olduğuna dair her gün fotoğraf çekmek aklınızdaki düşünceleri rahatlatıyorsa bu davranışlar da kompulsiyondur. Eminim aramızdan çoğunun farkında olmadığı veya bilerek yaptığı böyle davranışlar vardır.&nbsp; </p>



<h2 class="wp-block-heading" id="h-her-takintili-davranis-okb-midir">Her Takıntılı Davranış OKB midir?  </h2>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="960" height="640" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/06/cleanliness-2799470_960_720.jpg" alt="Obsesif Kompulsif Bozukluk" class="wp-image-6293" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/06/cleanliness-2799470_960_720.jpg 960w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/06/cleanliness-2799470_960_720-300x200.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/06/cleanliness-2799470_960_720-768x512.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/06/cleanliness-2799470_960_720-720x480.jpg 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/06/cleanliness-2799470_960_720-480x320.jpg 480w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></figure>



<p>Tabii ki hayır. Her takıntılı davranışın OKB olarak görülmesi<a href="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/2022/05/23/psikoloji-mitleri-dogru-bilinen-yanlislar/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"> psikoloji mitleri</a>nden yalnızca bir tanesi.  </p>



<p>Titiz olmak, kontrolcü olmak, evden çıkarken kontrol edip tehlikelerin önüne geçmeye çalışmak bazen kişilerin hayatlarının içinde oturmuş kontrol davranışları olabilmekte. Bunlar elbette yalnız başına hastalık belirtisi değildir. Fakat evi sürekli pis hissedip her gün defalarca süpürge yapmak, evden çıkmadan her gün saatlerce kontrol için vakit ayırmak kişilerin günlük hayatlarını etkileyebilen şiddetli ve yoğun olan davranışlardır. Dolayısıyla burada aslında kıstas yapılan rahatlama davranışının (kompulsiyon) kişinin günlük hayatını yaşamasına engel olup olmadığıdır. </p>



<h2 class="wp-block-heading">OKB Tanısının Koyulabilmesi İçin Hangi Kriterler Vardır? </h2>



<p>Mental Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı’nda veya orijinal adıyla DSM’de (APA, 2022) OKB tanısının koyulabilmesi için bazı semptomların var olması gerekir. İlk olarak OKB’li kişilerde hem obsesyon hem de kompulsiyon davranışının birlikte olması gerekir. Yani, yalnızca takıntınızın olması veya yalnızca kontrol davranışlarınızın görülmesi sizi OKB yapmaz.  </p>



<p>İkinci kriter ise obsesyonun veya kompulsiyonun kişinin günlük hayatında bir saatten fazla vakit alması veya kişinin hayat verimini düşürmesi gerekir. Örneğin, gün içinde temizlik takıntısından kaynaklı el yıkamaya toplam bir saatten fazla vakit ayırmak bu kriteri karşılayabilir. Diğer bir kriter ise bu davranışların medikal bir sağlık durumuyla veya ilaç kullanımıyla alakalı olmaması. Yani tamamen ruhsal bir bozukluk olması gerekir. Örneğin sağlık probleminden kaynaklı kullanılan bir ilacın yan etkisinden kaynaklı düşünme bozuklukları OKB tanısı koymak için yeterli bir semptom değildir. </p>



<h2 class="wp-block-heading">Benden Bu Kadar Filminin Konusu     </h2>



<figure class="wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-block-embed-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="As Good as It Gets (1997) Trailer #1 | Movieclips Classic Trailers" width="800" height="450" src="https://www.youtube.com/embed/dlLKo-_slWg?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe>
</div></figure>



<p><em>Benden Bu Kadar</em> (As Good As ItGets, 1997); yönetmenliğini <a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/James_L._Brooks" target="_blank" rel="noreferrer noopener">James L. Brooks</a>&#8216;un üstlendiği, başrolünde Jack Nicholson ve Helen Hunt’un yer aldığı oldukça etkileyici bir film. Filmin başkarakteri Melvin Udall. Başkarakterimiz, obsesif kompulsif örüntüler gösteren, zor bir insan. Fakat bir o kadar da başarılı bir yazar. Filmde onun Yahudi ve siyahilere karşı bir ayrımcı takıntısının olduğunu görüyoruz. Ayrıca hayatının rutini haline getirmiş yazımın devamında bahsedeceğim bazı obsesif kompulsif davranışları var. Bir gün Melvin’in komşusu Simon saldırıya uğruyor. Melvin ise ona yardım etmek zorunda kalıyor ve bir anda hayatı değişmeye başlıyor.</p>



<p>(Yazının devamı –<strong>spoiler</strong>– içermektedir.) </p>



<h2 class="wp-block-heading">Bozukluk mu Yoksa Yaşam Tarzı mı? </h2>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/06/d751f8457f165f111434a75872408340.jpg" alt="benden bu kadar" class="wp-image-6295" width="838" height="471" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/06/d751f8457f165f111434a75872408340.jpg 635w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/06/d751f8457f165f111434a75872408340-300x169.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/06/d751f8457f165f111434a75872408340-480x270.jpg 480w" sizes="(max-width: 838px) 100vw, 838px" /></figure>



<p>Melvin neredeyse 60 kitap yazmış ama yazmaya devam eden oldukça üretken bir karakter. Aynı zamanda disiplinli ve üretim stili de biraz farklı bir yazar. Ancak bazı obsesif kompulsif özellikleri var. Örneğin, her gün aynı saatte ve aynı yerde kahvaltısını yapıyor. Ayrıca dışarı çıkarken titizlikten dolayı eldiven takıyor, eve gelince ise kapıyı defalarca kilitliyor. Kullandığı sabunu bir kez daha kullanmıyor ve ellerini sıcak suyla yıkıyor.  </p>



<p>Filmde Melvin’in evinin çoğu yerinde kalıp sabunlar görüyoruz, restoranlarda ise kendi çatal-bıçağını kullanıyor. Yazı yazarken rahatsız edilmekten nefret ediyor ve rahatsız edilmesinin yazma motivasyonu düşürdüğünü düşünmekte. Ayrıca rutin işlerini yaparken bazen yüksek sesle sayılar sayıyor. Kısacası, hayatında her şey düzen içinde olsun istiyor, kuralları olan izole bir hayata sahip.   </p>



<h2 class="wp-block-heading">Melvin&#8217;e Psikolojik Bir Bakış  </h2>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="683" src="https://www.edavet.com.tr/kazankultur/wp-content/uploads/2022/06/91HHYT0sVQL._SL1500_-1024x683-1.jpg" alt="Obsesif Kompulsif Bozukluk" class="wp-image-6296" srcset="https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/06/91HHYT0sVQL._SL1500_-1024x683-1.jpg 1024w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/06/91HHYT0sVQL._SL1500_-1024x683-1-300x200.jpg 300w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/06/91HHYT0sVQL._SL1500_-1024x683-1-768x512.jpg 768w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/06/91HHYT0sVQL._SL1500_-1024x683-1-720x480.jpg 720w, https://www.kazankultur.com/wp-content/uploads/2022/06/91HHYT0sVQL._SL1500_-1024x683-1-480x320.jpg 480w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Bu davranışlara psikolojik olarak baktığımızda obsesif belirtilerin olduğunu görebiliriz. Fakat Melvin için bunlar yazılarının başarısını getiren faktörler. Bu yüzden aslında bizim psikolojide bir bozukluk olarak nitelendirdiğimiz davranışlar düşünüldüğünde, Melvin için başarısının sırrı olan bir yaşam stili. Böyle bir durumda, kişi bu yaşamdan memnun olduğu müddetçe bunu bozukluk olarak nitelendirmeli miyiz açıkçası tartışmaya açık. Hem obsesif olup hem de bu kadar üretken olması bence olumlu bir özellik. Fakat örneğin Melvin rutinlerini gerçekleştirirken günlük işlerini veya sorumluluklarını yerine getiremeyecek durumda olsaydı, bu duruma farklı mı yaklaşırdık? </p>



<p>Melvin’in ikili ilişkilerine baktığımızda da yaşadığı kuralcı ve izole hayatın izlerini görüyoruz aslında. İlişkilerinde kendi kuralları ve denetiminin olması da obsesif kompulsif belirtilerinden biri. İnsanlardan uzak yaşama isteği bir noktada iletişim kurmakta onu zorlamaya ve duygularını ifade edememesine neden oluyor. İlişkilerine duygulardan daha çok mekanik bir şeymiş gibi bakıyor. Özellikle hayatına giren yeni kişilerin onun rutinlerini bozabilme ihtimalinden dolayı da tedirgin oluyor.  </p>



<p>Karşılaştığı sorunlar karşısında radikal, kökten ve duygusallıktan uzak çözümler bulmaya çalıştığını ve kaçınma davranışını görüyoruz filmde. Ayrıca, karşısındaki insanları duygulardan ve empatiden bağımsız yönetmeye onların da hayatını düzene sokmaya çalışmasını görüyoruz bazı sahnelerde. Örneğin, uzun bir süre sonra kendi isteğiyle psikoloğa gidiyor ama psikolog onunla görüşmek için müsait olmadığını söylediğinde, diretip ortamı yönetmeye çalışıyor. </p>



<h2 class="wp-block-heading">Peki Neden? </h2>



<p>Freud’un psikoseksüel gelişim kuramına göre, 1-3 yaş arası anal dönemi ifade eder ve bu dönemde çocuk tuvalet eğitimi almaya, tuvalet kavramını hayatına oturtmaya çalışır. Fakat bu dönem içinde ailelerin eğitim verirken oldukça sabırlı, sakin ve baskı kurmadan bunu yapması gerekir. Eğer aileler bu dönem içerisinde fazla baskıcı ve ceza uygulayıcı olurlarsa çocuk yetişkinliğinde fazla kuralcı ve disiplinli olabilir. Dolayısıyla bu tip baskıcı bir geçmişe sahip olma ihtimali Melvin’i şimdiki yaşamında obsesif semptomlar göstermesine sebep olmuş olabilir. </p>



<p>Filmde Melvin’in geçmişini çok fazla göremediğimiz için obsesif olmasının sebeplerini tamamen çocukluğunda yaşadığı şeylere bağlayamayabiliriz. Fakat özellikle anne ve babasının yaşam stili, ikili ilişkileri, baskıcı oluşları bu duruma sebep olmuş olabilir veya gördüğü şeyleri tekrarlıyor olabilir. Bunların yanı sıra, biyolojik ve çevresel faktörler de etkili olmuş olabilir. Örneğin, ailesinden veya akrabalarından biri OKB’li ise yapılan çalışmalara göre hastalıklı bir gen aktarımı OKB riskini arttıran bir faktördür. </p>



<h2 class="wp-block-heading">Tedavi Yöntemleri </h2>



<p>Filmin sonuna doğru, Melvin’in duygusal anlamda birilerine bağlanmaya başlamasıyla takıntılarının ve kurallarının esnemeye başladığını görüyoruz. Bence özellikle sevgi ve inanç filmde ön planda kullanılmış. Melvin, Carol ile duygularının üzerine konuşmaya, onları keşfetmeye ve kendini açmaya başladığı için aslında kendisiyle de yüzleşmeye başlamış oluyor. Bu, obsesif hastaların bu yolla iyileşebileceği ve tedavilerinin bu olması gerektiği anlamına gelmiyor ama en azından filmde bu etkili olmuş diyebiliriz.</p>



<p>Günümüzde OKB’nin çeşitli tedavi yöntemleri var ama hiçbiri tam anlamıyla net ve kesin bir çözüm değil. Fakat yine de en sık tercih edilen tedavi yöntemlerinden biri bilişsel terapi. Bu terapide kişinin kaygılarına odaklanılarak farkındalık yaratılmaya çalışılır ve sonrasında kaygılı düşüncelerin veya takıntılarının sıklığı ve şiddeti azaltılmaya çalışılmakta. Bu tedavi yönteminde genel amaç hastalıklı veya takıntılı olan düşünceyi sağlıklı bir düşünceye çevirmektir. </p>



<p>Diğer bir yöntem ise davranışçı terapi. Bu terapide hastadan önce yaşadığı takıntı ve zorlantıları listelemesi sonra ise bunları puanlaması istenmekte. Listedeki sorunların önem ve şiddet sırasına göre örnek çözümler sunularak kişilerin bu çözümleri sosyal hayatlarına entegre etmeleri beklenmekte. Psikolog bazen bu örnek çözümleri bizzat kendisi de danışana örnek olarak gösterebilmekte. </p>



<p>Son olarak diğer önemli bir yöntem ise ilaç tedavisidir. İlaç tedavisinde genelde benziodiazepin ana maddeli ilaçlar, antidepresanlar, serotonin ana maddeli ilaçlar kullanılabilir. Ancak ilaç başlı başına bir noktada etkili olsa da psikoterapi ile birlikte kullanıldığında çok daha fazla etkilidir. </p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>KAYNAKÇA</strong></h4>



<p>American Psychiatric Association. (2022). <em>Diagnosticand Statistical Manual of MentalDisorders, TextRevision Dsm-5-tr</em> (5th ed.). Amer PsychiatricPubInc.</p>



<p>Wikipedia contributors. (2006, October 19). <em>Obsesif kompulsif bozukluk</em>. Vikipedi. https://tr.wikipedia.org/wiki/Obsesif_kompulsif_bozukluk#:%7E:text=Obsesif%2Dkompulsif%20bozukluk%20(%20OKB%20),zihinsel%20ve%20davran%C4%B1%C5%9Fsal%20bir%20bozukluktur.</p>



<p>Wikipedia contributors. (2007, October 5). <em>Benden Bu Kadar</em>. Vikipedi. https://tr.wikipedia.org/wiki/Benden_Bu_Kadar</p>
<p><a href="https://www.kazankultur.com/obsesif-kompulsif-bozukluk-benden-bu-kadar/">Obsesif Kompulsif Bozukluk: Benden Bu Kadar</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.kazankultur.com">Kazan Kültür</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.kazankultur.com/obsesif-kompulsif-bozukluk-benden-bu-kadar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
