Dizi Önerisi

Dizi Önerisi: The Woman in the House Across the Street from the Girl in the Window 

Dizi önerisi köşemizde bol ters köşeli, gerilim ve kara mizahı harmanlayan çılgın bir diziyle seninleyiz..

The Good Place‘i izledikten sonra, Kristen Bell‘i gördüğüm bir şeyler daha izleme arayışına girmiştim. Biliyorsun ki bazı yapımlara hayat veren gerçekten de oyuncunun kendisi. The Good Place‘teki oyunculuğundan çok etkilendiğimi belirttiğimde iş arkadaşım dizi önerisi olarak “The Woman in the House Across the Street from the Girl in the Window’u da seversin” dedi. Tabii ilk başta oturmadı kafamda. İsmi o kadar uzundu ki takipleyemedim. 🙂

Önerilerine güvendiğim bir arkadaşım olması üzerine azıcık kurcaladım yapımı. Baktım 20 dakikalık kesitlerden oluşan 8 bölümlük bir mini dizi. Böyle olunca daha da cazip geldi izlemesi. E tabii başlayınca sardı, bırakamadım ama garip bir şeyler vardı, her bölümde izleyiciyle oyun oynayan bir yapımla karşı karşıyaydım. Bu nedenle de dizi önerisi köşemizde yer alması gerektiğini düşündüm.

Dizi Hakkında

Baştada belirttiğim gibi, Kristen Bell ana karakterimiz Anna’ya hayat veriyor dizide. Anna, yaşadığı büyük kayıbın ardından eşiyle boşanmış ve dram içinde yaşayan bir kadın. Kayıpları ardından ressamlığı bırakan Anna gözünü açar açmaz güne şarapla başlıyor. Doğru düzgün yemek yemiyor. Tek yaptığı şey ise bütün gün dışarıyı izleyeceği şekilde koltuğunda oturmak.

Bu rutini karşı eve taşınan ve herkes tarafından “yakışıklı” olarak nitelenen komşusunun taşınmasıyla değişir. Anne hayata tutunmak için bir kıvılcım yakalar. Fakat günlerden bir gün komşusunun evinde yaşanan cinayetle kafası allak bullak olur. Çünkü bu cinayet gerçekten yaşanmış mıdır, yoksa Anna’nın hayal ürünü müdür? Anna’nın gün içinde şarap eşliğinde antideprasan kullanması önce çevresini, sonra da Anna’yı şüpheye düşürür.

Hal böyle olunca seyirci olarak ben de düştüm bu handikapa. Dizinin en iyi yanlarından biri de buydu bence! Gerçek ve hayal arasındaki sınır dizi boyunca aynı bulanıklığını korumaya devam ediyor.

Tabii başta dizinin bir parodi olduğundan söz etmiştim. Bu nedenle hiç olmayacak sahnelerde birden kendinizi gülme krizine girmişken bulabilirsiniz. Ben sık sık bu durumu yaşadım diziyi izlerken. Tabii hikayenin absürtleşmesine karşın oyuncuların ciddiliğini sürdürmesiyle “gülüyorum ama acaba…?” şüphesini yaşamadım değil. 🙂

Neden İzlemelisin?

Zaten klişelere meydan okuyan yapımlardan ve kara mizahtan haz alıyorsan, dizi önerisi olarak yer verdiğm The Woman in the House Across the Street from the Girl in the Window‘a mutlaka şans vermelisin derim. Bununla beraber şu son günlerde kafanı dağıtacak, seni başaka bir dünyaya taşıyacak öneri arayışındaysan, yine bir şans ver derim. Şimdiden iyi seyirler!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir